28 Haziran 2016 Salı

ORADAN BURADAN ŞURADAN...



Okuldaki etkinliklerden bir tanesi içerisinde de enerji verici çerezlerle doldurmuşlar hayat  çocuklara  güzel diyorum bazen...Sonra da  aklıma  savaş ortasında  kalan  ülkelerini terketmek zorunca kalan annesiz  babasız sevgisiz tacize maruz  kalan çocuklar geliyor aklıma içim daralıyor nefes alamıyorum... Rabbim sen tüm çocukları  koru...


Bu fotoğrafta  ilkbahardan kalma... Okulda  batman olan Atahan yorgunluktan eve gelince  uyuyup kalmıştı arasıra bu  fotoğrafa bakıp uyuyuan badman olmuşum anne  der ve hep  gülümser...

22 Haziran 2016 Çarşamba

ORGANİK YUMURTALARIMIZ OLDU





Daha  önceden  burada  bahsetmiştim hazır  kümes aldık  içerisine  dört piliç  birde  horoz  aldık pazar  günü  ilk yumurtalarımızı bize  verdiler  sağolsunlar  hergün  yumurtalarımızı  alıyoruz  artık... Harika  bir  duygu artık hergün yumrtalarımız  oluyor  Atahan çok ama  çok  mutlu  hergün  kreşten  geldikten  sonra  gidip folluğa  bakıyoruz  yumurta  var mı yok mu  diye ... Yumurtaları  görünce  bir  sevinç  bir  çığlık... Uzunca  bir süre  yumurta  almayız  artık  doğal  mis  gibi  organik organik takılırız...

13 Haziran 2016 Pazartesi

BIR YAŞ DAHA BÜYÜDÜK








Zaman gerçekten şu gibi akıp gidiyor...Giden zamanın önünden koşmaya çalışırken keyif almaya çalışmak en güzeli...Bu yıl ki doğum günü kutlaması için çok ama çok heyecanliydik...Daha 6 öncesinden haziranın 10 u nezaman gelecek demeye başlamıştı minik kuzu... Okulda arkadaşlarıyla küçük bir kutlama yaptık çok ama çok mutluydu kuzum...5. Yılımızı geride bırakırken Atahan  6 oldum nidalari atmaya başlamıştı bile nedense bir yıl önden gitmek istiyor....

5 Haziran 2016 Pazar

2 Haziran 2016 Perşembe

BAHAR DEPRESYONU





Böyle  mor mor  bir  yapıdan bakarken hayata...




Güneş  gibi batmak istiyorum derineeeee en derine...

30 Mayıs 2016 Pazartesi

BURSA HAYVANAT BAHÇESİ



Haftasonu Buradaki spor senliklerimizden ayrıldiktan sonra vakit de erken iken uzun zamandır gitmek isteyip de gidemedigimiz hayvanat bahçesine gittik... Bursa Büyükşehir Belediye  sini gerçekten tebrik ediyorum hayvanat bahçesinin giriş ücreti çok ama çok uygun herkes gelip görsün diye güzel bir uygulama yapmışlar girişte benden tam puan aldı. ..
Bu Kaplan sürekli dönüp dolaniyordu eşim bu kadraji zor yakaladı zira fotoğraf makinasıni yanımıza almayi unutmuşuk... hal böyle olunca is telefonlara düştü tabiki...

23 Mayıs 2016 Pazartesi

BİTKİ ÖZLERİNDEN PARFÜM NASIL YAPILIR







 İtalya  turumuzda Nemi köyü ziyaretimizde gördüm bu  küçük dükkanları... Nemi köyü  dağ çileği meyveleri ve bitkileriyle ünlü bir  köy bitki özlerinden parfümler oda kokuları sabunlar yapıyorlar... Bu küçük dükkana  girince kendimi başka bir boyuta geçmiş gibi hissettim nasıl bir  rahatlama anlatamam...

