7 Nisan 2014 Pazartesi

TRABZON PARK ORMAN CAFE DE BİR PAZAR...


Haftasonuna kötü başladım aslında... Cuma yoğun bir iş günüydü hal böyle olunca mesai bitene kadar dünyayla irtibatınız kesiliyor... Akşam eve gelirken okuduğum haberlerde küçük Pamir in kaybolduğunu öğrendim... gece yarısına kadar küçük Pamir in iyi haberlerini bekledim...Kapatılması için can attığınız ahlaksız Twitter sayesinde binlerce insanın arama kurtarmaya katılmak için seferber olduğu bir geceydi... Hatta yine beğenmediğiniz  yine ahlaksız bulduğunuz twitter sayesinde Okan Bayülgen in cuma gecesi yayınlanan prgramına ulaşıldı ulaştık ki bende twit attım... Programının neredeyse bir saatini Pamir in bulunması için yer verdiği için ayrıca teşekkürler Okan Bayülgen... O gece yattığımda oğluma sarılarak ağladım... Rabbim bizi evlatlarımızla sınama diye çok ama çok zor... Cumartesi sabah uyanır uyanmaz telefonu elime aldım gelen twitlere baktım Pamirle ilgili bir gelişme var  mı diye... Öğleden sonra öğrendim ki melekler onu yanına almış... Rabbim ailesine sabırlar versin... Atahan da çok hareketli ve sürekli koşan bir çocuk bazen Mirkelam ım benim diye takılırım da. Yaz tatilinde gittiğimiz otelde Atahan da yanımızdan kaybolmuştu üstelik geceydi ve her yer havuz doluydu tam 15 dakika boyunca Onu bulamadık deliye dönmüştüm. 15 dakika boyunca Atahan ın adını hayırkırmaktan ertesi gün sesim kısılmıştı...15 dakika bana 15 gün gibi gelmişti... Gerçekten çok ama çok zor.. Dedim ya Rabbim  evlatlarımızı bize bağışlasın... Cumartesi bütün gün zor geçti...Atahan ın orta kulak iltihabı tekrar etmesi ve antibiyotikle hayata devam etme mücadelemiz başladı... Gece erkenden de yattık dinlendik zira ertesi gün biraz enerjiye ihtiyacımız olacaktı.... Eh Atahan Mirkelam gibi koşan adam , peşinde koşacak adamında enerjik olması gerek... 


Kayınvalidemlerin bu yaz ki hac ziyaretindeki kafile arkadaşlarıyla her ay toplandıkları harika bir mekan  ORMAN CAFE ... Baharın da gelmesiyle bu ay ki organizasyona biz de katılalım dedik... Pazar sabahı Yalova dan çıktık yola ve attık kendimizi Trabzon Parka... Ormanın içerisinde ve Trabzonlu işletmeciler tarafından cafe ve restaurant  hizmetleri veren bol oksijenli bir mekan Trabzon Park...Sabahtan hava biraz bozuktu hatta yağmur ciseliyordu... O nedenle kahvaltımızı içeride  yaptık yok yoktu masada ama Atahan ın mızmızlığında resim çekemedim ki Aldığı ilaçların etkisinden olsa gerek öğlene kadar keyfi yerine zor geldi...  Kayınvalidemlerin hac kafilesindeki  Abdurrahman amca ve Ayşe teyze aynı zamanda  Orman Cafe nin işletmecisi... Hemşehrim olarak gurur duydum. bir hizmet ancak bu kadar güzel verilir... Haftasonu olması nedeniyle müthiş bir kalabalıklık vardı Sadece haftasonu 100 kg tereayağ tüketildiğine göre gerisini siz hesaplayın artık... O yoğunluğa rağmen personel süper bir organizasyon içerisinde çalışıyor... Herşey eksiksiz tam ve zamanında hemde lezzetli... Nasıl lezzetli olmasın ki tüm ürünleri Abdurrahman amca trabzondan getirtiyormuş... Final de bir  fındık baklava yedim süper ötesi... Taş kapakta şerbeti önceden dökülerek pişirilen bir baklava kesinlikle tavsiye ederim yemeden gelmeyin...








Sevimli köpek Oscar ile bizimkiler...

