Bir yerde Türk kahvesi siparişi vermek benim için kabus... '' 4 şekerli bir Türk kahvesi lütfen ! siparişi alan kişilerde önce göz bebeklerinde bir büyüme meydana geliyor sonra yüzde bir tebessüm... Bazen dört ayrı şekerli kahvede gelebiliyor tabi...Önceden hiç Türk kahvesi içmezdim sadece birisi fal bakacaksa :) Ne zaman Atahan a halime kaldım dördüncü ayımda bana bir güzel koktu o gün bu gündür her gün bir Türk kahvesi içmeden yapamıyorum ... Yararları çok muş aslında Türk kahvesinin tabi günde bir fincanı geçmemek kaydıyla... Depresyona ve alkolizm tedaviine iyi geliyor, benim gibi migreni olanların ilacı aldıktan sonra içinlen kahve ilacın etkisini % 40 arttırıyor ağrıyı hafifletiyor, zihin açıcı ve uyarıcı etkisi var, harket sağlar gevşekliği giderir, barsakları düzenler,kollestrolü düşürür... Daha sayamadığım bir çok yararları var kahvenin tabi benim gibi 4 şekerli içmemek kaydıyla... Unutmadan en önemliside 40 yıl hatırırın olması... Sevgiyle kalın dünümüzü günümüzden güzel olsun...
4 Temmuz 2014 Cuma
TÜRK KAHVESİNİN FAYDALARI
Bir yerde Türk kahvesi siparişi vermek benim için kabus... '' 4 şekerli bir Türk kahvesi lütfen ! siparişi alan kişilerde önce göz bebeklerinde bir büyüme meydana geliyor sonra yüzde bir tebessüm... Bazen dört ayrı şekerli kahvede gelebiliyor tabi...Önceden hiç Türk kahvesi içmezdim sadece birisi fal bakacaksa :) Ne zaman Atahan a halime kaldım dördüncü ayımda bana bir güzel koktu o gün bu gündür her gün bir Türk kahvesi içmeden yapamıyorum ... Yararları çok muş aslında Türk kahvesinin tabi günde bir fincanı geçmemek kaydıyla... Depresyona ve alkolizm tedaviine iyi geliyor, benim gibi migreni olanların ilacı aldıktan sonra içinlen kahve ilacın etkisini % 40 arttırıyor ağrıyı hafifletiyor, zihin açıcı ve uyarıcı etkisi var, harket sağlar gevşekliği giderir, barsakları düzenler,kollestrolü düşürür... Daha sayamadığım bir çok yararları var kahvenin tabi benim gibi 4 şekerli içmemek kaydıyla... Unutmadan en önemliside 40 yıl hatırırın olması... Sevgiyle kalın dünümüzü günümüzden güzel olsun...
3 Temmuz 2014 Perşembe
Pegasus, çocukların hayallerindeki tatili Dünyanın En Güzel Hediyesi’ne dönüştürüyor.
Pegasus’un yeni uçaklarına kız çocuklarının isimlerini verdiğini biliyor muydun?
İlk duyduğumda beni çok şaşırtan çok da mutlu eden bu bilgiyi sizinle paylaşmamın çok güzel bir sebebi var!
Pegasus Aile Bireyleri arasındaki geleneği 2011 yılından bugüne misafirleri ile paylaşan ve yeni uçaklarına kız çocuklarının ismini veren Pegasus, kampanyaya bu sene harika bir sürpriz daha eklemiş ve Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kız çocuklarına vermek için tatlı mı tatlı bir yarışma başlatmış!
Düzenlenen resim yarışması ile kız çocukları “hayallerindeki tatilin” resmini çizecek, Pegasus'un yepyeni uçağı seçilen resimle boyanacakmış. Üstelik o uçağın ismi de yine o minik kızın ismi olacakmış.
Kızının hayalindeki tatili gökyüzüne taşımak senin elinde! Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kızına vermek için dunyaninenguzelhediyesi.com’a tıkla, yarışmaya katıl.
Benim minik kızım resim yapamayacak kadar küçük ama ona da Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni vermek istiyorum dersen de ucagaisimver.com adresinden çekilişe katıl, kızının ismi yepyeni başka bir uçağa verilsin. Düşünsene kızının adı göklerde gezecek! Gerçekten de ona verebileceğin #engüzelhediye.
Dünyanın En Güzel Hediyesini kızına vermeye hazırsan, istikamet www.dunyaninenguzelhediyesi.com :)
Bir boomads advertorial içeriğidir.
İlk duyduğumda beni çok şaşırtan çok da mutlu eden bu bilgiyi sizinle paylaşmamın çok güzel bir sebebi var!
Pegasus Aile Bireyleri arasındaki geleneği 2011 yılından bugüne misafirleri ile paylaşan ve yeni uçaklarına kız çocuklarının ismini veren Pegasus, kampanyaya bu sene harika bir sürpriz daha eklemiş ve Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kız çocuklarına vermek için tatlı mı tatlı bir yarışma başlatmış!
