posted from Bloggeroid
28 Şubat 2013 Perşembe
SENi SEVİYORUM YAĞMUR
25 Şubat 2013 Pazartesi
GÜNEŞLİ BİR PAZAR...
Bu pazar güneşe gezmeye zıplamaya koşmaya yuvarlanmaya neredeyse doyduk...
Denize taşlar attık çünkü hepsi sahilde Atahan Paşa yı rahatsız ediyordu bir an önce denize atılmalıydı...
24 Şubat 2013 Pazar
BURSA CANDA OYUNCAK...
Geçen gün internette dolasirken Bursa da bir oyuncak magzasina rastladim...Bursaya gittigimizde oraya ugradik...Canda oyuncak magzasi dort katli her yas grubuna gore oyuncaklar var....
Benim favorim bu ahsaptan kucuk oda tasarimiydi bayildim...
Pufidik pufidik bu ayiciklar sahane....
Hepsini bir odaya doldurup arasinda kaybolmak istiyorum...
Gosteriler icin kostumler bile vardi...Evinizin bahcesine kurabileceginiz parklardan tutun da bebek oda drkorlarina kadar hersey var....Ben dort saatte kendimi kaybettim orada....
posted from Bloggeroid
21 Şubat 2013 Perşembe
DİNLENMECE...
Bu aralar çok yoruldum Atahanla geçen uykusuz geceler ertesi günü iş, havaların dengesizliği artık pilim bitmek üzere kısa molalarla şarj etmek gerekiyor bazen... Bir gece Atahanı babannesi ve dedesine postaladık sanki bana inat gece sadece bir defa uyanmış...Biliyorum tüm nazlı bana...Deliksiz uyumuşum o gece ilaç gibi geldi.... Bir gecede arkadaşlarla gece yarısı kahve keyfi yaptık tabi yanında sohbet bedava.... İkinci dopingi de oradan aldım..
Üçüncü doping de eşimden geldi internetten alışveriş O nu iyi sardı bu aralar bana hediye almış... İşyerinde kargocumuz abla bugün sana evrak getirmedim dedi :) Eşim Polo dan sweet almış çok beğendim... Eh hal böyle olunca biraz daha dinlenmiş oldum...
Bu dinlenmecelerin devamı olması dileğiyle....
19 Şubat 2013 Salı
YALOVA MARİNA ABBA VE ÖZGÜR AKKUŞ
1973 yılında dünyaya gelen özgür akkuş, egitimini marmara üniversitesi güzel sanatlar fakültesi müzik eğitimi (opera şan) bölümünde 2002 yılında başarı ile tamamlar. devamında istanbuldaki bir çok koroda koristlik ve solistlik (avrupa korosu , gençlik korosu, dostlar korosu..)
1993 - 1994 yılları arası müjdat gezen sanat merkezin' de seha okuş ve adnan ataman dan türk halk müziği, şan ve tiyatro eğitimi.
1997 - 1998 yılları arasında fenerbahçe dalyan kulüp yaz okullarında müzik öğretmenliği.
1999 - 2000 yılları arasında çıkan kerem alışık' a ait kerem misali adlı şiirinde vokal.
2000 yılında melih kibar yorumculuk yarışması birincililik .
2000 - 2002 yılları arasında levent kırca tiyatrosunda ses ve sahne performansı .
2000 - 2005 yılları arasında melih kibar orkestrası solist.
2003 - 2004 yılları arasında istanbul tvde yayınlanan bogaziçinden adlı gündüz kuşağı programında
canlı performans.
2003 - pembe mavi güzel sanatlarda müzik ve şan eğitmenliği.
2004 - nilgül isimli sanatçının klip parçası ( yıllar yollar - söz ve müzik).
2004 - koçum benim (trt 1) dizisinin jenerik parçası.
2005 - 2007 beşiktaş kültür merkezi (bkm mutfak - sahne performansı).
2008 - birlik ilk öğretim okulunda müzik öğretmenliği.
2008 - süper babanne (trt 1) dizisinin jenerik parçası.