17 Mayıs 2016 Salı

Çocuklarınız için doğal bir gelecek: KÖY

Yemyeşil bir doğada hayatı keşfederek büyümek çocuklarınızın en doğal hakkı. Yapılan araştırmalara göre doğa ile iç içe büyüyen çocuklar, apartmanların içine sıkışarak yaşayan çocuklara göre pek çok avantaja sahip oluyor.
Philadelphia Çocuk Hastanesi, Gastroenteroloji ve Beslenme Bölümü doktorlarından Dr. Burdette ve Dr. Whitaker,  açık havada zaman geçiren çocukların fiziksel ve zihinsel olarak daha gelişkin olduklarının altını çiziyor. Yale Üniversitesi Doğa Bilimi Profesörlerinden Dr. Kellet ise, açık havada, doğada düzenli olarak zaman geçiren çocukların stressiz ve dikkat süreleri daha uzun çocuklar olduğunu dile getiriyor.
Doğa ile iç içe yaşayan çocuklar için keşfetmek, günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Gözlemleme yetileri artan çocuklar araştırmacı, sorgulayan bir karaktere sahip oluyor.
Açık havada zaman geçiren çocuklar üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, doğal çevrede düzenli olarak zaman geçiren çocukların daha üretken, stressiz ve dikkat sürelerinin daha uzun olduğunu net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Pek çok araştırma, açık havada alınan gün ışığının D vitamini sentezi sağlayan etkisiyle, öğrenmeyi ve üretimi etkilediğini, bağışıklık sistemi için hayati önem taşıdığını, biyolojik saati düzenlediğini ve çocukların daha mutlu olmasını sağladığını gösteriyor.
Doğal çevrede büyüyen çocuklar, diğer çocuklara göre daha girişken ve daha sosyal oluyor. Bu durum ilerleyen yaşlarda çocuğun daha kolay arkadaş edinmesini ve hayata daha sıkı tutunmasını sağlıyor.
Doğanın çocuklara faydası saymakla bitmiyor. Siz de hem çocuğunuzun yemyeşil bir doğa içinde büyüyüp, hayatı daha güzel yaşamasını istiyor hem de geleceği için iyi bir yatırım yapmak istiyorsanız sizi KÖY’e davet ediyoruz.
Şehrin doğası: KÖY
Siyahkalem, Emlak Konut güvencesiyle, yeni ulaşım ve alt yapı yatırımları ile İstanbul’un gün geçtikçe değerlenen bölgesi Zekeriyaköy’de, vazgeçemediğiniz şehir yaşamını, yemyeşil bir doğa içinde KÖY ‘de size sunuyor. İçinde ÇarşıKÖY’ünden spor alanlarına, oyun parklarından okuluna pek çok olanakları barındıran KÖY ’de her zaman hayalini kurduğunuz hayat, uygun ödeme koşullarıyla sizi bekliyor. Siz de hem kendi geleceğiniz hem de çocuğunuzun geleceği için doğru bir yatırım yapın ve KÖY’de yerinizi alın.
Ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

BENİM KADRAJIMDAN




Her zaman fotoğraf makinası yanımda olmuyor ve tüm bu kareler telefonla kaydediliyor... Filtre kullanmıyorum çünkü fotoğrafları orjinal hallerinden bambaşka bir boyuta taşıyor ben hiç sevmiyorum makyajsız olmalı kareler...Işık netlik ne varsa öyle olmalı işte ...

11 Mayıs 2016 Çarşamba

UNUTKAN ANNLER


İşten eve bir milyon kafaya  gelip yemek bulaşık çocuğu yıka  kendini  yıka derken çay koyup  dinlenmek için hazırlık yapayım dedim...Rutin  ısıtıcıya  suyu koydum evet  koydum koymasına  da  ısıtıcıyı ocağın üstüne oturttum aradan 3-5 dakika  geçti ve  kendimi söylenirken buldum... 'bir ısıtıcı  kırk saatte kaynatmaz mı  yahu ' Sonra  birden  kafamda  soru işaretlerini dolaşırken  buldum... Acaba neyin kafasını yaşıyordum o an bilemem tabi:)


Hürriyet bumrang aracılığı  sleepy unutkan anneler daha fazla unutmasın diye  harika neşeli bir  ajanda göndermiş bana  ilaç gibi geldi:) Birileri sesimimi duydu  bilinmez ama  anneysen ve birde üstüne çalışan anneysen  bir ajanda  şart...