Düzenlenen resim yarışması ile kız çocukları “hayallerindeki tatilin” resmini çizecek, Pegasus'un yepyeni uçağı seçilen resimle boyanacakmış. Üstelik o uçağın ismi de yine o minik kızın ismi olacakmış.
Kızının hayalindeki tatili gökyüzüne taşımak senin elinde! Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kızına vermek için dunyaninenguzelhediyesi.com’a tıkla, yarışmaya katıl.
Benim minik kızım resim yapamayacak kadar küçük ama ona da Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni vermek istiyorum dersen de ucagaisimver.com adresinden çekilişe katıl, kızının ismi yepyeni başka bir uçağa verilsin. Düşünsene kızının adı göklerde gezecek! Gerçekten de ona verebileceğin #engüzelhediye.
Dünyanın En Güzel Hediyesini kızına vermeye hazırsan, istikamet www.dunyaninenguzelhediyesi.com :)
Bir boomads advertorial içeriğidir.
2 Temmuz 2014 Çarşamba
MADIMAK SENİ UNUTMADIK
2 Temmuz 1993 Türkiye tarihine kara bir leke olarak vurdu damgasını... Sivas Madımak otelde insanlar diri diri yakıldı... 15 yaşındaydım haberlerde Sivas katliamını veriyordu annem ağlıyordu yandı insanlar diri diri gitti insanlar diye... Annemin gözyaşlarını hiç unutamıyorum... Durumun ciddiyetini yıllar sonra idrak etmiştim... Yazılacak okadar çok şey var ki bu satırlara neresinden tutsan diye bakınıyorsun efrafına biz nasıl bir insan olduk öldürmekten zevk alan başkasının hayatına son verecek kadar kendimizde özgüven bulan... Yitirdik tıpkı 2 Temmuz 1993 de Sivasda ölen insanlar gibi İNSANLIĞIMIZI YİTİRDİK... Alkışlayalım kendimiz...
29 Haziran 2014 Pazar
EV YAPIMI RAMAZAN PİDESİ
Sevgili cocukluk arkadaşim Berna yillar sonrada ayri şehirlerde de olsak sosyal medya sayesinde birbirimizi takip edebiliyoruz...Ramazan nedeniyle harika bir tarif paylaşmiş.. Ev yapimi ramazan pidesi.... Haydi buyurun tarif şöyle:
3.5 bardak un,yarim cay bardagi zeytinyag,1paket kuru maya,tuz,seker,1 bardak sut,su,ve yumurta.aki icine sarisi ustune.afiyet olsun canim.
En kisa sürede denememiz lazim zira harika görünüyor..
Ellerine sağlik Berna cigim harika olmus...Tekrar hayirli Ramazanlar...
posted from Bloggeroid
27 Haziran 2014 Cuma
HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN
Ramazan gelmiş hoş gelmiş.Rabbim bu mubarek ayın yüzü suyu hürmetine ülkeme barış huzur kardeşlik getirsin... İnsanlarin yüreklerine merhamet ve insan sevgisi vesin...Borçlulara eda dertlilere deva versin... Ülkemde ve dünyada insanlar zulüm görmesin... Bu ay da nefsimizi terbiye ederek muhtaç olanlari daha iyi anlamak adina yardimlarimizi esirgemiyelim...Rabbim tum dualarimizi kabul etsin Ramazanimiz tekrardan mubarek olsun...
posted from Bloggeroid
26 Haziran 2014 Perşembe
BİRAZ HUZUR LÜTFEN
Bu aralar kacip gidesim var uzaklara... İş stresi ev birde Atahan la uykusuz geceler offf dokunmayin keyfime...
Kuzenimin eşi cekmis bu guzel manzaralari...Bursa botanik parkta sabah koşusu sonrasi dinlenirken... Bakmak bile huzur veriyor...
Rabbim ne de guzel yaratmis benim dünyami renkler coşmuş dans ediyor sanki...
En kisa surede buraya gitmek sart oldu... Ben boyle bunalimdayken doga bana iyi geliyor ...
posted from Bloggeroid
23 Haziran 2014 Pazartesi
NUXE KURU YAĞIN FAYDALARI VE TONY&GUY ŞAMPUAN
Geçen hafta arkadaşım internetten bir kozmetik ürünü almış yanında tester olarak bir kaç tane NUXE HUILE PRODIGIEUSE vermişler, bana da verdi... Akşam eve gelince denedim harika bir şey saça cilde yüze kullanabiliyorsunuz ... Kokusu mis mi mis...