1995 - 2009 yılları arasında bir çok albüm ve konserde profosyonel vokalistlik (mahsun kırmızıgül, haluk levent, nez, mustafa sandal, ebru gündeş, ragga oktay, gülşen..)
ilk çalışması olan özgürüm adlı albüm çıktı (22 ocak 2010) albümün prodüktörlüğünü hilmi özer , müzik yönetmenliğini yıldıray gürgen eşliğinde tamamlayan özgür akkuş'un düzenlemelerini ise başta yıldıray gürgen ve mert ali içelli olmak üzere berkay şenol ile serkan ölçer gerçekleştirdi. albümde yer alan onbir parçanın ikisinin söz ve müziğine, yedi parçanın ise müziğine imzasını atan özgür akkuş'a birbirinden değerli söz yazarı ve besteci destek verdi (serkan söylemez, yasemin pulat, boran (bora turgay), ayşegül kartal, karacaoğlan, pir sultan abdal, gökhan şahin, aytaç özügümüş, soner şahinoğlu). bir çok tarzı kapsayan albümün yorumcusu özgür akkuş; albümün kartonetinde duygularını '' bu albümde duyduğunuz tüm şarkılar yaşanmış hikayelerden alınmıştır. herkese teşekkürler... özgürce dinleyiniz.'' diye dile getirmiştir.
Biz yeni yıl akşamı da aynı mekandaydık... Gecenin ilerleryen saatlerinde dışarıda temiz hava alırken...
Özellikle cumartesi akşamı gitmek isteyenler önceden kesinlikle rezarvasyon yaptırın... Zira biz bu cumartesi akşamı ev gezmesi dönüşü altı arkadaş gittik ama hiç yer yoktu:( akıllandık artık önceden rezervasyon şart...
Bunlardan 2013 e girerken bir kaç kare...
17 Şubat 2013 Pazar
SOSYAL ETKİNLİK SAATİMİZ
Kitap okumayi cok seviyoruz...Aslinda okumak degil tabiki resimlere bakip hikayeler olusuruyoruz... Bol resimli bir kitabimiz var hayvanlar yiyecekler esyalar.... Sonrada eşleştirme yapiyoruz hernekadar cabuk sıkılsak da cok egleniyoruz...
Poz vermeyide ogrendik artik...Ama sonrada utaniyoruz hemen:)
Bazen de inat edip objektife bile bakmiyoruz....
Sosyal etkinligimizi en cok koltugun uzerine kendi sandalyesini cikartip yukseklerde gerceklestirmeyi seviyor... Bu da yeni aliskanligimiz bakalim Atahan pasa bize hayatta daha neler ogretecek.... Guzel bir haftasonuda yine bitmek uzere... Bu postumu da Atahan pasa uyurken bende Kahve Duragi nda kahvemi yudumlarken yaziyorum...
Guzel haftalarimiz olmasi dilegiyle...
posted from Bloggeroid
14 Şubat 2013 Perşembe
TEŞEKKÜRLER MUDO TEŞEKKÜRLER MUSTAFA TAVİLOĞLU
Hayatımın anlamıyla 14 şubatı kutladık yemeğimizi marina da yedik ve dönüşte Mudo girdik.... Hazır Atahan paşada yok rahat rahat kıyafetlere bakalım birşeyler alalım dedik... Alışveriş sonrası kasaya geldiğimde duvardaki manzara beni çok ama çok etkiledi... Kasadaki yetkili bayana emin olmak için sordum ve duvardaki konseptin merkez tarafından belirlendiğini öğrendim... Eşime dönüp Mudo Türk firması mı dedim ve hemen yetkili bayan evet Mustafa Tavilioğlu na ait şirketimiz dedi...
Parça parça ışıklı bloklardan oluşturulmuş Atatürk ün yüzerken,kürek çekerken sahildeki resimleri harikaydı... Neden bilmiyorum ama çok duygulandım yaşlanıyorum galiba artık... Sonra düşündüm ve neden duygulandığımı anladım Atam ın emanetine sahip çıkmayı beceremediğim için utancımdan duygulanmıştım... Mudo yu severdim şimdi daha çok seviyorum... Teşekkürler Mudo teşekkürler Mustafa Tavilioğlu...