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Sana ne ifade ettiğini #AnneneHiçSöyledinMi?

Annenizin size olan sevgisini siz de anne olunca gerçekten anlayabilirsiniz... Nestlé İyi Büyüsün İyi Yaşasın Anneler Günü video’sunu izleyerek, siz de annenize olan sevginizi https://www.facebook.com/iyibuyusuniyiyasasin adresinden paylaşabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi almak için www.iyibuyusuniyiyasasin.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Nisan 2016 Salı

HAZIR KÜMES MODELİ



Dedemiz ne  zamandır  bahçeye  kümes tavuk istiyordu... İnternette  biraz araştırma  sonucunda  bu  modeli beğendik...İnternetten  sipariş  verecekken  Yalovada  bu tarz  hazır  kümes  yapan bir yer  bulduk daha  doğrusu  dedemiz  buldu  kümes geldi kondurduk bahçeye...


Tavuklarımız  geldi  daha  doğrusu  piliçlerimiz  geldi horoz  da  gelmek üzere... Tavukları  2 gün  çıkartmayın dediler yerini tanısın bilsin diye  bizde  öyle  yaptık (özgürlüklerini birazcık kısıtladık ama çabuk geçti  )


Atahan çok ama çok sevindi...Hele tavuklarin geldiği gün anne çok heyecanlandım yerimde duramıyorum dedi :))şimdi yumurtlarini bekleme zamanı..



18 Nisan 2016 Pazartesi

BÜYÜK İTALYA TURU 3 ( CASTEL GONDOLFO- NEMİ-POMPEİ-NAPOLİ )


Büyük İtalya turunun birinci bölümünü BURADA ikinci bölümünü ise  BURADA anlatmıştım...Durmak yok yola devam diyoruz ve dağ köylerine doğru geziye devam . ediyoruz...ilk durak Castel Gondolfo 
Castel Gandolfo, İtalya'nın orta kesiminde Lazio (Latium) bölgesine bağlı Roma ilinde köy ve kale.
Albano Gölü kıyısında, Alban Tepelerinde ve Roma'nın 24 km güneydoğusunda yer alır. Eski Alba Longa kentinin yerine kurulduğu sanılmaktadır. Adını, 12. yüzyıldaki Gandolfi düklük ailesine ait bir şatodan almıştır. 1608'de papalığın devredilmez mülkü; Papalık Sarayı'nın inşa edilmesinden sonra da papaların yazlık evi oldu. Yapımına, VIII. Urbanus döneminde (1623-44) başlanan saray, daha sonra VII. AlexanderXIII. Clemens ve IX. Pius dönemlerinde genişletildi. Sekiler biçiminde yapılmış büyüleyici bir parkı ve Roma imparatoru Domitianus'un evinin yıkıntıları üzerine yapılmış Barberini Villası'nı barındıran Castel Gandolfo, Vatikan Devleti'nin bir parçası olarak çeşitli ayrıcalıklardan yararlanır. Papa XIII. Gregorius'un (1572-85) kurduğu ünlü Vatikan Gözlemevi 1936'dan bu yana Barberini Villası'ndadır. Şatonun karşısındaki meydanda Gian Lorenzo Bernini'nin bir yapıtı olan S. Tommaso di Villanova Kilisesi yer alır. Bernini, sarayın yapımında Carlo Maderno ile birlikte çalışmıştır.
1960 Yaz Olimpiyatları'nda kürek yarışmaları Castel Gandolfo köyünde yapılmıştır. Köy, şeftalisi, şarabı ve gölde yakalanan balıklarıyla ünlüdür..(kaynak wikipedia)



İşte papanın yazlık sarayı... Neyse ki biz de henüz bir tane :)

17 Nisan 2016 Pazar

BÜYÜK İTALYA TURU 2 ( FLORANSA-PİSA-SAN GİMİGNANO-SİENA -ROMA)


Büyük İtalya Turunun 1. bölümünü BURADA anlatmıştım...