Rahat durmadım hemen aldım ki bu da indirimdeydi...Size biraz NUXE HUILE PRODIGIEUSE den bahsetmek istiyorum... İçerisinde fındık yağı, tatlıbadem, hodan yağı, sarı kantaron, macadamia bitkisi, kamelya bitkisi bulunuyor. Aynı zamanda e vitamini bulunuyor içeriğinin % 98 i tamamen bitkisel...Her cilt tipinde kullanılabiliyor ister direkt cildinize ister kullandığınız nemlendiricinin içerisine.... Makyajınızı temizlemede kullanabiliyorsunuz... Duştan sonra nemli vücudunuza sürebiliyorsunuz, soğuk kış günlerinde yada yaz güneş banyosundan sonra cildi rahatlatıyor... Saçlarınızın diplerine sürüp taradıktan sonra sıcak suyla yıkanmış sıkılmış bir havluyu saçlarınıza sarın 20 dakika bekleyin alın size mis gibi saç maskesi... Bir de bu kur yağın pırıltılı olanı varmış dekolte bölgesi ve yüze kullanılan ben normalini aldım, fondotenin içerisine koyup da kullanabiliyor muşsunuz... Bir çok şeklini uyguladım sonuç kısa sürede gerçekten mükemmel... En güzeli ney biliyor musunuz yağ gibi değil adı üzerinde kuru yağ... Bildiğiniz nemlendirici havasında... Kokusu mis gibi bunu kullanmaya başladıktan sonra nemlendiricileri bir kenara bıraktım... Saçlarım yağlı (yağlı değil aslında saç derim yağlı ) korkmadan saç uçlarıma uygulayabiliyorum yağlandırmıyor ... Bir çok NUXE HUILE kullanan kişilerin yorumları var almadan önce okuyun ama denemeden asla karar vermeyin farkı göreceksiniz... Bilenler bilir ben öyle çok kozmetik malzemesi kullanmam favori ürünlerim vardır onların dışına pek çıkmam... Ama bu ürün almaya gerçekten değermiş...
20 Haziran 2014 Cuma
İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz
Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.
Bu nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen yaptığın her işte başarılısın.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bu nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.
Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen yaptığın her işte başarılısın.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.
Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
https://www.facebook.com/graniniTurkiye
Bir boomads advertorial içeriğidir.
19 Haziran 2014 Perşembe
ESKİ MADENİ AMERİKAN DOLARI
Geçen ay gitiğimiz Bursa Cumalıkızık köyünde ki burada anlatmıştım çok ilginç eşyaların olduğu sergiler vardı... Satılmayan sadece camekana konulmuş bu tarihi para çok ilgimi çekti üzerinde de yazılı olduğu gibi 1700-1800 yıllarına ait amerikan doları... Zaten Cumalıkızık tarihi bir yer olduğu içim heryerinden tarih fışkırması da doğal.. Sit alanı olarak geçiyor köyde bir çivi bile çakamazsınız gerekli izinler olmadıkça ... Bir amcayla konuşmuştum evinin çatısında onarıma gerek varmış akıtıyormuş param var ama iznim yok yaptıramıyorum demişti....Sit alanı olunca prosedürler oldukça tefarruatlı oluyor... Yapıların orjinalini bozmayacak şekilde onarılması gerekiyor bu da oldukça zaman alıyor... Gitmeyenler için söylüyorum yolunuz Bursa ya düşerse mutlaka Cumalıkızık a uğramadan gitmeyin...
18 Haziran 2014 Çarşamba
EN UCUZ CALVIN KLEIN EUQHORIA PARFÜM BURADA
Geçen gün bir kokusunu çok sevdiğim parfümüm için sitelerde arayışa girdim... Bir de ne göreyim hızlıal.com sitesinde calvin klein euqhoria parfüm fiyatları süper indirdimde... Durmadım hemen atladım siteye...
hızlıal.com gerçekten ismi gibi çok hızlı siparişten 20 saat sonra parfüm elimde ... Kullananlar için siteyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim % 50 indirimde...
16 Haziran 2014 Pazartesi
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
15 Haziran 2014 Pazar
BABALAR GÜNÜ
Minik oğlum kreste öğretmenleriyle birlikte cok güzel bir süpriz hazırlamışlar... Beyaz thisortun uzerine superman logosu ve tam kalbin üstüne gelecek sekilde minik oğlumun el izinden olusan bir baskı.... Babamiz çok mutlu oldu tabiki... Bu babalar gününde iş nedeniyle iki günlüğüne şehir dışındayim... Durum böyle olunca kutlamalarda tefonla oldu haliyle... Başta babam kayınpederim eşim olmak üzere tüm babaların baba adaylarının ve beylerin babalar günü kutlu olsun...
posted from Bloggeroid
13 Haziran 2014 Cuma
AĞAÇLARA ZARAR VEREN BÖCEKLERLE MÜCADELE
Çam kese böceği ... Kendi küçük ama marifetleri büyük bakmayın siz öyle masum tırtıl ve kelebek oluşuna elbet yararları vardır ama çam ağaçlarına çok zarar veriyor bu minik canlılar... Üst üste birkaç yıl bu zararlının tahribatına uğrayan ağaçlarda boy büyümesi gerilemekte ve hacim kaybı olmaktadır...
