Yaklaşık iki yil önceydi annemdeyken avokado salatasi yapmistik... Avokadonun icerisinden çikan çekirdegi merakli olan annem hemen evdeki bir çicek saksısına gömdü tam net hatirlamiyorum ama yaklasik iki ay icerisinde filiz verdi.... Ortalama bir metre boyundaki bu filizi köküyle beraber bu saksidan cikarttik ve bahcenin arka tarafina ektim....İnce ve uzun olan avokado filizini bir sopa yardimiyla sabitledim...İki yaz iki kiş gecti ne öldü ne kendini geliştirdi.... Ta ki gecen haftaya kadar.... Bir de baktim ki yeni yapraklar vermiş bakalim ilerleyen zamanlarda nasil gelişmelere olacak...
Neredeyse 3 aydır mola verdirerek devam eden gribimiz kendini orta kulak iltihabına çevirdi ve anitbiyotik kullanmaya başladık... İlaçların yan etkisinden midir yoksa hastalıktan mıdır bilinmez acayip agresif ve huysuzuz... Hal böyle olunca evde sesler istemeyerek yükseliyor...Sonrasında da üzlüyorum kendime kızıyorum bazen tüm günün acısını O ndan çıkartıyormuşum gibi geliyor ve pişmanlık duyuyorum... Sen nasıl bir annesin diye...Yaramazlık sonra kızmam ve bana küsme hali....Kıyamam minik kuzuma... Şu hastalık bitsin gitsin artık...
Gerçi zamanlama biraz kötü oldu bu susuz günlerde ama geçen seneden beri görüyordum bu uzayan ve yer kaplamayan hortumları... İlk çıktığına fiyatları oldukça yüksekti şimdilerde internette 50 tl ye satılıyor... Bir tanıdığım kendi mağzasındaki tüm ürünleri bizzat kendisi Çin e gidip alıyor bu Xhose hortumlardan da getirmiş ben de 10 tl ye aldım içerisinde 5 ayrı ayarı olan fiskiye tabancası da mevcut...
Atahan ile çektik çektik uzattık hortumu sonrada ip atlamaca oynadık çok keyifliydi... Şimdilik oyun amaçlı bu hortumu evde kullanıyoruz baharda bahçede yerini alır...Çünkü mevcut hortum bahçede hem çok yer kaplıyor hemde kötü bir görüntü sağlıyor...Ve sürekli kırılıp katlanıyor deforme oluyor...
Yer kaplamayan uzayan hortumumuzla şimdilik mutluyuz önce bol yağmur ve su lütfen... Bu arada çekilişim 10 Marta kadar devam ediyor katılmak için TIK TIK ..
Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor. İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor. “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.
Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak. Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak; “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi. Katılım koşulları
“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek. Bir boomads advertorial içeriğidir.
Geçen hafta kısa bir yağmur geçişi oldu ve tam öğlen paydosunda gökyüzünde harika bir gökkuşağı oluştu... Ömrümde hiç bu kadar net bir gökkuşağı görmemiştim insan bir tuaf oluyor aslında...Mevsim normallerini üstünde sevreden bir hava yaşıyoruz baharı yaşıyoruz kış ortasında ve maalesef yağmursuz geçiyor günler ağaçlar çiçek açtı bir çok çiftçi müşterim isyanda haklı olarak ürünlerin bir kısmı filiz vermeye başlamış... Zamansız yetişecek meyve ve sebzeler yada yetişemeyecekler... Doğamızı o kadar çok kirlettik ki dengeyi altüst etmeyi başardık aslında...Çölde bile kar yağıyorsa denilecek bir şey yok aslında... Haberlerde izliyor yada okuyorsunuzdur bir çok büyük illerde sular çok az kalmış... Ülkede almış bir seçim telaşı ama kimse tehlikeyi dikkate almıyor... Bizlerin biraz katkısı olabilir aslında...Evimizde çamaşır ve bulaşık makinalarımız tam doldurmadan çalıştırmayalım balkonlarımız sık sık yıkamak yerine silmeyi tercih edelim... Dişlerimizi fırçalarken yada traş olurken muslukları kapatalım... Arabalarımızı hortumla şarıl şarıl yıkamayalım... Meyve ve sebzeleri musluk altında değil derin bir kap içerisinde biraz sirkeli suda bekleterek yıkayalım...Lütfen arkadaşlar susuz bir ömür geçirmeyelim en azından çocuklarımız için... Bu konuda aslında belediyeler seçim broşürleri yerine halkımıza su tasarrufunu anlatan el broşürleri dağıtılsa ne güzel olur... Susuz bir yaz susuz bir ömür geçirmek istemiyorsak haydi sevgili ülkem biraz duyarlı olalım....
Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.
Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…
Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?
Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.
Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.
Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.
Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.
Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.
Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,
bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir. Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.
Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.
Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız. Bir boomads advertorial içeriğidir.
Oyuncaklar diyarı bambaşka erkek çocuk annesi olunca da gözleriniz otomatik olarak kepçe helikopter kamyon arabaya gidiyor... Bir oyuncak mağzasında resimdekileri görünce bayıldım.... Gerçeklerini hiç aratmayacak kadar yakın... Sadece ebat olark küçültmüşler o kadar :) En ufak ayrıntısına kadar herşey düşünülmüş... Detaylar arttıkça güzellikleri dahada fazla ortaya çıkıyor....
Evimizin etrafında son bir yıldır sürekli inşaatlar var ve Atahan sürekli inşaat araçları görüyor hal böyle olunca nerede bir kepçe kamyon beton mikseri görse hemen sevinç çığlıkları basıyor... Bu beton mikseri Atahan için alındı:)
Ev şu an bu tarz oyuncaklardan dolayı hafriyat alanı gibi... :) Yaz gelince bahçeye çıkıp gerçek hafriyata başlarız artık.... Güzel bir hafta olması dileğiyle....
