1 Haziran 2014 Pazar

TATİL ZAMANI



Yaz iznimi her zaman ki gibi erken kullandım. Bu yıl da tatilin bir kısmını oğlumla başbaşa geçirmek adına Antalya ya Lara ya gittik... Geçen senede olduğu gibi bu yıl da otel olarak  tercihimiz limak hotel lara   dan yaptık... Çünkü geçen yıl çok memnun kalmıştık...Geçen yıl ki limak maceramızı  BURADA ve BURADA anlatmıştım... Yalova dan feribotla Pendik sonrada  Sabiha Gökçen Havaalanına geçiş ve bekleyiş... 19 Mayıs olunca harika kocam bir Türk bayrağı karşılamıştı bizi havaalanında... Atahan ın elinde oyuncak su tabancası vardı (oyuncak olarak tabanca asla  yoktur ama babası sağolsun havuzda  oynar diye almış ama tabancaya da pek benzemiyor aslında) görevliler valize koyun girişte sorun yaşarsınız dediler... Valizleri teslim ederken sağolsun yetkililere söylememize rağmen ' birşey olmaz su oyuncağı dedi' zaten bizim kuzu da  vermek taraftarı değildi... Ben  bir sorun olacağına adım gibi emindim. Daha bir  ay öncesine  kadar adamın biri uçak havalanmadan 'şu havalandırmaları açın patlayacağım yoksa ' demiş ve patlamak kelimesi şüpheli kelimeler kategorisine girdiği için adamı uçaktan indirmişlerdi... Geldik ikinci giriş kısmına sıradayken  görevli bu oyuncakla geçemeyeceğimizi çocuğu ikna edin alın elinden dedi... Neyse  kuzuyu ikna ettik verdik görevli abisine... Sonra tekrar alacağız zannetti herhalde alamayınca başladı kıyamet... Tam yarım saat giriş kapısında millet  uçağa biniyor biz yerlerde sürünüyoruz önce ayakkabılar sonra çoraplar bir ara anneye darp... Bütün Antalya yolcuları artık bizi tanıyordu... Neyse ki uçağa binerken kriz geçmişti yorgun düşmüştü ve uyuduk...

Antalya da ilk gün eşimin üniversiteden arkadaşı Halil ve eşi Ergül ve minik kuzularıyla sağolsunlar bizimle ilgilendiler Manavgat a gittik bizim Atahan inat etti uzun kollu swetini çıkartmadı... İnat hala geçmemişti...



Sevgili Ergül ellerine sağlık çok  güzel çekmiş şelale öyle şiddetli akıyordu ki serinlikten bir ara üşüdüm bile...

Side Manavgat Antalya gezerken bu da araba öz çekimimiz...

İlk hedefiniz Akdenizdir ileri... Mustafa Kemal in askerleri çok tatlılar ama... O gün sevgili Ergül lerde kaldık misafirperverliği için çok ama çok teşekkürler... İkinci günümüzde otelimize geçtik...


Otelde ikinci defa konakladığımız için yönetim sağolsun herşeyi daha ayrıntılı düşünmüş...Odamız çok güzeldi.. 
Suit oda  ayarlamışlar kuzum diğer odada yatmasına rağmen sabaha karşı mutlaka bizim yanımızda sabahlıyordu:)


Çocuklar için etkinlikler harikaydı zaten ikinci defa gelme nedenimiz de buydu... Bowlingde oğlum derece alınca minik bir hediye kazandı harika bir kumbaramız oldu..



Golf bile oynadık...



Otelde ki yemek çeşitlerini saymakla bitmez keşkek ten suşi ye kadar herşey var benim kuzu yedi gün boyunca makarna yedi... :)




Birde snek ara öğünlerde gözlemeler favorimizdi otel çalışanı Fatma teyzemizin ellerine sağlık börekçi teyze börekçi teyze soluğu onun yanında alıyorduk...İkinci favorimiz waffle ın sadesi ama kalp şekilli olmak şartıyla :)



Her öğle yemeği sırasında burada değişik devasa balıklar oluyor ve Atahan bize poz veriyordu:)
Gözleme ve dondurma...
Geçen sene Atahan havuzdan hiç çıkmamıştı kuma ayağını bile sokmamıştı ayakları gıdıklandı  herhalde hiç istemedi... Bu yıl da kumdan hiç çıkmadı KUM  KUM KUM KUM sürekli sayıkladı:)  Ben de bir ara fırsat bulup uzun zamandır yapmadığım yoga yı yaptım... Burada görevli yoga hocama da  sonsuz teşekkürler...


Her gece faklı animasyonlar vardı en  çok Küba dans gruplarının gösterisi ve tabi ki Semah çok güzeldi...

Güzel bir tatildi başta muhasebede görevli Fatma Hanım ve eşsiz gözlemeleriyle oğlum sevindiren Fatma Hanım  olmak üzere tüm Limak çalışanlarına sonsuz teşekkürler...