İşte bu zararlı çam kese böceğinin kimyasal ilaçlarla yok edilmesini engelleme adına (kimyasal ilaçlamayla sadece zararlı böcekler ölüyor evet ama çevreye de bir o kadar zarar veriyor ) Yalova nın Altınaova ilçesinde Orman Müdürlüğünce çok güzel bir çalışma yapıldı... Bursa Orman Bölge Müdür Yardımcısı Sönmez Ağca ve Fatih Sönmezoğlu, Yalova Orman İşletme Müdürü M. Mustafa Güner, Orman Zararları Şube Müdürü Yusuf Ziya Sekmen, Altınova Belediye Başkan Vekili Birol Bayram, belediye meclis üyeleri ve orman teşkilat personeli ile
orman ağaçlarını zararlı varlıklardan korumak için bölge laboratuvarından yetiştirilen colozoma cylocoponta (çam kese böceği yırtıcısı) böceğini özellikle tırtıllar ile mücadele amaçlı Bayraktepe’de doğaya salındı.
İşte bu zararlı çam kese böceğinin kimyasal ilaçlarla yok edilmesini engelleme adına (kimyasal ilaçlamayla sadece zararlı böcekler ölüyor evet ama çevreye de bir o kadar zarar veriyor ) Yalova nın Altınaova ilçesinde Orman Müdürlüğünce çok güzel bir çalışma yapıldı... Bursa Orman Bölge Müdür Yardımcısı Sönmez Ağca ve Fatih Sönmezoğlu, Yalova Orman İşletme Müdürü M. Mustafa Güner, Orman Zararları Şube Müdürü Yusuf Ziya Sekmen, Altınova Belediye Başkan Vekili Birol Bayram, belediye meclis üyeleri ve orman teşkilat personeli ile
orman ağaçlarını zararlı varlıklardan korumak için bölge laboratuvarından yetiştirilen colozoma cylocoponta (çam kese böceği yırtıcısı) böceğini özellikle tırtıllar ile mücadele amaçlı Bayraktepe’de doğaya salındı.
Bu küçük kese yırtıcısı böcekler aslında doğada var ama larvaları büyümeden sayıları azalmakata ve yeterli olmamaktaydı .Laboratuvar sayesinde sayılarında azalma olmadan doğaya bırakıldı... Bu kurtarıcı böcekler sayesinde ağaçlara zarara veren çam kese böceklerinin sayıları azalacak ve ağaçlarımız zarar görmeyecek... Doğamız için yapılan bu güzel çalışmada başta Orman müdürlüğü olmak üzere emeği geçen tüm insanlara sonsuz teşekkürler... Ağaçlarımız yok olmasın kıymetini bilelim...
Mutlu sağlıklı huzurlu barış ve sevgi dolu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle....
Mutlu sağlıklı huzurlu barış ve sevgi dolu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle....
12 Haziran 2014 Perşembe
ORGANİK ERİŞTE ÇİLEK REÇELİ VE CEVİZLİ EKMEK
İki hafta önce gittiğim Cumalıkızık köyünden ki BURADA anlatmıştım, kahvaltı yapıtığımız Kızık Sofrasın dan da küçük bir alışveriş yapmayı ihmal etmedim tabiki... Sadet ablanın kendisini yaptığı bol yumurtalı erişteden aldım... Küçükken ne çok yerdik erişte... Hatırlıyorum da babamın görev icabı taşrada dolaşırken kadınlar bir araya gelir imece usulu ateşler yakılır saclar kurulur hamurşar yoğurulur kışlık erişteler kesilirdi... Bol tereyağlı yapardı annem ne zevkli yerdik... Sadet ablanın eriştesini yerken o tadı buldum eskilere gittim çok çocukken makarna yerine erişte tüketirdik nasılda organik beslenmişiz aslında hiç katkı maddesi olmadan şimdiki makarnalar tırt yani. Sadece makarna mı dışarıdan aldığımız gıdaların hepsi katkı maddeleri bizler çocuklarımıza göre daha bir şanlıyız aslında... Sadet ablada nın kahvaltısında yediğimiz çilek reçelide çok güzeldi zaten köyün kendi bahçesinin çileği bol taneli çilek reçeline bayıldım.... Birde salçalı sos vardı kahvaltıda hafif baharatlı sarımsak belli bile değil ondan da aldım pişman oldum fazla almadığıma çok leziz çünkü gerçi biraz ekmek fazla yedirtiyor ama olsun nasılsa kilo problememim yok :) Birde cevizli ekmek aldım... Benim annem Bursa lı olduğu için orada bu ekmeğe cevizli lokum derler... Üniversiteden ev arkadaşım Mehtap öğrenci olduğumuz yıllarda bize geldiğinde Bursa Ulu Cami yi gecerken canım çekmişti de gel cevizli lokum alalım demiştim. Kendisi Karabüklü olduğu için olayı direk Safranbolu lokumuna bağlayıp '' karnımız aç ne tatlısı '' demişti ..Cevizli lokumu ekmek şeklinde değil de küçük poğaçalar şeklinde yapılır evlerde... Özellikle Bursa yöresinde kına gecelerinde,mevlütlerde yapılır ve dağıtılır... Bazı yörelerde bunu cevizli tahinli yada haşhalı olarakda yapıyorlar ama benim favorim iri iri cezli olanından...Yolunuz Cumalıkızık köyüne düşerse Kızık Sofrası ndan Sadet ablanın yaptıklarından alın derim... Sağlıklı mutlu günleriniz olsun...