Üçüncü günümüzde Rönesansın doğduğu şehire Floransa ya geçtik...
Floransa (İtalyanca: Firenze), İtalya'da bir şehirdir. Kuzey İtalya'daki Toskana bölgesinin başkentidir ve kendi ismini taşıyan ilinmerkezidir. Kısa bir dönem, İtalya Krallığı'na da başkentlik yapmıştır.
Şehir, içinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuştur. Çevresindeki yerleşim alanlarıyla beraber yaklaşık bir milyona yakın nüfusa sahip olan şehir, geçmişte olduğu gibi bugün de İtalya ve Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biridir.
Bunun yanı sıra İtalyan Rönesansının doğum yeri olarak bilinen Floransa, kültürü ve mimarisiyle dünyaca ünlü bir turizm kentidir. Şehirde önemli sanat galerileri ve müzeler bulunmaktadır. Leonardo da Vinci ve Michelangelo bu tarihi şehirde yetişmiş dünyaca ünlü sanatçılardır. Yine ünlü yazar ve şair Dante Alighieri bu şehirde yaşamış ve ilham almıştır.
1520’li yıllarda, Nicollo Machiavelli (1469 – 1527) Floransa tarihini ilk defa kitaplarında anlattığı için Floransa’nın tarihi şu an oldukça iyi bilinmektedir. Nicollo Machiavelli, Medici ailesinin özel isteği üzerine “Istorie fiorentine” kitabını yazmış, ardından da 1525 yılında VII. Clemens olarak bilinen Papaz Guilio de Medici’ye bu kapsamlı eserini takdim etmiştir. Machiavelli, henüz gençlik yıllarında ülkesinin tarihi hakkında kitaplar yazmaya başlamıştı ve ilk kitabı Decannale dir. Buna benzer tarihi eserler verdiği için Machiavelli, ilk tarihçilerden birisi olmuştur.(kaynak wikipedia)





Floransa Duomo - Santa Maria del Fiore Katedrali Bu kadedralin en önemli özelliği mimari açıdan o kubbenin o kadar geniş çaplı bir yapıya oturtulması ve kubbenin birleştirilmesi...Uzaktan bakıldığında ince uçlu bir kalemle ve cetvelle çizilmiş gibi dursa  da yaklaşınca harika bir mimari yapı karşınıza çıkıyor...

16 Nisan 2016 Cumartesi

BÜYÜK İTALYA TURU (TORİNO-MİLANO-BERGAMO-VENEDİK) 1


Blog dediğin  günlüktür ama yoğunluktan blog neredeyse amacından uzaklaşır oldu... Ocak şubat mart devre sonu derken eşimle ikimiz beyinleri resetlemek için  bir yurt dışı turu daha  yapalım dedik...Daha  önceki yurtdışı turlarmızı ve  deneyimlerimizi burada , buradaburadahatta burada ve burada anlatmıştım... Tur şirketi olarak  tercihimizi yine prontotour dan yana yaptık ve harika bir rehberle tanışma fırsatını yakaladık...Sabah erkenden ülkeden ayrılıp ilk durak Torino dan başladık tura...

Torino (IPA: [toˈriːno], Piyemonte dilinde: Turin) Kuzey İtalya'da Piyemonte bölgesinin ve kendi ismin taşıyan Torino ili'nin başşehri olup, Alpler ile çevrili olan Po Nehri'nin sol kıyısında konumlanır.
Torino, İtalya'nın kuzey-batısında bulunan bir kentidir. Torino adı Keltcede "dağlar" anlamına gelen Tau sözcüğünden  gelmektedir. İtalyanca'da Torino sözcüğü "küçük Boğa" olarak tercüme edilebildigi için, şehrin flamasında boğa  resmi bulunur.(kaynak wikipedia..



Hani hep bulmacalarda çıkar ya iki harfli İtalya da  bir  nehir işte size Po nehri...


Torino Pallazzo  Madama  arkasinda- ortacağlara  özenti yapilmis  bir şato

12 Nisan 2016 Salı

BAHAR GELMİŞ HOŞ GELMİŞ


Bahar gelmiş hoş gelmiş  gerçi polenlerle aram iyi olmasa da  seviyorum baharı... Gerçi benim favori mevsimim sonbahar olsa da baharı da severim soğuk değil sıcak değil ...Bahar  gelince bizim bahçede işler artar dedemiz çok yoruluyor hal böyle olunca bizim  Atahan kolları sıvadı dedeye yardıma başladı...Bahçede iş çok Atahan ve dedemiz bu bahar çok yorulacak...



