Geçen hafta sonu annemi Bursa ya dokora götürdüm bel fıtığı iyice azmıştı artık yürümekte zorlanıyordu. Gittiğimiz hastane tam Bursa fomaradaydı bilenler bilir kapalı çarşının alt tarafı... Doktorda işimiz hayırlısıyla bitince orada oturan kuzenime uğrayıp kahve içelim Yalova ya öyle dönelim dedik... Kuzene giderken de odun fırınlarıyla meşhur sokaklarından geçerken etrafa yayılan o mis gibi ekmek kokuları yok mu.... Offf ki ne of insanın iştahını nasılda açıyor birden... Tandır ekmeğinden tam buğdaylı esmer ekmeklere kadar ama bunların hepsi eski usul odun fırınında pişiyor... Poşetleri ekmek çeşitleriyle doldurduk zeytinlisi, haşhaşlısı... Kuzende çayı demlemiş ohhh miss ki ne mis... Sokakları bile ayrı ayrı güzel eski Bursa evleri... Tarihimi ve kültürümü çok ama çok seviyorum....
13 Mayıs 2014 Salı
11 Mayıs 2014 Pazar
BİR TEK ANNEM OLSUN BANA BİR ŞEY OLMAZ...
Minik kuzun Atahan ın bu yıl ki anneler günü hediyesi çok ama çok güzeldi minik elleriyle kreşte annesine keçeden portföy çanta yapmış bayıldım...
Bu da ikinci hediyemiz büyük bir heyecanla açtım...
9 Mayıs 2014 Cuma
Ülker Çocuk Sinema Şenliği
Bu perşembe Elif'le Ülker'in bu yıl 7.sini düzenlediği muhteşem bir sosyal sorumluluk projesi olan "Ülker Çocuk Sinema Şenliği"nin davetlisi olarak "Karlar Ülkesi"ni izledik.

Kuzum elinde mısırı filmin başlamasını bekliyor. (Salonda hiç yer yoktu. Komşumuz da mısır almaya gitti)
Filmi beklerken Sabri Ülker Gıda Araştırma Enstitüsü Vakfı'nın çocuklar için "beslenme" temalı şarkısını izledik-dinledik.
Çok beğendik.
Filmin çıkışında bizi bu abla ve abi uğurladı.

Filmden çıkan her kuzuya bu paketlerden hediye ettiler.

Peki bu proje benim için ne ifade etti:
Belki 7 yıldır pek çok kez reklamlarını duyduk.
Ücretsiz sinema etkinliği olarak düşündük.
Evet ücretsiz sinema etkinliği.
Ama aslında daha da fazlası.
O uzun kuyrukta sadece çocuklar yoktu.
Pek çok anne de vardı.
Bazısı ilk defa sinemaya gelmişti.
Belki maddi imkanlar, belki yaşam şartları nedeniyle.
Bu annelerin ve çocukların yüzünde o heyecanı gördüm.
Bu nedenle bu projeyi tebrik etmek istiyorum.
Bazen insanları mutlu etmek için çözüm o kadar kolay ki.
Ülker sadece onların sinemaya gitmesini sağladı.
Ama ben inanıyorum ki o anne-çocukların hayatında - hayallerinde farklı pencerelerde açıldı.
Çıkışta verilen o mini paketler çocukların neşesine neşe kattı.
(İçinde süt, kek, çikolata, sakız, bisküvi vardı)
Herkesin sanata ve hayallere daha kolay ulaşması dileğiyle
Sevgiler,
Çiğdem
İçerik: http://www.sorananne.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Kuzum elinde mısırı filmin başlamasını bekliyor. (Salonda hiç yer yoktu. Komşumuz da mısır almaya gitti)
Filmi beklerken Sabri Ülker Gıda Araştırma Enstitüsü Vakfı'nın çocuklar için "beslenme" temalı şarkısını izledik-dinledik.
Çok beğendik.
Filmin çıkışında bizi bu abla ve abi uğurladı.
Filmden çıkan her kuzuya bu paketlerden hediye ettiler.
Peki bu proje benim için ne ifade etti:
Belki 7 yıldır pek çok kez reklamlarını duyduk.
Ücretsiz sinema etkinliği olarak düşündük.
Evet ücretsiz sinema etkinliği.
Ama aslında daha da fazlası.
O uzun kuyrukta sadece çocuklar yoktu.
Pek çok anne de vardı.
Bazısı ilk defa sinemaya gelmişti.
Belki maddi imkanlar, belki yaşam şartları nedeniyle.
Bu annelerin ve çocukların yüzünde o heyecanı gördüm.
Bu nedenle bu projeyi tebrik etmek istiyorum.
Bazen insanları mutlu etmek için çözüm o kadar kolay ki.
Ülker sadece onların sinemaya gitmesini sağladı.
Ama ben inanıyorum ki o anne-çocukların hayatında - hayallerinde farklı pencerelerde açıldı.
Çıkışta verilen o mini paketler çocukların neşesine neşe kattı.