Minik Atahan ın fotoğraf çekme tecrübesi boyu minik olduğundan eğim aşağıya kayıyor haliyle...




Güzel bir hafta olması dileğiyle sağlıkla mutlulukla huzurla ve sevgiyle kalın...

1 Nisan 2014 Salı

İLGİNÇ KAPI SÜSLERİ


Eltimin kızı Eylül ün dünyaya sağlıkla sıhhatle gelmesi dileğiyle doğum hazırlıklarına tam gaz devam... Sevgili blogger arkadaşım  BAĞNU  minik Eylül için harika bir kapı süsü hazırlamış...



Keçeden hazırlanan bu değişik tasarımlı bebek oda kapı süsleri her geçen gün ilgi toplamakta... Ama gerçekten  çok güzeller değil mi...



Bizim evimiz için de bu kapı süsünü yaptı sevgili  BAĞNU  güllerle tek tek uğraşmış emek vermiş..



Bir de mink Atahan için keçeden harika bir çerçeve hediye göndermiş... Eylül bebek için de pembesini yapmış canım arkadaşım...Tekrar emeğine ve ellerine sağlık...

25 Mart 2014 Salı

DOĞUM GÜNÜM HÜZÜN GÜNÜM...


Dün  doğum günümdü hüzün günüm oldu...  Aslında  son  9 yıldır  hüzün günüydü bir  daha pekişti...  Kuzenimin oğlu henüz 10 yaşındayken  lösemiden ölmüştü benim doğum günümde.... Her yıl buruk geçmeye başlamıştı 24 Mart lar.... Dün 24 Mart bir yılımı daha geride  bırakırken bir hüzn daha yakaladı beni... Akşamın geç  saatlerine kadar çalışmış yorgun bir şekilde eve gelmiştim... Eşim çok mutsuzdu  acaba dedim kaç akşamdır  işten eve  geç geliyorum diye mi ama yok durum faklıydı dokunsam ağlayacak gibiydi... Yıllar geçsede bağlarını hiç kopartmadıkları üniversite arkadaşı intihar etmiş... Ailecek görüşüyorduk tanıdığın sevdiğin insanın bu dünyadan gitmesi hele ki böyle bir ölüm şekliyle... Derler  ya Allah  ölümün bile hayırlısını versin diye.... Kelimeler boğazımda kaldı  dün gece haberi aldığımda... Allahım dedim bu nasıl bir  sınav ki doğum günümde küçük kuzenimi sonrada arkadaşımızı yanına aldın.. Yaptıklarına sual olmaz sen bizi beterinden sakla....

23 Mart 2014 Pazar

SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM


Sevgili blogger arkadaşım biricit  beni SEVDİĞİMİZ BLOGLARI TANITALIM KAYNAŞALIM la mimlemiş ne de  iyi etmiş...  Ben de bir çok blogger arkadaşımı severek takip ediyorum... İlk aklıma gelenler kelebegingozunden ,neclasolen ,sevdadanyazilar ,kardeslernikahsekeri
SEVGİLERLE...

22 Mart 2014 Cumartesi

SON GÜNLERDE


Son günlerde iş yerinde işler çok yoğun... Gece geç saatlerde eve gelir oldum,  yorgunluktan ölüyorum desem yeridir...Kuzum 21,30 da normalde uykuya yatar ama  ben geç gelince beni görmeden uyumuyor ve uyku saatlerimiz bu hafta hep ileri attı... Hal böyle olunca sabah benim gibi yataktan sürünerek kalkar oldu...Hazırlanmak giyinmek işkence oldu...Gece yatarken uyku tavşanımızı bile kreşe götürmek için ısrar eder oldu... Servise binerken tavşan anneye verilir annede tavşanı arabaya koyar işe gider... Son üç gündür durum biz de bu... 

19 Mart 2014 Çarşamba

TÜRKİYEYE YERLEŞMEK İÇİN BEKLEYEN YABANCILAR...



Sosyal medya müdavimleri eğlenceli bir liste hazırladı. Özellikle Türkiye'ye yerleşme düşüncesi olan yabancılar ve geri dönmeyi düşünen gurbetçiler için Türkiye'nin benzersiz avantajları..İşte line.do sitesinin güldüren derlemesinden bazırları..