26 Mayıs 2014 Pazartesi

LINE ile sevdiklerinize ücretsiz internet hediye edin!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.
Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:
Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download
1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.
2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.
3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!
Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.
50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.
Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Mayıs 2014 Cumartesi

EDA TAŞPINAR GÜNEŞ KREMİ DENEYENLE




Guneslenmeyi havuzu ve denizi hic sevmem ama minik kuzu icin bu yilda tatilimizi deniz kenarinda yaptik... Guneslenmeyi sevmegimi bilen eltim Eda Taspinar gunes kremini onerdi... Evet guzel ve kisa surede bronzlastiriyor ana benim gibi beyaz tenliyseniz once koruyucu yuksek faktorlu krem kullanin( ben Avent kullaniyorum) devaminda Eda Taspinar gunes kremini kullanin sonuc harika...



Tatilden sevgilerimle....
posted from Bloggeroid

21 Mayıs 2014 Çarşamba

HAYVANSEVER OĞLUM BENİM




İnsana önce hayvan sevgisini aşılaycaksin derdi lisedeki felsefe hocam...Hayvanlari seven hicbir insandan zarar gelmez derdi... Yillar gecti her gecen gun kurdugu cumleler daha bir anlam kazandi hayatimda... Minik ogluma da her defasinda etraftaki hayvanlara nasil davranmasi gerektigini elimden geldigince ogretmeye calisiyorum... Baharla beraber canlanan dogayla beraber evde karinca istilasi baslamisti minik kuzum yerde gordugu karincalari peceteyle alip annnneeee kurtarrrr diye bagiriyor beraber bahceye karincalari birakiyoruz...ilk zamanlar oldurmeye calisiyordu bunun yanlis oldugunu anlattim sonra onlarin annesinin yanina gitmesi icin bahceye birakmamiz gerektigini soyledim o gunden beri oyle yapiyoruz... Yolda gordugu her hayvani korkusuzca oksamsya calisiyor...



Bu masum develere de ellemek istedi aslinda da babamiz pek temiz bulmadigi icin basarisiz kaldik...Çocuklarimizin insanlari sevebilmesi icin once hayvanlari sevmesi ogretmeliyiz derim...
posted from Bloggeroid

14 Mayıs 2014 Çarşamba

BAŞIMIZ SAĞOLSUN


Nasıl  bir  acı  nasıl bir duygu ateş düştüğü yeri yakarmış... Soma da maden ocağında trafo dan çıkan yangın ve  devamında gelen karbonmonoksit zehirlenmesi... Dün geceden beri içim yanıyor her haber okuduğumda gözyaşlarıma engel olamıyorum Rabbim sen yardımcıları ol ailelerine sabırlar ver... Bir çok söylem var neden ihmal mi iş güvenliği eksikliği mi özelleştirmeden dolayı taşeronlaşma ve davamında  gelen sendikasızlık mı.... Yüzlerce insanımız öldü ne  olur artık başka insanlar ölmesin... Ekmek parası için güneşe hasret bir yaşam...

13 Mayıs 2014 Salı

MİS GİBİ BURSA EKMEĞİ


Geçen  hafta sonu  annemi Bursa ya dokora götürdüm  bel fıtığı iyice azmıştı  artık yürümekte  zorlanıyordu. Gittiğimiz hastane  tam Bursa  fomaradaydı bilenler  bilir kapalı çarşının alt  tarafı... Doktorda  işimiz hayırlısıyla bitince orada  oturan kuzenime  uğrayıp  kahve içelim Yalova ya öyle  dönelim  dedik... Kuzene giderken de odun fırınlarıyla meşhur sokaklarından geçerken etrafa yayılan o mis gibi ekmek kokuları yok mu.... Offf ki ne of insanın iştahını nasılda  açıyor  birden... Tandır ekmeğinden tam buğdaylı esmer  ekmeklere  kadar ama  bunların hepsi eski usul odun fırınında  pişiyor... Poşetleri ekmek çeşitleriyle doldurduk  zeytinlisi, haşhaşlısı... Kuzende  çayı  demlemiş ohhh miss ki ne mis... Sokakları  bile  ayrı  ayrı  güzel  eski Bursa  evleri... Tarihimi ve kültürümü çok ama çok seviyorum....

11 Mayıs 2014 Pazar

BİR TEK ANNEM OLSUN BANA BİR ŞEY OLMAZ...


Minik kuzun Atahan ın bu yıl ki anneler günü hediyesi çok ama çok güzeldi minik elleriyle kreşte  annesine keçeden portföy çanta yapmış bayıldım...


Bu da ikinci hediyemiz büyük bir heyecanla açtım...