11 Haziran 2014 Çarşamba
TÜRK BAYRAĞI
Kırmızı zemin üzerine hilal ve yıldız bulunan bayrak, Osmanlılarda ilk defa 1793'de devletin resmi bayrağı olarak kabul edildi. Ancak bu bayraktaki yıldız, sekiz köşeliydi. Bu bayrak Osmanlı Devleti'nin resmi ve umumi sembolü olarak kullanıldı. Sultan I Abdülmecid han zamanında 1842'de yıldızın beş köşeli olması kararlaştırıldı ve Osmanlı bayrağının şekli kesinleşti.
Türk bayrağına efsanevi bir anlam katan bir diğer inanış ise şöyledir: Osmanlıların 1448'de, düşmanlarını ağır bir yenilgiye uğrattığı Kosova savaşından sonraki gece; savaş alanında oluşmuş kan gölünün üzerinde gökyüzünden yansıyan hilal ve yıldız yan yana görünmüştür. Böylece sultan II Murad, bu simgeyi devlet bayrakları arasında kullanmaya başlamıştır.
Ay yıldızlı bayrağın 1. Kosova savaşı sonrası oluşması pek bir mümkün. Ancak o gece hilal ile yan yana gelen herhangi bir yıldız değil Jupiter gezegenidir. Fakat bazıları bu olayın II Kosova savaşı sonrasında olduğunu söyler ki bu yanlıştır çünkü o gün ay yeniay evresinde olup herhangi bir şekilde gökyüzünde belirmemiştir.
Bu efsaneye göre ise; Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi, rüyasında göğsünde bir hilal ile yıldızın belirdiğini ve göğsünün büyümeye başladığını görmüştür. Bu rüyayı devletinin cihana hükmedecek kadar büyüyeceğine bağlamış ve bayraklarında kullanmaya başlamıştır.
Türk bayrağı esasen kırmızı değil, aldır. Türk mitolojisinde, Türklerin renklerle ilgisi önemli bir yer
tutar; mavi (gök mazisi, turkuaz), beyaz/ak ve al/kızıl renkleri başta gelir. Al renk kırmızıdan farklıdır, kutsal, tanrısal renktir. Kırmızı renk adı Türkçede 12. asırdan önce pek görülmemektedir. Kırmızı, Türkçeye sonradan, Sogdcadan veya Farsçadan geçmiştir.
Al renk adı kutsallık içerdiği için, Türkler, 'kırmızı bayrak' değil 'al bayrak,' 'kırmızı kan' değil 'al kan,' demişlerdir. Yermek, aşağılamak anlamında 'karalamak' derken, yüceltmek, övmek, kutsamak karşılığı da, 'allamak' sözünü kullanırlar. Bugün dilimizde kullandığımız 'allamak pullamak' sözü de aynı maksatla kullanılmaktadır.
En yükseği Ankara Cebeci'deki 50. Yıl Parkı'ndadır. 300 metrekare büyüklüğündeki en yüksek Türk bayrağının direk uzunluğu 100 metredir.
En büyüğü ise Mersin'in Toroslar Belediyesince, yaklaşık 5 ton boya kullanılarak Toros dağlarının kente bakan yüzünde işlenen, 4.532 metrekare alanı kaplayan Türk bayrağıdır.
Doğu Türkistan'dan, müslüman Boşnaklara, Irak Türkmenlerinden, eski Hatay Cumhuriyetin'ne kadar pek çok halk, Türk bayrağını farklı renk ve biçimde kullanmıştır.
ŞİMDİ SORUYORUM BENİM ŞANLI BAYRAĞIM SİZİN NERENİZE BATTI..
not : bayrak bilgileri haberler.com sitesinden alınmıştır.
not : bayrak bilgileri haberler.com sitesinden alınmıştır.