13 Şubat 2013 Çarşamba
GEL ARTIK BAHAR
Puf puf kabarmış sıcacık lavaş güveçte alabalık mevsim salatası birde muhlama... Temiz köy havası açıyor insanın iştahını...
Birde gürül gürül yanan soba... Kemiklerime kadar ısındım birde kestanelerimiz olsaydı süper olacaktı...
İş yerinden arkadaşımın uzun zamandır beklediği tayini nihayet gelince o gitmeden hep beraber Mustafa Abinin mekanında mide ziyafeti yapalım dedik ve yaptık... (ay bu bölüm Ali Ağaoğlu gibi oldu)...
Pastamızı aldık ve.....
Sevgili Bihter i Moda şubesine gönderdik... Yeni şuben huzur ve mutluluk getirsin sana... Biraz da ben mutluluk istiyorum mutsuzum çünkü uykusuzum geceleri 3-8 defa Atahan tarafından uyandırılmak faklı odalarda kucağımda kah koltuk tepesinde kah bizim yatakta kah onun karyolasında onunla uyumaktan pardon uyuyamamaktan tepeme huni takma aşamasına geldim... Ne zaman düzelecek bu minik kuş... Bu bana yapılır mı hemde benim gibi uykuyu çok ama çok seven birisine... UYUMAK İSTİYORUMMM DELİKSİZ UYUMAK....
11 Şubat 2013 Pazartesi
DURME DEN ÇEKİLİŞ
Benim gibi Türk kahvesini ve keyfini sevenler sizi DURME nin bloğuna davet ediyorum güzel bir çekiliş ile bu güzel takım sizin olabilir... Bol şanslar...
10 Şubat 2013 Pazar
SÜT KARDEŞ EYMENLE OYUNLAR...
Güzel bir haftasonuydu.. Çünkü Atahan çok mutluydu... Havanin guzel olmasi guzelliklerin basini cekiyordu... Bir ara yagmur atistirir gibi olsa da tum gun guzeldi... Yalova marina da kahvemizi yudumlarken Atahan da temiz hava esliginde oynuyordu....
Gercekten temiz hava cocuklarda istah aciyor aksam balik restorantta itirazsiz baliklari yedi...
Aksamda sut kardesi Eymen e gittik...Süt oğlumdan daha öncede burada bahsetmiştim...Oyun çadırının icerisinden hiç çikmak istenediler...
Butun oyuncaklari cadira toplayip icinde ounadilar...
Bu oyun cadirini cok begendim...
Sonra hizlarini alamayip koltuklarin minderlerinden kaydirak yaptilar...
4
Yorgunluktan Atahanin pestili cikmisti tum gece deliksiz uyku uyur dedim ama nerdeeee...Sabah 4 te Atahan yine mizmizlanmaya baslamisti bile....Uykumuz hala duzene girmedi istahimizda....
posted from Bloggeroid
8 Şubat 2013 Cuma
EN UCUCZ TEFAL NUTRICOOK DÜDÜKLÜ TENCERE
Çeyizimden kalma (ki tam 5 yıllık) emektar düdüklü tenceremin klipsi bozuldu hal böyle olunca da yeni düdüklü tencere alma için girişimde bulunmak gerekir dedim... O site senin bu site benim en ucuz ve en kaliteli olanı aradım taradım... Tefal da karar vermiştim zaten kullananlar çok memnun olduklarını söyleyince bu marka üzerinde araştırmalara başladım...Ve sonunda en ucuz Tefal Nutricook düdüklü tencereyi sanalreyonum sitesinden aldım 2 günde elimdeydi...
Emniyet kilitli digital saat ayarlı 4 ayrı proglamlı tenceremiz...
Yanında da harika yemeklein yapıldığı tarifler kitabı... Özellikle benim gibi sebzeyi sevenler için :))
Tefalin en güzel süprizi ise işteeeeee buradaaaaaa....
Ben tencereyi yıkarken küçük paşa Atahan da kutusuyla bütünleşmiş bana şımarıklık yapıyordu...
Dudaklarımızın üstüde hafif bıyık gibi olmuş:)) Oyun hamuruyla oynamışda bugün kendisi...