Canım oğlum büyük bir heyecanla verdi minik hediyelerini... Anne baaaakkk dedi ve beni kocaman kocaman öptü... Rabbim tüm evlatlarımızı bize bağışlasın... Başta annem ve kayınvalidem olmak üzere tüm kadınların, anne adaylarının, annelerinin anneler günü kutlu olsun....

9 Mayıs 2014 Cuma

Ülker Çocuk Sinema Şenliği

Bu perşembe Elif'le Ülker'in bu yıl 7.sini düzenlediği muhteşem bir sosyal sorumluluk projesi olan "Ülker Çocuk Sinema Şenliği"nin davetlisi olarak "Karlar Ülkesi"ni izledik.

Kuzum elinde mısırı filmin başlamasını bekliyor. (Salonda hiç yer yoktu. Komşumuz da mısır almaya gitti)
Filmi beklerken Sabri Ülker Gıda Araştırma Enstitüsü Vakfı'nın çocuklar için "beslenme" temalı şarkısını izledik-dinledik.
Çok beğendik.
Filmin çıkışında bizi bu abla ve abi uğurladı.

Filmden çıkan her kuzuya bu paketlerden hediye ettiler.

Peki bu proje benim için ne ifade etti: 
Belki 7 yıldır pek çok kez reklamlarını duyduk.
Ücretsiz sinema etkinliği olarak düşündük.
Evet ücretsiz sinema etkinliği.
Ama aslında daha da fazlası.
O uzun kuyrukta sadece çocuklar yoktu.
Pek çok anne de vardı.
Bazısı ilk defa sinemaya gelmişti.
Belki maddi imkanlar, belki yaşam şartları nedeniyle.
Bu annelerin ve çocukların yüzünde o heyecanı gördüm.
Bu nedenle bu projeyi tebrik etmek istiyorum.
Bazen insanları mutlu etmek için çözüm o kadar kolay ki.
Ülker sadece onların sinemaya gitmesini sağladı.
Ama ben inanıyorum ki o anne-çocukların hayatında - hayallerinde farklı pencerelerde açıldı.
Çıkışta verilen o mini paketler çocukların neşesine neşe kattı.
(İçinde süt, kek, çikolata, sakız, bisküvi vardı)
Herkesin sanata ve hayallere daha kolay ulaşması dileğiyle

Sevgiler,
Çiğdem
İçerik: http://www.sorananne.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Mayıs 2014 Salı

HIDRELLEZ VE YAĞMUR



Bayiliyorum yagmurun toprakla bulustugunda etrafa yaydigi kokuya.... Cama vuran damlalarin cikarttigi tiz sese yada evlerin oluklarindan akan yogun su sesine... Hele birde yagmur bu aksam ki gibi usul usul ve gece yagiyorsa ayri bir keyif veriyor bana... Bir cok insan sevmez yagmuru islanmayi ben cok seviyorum.... Bu aksam hidrellezmis gec farkettim...Atahan kuzuyu uyutunca bahceye cikip gul agacinin altinda topragi eselerken buldum kendimi.... Tum yagmura ragmen... Bir ara elime birseyler oldu meger isirgan otu beni tebrige gelmiş:)) Neyse ki yagmurun damlalari elimde olusan isirganin yanma hissini aliverdi.... İtinayla dilekler cizildi.... Gulun dalinada paralari bagladim sabah ise giderken umarim almayi unutmam... Çocukken hatirliyorumda yagmur yagdigi zaman camlar buhar olurdu ve ben agabim kardesim camin onunde alirdik solugu parmaginizla sekiller cizerdik ne buyuk mutluluk verirdi bize anlatamam.... Taşrada geçen yillarda yagan yagmurla beraber kesilen elektrikler ve gaz lambasinin mumlarin devreye girmesi.... Aman Allahim ne buyuk heyecandi biz cocuklar icin...Yari aydinlik evin icerisinde saklanbac oynamak ve cigliklarla yagmurun sesini bastirmak ne keyif verirdi bize.... Yillar ne cabuk da gecmis megerse ama her yagmurun yagdigi gecede yillar oncesine cocukluguma gitmek paha bicilemez...
posted from Bloggeroid

4 Mayıs 2014 Pazar

YENGE OLDUM BEN....



Eylül bebegimiz nihayet dunyaya geldi hemde normal dogumla... 1Mayis 2014 de saatler 00:12 de bize merhaba dedi...



Heyacanli bekleyis sirasinda esimle benim dogumhane selfie miz... Esim amca bende yenge oldum.... Rabbim tum kucuk bebekleri cocuklari korusun.....
posted from Bloggeroid

30 Nisan 2014 Çarşamba

KREŞ SERGİMİZ


Bu haftasonu minik paşamın kreş sergisi vardı... Kreşteki tüm öğrencilerin yapmış olduğukları eserler Yalova Sanat Galerisinde sergilendi eh biz ebeveyler olarakda gitmek düştü... 