9 Haziran 2014 Pazartesi
VÜCUTTA ÇIKAN ET BENLERİ
Atahan kuzu ya hamileyken vücudumda küçük küçük kırmız benler çıkmaya başlamıştı doktorum damarlar genişlediği için normal demişti... Geçen yıl kaşıntıyla berabar büyük kırmızı etbenleri çıkmaya başlayınca cildiyecide aldım hemen soluğu önemli bir şey yok dedi... Yine bu yıl aynı dönemde baharda coşuyorlar kesinleştirdim önce bir kaşınma başlıyor bende sivilce falan zannedip göremediğim yerleri kaşırken bazen kopartabiliyordum sonradan farkediyorum ki kırmızı et beni deriden kabarık bir şekilde... Bu yaz tatili nden sonra hazır izinliyken genel bir kontrol için tekrar cilt doktoruna gittim... Cİltteki benler genelde beyaz tenlilerde daha çok çıkıyor... Doktorum benleri inceleyerek herhangibir risk içermediğini güneşe çıkarken yüksek faktörlü koruyucularla çıkmam gerektiğini ve benleri kopartmamamı istedi... Birde çildim çok kuruymuş aslında bölgecel olarak kurudur saç derim yağlıdır mesala (sürekli zeytin yağı küründen olsa gerek) yüzüm karma diğer bölümler kuru... Hal böyle olunca doktor önce eczanede özel olarak hazıralanan bir kremi 15 gün boyunca kullanmamı istedi devamında bu resmini gördüğünüz topicrem e.
Kullanan var mı bilmiyorum ama doktorun karışımı bitince kısa bir araştırmadan sonra bu karışımdan almam lazım kuru cilt birde erken yaşlanma sebebi... Zaten geldik 37 ye artık yaşlanıyoruz hiç olmazsa güzel yaşlanalım ama dimi..:) Mutlu sağlıklı haftalarınız olsun...
5 Haziran 2014 Perşembe
BURSA CUMALIKIZIK DA BİR GÜN NASIL GEÇER
Şansımıza hava bir güneşli bir yağmurlu geçiyordu...
Tam hatırlamıyorum ama 2002 yılları falandı Küçük Emrah ın Kınalı Kar dizisinin de çekildiği konaktan da kareler...
Harika bir gündü tarihle yüzyüze gelmek insanı bir tuaf etsede...
4 Haziran 2014 Çarşamba
Bu Hurriyet Çok Sosyal
Hurriyet.com.tr'nin yeni uygulaması olan "Hürriyet Sosyal’i" ilk duyduğumda bir an önce kullanmak için hevesliydim. Üyelik gerektirdiğini gördüğümde ise, önce biraz üşenir gibi oldum açıkçası... Sonra düşündüm ki, "Hürriyet , sosyal tabanlı bir haber sitesine dönüşüyorsa, bu yeniliklerden geri kalmamak gerek... Dünyada ilk defa, böyle güçlü bir haber sitesi, sosyal bir platform olma yolunda ilerliyorsa madem, ben de oradaki yerimi, bir an önce almalıyım!:)
Bilgisayarın başına geçtim ve şuradaki kısa tanıtım filmini izledim önce. Baktım ki, sosyal.hurriyet.com.tr linkinden bilgilerimi hemen girerek ya da istersem Facebook, Twitter veya Instagram gibi mevcut sosyal medya hesaplarımı kullanarak kolayca üye olabiliyormuşum, bir kaç satırlık bilgiyi doldurur, doldurmaz, üyelik için kullandığım e-mail hesabıma bir aktivasyon maili geldi, tıkladım ve üye olmuş oldum. Artık kendime ait ve ilgi alanlarıma özgü, kendi hurriyet.com.tr'mi oluşturmaya hazırdım işte.
İlk olarak, "Bize ilgi alanlarını söyle, biz sana özel haber, video ve içerikleri sunalım" denildi. Hızlıca bir göz gezdirdikten sonra, onlarca seçenek arasından, Yeme-İçme, Müzik, Moda, Spor, Fotoğraf, Sinema, Seyahat, Hava Durumu, Futbol ve Mekanlar kategorilerini işaretledim şimdilik... Ne de olsa istediğim zaman girip, tekrar değiştirebilirim. Keyif benim değil mi? :)
Sonra diğer kullanıcıları da eklemek istersem, "Kişi Takip Et" diye bir öneride bulunuldu. "Kullanıcı Sözleşmesi"ni de onaylamamla "bana özel haber akışı" sunan Hürriyet'in bu yepyeni dünyasına ilk adımımı atmıştım işte.
Artık sadece haber okuyup geçmek değil, arzu edersem her gün severek saatler harcadığım ve çok aşina olduğum sosyal medya araçlarındaki gibi rahatça kullanarak, oradaki "Like/Beğen" gibi, burada da "Öne Çıkar" tuşuyla beğendiğim ve ilgi gösterdiğim şeyleri gösterebileceğim yeni ve keyifli bir deneyimin içinde buldum kendimi. Yıllardır sosyal ağlarda kullandığım bu özelliklere, artık hurriyet.com.tr gibi bir haber sitesinde sahip olmak; haber okumayı, okuduklarımı paylaşmayı ve istersem de üzerine kendi fikrimi söylemeyi öyle kolaylaştırdı ki, kullanırken hiç yabancılık hissetmedim desem, yeridir.