(İçinde süt, kek, çikolata, sakız, bisküvi vardı)
Herkesin sanata ve hayallere daha kolay ulaşması dileğiyle
Sevgiler,
Çiğdem
İçerik: http://www.sorananne.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
6 Mayıs 2014 Salı
HIDRELLEZ VE YAĞMUR
Bayiliyorum yagmurun toprakla bulustugunda etrafa yaydigi kokuya.... Cama vuran damlalarin cikarttigi tiz sese yada evlerin oluklarindan akan yogun su sesine... Hele birde yagmur bu aksam ki gibi usul usul ve gece yagiyorsa ayri bir keyif veriyor bana... Bir cok insan sevmez yagmuru islanmayi ben cok seviyorum.... Bu aksam hidrellezmis gec farkettim...Atahan kuzuyu uyutunca bahceye cikip gul agacinin altinda topragi eselerken buldum kendimi.... Tum yagmura ragmen... Bir ara elime birseyler oldu meger isirgan otu beni tebrige gelmiş:)) Neyse ki yagmurun damlalari elimde olusan isirganin yanma hissini aliverdi.... İtinayla dilekler cizildi.... Gulun dalinada paralari bagladim sabah ise giderken umarim almayi unutmam... Çocukken hatirliyorumda yagmur yagdigi zaman camlar buhar olurdu ve ben agabim kardesim camin onunde alirdik solugu parmaginizla sekiller cizerdik ne buyuk mutluluk verirdi bize anlatamam.... Taşrada geçen yillarda yagan yagmurla beraber kesilen elektrikler ve gaz lambasinin mumlarin devreye girmesi.... Aman Allahim ne buyuk heyecandi biz cocuklar icin...Yari aydinlik evin icerisinde saklanbac oynamak ve cigliklarla yagmurun sesini bastirmak ne keyif verirdi bize.... Yillar ne cabuk da gecmis megerse ama her yagmurun yagdigi gecede yillar oncesine cocukluguma gitmek paha bicilemez...
posted from Bloggeroid
4 Mayıs 2014 Pazar
YENGE OLDUM BEN....
Eylül bebegimiz nihayet dunyaya geldi hemde normal dogumla... 1Mayis 2014 de saatler 00:12 de bize merhaba dedi...
Heyacanli bekleyis sirasinda esimle benim dogumhane selfie miz... Esim amca bende yenge oldum.... Rabbim tum kucuk bebekleri cocuklari korusun.....
posted from Bloggeroid
30 Nisan 2014 Çarşamba
KREŞ SERGİMİZ
Bu haftasonu minik paşamın kreş sergisi vardı... Kreşteki tüm öğrencilerin yapmış olduğukları eserler Yalova Sanat Galerisinde sergilendi eh biz ebeveyler olarakda gitmek düştü...
Bu da bizim minik Atahan ın yaptığı çalışmalar... ben ayak izlerinden oluşan kelebeğe bayıldım... Tüm benimokulum anaokulu yönetici,öğretmen ve çalışanlarına sonsuz teşekkürler...
29 Nisan 2014 Salı
DİŞÇİ KOLTUĞUNLA İLK MÜCADELEMİZ...
Cumartesi günü kahvaltıdan sonra dedesiyle oynayan minik Atahan kahkalarla gülerken birden ağlama sesi sei gelmeye başladı... Bende mutfaktaydım birden ağzı kanıyor sesleri gelmeye başlayınca koştum içeri miniğim ağzı kan dolmuştu... Düşmüş ağzını servis camının pervazına vurmuş, O kadar çok kanıoyordu ki dişi mi dilimi anlayamıyordum... Sürekli tampon yaparak kanın durmasını bekledim...Neyse ki durdu ama peçeteler yetişmiyordu.... Kanama durduktan sonra üst dişetlerinini kesildiğini gördüm hemen acile gittik, doktor dişçinin görmesi gerekli dedi... Hemen dişçi arkadaşımız vardı doğru oraya koştuk... Minik kuzum dişçi koltuğuna tek başına oturdu ilk önce ağzını açmadı sonra babasının desteğiyle diş doktorumuza ağzımızı açtık... Işığın etkisiyle gördüğüm manzara çok kötüydü eşim zaten bakamadı fena oldu çıktı... Dişlerimiz tek tek kontrol edildi garanti olsun diye filmlerimiz çekildi... Şükür diş köklerimizde sorun yoktu...
Birkaçgün antibiyotik tedavisi verdi enfeksiyon kapmasın diye... Verilmiş sadakamız varmış ucuz atlattık.. Minik kuzum büyük bir cesaret örneği gösterdi dişçi koltuğunda... Diç doktorumuzda bu cesaretten dolayı onu tebrik etti... Yaradan tüm yavrularımızı kazadan beladan korusun... Güzel bir hafta olması temennisiyle...
23 Nisan 2014 Çarşamba
22 Nisan 2014 Salı
Kinder Surprise'ini geri vermek için ne istersin?
İlki çocukların lezzetine doyamadığı sütlü dolgulu çikolatası. O çikolatanın içinden bir de binlerce farklı oyuncak çeşidi çıkınca, çocuklar hem oyunlarına yaratıcılık katıyor, hem de her Kinder Surprise'da yeni bir heyecan yaşıyor. Anneler de çocuklarının bu heyecanını görmekten ve yaratıcılıklarının gelişimini izlemekten çok mutlu oluyor. Çünkü Kinder Surprise'ın oyunlarına kattığı yaratıcılığı, mutluluğu kendi çocukluklarından biliyorlar.