6 Şubat 2013 Çarşamba
HAFTASONU ULUDAĞ
Bu pazar abim kardeşim eşleri yeğenim ve eşimle Uludağ a kaçtık... Uzun zaman olmuş gitmeyeli... Kar doğa harikaydı.... Yarıyıl tatili nedeniyle oldukça kalabalıktı hertaraf çocuklarla doluydu... Doyasıya kayıp eğleniyorlardı... Atahan mı? O nu anneannesine bıraktık... Kısmetse seneye kışa onu götürürüz...
Hava şansımıza çok güzeldi... Güneş süper yakıcıydı... Yüksekte olunca etikli oluyor yansıması... Kayak hocaları solaryumdan çıkmiş gibi zenci olmuşlardı...
Telesiyejle zirveye tırmanırken rüzgar okadar etkili olmuştu ki biran için uçacağımı sandım...
Reklamın iyisi kötüsü olmaz reklam reklamdır... Arçelik in bu maket makinesi telesiyejde tüm gün gitti geldi... İlk önce reklam olduğunu anlamadım sonradan farketttiğimde çok yaratıcı buldum... Alt kısımda da kayaklar var :)
Eşimle zirveye varırken kardeşim önceden inip hemen bizi fotolamıştı bile...
Zirve gerçekten zirve okadar soğuk ki rüzgar adamı felç edebilecek kadar etili...
En güzeli fotoğraf makinesini ayarlayıp kendi kendimizi çektiğimiz pozlar o kadar eğlendik ki gülme krizlerine giren bile oldu:)
Başkalarının yaptığı kardan adama bile el attık sadece gözleri için malzeme vardı...
Hatırlarmısınız bilmem eski Türk filmlerinde Cüneyt Arkın Gülşen Bubikoğlu ile Uludağ da çekilmiş bir filmi vardı adı gelmiyor şimdi aklıma işte bu küçük dağ evlerinde setleri kurmuşlardı...
Uludağ denince akla gelen şeylerin başında mangalda sucuk ekmek ve sıcak şarap gelir... Sıcak şarabı zirvedeki cafelerde afiyetle yudumlayabiliyorsunuz... Karlar üzerinde yakılan mangal ve yemenin keyfi... Normalde ben sevmem sucuğu ama temiz havanın etkisinden olsa gerek bol oksijen mideme ye ye diye sinyal gönderip duruyordu... Hoppppp sucuklar mideye...
Aşkısıyla birlikte....
Uludağ dan Bursaya inerken güneş batmak üzereydi ve manzara inan çok ama çok güzeldi
Kırmızı ve sarının tonları bu kadar mı güzel durur gökyüzünde...
Türkiye nin en yaşlı çınarı olarak bilinen İnkaya çınarı görülemeye değer.. Uludağdan Bursa ya inerken İnkaya köyünün içerisinde....600 yaşındabir çınar 35 mt boyunda ki yaklaşık 13 katlı bir apartman yüksekliği kadar...Çevresi 920 mt. Her bir dalı yaklaşık 3-4 mt kalınlığında varın gerisini siz düşünün...
Etrafında çay bahçeleri hediyelik eşya dükkanları restorantlar yer alıyor... Bizde çay molası için durduk çok da iyi ettik...
Yorucu olmasına rağmen güzel bir pazardı... Eve gelince Atahan beni neden götürmediniz der gibi mız mız dolandı durdu:)
2 Şubat 2013 Cumartesi
EN UCUZ LİSANSLI BEBEK NEVRESİM TAKIMLARI
Atahan paşaya değişiklik olsun diye nevresim takımı arıyordum gerçi bana değişiklik oluyor ya neyse :) Yalova da birkaç mağzaya baktıktan sonra dedim yine sanal alemin gerçek dünyasına atayım kendimi... Aradım taradım en sonunda en ucuz GS lisanslı bebek nevresim takımını nevresimevi nde buldum... Üstelik kargo ücreti de yok... Sitede ki ürünlerin hepsi Taç ın oldukça başarılı kullananlar zaten bilirler pamuk ve pamuk setende kaliteden ödün vermeden satışlarına devam ediyorlar... Atahan aslanı yastığı çok sevdi gece ona sarılıp yatıyor... En kısa sürede kendime de buradan bir ürn almalıyım...