Bu da bizim minik Atahan ın yaptığı çalışmalar... ben ayak izlerinden oluşan kelebeğe bayıldım... Tüm  benimokulum anaokulu yönetici,öğretmen ve çalışanlarına sonsuz teşekkürler...

29 Nisan 2014 Salı

DİŞÇİ KOLTUĞUNLA İLK MÜCADELEMİZ...


Cumartesi günü kahvaltıdan sonra dedesiyle oynayan minik Atahan kahkalarla gülerken birden ağlama  sesi sei gelmeye başladı... Bende  mutfaktaydım  birden ağzı kanıyor  sesleri gelmeye başlayınca koştum içeri miniğim ağzı kan dolmuştu... Düşmüş ağzını servis camının pervazına vurmuş, O kadar çok kanıoyordu ki dişi mi dilimi anlayamıyordum... Sürekli tampon yaparak kanın durmasını bekledim...Neyse ki durdu ama  peçeteler yetişmiyordu.... Kanama  durduktan sonra üst dişetlerinini kesildiğini gördüm hemen  acile gittik,  doktor  dişçinin görmesi gerekli dedi... Hemen  dişçi arkadaşımız vardı doğru oraya  koştuk... Minik kuzum dişçi koltuğuna tek başına oturdu ilk önce ağzını açmadı  sonra babasının desteğiyle diş doktorumuza ağzımızı açtık... Işığın etkisiyle gördüğüm manzara çok kötüydü eşim zaten bakamadı fena oldu çıktı... Dişlerimiz tek tek kontrol edildi garanti olsun diye filmlerimiz çekildi... Şükür diş köklerimizde  sorun yoktu...

Birkaçgün  antibiyotik tedavisi verdi enfeksiyon kapmasın  diye... Verilmiş sadakamız varmış ucuz atlattık.. Minik kuzum büyük bir cesaret örneği gösterdi dişçi koltuğunda... Diç doktorumuzda bu  cesaretten dolayı onu tebrik etti... Yaradan tüm yavrularımızı kazadan beladan korusun... Güzel bir  hafta olması temennisiyle...


22 Nisan 2014 Salı

Kinder Surprise'ini geri vermek için ne istersin?

 
40 yıldır hem annelerin hem de çocukların Kinder Surprise'ı çok sevmesinin birçok nedeni var.
İlki çocukların lezzetine doyamadığı sütlü dolgulu çikolatası. O çikolatanın içinden bir de binlerce farklı oyuncak çeşidi çıkınca, çocuklar hem oyunlarına yaratıcılık katıyor, hem de her Kinder Surprise'da yeni bir heyecan yaşıyor. Anneler de çocuklarının bu heyecanını görmekten ve yaratıcılıklarının gelişimini izlemekten çok mutlu oluyor. Çünkü Kinder Surprise'ın oyunlarına kattığı yaratıcılığı, mutluluğu kendi çocukluklarından biliyorlar.
İşte Kinder Surprise'ın yeni kampanyasında anneler Kinder Surprise'ın çocukları için ne kadar değerli olduğunu anlamak için çocuklarına Kinder Surprise verip sonra da geri istiyorlar. Çocuklar da bu duruma çok eğlenceli tepkiler veriyor. Belli ki çocuklardan Kinder Surprise'ı geri almak hiç de kolay değil.
Kampanyanın Facebook ayağında da Kinder Surpise anneleri, çocuklarına Kinder Surprise verip geri istedikleri videoları paylaşabilecekleri bir uygulama yapmış. Anneler çocuklarının videolarını paylaşarak sürpriz hediyeler kazanabiliyorlar. Facebook uygulamasına da bu linkten ulaşılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

21 Nisan 2014 Pazartesi

ÇİLEK ALLERJİSİ...



Doyamazdım çileğin tadına ne çok severim bilemezsiniz hele birde şekere bandıra bandıra yemesi yok mu degmeyin keyfime.... Bu saltanat 13 yaşimdayken sona erdi.. Babamin gorev icabi Bursa nin Orhaneli ilcesinde yasiyorduk o yillar... Bilenler bilir o yore cilekleriyle unludur... O yillarda hormon falan da yok tabi baharda cilek zamani tam bir festival olurdu... Oturmus cilegimi yiyordum her sey iyi guzel yarim saat sonra bir mide bulantisi bir kusma acilde aldik solugu dr cilek allerjisi olabilir dedi... O gun bugundur 3 orta boy cilekten fazla yedigim an ayni seyler oluyor.... Üç tanesi de kesmiyor tabi ama mecburen sonrasi icin yillardir boyle cileksiz devam eden bir hayat... Ne demiş şair geldi bahar ayları gevşer çilek  yayları :)) böyle değildi ama  idare ediverin  çilek aşkına...
posted from Bloggeroid

17 Nisan 2014 Perşembe

BAHAR GELİYOR...