İşte Kinder Surprise'ın yeni kampanyasında anneler Kinder Surprise'ın çocukları için ne kadar değerli olduğunu anlamak için çocuklarına Kinder Surprise verip sonra da geri istiyorlar. Çocuklar da bu duruma çok eğlenceli tepkiler veriyor. Belli ki çocuklardan Kinder Surprise'ı geri almak hiç de kolay değil.
Kampanyanın Facebook ayağında da Kinder Surpise anneleri, çocuklarına Kinder Surprise verip geri istedikleri videoları paylaşabilecekleri bir uygulama yapmış. Anneler çocuklarının videolarını paylaşarak sürpriz hediyeler kazanabiliyorlar. Facebook uygulamasına da bu linkten ulaşılıyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
21 Nisan 2014 Pazartesi
ÇİLEK ALLERJİSİ...
Doyamazdım çileğin tadına ne çok severim bilemezsiniz hele birde şekere bandıra bandıra yemesi yok mu degmeyin keyfime.... Bu saltanat 13 yaşimdayken sona erdi.. Babamin gorev icabi Bursa nin Orhaneli ilcesinde yasiyorduk o yillar... Bilenler bilir o yore cilekleriyle unludur... O yillarda hormon falan da yok tabi baharda cilek zamani tam bir festival olurdu... Oturmus cilegimi yiyordum her sey iyi guzel yarim saat sonra bir mide bulantisi bir kusma acilde aldik solugu dr cilek allerjisi olabilir dedi... O gun bugundur 3 orta boy cilekten fazla yedigim an ayni seyler oluyor.... Üç tanesi de kesmiyor tabi ama mecburen sonrasi icin yillardir boyle cileksiz devam eden bir hayat... Ne demiş şair geldi bahar ayları gevşer çilek yayları :)) böyle değildi ama idare ediverin çilek aşkına...
posted from Bloggeroid
18 Nisan 2014 Cuma
17 Nisan 2014 Perşembe
BAHAR GELİYOR...
Bahar kendini iyice hissettirmeye başladığı şu günlerde insanın nedense içi içine sığmıyor... Eve girmek istemiyor doğa kendini yeniliyor çiçekler bir başka güzelleşiyor... Hal böyle olunca bizlerde bir bahar yorgunluğu oluşuyor...
Güneş nasılda aydınlatmış bu minik ağacı gün batımına yakın bir saatlerde kuzumla etrafı dolaşırken yakaladım bu resmi... ;Ben işten geldikten sonra beni kapıda karşılayan Atahan eve girmek istemiyor önce bir sokakta turluyoruz sonra içeri giriyoruz...Beni,m mevsimim bahar ve sonbahar zaten yazın sıcağınıda sevmem kışın soğuğunu da... Ara bir hava olmalı tıp ki şimdiki gibi... Ne demiş şair nisan mayıs ayları gevşer gönül yayları ohhh bir rehavettir gelir gider... Sağlıklı bol neşeli günlerimiz olsun....
15 Nisan 2014 Salı
Sevgili 16 yaşındaki hâlim
MELANOM
Derinin kötü huylu bir tümörü olan melanom, ender görülür; en sık deride olmak üzere, vücudun herhangi bir bölgesinde de (örneğin ağız boşluğu, kon-junktiva, [göz dış zan], bağırsak, döl-yolu) ortaya çıkabilir.
14 Nisan 2014 Pazartesi
Anne Sütünün Antibiyotik Kullanımı Gerektiren Hastalıkları Azalttığını Biliyor Muydunuz?
Sevgili anneler, anne sütü mucizedir, bebeğiniz ilk doğduğu andan itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içerir. Eşsiz içeriği ile bağışıklık sistemi gelişimini destekler, antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıkları azaltır.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
13 Nisan 2014 Pazar
KIZ İSTEME VEEEE YÜZÜKLER...
Dün aksam İstanbul daydık.Eşimin dayisinin kizinin isteme ve nisan fasli vardi... Hal boyle olunca Atahan kuzu anneanneye birakilir ve İstanbula gidilir.... Harika bir geceydi.. Uzun zamandir goremedigimiz dayilar yengeler teyzeler ve kuzenlerle birarada olmak cok guzeldi.... Nedendir bilmem ama her kiz isteme aninda cok duygulaniyorum yaslaniyorum galiba.. Nitekim dun aksamda Gizem istenirken gözyaşlarımla annesine eşlik ettim...
Çikolatalarımız ve gümüşten nar seklindeki nişan şekerliklerimiz Pelit Pastanelerinden...
Gizem ve Yiğit bir omur boyu mutluluklar....
Can kuzen Seval ablam...
Askimla bir kösede dinlenirken...
Nişan pastamiz...
Acik bufe ikramlar yine catering servislerleriyle Pelit Pastanelerinden....
İnsanin sevdikleriyle birarada olmasi gercekten paha bicilemez.... Guzel bir hafta olmadi dilegiyle....
posted from Bloggeroid
7 Nisan 2014 Pazartesi
TRABZON PARK ORMAN CAFE DE BİR PAZAR...