31 Ocak 2013 Perşembe
GECE GÜNDÜZ
Minik kuzum geceleri uyuyamnayinca gunduzleri boyle ayakta uyur oldu.... Alisveris arabasi rahat geldi ona...Uykusuzluk yetmiyormus gibi birde soguk alginligi nedeniyle burnumuz akiyor... Gece burnu tikandigi icinde sık uyaniyor...Bir sonraki postumda guzel seylerden bahsetmek dilegiyle.....
posted from Bloggeroid
29 Ocak 2013 Salı
BEĞENDİKLERİM...
Ya bayılıyorum böyle tiplere bizim Atahan paşa da bırakın poz verdirmeyi resim çektirmek bile çok zor... Biraz da büyüsün bende böyle güzel kareler yakalarım herhalde...Bebekken güzel pozlarını yakalamıştım ama zaman ilerledikçe zorlanır olduk karelerde...
Şimdi nerdeee böyle pozlar yakalamak... Aman şu hırçınlığı geçsinde ben yine çekerim güzel fotoğraflarını...Şarkımıza devam ediyoruz... Hep beraber UYKUSUZ HER GECE....
28 Ocak 2013 Pazartesi
AJDA PEKKAN UYKUSUZ HERGECE...
Günün anlam ve önemini vurgulayan tek parça diyebilirim... Günün değil belkide son bir haftanın şarkısı... Uykusuz her gece, yorgun ölesiye... Unuturmuyum seni yorulsam her gece...
27 Ocak 2013 Pazar
ŞIMARIKLIKTA TAVAN YAPTIK...
Son iki haftadır şımarıklık, uykusuzluk, laf dinlememesi, inatlaşma vs tüm negatif konularda Atahan zirve yapıyor... Neden böyle oldu bilmiyorum havaların etkisinden midir aklı artık herşeye erdiğinden midir bilmem... Geçen gece dayısına gittik dolap içine girip şımarık şımarık saklambaç oynamaya başladı...
Dolapla bütünleşti adeta hiç çıkmak istemedi...Ev o kadar sıcaktı ki soyun soyun Atahan Tan Sağtürk gibi külotlu çorabı (tayt)yla kaldı... Zaten çıplaklığı çok seviyor halinden çok memnundu...
Geceleri uykusundan çok uyanan küçük kuzu, gündüz olunca da babasının omzunda böyle sızıp kaldı...Biran önce tüm bu olumsuzluklar bizden uzaklaşsın lütfen... İştahımız zaten yoktu iyice gitti... Yalnız dikkatimi çeken bir şey var bu olumsuz davranışların hepsi ben yanındayken oluyor... Bakıcı ablamızla hafta arası yemesi gayet iyi, anneannede kaldığı gecelerde deliksiz uyku hatta neredeyse öğlene kadar uyuma( saat 11 e kadar)... Peki neden ben? :( Bu aralar çok yoruldum onun bu uykusuzluğu benim uykusuz bir şekilde işe gitmem... Takviye vitamin hapına başlamak zorunda kaldım...Lütfen oğlum anneni üzen bir çocuk olma...
23 Ocak 2013 Çarşamba
BEBEĞİN KORDONUNU HEMEN KESMEYİN...
Okuduğum bir yazıyı paylaşmak istedim... Birçok yerde de buna benzer yazılar okumuştum...Galiba
artık doğruluk payı kesinleşti...
Michelle Roberts
BBC Sağlık muhabiri
İngiliz Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmaya göre, bebeğin göbek kordonunu biraz bekledikten sonra kesmek fazla bir yan etki yaratmadığı gibi, bebeğin demir eksikliği anemisi yaşaması riskini azaltıyor.
Bebeğin kordonunu kesmeden önce 3 dakika beklenmesi, yeni doğan bebeğin kan hacmini üçte bir oranında artırabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin kordonunun doğar doğmaz kesilmesi yönündeki tavsiyesinden yıllar önce vazgeçmişti.
İngiltere'deki hastanelerdeyse, doğumdan sonra göbek kordonunun ne zaman kesilmesi gerektiği konusunda kesin bir yönetmelik yok.