18 Mart 2014 Salı

18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ


Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi
Gürleyen sesinle doldur gökleri


Zafer dedikleri kahraman peri
Susandan kaçar da coşana gider.
Bu yolda herkes bir ey delikanlı
Diriler şerefli ölüler şanlı
Yurt için döğüşen başı dumanlı
Her zaman bu şandan, o şana gider
Faruk Nafiz Çamlıbel

Ruhunuz şad mekanınız cennet olsun...

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

11 Mart 2014 Salı

ÇEKİLİŞİMİN KAZANANI BELLİ OLDU...


Ve çekilişim sonuçlandı...Toplam 85  katılımcı oldu 9 geçersiz katılım ek haklarla birlikte 96 katılım oluştu ve talihli 75. sıradaki Bilge cilekbeneklidunyam bu güzel hediyelere sahip talihli...

HAYAL - İELEV - GERÇEK!

"Hayal ile Gerçek Arasında İELEV Vardır" sloganıyla eğitim veren İELEV çocuklarınızın hayallerini destekliyor. Yeteneklerini İELEV'de keşfeden öğrenciler; daha başarılı, daha özgür, daha mutlu oluyorlar. Üstelik İELEV artık Lisesini de açarak Eğitim Çemberini Tamamladı. İELEV Özel Lisesi Almanca, İngilizce, Türkçe eğitim verecek

Aydınlık Bir Gelecek İçin Köklü Eğitim
İELEV Eğitim Kurumları, İstanbul Erkek Lisesi’nin sarı siyah geleneğinde ve çizgisinde, sürekli gelişimi ilke edinir. Sarı Siyahlı olmayı hissetmek; yardımlaşma ve dayanışma bilincini de beraberinde getirir. Akademik mükemmelliği hedefleyen, mücadele ruhuna sahip, adil, çağdaş ve ulusal kültüre sahip çıkan, saygılı, yardımsever, farklılıkların zenginliğinin bilincinde, dürüst, yardımsever ve bilinçli öğrencilerimize inanıyoruz, onlar dünyayı daha güzel bir yer haline getirecekler.
Çok Kültürlü, Çok Dilli, Dünya Vatandaşları
Okulumuzda, anadil ile birlikte Almanca ve İngilizce sistem bütünlüğü içerisinde ele alınır. Eğitim anlayışımızda, öğrendiklerimizi “yaşatarak“ yaşamla ilişkilendirmek esastır. Dili öğrenirken, o dile ait kültürel unsurları da aynı şekilde yaşatırız. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının birden fazla dil bildiği gerçeğinden hareketle, öğrencilerimize Almancadan sonra öğrenilen İngilizcenin ne denli kolay öğrenildiği avantajını yaşatıyoruz.
Yaparak - Yaşayarak Öğrenme
Günümüzde, bireylerin gelişmiş düşünme becerilerine sahip olması önem taşımaktadır. Bu durum eğitimde öğrencilerin kendi öğrenme sürecinde aktif rol aldıkları bir ortam ihtiyacını doğurmaktadır. Farklı yetenek ve becerilere sahip öğrencilerin kendilerini tanıyarak keşfetmelerine imkan tanıyan yaklaşımımızla öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlayarak aslında tüm hayatı boyunca bilgiye erişme, anlama, yorumlama ve kullanma yönünde becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.
Mutlu ve sağlıklı çocuklar
Öğrenci mutlu olmak için, kendi özgün kimliğini oluşturmalı, kimlik kazanmalı, sürdürebilir ruhsal esenliğe sahip olmalıdır. Bu çerçevede İELEV’de, öğrenciye zorlandığında (akademik olabilir-sosyal olabilir, dönemsel olabilir, duygusal olabilir) bunu çözebilme iradesi ile kendini yönetebilecek “kimlik ve kişilik” yönetimi kültürü kazandırılır.
İELEV Özel Lisesi ve GIB Programı

GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı ile dünyadaki tüm üniversitelere kabulde önemli ayrıcalıklar kazanacak olan mezunlarımız, her zaman bir adım önde olacaklar.