Haftasonuna kötü başladım aslında... Cuma yoğun bir iş günüydü hal böyle olunca mesai bitene kadar dünyayla irtibatınız kesiliyor... Akşam eve gelirken okuduğum haberlerde küçük Pamir in kaybolduğunu öğrendim... gece yarısına kadar küçük Pamir in iyi haberlerini bekledim...Kapatılması için can attığınız ahlaksız Twitter sayesinde binlerce insanın arama kurtarmaya katılmak için seferber olduğu bir geceydi... Hatta yine beğenmediğiniz yine ahlaksız bulduğunuz twitter sayesinde Okan Bayülgen in cuma gecesi yayınlanan prgramına ulaşıldı ulaştık ki bende twit attım... Programının neredeyse bir saatini Pamir in bulunması için yer verdiği için ayrıca teşekkürler Okan Bayülgen... O gece yattığımda oğluma sarılarak ağladım... Rabbim bizi evlatlarımızla sınama diye çok ama çok zor... Cumartesi sabah uyanır uyanmaz telefonu elime aldım gelen twitlere baktım Pamirle ilgili bir gelişme var mı diye... Öğleden sonra öğrendim ki melekler onu yanına almış... Rabbim ailesine sabırlar versin... Atahan da çok hareketli ve sürekli koşan bir çocuk bazen Mirkelam ım benim diye takılırım da. Yaz tatilinde gittiğimiz otelde Atahan da yanımızdan kaybolmuştu üstelik geceydi ve her yer havuz doluydu tam 15 dakika boyunca Onu bulamadık deliye dönmüştüm. 15 dakika boyunca Atahan ın adını hayırkırmaktan ertesi gün sesim kısılmıştı...15 dakika bana 15 gün gibi gelmişti... Gerçekten çok ama çok zor.. Dedim ya Rabbim evlatlarımızı bize bağışlasın... Cumartesi bütün gün zor geçti...Atahan ın orta kulak iltihabı tekrar etmesi ve antibiyotikle hayata devam etme mücadelemiz başladı... Gece erkenden de yattık dinlendik zira ertesi gün biraz enerjiye ihtiyacımız olacaktı.... Eh Atahan Mirkelam gibi koşan adam , peşinde koşacak adamında enerjik olması gerek...
Kayınvalidemlerin bu yaz ki hac ziyaretindeki kafile arkadaşlarıyla her ay toplandıkları harika bir mekan ORMAN CAFE ... Baharın da gelmesiyle bu ay ki organizasyona biz de katılalım dedik... Pazar sabahı Yalova dan çıktık yola ve attık kendimizi Trabzon Parka... Ormanın içerisinde ve Trabzonlu işletmeciler tarafından cafe ve restaurant hizmetleri veren bol oksijenli bir mekan Trabzon Park...Sabahtan hava biraz bozuktu hatta yağmur ciseliyordu... O nedenle kahvaltımızı içeride yaptık yok yoktu masada ama Atahan ın mızmızlığında resim çekemedim ki Aldığı ilaçların etkisinden olsa gerek öğlene kadar keyfi yerine zor geldi... Kayınvalidemlerin hac kafilesindeki Abdurrahman amca ve Ayşe teyze aynı zamanda Orman Cafe nin işletmecisi... Hemşehrim olarak gurur duydum. bir hizmet ancak bu kadar güzel verilir... Haftasonu olması nedeniyle müthiş bir kalabalıklık vardı Sadece haftasonu 100 kg tereayağ tüketildiğine göre gerisini siz hesaplayın artık... O yoğunluğa rağmen personel süper bir organizasyon içerisinde çalışıyor... Herşey eksiksiz tam ve zamanında hemde lezzetli... Nasıl lezzetli olmasın ki tüm ürünleri Abdurrahman amca trabzondan getirtiyormuş... Final de bir fındık baklava yedim süper ötesi... Taş kapakta şerbeti önceden dökülerek pişirilen bir baklava kesinlikle tavsiye ederim yemeden gelmeyin...
Sevimli köpek Oscar ile bizimkiler...
Minik Atahan ın fotoğraf çekme tecrübesi boyu minik olduğundan eğim aşağıya kayıyor haliyle...
Güzel bir hafta olması dileğiyle sağlıkla mutlulukla huzurla ve sevgiyle kalın...
1 Nisan 2014 Salı
İLGİNÇ KAPI SÜSLERİ
Eltimin kızı Eylül ün dünyaya sağlıkla sıhhatle gelmesi dileğiyle doğum hazırlıklarına tam gaz devam... Sevgili blogger arkadaşım BAĞNU minik Eylül için harika bir kapı süsü hazırlamış...
Keçeden hazırlanan bu değişik tasarımlı bebek oda kapı süsleri her geçen gün ilgi toplamakta... Ama gerçekten çok güzeller değil mi...
Bizim evimiz için de bu kapı süsünü yaptı sevgili BAĞNU güllerle tek tek uğraşmış emek vermiş..
Bir de mink Atahan için keçeden harika bir çerçeve hediye göndermiş... Eylül bebek için de pembesini yapmış canım arkadaşım...Tekrar emeğine ve ellerine sağlık...
31 Mart 2014 Pazartesi
Siz doğru olanın değil de, güçlü olanın peşinden giderseniz; sizi, doğru olmayan güçlüler yönetir...
Siz doğru olanın değil de, güçlü olanın peşinden giderseniz; sizi, doğru olmayan güçlüler yönetir.
25 Mart 2014 Salı
DOĞUM GÜNÜM HÜZÜN GÜNÜM...