28 Mart 2016 Pazartesi

Ve Gün Başlar…

Güneş doğar, mis gibi kızımın kokusu ile uyanırım güne ve gün başlar… İşte öyle bir gün yine, keyifle kahvaltımızı yapıp sonrasında keyifli bir gün geçirmek istediğim bir gün bugün.
Olmazsa olmazlarım vardır ama sabahları, yemekle aram çok yoktur benim, yaşamak için yiyenlerdenim ama kahvaltılar hariç;) Günün her öğününü atlayabilirim ya da atıştırmalıklarla geçiştirebilirim sorun yok ama kahvaltı her zaman özene bezene olmalı benim için. Kendime geleceğim ve güne iyi başlayacağım ilk adımdır o çünkü.
Olmazsa olmazlarım; süte kahve kahvaltımda bana eşlik edecek. Ama sütün içerisine kuru türk kahvesi kastım, sütlü kahve bizim oraların deyişi ile, müthiş oluyor, deneyin derim.
Gelelim diğer olmazsa olmazıma; o sütlü kahve içilirken o gazetem okunacak arkadaş. Gazetenin keyfi bambaşkadır benim için. Dokunacağım gazeteme, hissedeceğim elimde, o gazete kokusunu dahi duyacağım. Haberlerle başlayıp hemen sonra ekine geçmeliyim gazetenin. İşte o zaman ikinci sütlü kahvem de eşlik edecek bana, cibelle-green grass çalacak bir yandan, çünkü gazetenin eki ile günlük hayatın stresinden, kaosundan uzaklaşıp, günümü renklendirmeye başlayacağım. Ne okuyorsunuz derseniz Hürriyet Gazetesi Kelebek Eki favorim derim. Neden mi, her gün iki ek şeklinde ve sadece magazin değil içeriği. Yaşama dair keyifli önerileri ve benim merak ettiklerim var içerisinde. Mesela bugünkü ek te, bebeğinizin dönüm noktaları, yaşa göre oyuncak seçimi vardı ki tam benlikti yani, sonrasında iyi yaşamaya dair ipuçlarını okuyup daha bir motive olmalıyım, hemen Osman Müftüoğlunun sağlık ile ilgili yazılarına göz atmalıyım, 4 farklı kafadan 4 farklı sesin çıktığı ve herkesin farklı bir bakış açısı getirdiği kısma 4’lü Konsey’e ise bayıldımm biz üniversitede çok yapardık üç dört arkadaş biraraya gelip bambaşka noktalardan bir konu üzerinde konuşurduk, müthiiiştir tek kelimeyle. Neyse, kaldığımız yerden devam edelim, biraz burçlar okunacak, o burçlar var ya resmen terapi gibi aslında, çok burçlarla ve astroloji ile alakalı biri değilim ama mutlaka okurum Oğlak burcunu, önemli kararlar alacaksınız, hedeflerinizden vazgeçmeyin, hafta ortasında güzel haberler alacaksınız…Sözün özü bana kendimi iyi hissettirir hatta kendi burcumdan hemen sonra eşimin ve kızımın burcunu da okurum:))) İtiraf edin hepimiz yapıyoruz bunu.
Ama favorilerimden birini sona sakladım. Biz bayanların hiç bitmeyecek kıyafet sevdası. Hani dizilerde, tv de denk gelip “Aaa ne güzelmiş, nerden aldı ki, kaç para ki” diye düşündüklerimiz var ya, Sibel Arna sen çok yaşa, hepsini güzel güzel anlatıyor walla.
Bir sabaha başlangıç, daha doğrusu keyifli bir sabaha başlangıç böyle işte, bir sütlü kahveyi ve gazeteyi ne çok anlattım dimi, seviyorum çünkü yazmayı, yazdıkça yaşıyorum sanki o anları. Şimdiyi anlatayım dilerseniz. Kahvem bitti, gazetemi de ekini de okudum keyifle ve bilgisayarımı açtım ve yazıyorum, en sevdiğim şeyi yapıyorum yazıyorum ama kulağımda hala cibelle-green grass;)
Keyifle kalın….
Kaynak: http://www.mavibebegim.com/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mart 2016 Salı