İELEV Eğitim Kurumları, 12 yıllık zorunlu eğitim sürecini tamamlayacak şekilde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında lisesini açıyor. İELEV Özel Lisesi’nde öncü olma kararlılığıyla, bütünlük ve devamlılık anlayışı içinde GIB (Gemischtsprachiges International Baccalaureate) Diploma Programı benimseniyor.
GIB Programı: İELEV Özel Lisesi’nin benimsediği GIB Programı yurtdışında birçok okulda, Türkiye’de de sadece Ankara’daki Alman Konsolosluk Okulunda sürdürülüyor. İELEV Özel Lisesi öğrencileri araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, bireysel özelliklerini dikkate alarak yaratıcılıklarını geliştiren; sanatı, müziği ve sporu yaşamın vazgeçilmezi sayan gençler olarak hayata atılmalarına yardımcı olacak GIB Programı’nın birer parçası olacak.İELEV Özel Lisesi biri Türk, biri Alman olmak üzere iki yöneticili idari yapıya sahip olacak. Diğer okullarda olduğu gibi, İELEV Özel Lisesi’nde de Almanca ve İngilizceyi ana dili gibi konuşan, uluslararası deneyime sahip, yetkin bir öğretmen kadrosu bulunuyor.
Dünya ile uyum için çok dilli Eğitim: Almanca ve İngilizce yürütülen hazırlık sınıfları ile başlayacak lisede eğitim anlayışının vazgeçilmez unsuru olan teknoloji, bilime ulaşmada bir araç olarak kullanılmaya devam edecek. İngilizce ve Almanca, hazırlık sınıflarında ağırlıklarına göre ayrılarak, 18+8 saat; sonraki sınıflarda 4-8 saat arasında okutulacak. Branş dersleri ise, GIB Programı’nın gerektirdiği şekilde İngilizce, Almanca ve Türkçe verilecek. (Örneğin Matematik İngilizce, Biyoloji ise Almanca anlatılacak). Seçmeli Yabancı Dil Programı içinde ise Çince, Rusça ve İspanyolca seçenekleri olacak.
Detaylı bilgi almak için tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

BİR KÜÇÜK ÇİÇEK



Yaradan ne  güzel de  yaratmış şu güzelim  çiçekleri insan onlara  her baktığında sanki başka diyarlara gidiyor huzur  buluyor yada en azından ben öyleyim... Annem çiçeklere resmen aşıktı  ki hala  öyle hatırlıyorum da  küçükken misafir odasındaki on iki kişilik yemek  masasının üstü sadece menekşelerle doluydu onlarla  hergün  konuşur ayrı bilgi ilgi gösterirdi... Çiçekleri onun en kıymetlileri arasında... Bazen kıskanırdım da :) Tabi yaş ilerleyince  bakması daha kolay  çiçekleri tercih etmeye  başladı... Annem çiçekleri çok sevdiğinden dolayı bende nedense ters tepki yarattı... Sevmediğimden değil bakımları ilgili sıkıntılarıyla uğraşmak  zor  geldiğinden... Evlendikten sonra evimizde bir tane bile  canlı çiçek  bakmadık... Sevgili eşim de sevmez hiç bakımlarını... İkimizde uzaktan seven hazırcılarız... Tembeliz velhasıl :) Evde bir tane canlı çiçeğimiz var  o da çok su ve bakım istemediğinden bizi pek yormuyor... Bir de orkidemiz vardı artık can çekişiyordu kuzenime verdim o tekrar canlandırdı... Bu resimde  gördüğünüz çiçeğin adını bilmiyorum ama renklerine bayıldım... İki taneydiyler hemen hediye ettim sevdiklerime... Bakamıyorum ölmelerinide hiç istemiyorum ... Bende ki çiçek sevgisini hala  çözmüş değilim... Atahan da  bu aralar elinde  fotoğraf makinası evimizdeki tek çiçeğin yanına gidip gidip resimlerini çekiyor...Bahçemizde  yeterince çiçek olduğu için evde bakmaya pek  gerek kalmıyor...Bahçemizle ilgili çalışmaları   şurada   ve   burada  anlatmıştım... Doğayla ve sevgiyle kalmanız umuduyla... 

9 Mart 2014 Pazar

BİZ GALİBA BÜYÜDÜK...