Bahar  kendini iyice hissettirmeye başladığı  şu günlerde  insanın  nedense içi içine  sığmıyor... Eve girmek  istemiyor doğa  kendini yeniliyor çiçekler  bir  başka  güzelleşiyor... Hal böyle  olunca  bizlerde bir  bahar  yorgunluğu oluşuyor...
  

Güneş nasılda aydınlatmış bu minik ağacı gün batımına yakın bir saatlerde kuzumla etrafı dolaşırken yakaladım  bu resmi... ;Ben işten geldikten sonra beni kapıda  karşılayan Atahan eve girmek istemiyor önce bir sokakta turluyoruz sonra içeri giriyoruz...Beni,m mevsimim bahar ve sonbahar zaten yazın sıcağınıda sevmem  kışın soğuğunu da... Ara bir hava olmalı  tıp ki şimdiki gibi... Ne demiş şair nisan mayıs ayları gevşer gönül yayları ohhh  bir  rehavettir gelir gider... Sağlıklı bol  neşeli günlerimiz olsun....

15 Nisan 2014 Salı

Sevgili 16 yaşındaki hâlim




MELANOM

Derinin kötü huylu bir tümörü olan melanom, ender görülür; en sık deride olmak üzere, vücudun herhangi bir böl­gesinde de (örneğin ağız boşluğu, kon-junktiva, [göz dış zan], bağırsak, döl-yolu) ortaya çıkabilir.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Anne Sütünün Antibiyotik Kullanımı Gerektiren Hastalıkları Azalttığını Biliyor Muydunuz?


Sevgili anneler, anne sütü mucizedir, bebeğiniz ilk doğduğu andan itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içerir. Eşsiz içeriği ile bağışıklık sistemi gelişimini destekler, antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıkları azaltır.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Nisan 2014 Pazar

KIZ İSTEME VEEEE YÜZÜKLER...



Dün aksam İstanbul daydık.Eşimin dayisinin kizinin isteme ve nisan fasli vardi... Hal boyle olunca Atahan kuzu anneanneye birakilir ve İstanbula gidilir.... Harika bir geceydi.. Uzun zamandir goremedigimiz dayilar yengeler teyzeler ve kuzenlerle birarada olmak cok guzeldi.... Nedendir bilmem ama her kiz isteme aninda cok duygulaniyorum yaslaniyorum galiba.. Nitekim dun aksamda Gizem istenirken gözyaşlarımla annesine eşlik ettim...


Çikolatalarımız ve gümüşten nar seklindeki nişan şekerliklerimiz Pelit Pastanelerinden...






Gizem ve Yiğit bir omur boyu mutluluklar....




Can kuzen Seval ablam...



Askimla bir kösede dinlenirken...




Nişan pastamiz...




Acik bufe ikramlar yine catering servislerleriyle Pelit Pastanelerinden....



İnsanin sevdikleriyle birarada olmasi gercekten paha bicilemez.... Guzel bir hafta olmadi dilegiyle....
posted from Bloggeroid

7 Nisan 2014 Pazartesi

TRABZON PARK ORMAN CAFE DE BİR PAZAR...


Haftasonuna kötü başladım aslında... Cuma yoğun bir iş günüydü hal böyle olunca mesai bitene kadar dünyayla irtibatınız kesiliyor... Akşam eve gelirken okuduğum haberlerde küçük Pamir in kaybolduğunu öğrendim... gece yarısına kadar küçük Pamir in iyi haberlerini bekledim...Kapatılması için can attığınız ahlaksız Twitter sayesinde binlerce insanın arama kurtarmaya katılmak için seferber olduğu bir geceydi... Hatta yine beğenmediğiniz  yine ahlaksız bulduğunuz twitter sayesinde Okan Bayülgen in cuma gecesi yayınlanan prgramına ulaşıldı ulaştık ki bende twit attım... Programının neredeyse bir saatini Pamir in bulunması için yer verdiği için ayrıca teşekkürler Okan Bayülgen... O gece yattığımda oğluma sarılarak ağladım... Rabbim bizi evlatlarımızla sınama diye çok ama çok zor... Cumartesi sabah uyanır uyanmaz telefonu elime aldım gelen twitlere baktım Pamirle ilgili bir gelişme var  mı diye... Öğleden sonra öğrendim ki melekler onu yanına almış... Rabbim ailesine sabırlar versin... Atahan da çok hareketli ve sürekli koşan bir çocuk bazen Mirkelam ım benim diye takılırım da. Yaz tatilinde gittiğimiz otelde Atahan da yanımızdan kaybolmuştu üstelik geceydi ve her yer havuz doluydu tam 15 dakika boyunca Onu bulamadık deliye dönmüştüm. 15 dakika boyunca Atahan ın adını hayırkırmaktan ertesi gün sesim kısılmıştı...15 dakika bana 15 gün gibi gelmişti... Gerçekten çok ama çok zor.. Dedim ya Rabbim  evlatlarımızı bize bağışlasın... Cumartesi bütün gün zor geçti...Atahan ın orta kulak iltihabı tekrar etmesi ve antibiyotikle hayata devam etme mücadelemiz başladı... Gece erkenden de yattık dinlendik zira ertesi gün biraz enerjiye ihtiyacımız olacaktı.... Eh Atahan Mirkelam gibi koşan adam , peşinde koşacak adamında enerjik olması gerek... 