SESSİZ OLUN HERŞEY YOLUNDA


Haftasonu  babamızı  iş yerine fazla mesai için gönderince biz de Atahan ile öğleden sonra kendimizi dışarı attık.... Çocuk parkına giderken kaldırımda Atahan bu minik  salyangozu gördü... Kaldırıma oturduk salyangozu incelemeye başladık... Başındaki antenler sırtındaki kabuk tek tek inceledik...Ne işe yaradığını anlattım...Sonra anne fotoğrafini  çekmek istiyorum dedi ve bol bol çekti. ...




Bunlar da benim çektiklerim....Karınlarını doyurmak için denizin nimetlerinden yararlanmaya çalışan martılar...



Bunlarda baharın gelişini kutlama çalışan harika köpekler nasılda güneşleniyor...Dünyamızda ve ülkemizde hersey o kadar yolunda gidiyor ki ben de insanları bıraktım hayvanlarla ilgileniyorum bu aralar... Bir de bugün dünya kadınlar günüydü değil mi... Kadın erkek eşitliğinin olduğu gün dünya kadınlar gününü kutlamaya gerek kalmayacak ben o günü bekliyorum....Yine hayattan çok şey bekliyorum biliyorum....



29 Şubat 2016 Pazartesi

ŞEKER KIZ KENDİ


Geçen gün arabada lazim olur diye küçük bir yastik arayışına girmisken    kayinvalidemden bu supriz yastik cikti... Nasil sevindim anlatamam hani altin bulmus gibi oldum derler ya iste aynen ondan... üstündeki resim etkilemisti beni.. çocukluğumuzda çok fazla çizgi film karakteri yoktu daha doğrusu çizgi film yoktu...Şeker kız kendi ne çok severdim yahu masumiyet sevgi ne güzeldi...Ne çok severdim sarı saçlarını birde iri kocaman gözlerini.... Zaman nasıl da hızla geçmiş eskiler meğerse ne de güzelmiş...offf tamam yaşlanıyorum kabul...

28 Şubat 2016 Pazar

Anında Beyazlık: IPANA PERFECTION

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION!
Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime gerçekten harika beyazlık sağlayan, lekelerden eser bırakmayan bir çözüm buldum. Yıllardır bu konuda inanın çok diş macunu denedim, bir çoğunun hiç ama hiç faydasını görmedim.. Fakat bu ürün bambaşka.
Son günlerde market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü Perfection’a denk geliyordum. Biliyorsunuz ben de dişlerimin beyazlığına ve mükemmelliğine çok özen gösteririm ve bunun için sürekli yeni ürünleri deniyorum. Her yerde bu kadar görünce ve 3 günde %100’e kadar lekesiz iddiasını duyunca, bir de üzerine diş hekimim bu ürünü kullanmamı önerince hemen aldım. Performansına gerçekten şok oldum, ilk kullanımdan itibaren diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini fark ediyorsunuz.
Beyaz bir gülümseme de aslında sahip olunması gereken en önemli özellik benim için. Yeni İpana Perfection Mucize gibi. Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım. Üstelik beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş minenize hiç bir zarar vermiyor.
Aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da aldım hemen, o  da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre keskin bir ferahlık sağlıyor.
Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana, Amerika’da Crest markasıyla pazara sürdüğü ürünün birebir aynısı. Zaten sanırım algı olarak kahve alışkanlığımın oradan kalmış olması ve Crest’in de Amerika’da en çok tercih edilen diş macunu olduğunu biliyor olmam bu ürünü itirazsız tercih etme sebebim oldu.
PERFECTION 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın tam 2 Katını iade ediyor. Beyaz gülüşlere önem verenler bu ürünü deneyin, pişman olmayacaksınız.
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim.
#ipanaperfection #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.melinasmom.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...