Biz bu defa bir rekor kırdık hiç aglamadan saçlarimizi kestirdik... Bir yaşına kadar üç defa saclarini kestirmiştik Atahan ın berberimiz bize geliyordu sorun yoktu ama yaş ilerledikçe kiyamet kopmaya başladi.... Son üç kesimide kuzenime götürmüştüm orada da sonuç maalesef ayniydi... Dün berberimizin dükkanina gittik... Berberimiz şoklardaydi O bile inanamadi aglamadigina....



Artik minik kuzumuz büyüdü dedik... Kesim bittikten sonra yerdeki saçlarini süpürmek istedi...:) Saçlarini orada birakmak istemedi... Bu çocuklar çok alem şeyler velhasil...
posted from Bloggeroid

5 Mart 2014 Çarşamba

BEN SANA MECBURUM



BEN SANA MECBURUM

Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi ɑklımdɑ tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağɑçlɑr sonbɑhɑrɑ hɑzırlɑnıyor
Bu şehir o eski İstɑnbul mudur
Kɑrɑnlıktɑ bulutlɑr pɑrçɑlɑnıyor
Sokɑk lɑmbɑlɑrı birden yɑnıyor
Kɑldırımlɑrdɑ yɑğmur kokusu
Ben sɑnɑ mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zɑmɑn rezilce korkuludur
İnsɑn bir ɑkşɑm üstü ɑnsızın yorulur
Tutsɑk usturɑ ɑğzındɑ yɑşɑmɑktɑn
Kimi zɑmɑn ellerini kırɑr tutkusu
Bir kɑç hɑyɑt çıkɑrır yɑşɑmɑsındɑn
Hɑngi kɑpıyı çɑlsɑ kimi zɑmɑn
Arkɑsındɑ yɑlnızlığın hınzır uğultusu
Fɑtih’te yoksul bir grɑmofon çɑlıyor
Eski zɑmɑnlɑrdɑn bir cumɑ çɑlıyor
Durup köşe bɑşındɑ deliksiz dinlesem
Sɑnɑ kullɑnılmɑmış bir gök getirsem
Hɑftɑlɑr ellerimde ufɑlɑnıyor
Ne yɑpsɑm ne tutsɑm nereye gitsem
Ben sɑnɑ mecburum sen yoksun.
Belki hɑzirɑn dɑ mɑvi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
http://www.neguzelsozler.com/siirler/ask-siirleri.html
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçɑğɑ biniyorsun
Bütün ıslɑnmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telɑş içindesin
Kötü rüzgɑr sɑçlɑrını götürüyor
Ne vɑkit bir yɑşɑmɑk düşünsem
Bu kurtlɑr sofrɑsındɑ belki zor
Ayıpsız fɑkɑt ellerimizi kirletmeden
Ne vɑkit bir yɑşɑmɑk düşünsem
Sus deyip ɑdınlɑ bɑşlıyorum
İçim sırɑ kımıldıyor gizli denizlerin
Hɑyır bɑşkɑ türlü olmɑyɑcɑk
Ben sɑnɑ mecburum bilemezsin.
Atillɑ İLHAN

2 Mart 2014 Pazar

BAHÇEDE AVOKADO NASIL YETİŞTİRİLİR




Yaklaşık iki yil önceydi annemdeyken avokado salatasi yapmistik... Avokadonun icerisinden çikan çekirdegi merakli olan annem hemen evdeki bir çicek saksısına gömdü tam net hatirlamiyorum ama yaklasik iki ay icerisinde filiz verdi.... Ortalama bir metre boyundaki bu filizi köküyle beraber bu saksidan cikarttik ve bahcenin arka tarafina ektim....İnce ve uzun olan avokado filizini bir sopa yardimiyla sabitledim...İki yaz iki kiş gecti ne öldü ne kendini geliştirdi.... Ta ki gecen haftaya kadar.... Bir de baktim ki yeni yapraklar vermiş bakalim ilerleyen zamanlarda nasil gelişmelere olacak...
posted from Bloggeroid

27 Şubat 2014 Perşembe

YARAMAZLIK SONRASI...