Dün doğum günümdü hüzün günüm oldu... Aslında son 9 yıldır hüzün günüydü bir daha pekişti... Kuzenimin oğlu henüz 10 yaşındayken lösemiden ölmüştü benim doğum günümde.... Her yıl buruk geçmeye başlamıştı 24 Mart lar.... Dün 24 Mart bir yılımı daha geride bırakırken bir hüzn daha yakaladı beni... Akşamın geç saatlerine kadar çalışmış yorgun bir şekilde eve gelmiştim... Eşim çok mutsuzdu acaba dedim kaç akşamdır işten eve geç geliyorum diye mi ama yok durum faklıydı dokunsam ağlayacak gibiydi... Yıllar geçsede bağlarını hiç kopartmadıkları üniversite arkadaşı intihar etmiş... Ailecek görüşüyorduk tanıdığın sevdiğin insanın bu dünyadan gitmesi hele ki böyle bir ölüm şekliyle... Derler ya Allah ölümün bile hayırlısını versin diye.... Kelimeler boğazımda kaldı dün gece haberi aldığımda... Allahım dedim bu nasıl bir sınav ki doğum günümde küçük kuzenimi sonrada arkadaşımızı yanına aldın.. Yaptıklarına sual olmaz sen bizi beterinden sakla....
23 Mart 2014 Pazar
SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM
Sevgili blogger arkadaşım biricit beni SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM la mimlemiş ne de iyi etmiş... Ben de bir çok blogger arkadaşımı severek takip ediyorum... İlk aklıma gelenler kelebegingozunden ,neclasolen ,sevdadanyazilar ,kardeslernikahsekeri,
SEVGİLERLE...
22 Mart 2014 Cumartesi
SON GÜNLERDE
Son günlerde iş yerinde işler çok yoğun... Gece geç saatlerde eve gelir oldum, yorgunluktan ölüyorum desem yeridir...Kuzum 21,30 da normalde uykuya yatar ama ben geç gelince beni görmeden uyumuyor ve uyku saatlerimiz bu hafta hep ileri attı... Hal böyle olunca sabah benim gibi yataktan sürünerek kalkar oldu...Hazırlanmak giyinmek işkence oldu...Gece yatarken uyku tavşanımızı bile kreşe götürmek için ısrar eder oldu... Servise binerken tavşan anneye verilir annede tavşanı arabaya koyar işe gider... Son üç gündür durum biz de bu...
19 Mart 2014 Çarşamba
TÜRKİYEYE YERLEŞMEK İÇİN BEKLEYEN YABANCILAR...
Sosyal medya müdavimleri eğlenceli bir liste hazırladı. Özellikle Türkiye'ye yerleşme düşüncesi olan yabancılar ve geri dönmeyi düşünen gurbetçiler için Türkiye'nin benzersiz avantajları..İşte line.do sitesinin güldüren derlemesinden bazırları.. |
18 Mart 2014 Salı
18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!
Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri
12 Mart 2014 Çarşamba
11 Mart 2014 Salı
ÇEKİLİŞİMİN KAZANANI BELLİ OLDU...
Ve çekilişim sonuçlandı...Toplam 85 katılımcı oldu 9 geçersiz katılım ek haklarla birlikte 96 katılım oluştu ve talihli 75. sıradaki Bilge cilekbeneklidunyam bu güzel hediyelere sahip talihli...
HAYAL - İELEV - GERÇEK!
"Hayal ile Gerçek Arasında İELEV Vardır" sloganıyla eğitim veren İELEV çocuklarınızın hayallerini destekliyor. Yeteneklerini İELEV'de keşfeden öğrenciler; daha başarılı, daha özgür, daha mutlu oluyorlar. Üstelik İELEV artık Lisesini de açarak Eğitim Çemberini Tamamladı. İELEV Özel Lisesi Almanca, İngilizce, Türkçe eğitim verecek

Aydınlık Bir Gelecek İçin Köklü Eğitim
İELEV Eğitim Kurumları, İstanbul Erkek Lisesi’nin sarı siyah geleneğinde ve çizgisinde, sürekli gelişimi ilke edinir. Sarı Siyahlı olmayı hissetmek; yardımlaşma ve dayanışma bilincini de beraberinde getirir. Akademik mükemmelliği hedefleyen, mücadele ruhuna sahip, adil, çağdaş ve ulusal kültüre sahip çıkan, saygılı, yardımsever, farklılıkların zenginliğinin bilincinde, dürüst, yardımsever ve bilinçli öğrencilerimize inanıyoruz, onlar dünyayı daha güzel bir yer haline getirecekler.
Çok Kültürlü, Çok Dilli, Dünya Vatandaşları
Okulumuzda, anadil ile birlikte Almanca ve İngilizce sistem bütünlüğü içerisinde ele alınır. Eğitim anlayışımızda, öğrendiklerimizi “yaşatarak“ yaşamla ilişkilendirmek esastır. Dili öğrenirken, o dile ait kültürel unsurları da aynı şekilde yaşatırız. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının birden fazla dil bildiği gerçeğinden hareketle, öğrencilerimize Almancadan sonra öğrenilen İngilizcenin ne denli kolay öğrenildiği avantajını yaşatıyoruz.