Birkaç yıl önce yapılan bir araştırmada, İngiltere'deki pekçok hastanede, kordonun doğumdan hemen sonra kesilmesinin tercih edildiği görülmüştü.
Giderek artan sayıda veri gösteriyor ki, kordonun hemen kesilmesi en iyi yöntem değil ve kimi sağlık sorunlarına yol açıyor.
Küresel düzeyde okul yaşı öncesi çocukların dörtte birinde demir eksikliği anemisi gözleniyor. Avrupa'da bu oran yüzde 3 ile 7 arasında değişiyor.
Bu da bebeğin beyin gelişimine zarar verebileceği için çok önemli bir sağlık sorunu yaratıyor.
Araştırmacılar, bu durumu önleyebilecek basit bir çözümün, bebeklerin hayata gözlerini açarken plasentadan olabildiğince kan ve demir stoklamaları olduğunu belirtiyorlar.
Son yapılan araştırmada, İsveç'teki uzmanlar düşük riskli hamileliklerden sonra doğan 400 bebek üzerinde inceleme yaptı.
Bu bebeklerden bazılarının kordonları, doğum üzerinden en az 3 dakika geçtikten sonra, bazılarının ise 10 saniyeden kısa bir süre içinde kesilmişti.
Göbek kordonları daha sonra kesilen bebekler 4 aylıkken, demir düzeylerinin daha iyi düzeyde olduğu ve yeni doğan bebeklerde rastlanan anemiye yakalanmadıkları belirlendi.
Kordonun kesilmesini geciktirmenin gözle görülür olumsuz etkiler yaratmadığı da saptandı. Daha önce uzmanlar kordonun kesilmesindeki gecikmenin bebekte sarılığa yol açması olasılığından söz ediyorlardı.
Araştırmacılar, göbek kordonları hemen kesilmeyen her 20 bebekten birinin, demir eksikliği çekmeyeceğini belirtiyor.
İlgili haber bbc ye aittir.
22 Ocak 2013 Salı
LİMANGO DA GS ÜRÜNLERİNDE SÜPER İNDİRİM...
Kim demiş internetten sadece bayanlar alışveriş yapar diye... Artık erkeklerde en az bayanlar kadar internetten alışveriş yapar oldu... Sevgili eşim limango dan alışverişini yapmış... Ama sadece Galatasarayın ürünlerinden :) Nedir bu futbol aşkı bilmem...Zaten ligde başladı sezon bitene kadar hayatımız futbol...:( Neyse gelelim alışverişe... Beyaz zemin üzerinde galatasaray yazılı ve aslan baskılı atkımız...
Atahan paşaya alınmış yaz için şortlu takım ve tekli tişört
Yine Atahan için alınan kolluk ve can simitleri... Yaş gruplarına göre ikişer tane almış :)
Kendisine alınan üçlü tişört... Desenleri çok hoşuma gitti...
Yine kendisine alınan bir forma:) ... Beni de unutmamış siyah zemin üstüne alevli bir üründe bana almış... Gs li olmamama rağmen alınmış bu tişört çok hoşuma gitti...
20 Ocak 2013 Pazar
YORUCU BİR HAFTASONU....
Bu haftasonu Atahan pasa coşmuS durumda... Onu hiç bukadar sinirli görmemiştim...Cumartesi gun boyunca huzursuzdu...Akşam amcasina gittik gecenin ilerleyen saatlerinde pil bitmek uzereyken halimiz buydu....
Gece yarisi dinleneyim dedim kahvemle bir parça keyif yaptim....Ama sabah 5 gibi Atahan pasa uyandi ve 7 ye kadar bizi esir etti... :)
Sabah sanki hiç dinlenmemiş gibiydik...Attik kendimizi disari kahvaltimizi yaparken Atahan in enerjisi hic eksiksiz tam gaz devamdi... Hava gunesli olunca sahil havasi eşliginde bir guzel uyudu...Bu postu da O uyur bende kahvemi yudumlarken yaziyorum... Yorucu bir haftasonuydu... Umarim bu gece rahat uyur....
posted from Bloggeroid
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



