Neredeyse 3 aydır  mola verdirerek devam eden gribimiz kendini orta  kulak iltihabına çevirdi ve anitbiyotik kullanmaya başladık... İlaçların yan etkisinden midir yoksa hastalıktan mıdır bilinmez acayip agresif ve huysuzuz... Hal böyle olunca evde sesler istemeyerek yükseliyor...Sonrasında da üzlüyorum kendime kızıyorum bazen tüm günün acısını O ndan çıkartıyormuşum gibi geliyor ve pişmanlık duyuyorum... Sen nasıl bir annesin diye...Yaramazlık sonra kızmam ve bana küsme hali....Kıyamam minik kuzuma... Şu hastalık  bitsin gitsin artık...

25 Şubat 2014 Salı

YER KAPLAMAYAN UZAYAN HORTUM XHOSE...


Gerçi zamanlama biraz kötü oldu bu susuz günlerde ama geçen seneden beri görüyordum bu uzayan ve  yer kaplamayan hortumları... İlk çıktığına fiyatları oldukça yüksekti şimdilerde internette 50 tl ye  satılıyor... Bir tanıdığım kendi mağzasındaki tüm ürünleri bizzat kendisi Çin e gidip alıyor bu Xhose hortumlardan da getirmiş ben de 10 tl ye aldım  içerisinde 5 ayrı ayarı olan fiskiye tabancası da mevcut...



Atahan ile çektik çektik uzattık hortumu sonrada ip atlamaca oynadık çok keyifliydi... Şimdilik oyun amaçlı bu hortumu evde kullanıyoruz baharda bahçede yerini alır...Çünkü mevcut hortum bahçede hem çok yer kaplıyor hemde kötü bir görüntü sağlıyor...Ve sürekli kırılıp katlanıyor deforme oluyor...


Yer kaplamayan uzayan hortumumuzla şimdilik mutluyuz önce bol yağmur ve su lütfen...
Bu arada çekilişim 10 Marta kadar  devam ediyor katılmak için TIK TIK ..

23 Şubat 2014 Pazar

Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor

Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile  tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.
İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için  www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.
Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları  projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak.  
Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak;  “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git”  kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi.
Katılım koşulları
“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına  www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Şubat 2014 Perşembe

SUSUZ BİR YAZ GEÇİRMEMEK İÇİN LÜTFEN...


Geçen hafta kısa bir yağmur  geçişi oldu ve  tam öğlen paydosunda gökyüzünde harika bir gökkuşağı oluştu... Ömrümde hiç bu kadar net bir  gökkuşağı görmemiştim insan bir tuaf oluyor aslında...Mevsim normallerini üstünde sevreden bir  hava yaşıyoruz baharı yaşıyoruz kış ortasında ve maalesef yağmursuz geçiyor günler ağaçlar çiçek açtı bir çok çiftçi müşterim isyanda haklı olarak ürünlerin bir kısmı filiz vermeye başlamış... Zamansız yetişecek meyve ve sebzeler yada yetişemeyecekler... Doğamızı o kadar çok kirlettik ki dengeyi altüst etmeyi başardık aslında...Çölde bile kar yağıyorsa denilecek bir şey yok aslında... Haberlerde izliyor yada okuyorsunuzdur bir çok büyük illerde sular çok az kalmış... Ülkede almış bir seçim telaşı ama kimse tehlikeyi dikkate almıyor... Bizlerin biraz katkısı olabilir aslında...Evimizde çamaşır ve bulaşık makinalarımız tam doldurmadan çalıştırmayalım balkonlarımız sık sık yıkamak yerine silmeyi tercih edelim... Dişlerimizi fırçalarken yada traş olurken muslukları kapatalım... Arabalarımızı hortumla şarıl şarıl yıkamayalım... Meyve ve sebzeleri musluk altında değil derin bir kap içerisinde biraz sirkeli suda bekleterek yıkayalım...Lütfen arkadaşlar susuz bir ömür geçirmeyelim en azından çocuklarımız için... Bu konuda  aslında belediyeler seçim broşürleri yerine halkımıza su tasarrufunu anlatan el broşürleri dağıtılsa ne güzel olur... Susuz bir yaz susuz bir ömür geçirmek istemiyorsak haydi sevgili ülkem biraz duyarlı olalım....

19 Şubat 2014 Çarşamba

Gazlı Bebek, Anlatılmaz Yaşanır!



Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.
Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…
Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?
Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.
Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.
Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.
Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.
Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.
Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,
bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir.
Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.
Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.
Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...