Yaparak - Yaşayarak Öğrenme
Günümüzde, bireylerin gelişmiş düşünme becerilerine sahip olması önem taşımaktadır. Bu durum eğitimde öğrencilerin kendi öğrenme sürecinde aktif rol aldıkları bir ortam ihtiyacını doğurmaktadır. Farklı yetenek ve becerilere sahip öğrencilerin kendilerini tanıyarak keşfetmelerine imkan tanıyan yaklaşımımızla öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlayarak aslında tüm hayatı boyunca bilgiye erişme, anlama, yorumlama ve kullanma yönünde becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.
Mutlu ve sağlıklı çocuklar
Öğrenci mutlu olmak için, kendi özgün kimliğini oluşturmalı, kimlik kazanmalı, sürdürebilir ruhsal esenliğe sahip olmalıdır. Bu çerçevede İELEV’de, öğrenciye zorlandığında (akademik olabilir-sosyal olabilir, dönemsel olabilir, duygusal olabilir) bunu çözebilme iradesi ile kendini yönetebilecek “kimlik ve kişilik” yönetimi kültürü kazandırılır.
İELEV Özel Lisesi ve GIB Programı
GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı ile dünyadaki tüm üniversitelere kabulde önemli ayrıcalıklar kazanacak olan mezunlarımız, her zaman bir adım önde olacaklar.

İELEV Eğitim Kurumları, 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini tamamlayacak şekilde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında lisesini açıyor. İELEV Özel Lisesi’nde öncü olma kararlılığıyla, bütünlük ve devamlılık anlayışı içinde GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı benimseniyor.
GIB Programı: İELEV Özel Lisesi’nin benimsediği GIB Programı yurtdışında birçok okulda, Türkiye’de de sadece Ankara’daki Alman Konsolosluk Okulunda sürdürülüyor. İELEV Özel Lisesi öğrencileri araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, bireysel özelliklerini dikkate alarak yaratıcılıklarını geliştiren; sanatı, müziği ve sporu yaşamın vazgeçilmezi sayan gençler olarak hayata atılmalarına yardımcı olacak GIB Programı’nın birer parçası olacak.İELEV Özel Lisesi biri Türk, biri Alman olmak üzere iki yöneticili idari yapıya sahip olacak. Diğer okullarda olduğu gibi, İELEV Özel Lisesi’nde de Almanca ve İngilizceyi ana dili gibi konuşan, uluslararası deneyime sahip, yetkin bir öğretmen kadrosu bulunuyor.
Dünya ile uyum için çok dilli Eğitim: Almanca ve İngilizce yürütülen hazırlık sınıfları ile başlayacak lisede eğitim anlayışının vazgeçilmez unsuru olan teknoloji, bilime ulaşmada bir araç olarak kullanılmaya devam edecek. İngilizce ve Almanca, hazırlık sınıflarında ağırlıklarına göre ayrılarak, 18+8 saat; sonraki sınıflarda 4-8 saat arasında okutulacak. Branş dersleri ise, GIB Programı’nın gerektirdiği şekilde İngilizce, Almanca ve Türkçe verilecek. (Örneğin Matematik İngilizce, Biyoloji ise Almanca anlatılacak). Seçmeli Yabancı Dil Programı içinde ise Çince, Rusça ve İspanyolca seçenekleri olacak.
Detaylı bilgi almak için tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Aydınlık Bir Gelecek İçin Köklü Eğitim
İELEV Eğitim Kurumları, İstanbul Erkek Lisesi’nin sarı siyah geleneğinde ve çizgisinde, sürekli gelişimi ilke edinir. Sarı Siyahlı olmayı hissetmek; yardımlaşma ve dayanışma bilincini de beraberinde getirir. Akademik mükemmelliği hedefleyen, mücadele ruhuna sahip, adil, çağdaş ve ulusal kültüre sahip çıkan, saygılı, yardımsever, farklılıkların zenginliğinin bilincinde, dürüst, yardımsever ve bilinçli öğrencilerimize inanıyoruz, onlar dünyayı daha güzel bir yer haline getirecekler.
Çok Kültürlü, Çok Dilli, Dünya Vatandaşları
Okulumuzda, anadil ile birlikte Almanca ve İngilizce sistem bütünlüğü içerisinde ele alınır. Eğitim anlayışımızda, öğrendiklerimizi “yaşatarak“ yaşamla ilişkilendirmek esastır. Dili öğrenirken, o dile ait kültürel unsurları da aynı şekilde yaşatırız. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının birden fazla dil bildiği gerçeğinden hareketle, öğrencilerimize Almancadan sonra öğrenilen İngilizcenin ne denli kolay öğrenildiği avantajını yaşatıyoruz.
Yaparak - Yaşayarak Öğrenme
Günümüzde, bireylerin gelişmiş düşünme becerilerine sahip olması önem taşımaktadır. Bu durum eğitimde öğrencilerin kendi öğrenme sürecinde aktif rol aldıkları bir ortam ihtiyacını doğurmaktadır. Farklı yetenek ve becerilere sahip öğrencilerin kendilerini tanıyarak keşfetmelerine imkan tanıyan yaklaşımımızla öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlayarak aslında tüm hayatı boyunca bilgiye erişme, anlama, yorumlama ve kullanma yönünde becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.