Daha da güzeli ise, eğer istersem Anasayfa, Gündem, Kelebek, Spor, Ekonomi gibi tüm bölümleri, hala görebiliyor olmam... Tüm bunlara ilaveten, özel ilgi alanlarımı belirlediğim için artık, sırf anasayfada olmadığı için gözden kaçırmak durumunda kaldığım, ama aslında merak ettiğim tüm kaliteli içerikler, "Bana Özel" kısmıyla, kendiliğinden bana geliyor ve işte bu, gerçekten harika bir haber.
Dahası bildirimlere baktığımda gördüm ki, daha girer girmez takipçilerim de oluşmaya başlamış bir anda. "O da nedir*" diye merak edenleriniz için anlatayım. Bu yeni deneyim sayesinde, artık okuyucular, hem Hürriyet yazarları, hem de diğer okuyucularla interaktif ilişki kurabilecekleri, tartışma yaratabilecekleri bir platforma sahip olabiliyor. Yazarların sadece köşe yazıları değil; kişisel postları da okuyucu ile buluşuyor. En sevdiğiniz yazarların, gün içinde neler hakkında paylaşımlarda bulunduğunu da, kolayca takip edebiliyorsunuz. Anlayacağınız bu Hürriyet gerçekten çok sosyal olmuş:)
İçerik: http://usengecsef.blogspot.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bilgisayarın başına geçtim ve şuradaki kısa tanıtım filmini izledim önce. Baktım ki, sosyal.hurriyet.com.tr linkinden bilgilerimi hemen girerek ya da istersem Facebook, Twitter veya Instagram gibi mevcut sosyal medya hesaplarımı kullanarak kolayca üye olabiliyormuşum, bir kaç satırlık bilgiyi doldurur, doldurmaz, üyelik için kullandığım e-mail hesabıma bir aktivasyon maili geldi, tıkladım ve üye olmuş oldum. Artık kendime ait ve ilgi alanlarıma özgü, kendi hurriyet.com.tr'mi oluşturmaya hazırdım işte.
İlk olarak, "Bize ilgi alanlarını söyle, biz sana özel haber, video ve içerikleri sunalım" denildi. Hızlıca bir göz gezdirdikten sonra, onlarca seçenek arasından, Yeme-İçme, Müzik, Moda, Spor, Fotoğraf, Sinema, Seyahat, Hava Durumu, Futbol ve Mekanlar kategorilerini işaretledim şimdilik... Ne de olsa istediğim zaman girip, tekrar değiştirebilirim. Keyif benim değil mi? :)
Sonra diğer kullanıcıları da eklemek istersem, "Kişi Takip Et" diye bir öneride bulunuldu. "Kullanıcı Sözleşmesi"ni de onaylamamla "bana özel haber akışı" sunan Hürriyet'in bu yepyeni dünyasına ilk adımımı atmıştım işte.
Artık sadece haber okuyup geçmek değil, arzu edersem her gün severek saatler harcadığım ve çok aşina olduğum sosyal medya araçlarındaki gibi rahatça kullanarak, oradaki "Like/Beğen" gibi, burada da "Öne Çıkar" tuşuyla beğendiğim ve ilgi gösterdiğim şeyleri gösterebileceğim yeni ve keyifli bir deneyimin içinde buldum kendimi. Yıllardır sosyal ağlarda kullandığım bu özelliklere, artık hurriyet.com.tr gibi bir haber sitesinde sahip olmak; haber okumayı, okuduklarımı paylaşmayı ve istersem de üzerine kendi fikrimi söylemeyi öyle kolaylaştırdı ki, kullanırken hiç yabancılık hissetmedim desem, yeridir.
Daha da güzeli ise, eğer istersem Anasayfa, Gündem, Kelebek, Spor, Ekonomi gibi tüm bölümleri, hala görebiliyor olmam... Tüm bunlara ilaveten, özel ilgi alanlarımı belirlediğim için artık, sırf anasayfada olmadığı için gözden kaçırmak durumunda kaldığım, ama aslında merak ettiğim tüm kaliteli içerikler, "Bana Özel" kısmıyla, kendiliğinden bana geliyor ve işte bu, gerçekten harika bir haber.