Kayınvalidemlerin bu yaz ki hac ziyaretindeki kafile arkadaşlarıyla her ay toplandıkları harika bir mekan  ORMAN CAFE ... Baharın da gelmesiyle bu ay ki organizasyona biz de katılalım dedik... Pazar sabahı Yalova dan çıktık yola ve attık kendimizi Trabzon Parka... Ormanın içerisinde ve Trabzonlu işletmeciler tarafından cafe ve restaurant  hizmetleri veren bol oksijenli bir mekan Trabzon Park...Sabahtan hava biraz bozuktu hatta yağmur ciseliyordu... O nedenle kahvaltımızı içeride  yaptık yok yoktu masada ama Atahan ın mızmızlığında resim çekemedim ki Aldığı ilaçların etkisinden olsa gerek öğlene kadar keyfi yerine zor geldi...  Kayınvalidemlerin hac kafilesindeki  Abdurrahman amca ve Ayşe teyze aynı zamanda  Orman Cafe nin işletmecisi... Hemşehrim olarak gurur duydum. bir hizmet ancak bu kadar güzel verilir... Haftasonu olması nedeniyle müthiş bir kalabalıklık vardı Sadece haftasonu 100 kg tereayağ tüketildiğine göre gerisini siz hesaplayın artık... O yoğunluğa rağmen personel süper bir organizasyon içerisinde çalışıyor... Herşey eksiksiz tam ve zamanında hemde lezzetli... Nasıl lezzetli olmasın ki tüm ürünleri Abdurrahman amca trabzondan getirtiyormuş... Final de bir  fındık baklava yedim süper ötesi... Taş kapakta şerbeti önceden dökülerek pişirilen bir baklava kesinlikle tavsiye ederim yemeden gelmeyin...








Sevimli köpek Oscar ile bizimkiler...

Minik Atahan ın fotoğraf çekme tecrübesi boyu minik olduğundan eğim aşağıya kayıyor haliyle...




Güzel bir hafta olması dileğiyle sağlıkla mutlulukla huzurla ve sevgiyle kalın...

1 Nisan 2014 Salı

İLGİNÇ KAPI SÜSLERİ


Eltimin kızı Eylül ün dünyaya sağlıkla sıhhatle gelmesi dileğiyle doğum hazırlıklarına tam gaz devam... Sevgili blogger arkadaşım  BAĞNU  minik Eylül için harika bir kapı süsü hazırlamış...



Keçeden hazırlanan bu değişik tasarımlı bebek oda kapı süsleri her geçen gün ilgi toplamakta... Ama gerçekten  çok güzeller değil mi...



Bizim evimiz için de bu kapı süsünü yaptı sevgili  BAĞNU  güllerle tek tek uğraşmış emek vermiş..



Bir de mink Atahan için keçeden harika bir çerçeve hediye göndermiş... Eylül bebek için de pembesini yapmış canım arkadaşım...Tekrar emeğine ve ellerine sağlık...

25 Mart 2014 Salı

DOĞUM GÜNÜM HÜZÜN GÜNÜM...


Dün  doğum günümdü hüzün günüm oldu...  Aslında  son  9 yıldır  hüzün günüydü bir  daha pekişti...  Kuzenimin oğlu henüz 10 yaşındayken  lösemiden ölmüştü benim doğum günümde.... Her yıl buruk geçmeye başlamıştı 24 Mart lar.... Dün 24 Mart bir yılımı daha geride  bırakırken bir hüzn daha yakaladı beni... Akşamın geç  saatlerine kadar çalışmış yorgun bir şekilde eve gelmiştim... Eşim çok mutsuzdu  acaba dedim kaç akşamdır  işten eve  geç geliyorum diye mi ama yok durum faklıydı dokunsam ağlayacak gibiydi... Yıllar geçsede bağlarını hiç kopartmadıkları üniversite arkadaşı intihar etmiş... Ailecek görüşüyorduk tanıdığın sevdiğin insanın bu dünyadan gitmesi hele ki böyle bir ölüm şekliyle... Derler  ya Allah  ölümün bile hayırlısını versin diye.... Kelimeler boğazımda kaldı  dün gece haberi aldığımda... Allahım dedim bu nasıl bir  sınav ki doğum günümde küçük kuzenimi sonrada arkadaşımızı yanına aldın.. Yaptıklarına sual olmaz sen bizi beterinden sakla....