Mutlu ve sağlıklı çocuklar
Öğrenci mutlu olmak için, kendi özgün kimliğini oluşturmalı, kimlik kazanmalı, sürdürebilir ruhsal esenliğe sahip olmalıdır. Bu çerçevede İELEV’de, öğrenciye zorlandığında (akademik olabilir-sosyal olabilir, dönemsel olabilir, duygusal olabilir) bunu çözebilme iradesi ile kendini yönetebilecek “kimlik ve kişilik” yönetimi kültürü kazandırılır.
İELEV Özel Lisesi ve GIB Programı
GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı ile dünyadaki tüm üniversitelere kabulde önemli ayrıcalıklar kazanacak olan mezunlarımız, her zaman bir adım önde olacaklar.
İELEV Eğitim Kurumları, 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini tamamlayacak şekilde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında lisesini açıyor. İELEV Özel Lisesi’nde öncü olma kararlılığıyla, bütünlük ve devamlılık anlayışı içinde GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı benimseniyor.
GIB Programı: İELEV Özel Lisesi’nin benimsediği GIB Programı yurtdışında birçok okulda, Türkiye’de de sadece Ankara’daki Alman Konsolosluk Okulunda sürdürülüyor. İELEV Özel Lisesi öğrencileri araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, bireysel özelliklerini dikkate alarak yaratıcılıklarını geliştiren; sanatı, müziği ve sporu yaşamın vazgeçilmezi sayan gençler olarak hayata atılmalarına yardımcı olacak GIB Programı’nın birer parçası olacak.İELEV Özel Lisesi biri Türk, biri Alman olmak üzere iki yöneticili idari yapıya sahip olacak. Diğer okullarda olduğu gibi, İELEV Özel Lisesi’nde de Almanca ve İngilizceyi ana dili gibi konuşan, uluslararası deneyime sahip, yetkin bir öğretmen kadrosu bulunuyor.
Dünya ile uyum için çok dilli Eğitim: Almanca ve İngilizce yürütülen hazırlık sınıfları ile başlayacak lisede eğitim anlayışının vazgeçilmez unsuru olan teknoloji, bilime ulaşmada bir araç olarak kullanılmaya devam edecek. İngilizce ve Almanca, hazırlık sınıflarında ağırlıklarına göre ayrılarak, 18+8 saat; sonraki sınıflarda 4-8 saat arasında okutulacak. Branş dersleri ise, GIB Programı’nın gerektirdiği şekilde İngilizce, Almanca ve Türkçe verilecek. (Örneğin Matematik İngilizce, Biyoloji ise Almanca anlatılacak). Seçmeli Yabancı Dil Programı içinde ise Çince, Rusça ve İspanyolca seçenekleri olacak.
Detaylı bilgi almak için tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
BİR KÜÇÜK ÇİÇEK
Yaradan ne güzel de yaratmış şu güzelim çiçekleri insan onlara her baktığında sanki başka diyarlara gidiyor huzur buluyor yada en azından ben öyleyim... Annem çiçeklere resmen aşıktı ki hala öyle hatırlıyorum da küçükken misafir odasındaki on iki kişilik yemek masasının üstü sadece menekşelerle doluydu onlarla hergün konuşur ayrı bilgi ilgi gösterirdi... Çiçekleri onun en kıymetlileri arasında... Bazen kıskanırdım da :) Tabi yaş ilerleyince bakması daha kolay çiçekleri tercih etmeye başladı... Annem çiçekleri çok sevdiğinden dolayı bende nedense ters tepki yarattı... Sevmediğimden değil bakımları ilgili sıkıntılarıyla uğraşmak zor geldiğinden... Evlendikten sonra evimizde bir tane bile canlı çiçek bakmadık... Sevgili eşim de sevmez hiç bakımlarını... İkimizde uzaktan seven hazırcılarız... Tembeliz velhasıl :) Evde bir tane canlı çiçeğimiz var o da çok su ve bakım istemediğinden bizi pek yormuyor... Bir de orkidemiz vardı artık can çekişiyordu kuzenime verdim o tekrar canlandırdı... Bu resimde gördüğünüz çiçeğin adını bilmiyorum ama renklerine bayıldım... İki taneydiyler hemen hediye ettim sevdiklerime... Bakamıyorum ölmelerinide hiç istemiyorum ... Bende ki çiçek sevgisini hala çözmüş değilim... Atahan da bu aralar elinde fotoğraf makinası evimizdeki tek çiçeğin yanına gidip gidip resimlerini çekiyor...Bahçemizde yeterince çiçek olduğu için evde bakmaya pek gerek kalmıyor...Bahçemizle ilgili çalışmaları şurada ve burada anlatmıştım... Doğayla ve sevgiyle kalmanız umuduyla...
9 Mart 2014 Pazar
BİZ GALİBA BÜYÜDÜK...
Biz bu defa bir rekor kırdık hiç aglamadan saçlarimizi kestirdik... Bir yaşına kadar üç defa saclarini kestirmiştik Atahan ın berberimiz bize geliyordu sorun yoktu ama yaş ilerledikçe kiyamet kopmaya başladi.... Son üç kesimide kuzenime götürmüştüm orada da sonuç maalesef ayniydi... Dün berberimizin dükkanina gittik... Berberimiz şoklardaydi O bile inanamadi aglamadigina....