Dahası bildirimlere baktığımda gördüm ki, daha girer girmez takipçilerim de oluşmaya başlamış bir anda. "O da nedir*" diye merak edenleriniz için anlatayım. Bu yeni deneyim sayesinde, artık okuyucular, hem Hürriyet yazarları, hem de diğer okuyucularla interaktif ilişki kurabilecekleri, tartışma yaratabilecekleri bir platforma sahip olabiliyor. Yazarların sadece köşe yazıları değil; kişisel postları da okuyucu ile buluşuyor. En sevdiğiniz yazarların, gün içinde neler hakkında paylaşımlarda bulunduğunu da, kolayca takip edebiliyorsunuz. Anlayacağınız bu Hürriyet gerçekten çok sosyal olmuş:)
İçerik: http://usengecsef.blogspot.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
1 Haziran 2014 Pazar
TATİL ZAMANI
Yaz iznimi her zaman ki gibi erken kullandım. Bu yıl da tatilin bir kısmını oğlumla başbaşa geçirmek adına Antalya ya Lara ya gittik... Geçen senede olduğu gibi bu yıl da otel olarak tercihimiz limak hotel lara dan yaptık... Çünkü geçen yıl çok memnun kalmıştık...Geçen yıl ki limak maceramızı BURADA ve BURADA anlatmıştım... Yalova dan feribotla Pendik sonrada Sabiha Gökçen Havaalanına geçiş ve bekleyiş... 19 Mayıs olunca harika kocam bir Türk bayrağı karşılamıştı bizi havaalanında... Atahan ın elinde oyuncak su tabancası vardı (oyuncak olarak tabanca asla yoktur ama babası sağolsun havuzda oynar diye almış ama tabancaya da pek benzemiyor aslında) görevliler valize koyun girişte sorun yaşarsınız dediler... Valizleri teslim ederken sağolsun yetkililere söylememize rağmen ' birşey olmaz su oyuncağı dedi' zaten bizim kuzu da vermek taraftarı değildi... Ben bir sorun olacağına adım gibi emindim. Daha bir ay öncesine kadar adamın biri uçak havalanmadan 'şu havalandırmaları açın patlayacağım yoksa ' demiş ve patlamak kelimesi şüpheli kelimeler kategorisine girdiği için adamı uçaktan indirmişlerdi... Geldik ikinci giriş kısmına sıradayken görevli bu oyuncakla geçemeyeceğimizi çocuğu ikna edin alın elinden dedi... Neyse kuzuyu ikna ettik verdik görevli abisine... Sonra tekrar alacağız zannetti herhalde alamayınca başladı kıyamet... Tam yarım saat giriş kapısında millet uçağa biniyor biz yerlerde sürünüyoruz önce ayakkabılar sonra çoraplar bir ara anneye darp... Bütün Antalya yolcuları artık bizi tanıyordu... Neyse ki uçağa binerken kriz geçmişti yorgun düşmüştü ve uyuduk...
Antalya da ilk gün eşimin üniversiteden arkadaşı Halil ve eşi Ergül ve minik kuzularıyla sağolsunlar bizimle ilgilendiler Manavgat a gittik bizim Atahan inat etti uzun kollu swetini çıkartmadı... İnat hala geçmemişti...
Sevgili Ergül ellerine sağlık çok güzel çekmiş şelale öyle şiddetli akıyordu ki serinlikten bir ara üşüdüm bile...
Side Manavgat Antalya gezerken bu da araba öz çekimimiz...
İlk hedefiniz Akdenizdir ileri... Mustafa Kemal in askerleri çok tatlılar ama... O gün sevgili Ergül lerde kaldık misafirperverliği için çok ama çok teşekkürler... İkinci günümüzde otelimize geçtik...
Otelde ikinci defa konakladığımız için yönetim sağolsun herşeyi daha ayrıntılı düşünmüş...Odamız çok güzeldi..
Suit oda ayarlamışlar kuzum diğer odada yatmasına rağmen sabaha karşı mutlaka bizim yanımızda sabahlıyordu:)
Çocuklar için etkinlikler harikaydı zaten ikinci defa gelme nedenimiz de buydu... Bowlingde oğlum derece alınca minik bir hediye kazandı harika bir kumbaramız oldu..
Golf bile oynadık...
Otelde ki yemek çeşitlerini saymakla bitmez keşkek ten suşi ye kadar herşey var benim kuzu yedi gün boyunca makarna yedi... :)
Birde snek ara öğünlerde gözlemeler favorimizdi otel çalışanı Fatma teyzemizin ellerine sağlık börekçi teyze börekçi teyze soluğu onun yanında alıyorduk...İkinci favorimiz waffle ın sadesi ama kalp şekilli olmak şartıyla :)
Her öğle yemeği sırasında burada değişik devasa balıklar oluyor ve Atahan bize poz veriyordu:)
Gözleme ve dondurma...
Geçen sene Atahan havuzdan hiç çıkmamıştı kuma ayağını bile sokmamıştı ayakları gıdıklandı herhalde hiç istemedi... Bu yıl da kumdan hiç çıkmadı KUM KUM KUM KUM sürekli sayıkladı:) Ben de bir ara fırsat bulup uzun zamandır yapmadığım yoga yı yaptım... Burada görevli yoga hocama da sonsuz teşekkürler...
Her gece faklı animasyonlar vardı en çok Küba dans gruplarının gösterisi ve tabi ki Semah çok güzeldi...
Güzel bir tatildi başta muhasebede görevli Fatma Hanım ve eşsiz gözlemeleriyle oğlum sevindiren Fatma Hanım olmak üzere tüm Limak çalışanlarına sonsuz teşekkürler...
29 Mayıs 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