23 Mart 2014 Pazar

SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM


Sevgili blogger arkadaşım biricit  beni SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM la mimlemiş ne de  iyi etmiş...  Ben de bir çok blogger arkadaşımı severek takip ediyorum... İlk aklıma gelenler kelebegingozunden ,neclasolen ,sevdadanyazilar ,kardeslernikahsekeri
SEVGİLERLE...

22 Mart 2014 Cumartesi

SON GÜNLERDE


Son günlerde iş yerinde işler çok yoğun... Gece geç saatlerde eve gelir oldum,  yorgunluktan ölüyorum desem yeridir...Kuzum 21,30 da normalde uykuya yatar ama  ben geç gelince beni görmeden uyumuyor ve uyku saatlerimiz bu hafta hep ileri attı... Hal böyle olunca sabah benim gibi yataktan sürünerek kalkar oldu...Hazırlanmak giyinmek işkence oldu...Gece yatarken uyku tavşanımızı bile kreşe götürmek için ısrar eder oldu... Servise binerken tavşan anneye verilir annede tavşanı arabaya koyar işe gider... Son üç gündür durum biz de bu... 

19 Mart 2014 Çarşamba

TÜRKİYEYE YERLEŞMEK İÇİN BEKLEYEN YABANCILAR...



Sosyal medya müdavimleri eğlenceli bir liste hazırladı. Özellikle Türkiye'ye yerleşme düşüncesi olan yabancılar ve geri dönmeyi düşünen gurbetçiler için Türkiye'nin benzersiz avantajları..İşte line.do sitesinin güldüren derlemesinden bazırları..

18 Mart 2014 Salı

18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ


Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri


Zafer dedikleri kahraman peri
Susandan kaçar da coşana gider.
Bu yolda herkes bir ey delikanlı
Diriler şerefli ölüler şanlı
Yurt için döğüşen başı dumanlı
Her zaman bu şandan, o şana gider
Faruk Nafiz Çamlıbel

Ruhunuz şad mekanınız cennet olsun...

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

11 Mart 2014 Salı

ÇEKİLİŞİMİN KAZANANI BELLİ OLDU...


Ve çekilişim sonuçlandı...Toplam 85  katılımcı oldu 9 geçersiz katılım ek haklarla birlikte 96 katılım oluştu ve talihli 75. sıradaki Bilge cilekbeneklidunyam bu güzel hediyelere sahip talihli...

HAYAL - İELEV - GERÇEK!

"Hayal ile Gerçek Arasında İELEV Vardır" sloganıyla eğitim veren İELEV çocuklarınızın hayallerini destekliyor. Yeteneklerini İELEV'de keşfeden öğrenciler; daha başarılı, daha özgür, daha mutlu oluyorlar. Üstelik İELEV artık Lisesini de açarak Eğitim Çemberini Tamamladı. İELEV Özel Lisesi Almanca, İngilizce, Türkçe eğitim verecek

Aydınlık Bir Gelecek İçin Köklü Eğitim
İELEV Eğitim Kurumları, İstanbul Erkek Lisesi’nin sarı siyah geleneğinde ve çizgisinde, sürekli gelişimi ilke edinir. Sarı Siyahlı olmayı hissetmek; yardımlaşma ve dayanışma bilincini de beraberinde getirir. Akademik mükemmelliği hedefleyen, mücadele ruhuna sahip, adil, çağdaş ve ulusal kültüre sahip çıkan, saygılı, yardımsever, farklılıkların zenginliğinin bilincinde, dürüst, yardımsever ve bilinçli öğrencilerimize inanıyoruz, onlar dünyayı daha güzel bir yer haline getirecekler.
Çok Kültürlü, Çok Dilli, Dünya Vatandaşları
Okulumuzda, anadil ile birlikte Almanca ve İngilizce sistem bütünlüğü içerisinde ele alınır. Eğitim anlayışımızda, öğrendiklerimizi “yaşatarak“ yaşamla ilişkilendirmek esastır. Dili öğrenirken, o dile ait kültürel unsurları da aynı şekilde yaşatırız. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının birden fazla dil bildiği gerçeğinden hareketle, öğrencilerimize Almancadan sonra öğrenilen İngilizcenin ne denli kolay öğrenildiği avantajını yaşatıyoruz.
Yaparak - Yaşayarak Öğrenme
Günümüzde, bireylerin gelişmiş düşünme becerilerine sahip olması önem taşımaktadır. Bu durum eğitimde öğrencilerin kendi öğrenme sürecinde aktif rol aldıkları bir ortam ihtiyacını doğurmaktadır. Farklı yetenek ve becerilere sahip öğrencilerin kendilerini tanıyarak keşfetmelerine imkan tanıyan yaklaşımımızla öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlayarak aslında tüm hayatı boyunca bilgiye erişme, anlama, yorumlama ve kullanma yönünde becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.
Mutlu ve sağlıklı çocuklar
Öğrenci mutlu olmak için, kendi özgün kimliğini oluşturmalı, kimlik kazanmalı, sürdürebilir ruhsal esenliğe sahip olmalıdır. Bu çerçevede İELEV’de, öğrenciye zorlandığında (akademik olabilir-sosyal olabilir, dönemsel olabilir, duygusal olabilir) bunu çözebilme iradesi ile kendini yönetebilecek “kimlik ve kişilik” yönetimi kültürü kazandırılır.
İELEV Özel Lisesi ve GIB Programı

GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı ile dünyadaki tüm üniversitelere kabulde önemli ayrıcalıklar kazanacak olan mezunlarımız, her zaman bir adım önde olacaklar.

İELEV Eğitim Kurumları, 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini tamamlayacak şekilde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında lisesini açıyor. İELEV Özel Lisesi’nde öncü olma kararlılığıyla, bütünlük ve devamlılık anlayışı içinde GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı benimseniyor.
GIB Programı: İELEV Özel Lisesi’nin benimsediği GIB Programı yurtdışında birçok okulda, Türkiye’de de sadece Ankara’daki Alman Konsolosluk Okulunda sürdürülüyor. İELEV Özel Lisesi öğrencileri araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, bireysel özelliklerini dikkate alarak yaratıcılıklarını geliştiren; sanatı, müziği ve sporu yaşamın vazgeçilmezi sayan gençler olarak hayata atılmalarına yardımcı olacak GIB Programı’nın birer parçası olacak.İELEV Özel Lisesi biri Türk, biri Alman olmak üzere iki yöneticili idari yapıya sahip olacak. Diğer okullarda olduğu gibi, İELEV Özel Lisesi’nde de Almanca ve İngilizceyi ana dili gibi konuşan, uluslararası deneyime sahip, yetkin bir öğretmen kadrosu bulunuyor.
Dünya ile uyum için çok dilli Eğitim: Almanca ve İngilizce yürütülen hazırlık sınıfları ile başlayacak lisede eğitim anlayışının vazgeçilmez unsuru olan teknoloji, bilime ulaşmada bir araç olarak kullanılmaya devam edecek. İngilizce ve Almanca, hazırlık sınıflarında ağırlıklarına göre ayrılarak, 18+8 saat; sonraki sınıflarda 4-8 saat arasında okutulacak. Branş dersleri ise, GIB Programı’nın gerektirdiği şekilde İngilizce, Almanca ve Türkçe verilecek. (Örneğin Matematik İngilizce, Biyoloji ise Almanca anlatılacak). Seçmeli Yabancı Dil Programı içinde ise Çince, Rusça ve İspanyolca seçenekleri olacak.
Detaylı bilgi almak için tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

BİR KÜÇÜK ÇİÇEK



Yaradan ne  güzel de  yaratmış şu güzelim  çiçekleri insan onlara  her baktığında sanki başka diyarlara gidiyor huzur  buluyor yada en azından ben öyleyim... Annem çiçeklere resmen aşıktı  ki hala  öyle hatırlıyorum da  küçükken misafir odasındaki on iki kişilik yemek  masasının üstü sadece menekşelerle doluydu onlarla  hergün  konuşur ayrı bilgi ilgi gösterirdi... Çiçekleri onun en kıymetlileri arasında... Bazen kıskanırdım da :) Tabi yaş ilerleyince  bakması daha kolay  çiçekleri tercih etmeye  başladı... Annem çiçekleri çok sevdiğinden dolayı bende nedense ters tepki yarattı... Sevmediğimden değil bakımları ilgili sıkıntılarıyla uğraşmak  zor  geldiğinden... Evlendikten sonra evimizde bir tane bile  canlı çiçek  bakmadık... Sevgili eşim de sevmez hiç bakımlarını... İkimizde uzaktan seven hazırcılarız... Tembeliz velhasıl :) Evde bir tane canlı çiçeğimiz var  o da çok su ve bakım istemediğinden bizi pek yormuyor... Bir de orkidemiz vardı artık can çekişiyordu kuzenime verdim o tekrar canlandırdı... Bu resimde  gördüğünüz çiçeğin adını bilmiyorum ama renklerine bayıldım... İki taneydiyler hemen hediye ettim sevdiklerime... Bakamıyorum ölmelerinide hiç istemiyorum ... Bende ki çiçek sevgisini hala  çözmüş değilim... Atahan da  bu aralar elinde  fotoğraf makinası evimizdeki tek çiçeğin yanına gidip gidip resimlerini çekiyor...Bahçemizde  yeterince çiçek olduğu için evde bakmaya pek  gerek kalmıyor...Bahçemizle ilgili çalışmaları   şurada   ve   burada  anlatmıştım... Doğayla ve sevgiyle kalmanız umuduyla... 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...