Artik minik kuzumuz büyüdü dedik... Kesim bittikten sonra yerdeki saçlarini süpürmek istedi...:) Saçlarini orada birakmak istemedi... Bu çocuklar çok alem şeyler velhasil...
posted from Bloggeroid
5 Mart 2014 Çarşamba
BEN SANA MECBURUM
BEN SANA MECBURUM
Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi ɑklımdɑ tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağɑçlɑr sonbɑhɑrɑ hɑzırlɑnıyor
Bu şehir o eski İstɑnbul mudur
Kɑrɑnlıktɑ bulutlɑr pɑrçɑlɑnıyor
Sokɑk lɑmbɑlɑrı birden yɑnıyor
Kɑldırımlɑrdɑ yɑğmur kokusu
Ben sɑnɑ mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zɑmɑn rezilce korkuludur
İnsɑn bir ɑkşɑm üstü ɑnsızın yorulur
Tutsɑk usturɑ ɑğzındɑ yɑşɑmɑktɑn
Kimi zɑmɑn ellerini kırɑr tutkusu
Bir kɑç hɑyɑt çıkɑrır yɑşɑmɑsındɑn
Hɑngi kɑpıyı çɑlsɑ kimi zɑmɑn
Arkɑsındɑ yɑlnızlığın hınzır uğultusu
Fɑtih’te yoksul bir grɑmofon çɑlıyor
Eski zɑmɑnlɑrdɑn bir cumɑ çɑlıyor
Durup köşe bɑşındɑ deliksiz dinlesem
Sɑnɑ kullɑnılmɑmış bir gök getirsem
Hɑftɑlɑr ellerimde ufɑlɑnıyor
Ne yɑpsɑm ne tutsɑm nereye gitsem
Ben sɑnɑ mecburum sen yoksun.
Belki hɑzirɑn dɑ mɑvi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
http://www.neguzelsozler.com/siirler/ask-siirleri.html
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçɑğɑ biniyorsun
Bütün ıslɑnmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telɑş içindesin
Kötü rüzgɑr sɑçlɑrını götürüyor
Ne vɑkit bir yɑşɑmɑk düşünsem
Bu kurtlɑr sofrɑsındɑ belki zor
Ayıpsız fɑkɑt ellerimizi kirletmeden
Ne vɑkit bir yɑşɑmɑk düşünsem
Sus deyip ɑdınlɑ bɑşlıyorum
İçim sırɑ kımıldıyor gizli denizlerin
Hɑyır bɑşkɑ türlü olmɑyɑcɑk
Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin.
Atillɑ İLHAN
2 Mart 2014 Pazar
BAHÇEDE AVOKADO NASIL YETİŞTİRİLİR
Yaklaşık iki yil önceydi annemdeyken avokado salatasi yapmistik... Avokadonun icerisinden çikan çekirdegi merakli olan annem hemen evdeki bir çicek saksısına gömdü tam net hatirlamiyorum ama yaklasik iki ay icerisinde filiz verdi.... Ortalama bir metre boyundaki bu filizi köküyle beraber bu saksidan cikarttik ve bahcenin arka tarafina ektim....İnce ve uzun olan avokado filizini bir sopa yardimiyla sabitledim...İki yaz iki kiş gecti ne öldü ne kendini geliştirdi.... Ta ki gecen haftaya kadar.... Bir de baktim ki yeni yapraklar vermiş bakalim ilerleyen zamanlarda nasil gelişmelere olacak...
posted from Bloggeroid
27 Şubat 2014 Perşembe
YARAMAZLIK SONRASI...
Neredeyse 3 aydır mola verdirerek devam eden gribimiz kendini orta kulak iltihabına çevirdi ve anitbiyotik kullanmaya başladık... İlaçların yan etkisinden midir yoksa hastalıktan mıdır bilinmez acayip agresif ve huysuzuz... Hal böyle olunca evde sesler istemeyerek yükseliyor...Sonrasında da üzlüyorum kendime kızıyorum bazen tüm günün acısını O ndan çıkartıyormuşum gibi geliyor ve pişmanlık duyuyorum... Sen nasıl bir annesin diye...Yaramazlık sonra kızmam ve bana küsme hali....Kıyamam minik kuzuma... Şu hastalık bitsin gitsin artık...
25 Şubat 2014 Salı
YER KAPLAMAYAN UZAYAN HORTUM XHOSE...
Gerçi zamanlama biraz kötü oldu bu susuz günlerde ama geçen seneden beri görüyordum bu uzayan ve yer kaplamayan hortumları... İlk çıktığına fiyatları oldukça yüksekti şimdilerde internette 50 tl ye satılıyor... Bir tanıdığım kendi mağzasındaki tüm ürünleri bizzat kendisi Çin e gidip alıyor bu Xhose hortumlardan da getirmiş ben de 10 tl ye aldım içerisinde 5 ayrı ayarı olan fiskiye tabancası da mevcut...
Atahan ile çektik çektik uzattık hortumu sonrada ip atlamaca oynadık çok keyifliydi... Şimdilik oyun amaçlı bu hortumu evde kullanıyoruz baharda bahçede yerini alır...Çünkü mevcut hortum bahçede hem çok yer kaplıyor hemde kötü bir görüntü sağlıyor...Ve sürekli kırılıp katlanıyor deforme oluyor...
Bu arada çekilişim 10 Marta kadar devam ediyor katılmak için TIK TIK ..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








