Minik kuzum 14 Şubat sevgililer günü için annesi ve babasına çok ama çok güzel bir hediye yapmış... Yapımda emeği geçen BENİMOKULUM ANAOKULU na sonsuz teşekkürler...Güzel hediyemiz itinayla duvara asılacaktır....Minik oğlum seni çok ama çok seviyorum iyi ki varsın hayatımızda...
Bu arada çekilişim devam ediyor katılmak için TIK TIK
Sevgili anneler, anne sütü mucizedir, bebeğiniz ilk doğduğu andan itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içerir. Eşsiz içeriği ile bağışıklık sistemi gelişimini destekler, antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıkları azaltır.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız. Bir boomads advertorial içeriğidir.
Takip edenler bilir H3N2 dene illetle iki ay 18 gündür mücadele halindeyiz...burada ve burada anlatmıştım... Son bir haftadır da öksürük başladı en son geçen hafta tekrar ateşlenince acile gittim serumun içerisine altı faklı çeşit ilaç kattılar süper iyi geldi... Sonra bir müşterimin tavsiyesini dinledim... Ne varsa kocakarı ilaçlarında vardır dedim... Gittim aktardan dövülmüş çörekotunu aldım eve geldim balla karıştırdım ilaç niyetine bir tatlı kaşığı inanın yarım saatte kestiği öksürüğü bu ikinci günün çok şükür azaldı... Atahan kuzumda da var öksürük O na da çay kaşının ucuyla falan verdim sonuç süper...Öksüreğe nefes yollarına ne iyi gelir derseniz dövülmüş çörekotu derim... Ben ömrümde böyle bir grip görmedim burnumu silmekten içerideki mukozolar artık tahrip oldu şişti sızlamıyor direkt ağrıyor zonkluyor... Sanki palyaçoların burnundaki kocaman ponponlardan burnumda varmış gibi hissediyorum... Allahım şifa versin tüm hastalara... Yinede halimize şükür bizden daha da kötü durumda olanlar var... Biraz kar yağsada şu ortalıktaki mikroplar bir gitse...Bunca hastalığın arasında çekiliş yapmayı da ihmal etmedim... Ne de olsa ilk çekilişim bakmak isteyenler için TIK TIK
Çocukların eğlenirken yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olan Faber-Castell yeni Facebook uygulaması ile çocukların sömestr tatillerine renk katıyor!
25 Ocak Cumartesi günü çocuklar Tepe Nautilus CineMaximum fuaye alanında seans öncesi Faber-Castell'in onlar için hazırladığı süpriz ile karşılaştılar. Faber-Castell "Hayal Gücünün Ürünleri" ile yaratıcılıklarını konuşturdular, birbirinden güzel objeler yaptılar.
Çocuklar filmlerini izlemeye salona girdiklerinde, Faber-Castell ekibi çocukların eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri renkli film afişlerine dönüştürdü. Seans çıkışı kendi tasarımlarını film afişlerinde gören çocukların şaşkınlıkları ve sevinçleri görülmeye değer!
Şimdi bu sürprizi Faber-Castell yeni Facebook uygulamasına taşıdı. Çocuklar Faber-Castell eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri uygulamada yer alan film afişi şablonlarına yerleştirerek kendi filmlerinin yönetmeni ve afiş tasarımcısı oluyorlar.
Hazırlanan film afişleri içerisinden en çok beğenilen, oy alan tasarımların sahibi olan küçük yönetmenler müze veya sinema bileti kazanma fırsatı yakalıyorlar.
Eğlenceyi yakalamak isteyen çocuklar https://www.facebook.com/FaberCastellTurkiye/app_291525467663299 sayfasından uygulamaya ulaşabiliyor.
Galiba bir buçuk ayda ceviz çimlendirmemiz sonuç verdi... Ceviz nasıl çimlendirilir derseniz burada
anlatmıştım... Bu gün anneme gidince gördüm bizim cevizler filiz vermiş,,, Yaprağı olan çikolatalı hurma Trabzon hurması diye de geçiyor onuda çimlendirmiş annem... Ama cevizler iki tane filizler büyüyor bahara kadar bahçeye ekeriz artık... Siz siz olun eğer meyve çekirdeklerini çimlendiremiyorsanız bile bu çekirdekleri biriktirip özellikle bahara girerken boş arazilere ki bulabilseniz serpiştirin belki tutar... Ağaçlarımızı yeterince tüketiyoruz bari biraz doğayı kurtarmaya katkımız olsun... Bu arada ilk çekilişim hala devam ediyor.. TIK TIK
4 Şubat Dünya Kanser Günü... Bilinçli olmak sağlığımızın kıymetini bilmek ve erken tanı için bize uyarı veren bir gün... Yaklaşık 26 yıl önce adını duymuştum kanserin.... Annem hastaydı ilkokul dördüncü sınıfa gidiyordum annem hastaneden eve geldiğinde artık sol göğsü yok tabi annem dahil bizlerin kanserden falan haberimiz yoktu... O yıllarda kanser çok ender görülen vakalardı bilinmeyecek kadar azdı...Belki az değildi de teknoloji çok ileri olmadı için bizler bilmiyorduk... Canım annem o yıllarda 30 unda gencecik bir kadın... Üç çocuk annesi ve bir eş tek göğüsü yok kendini eksik gibi hissetmesi ki o yıllarda ülkemizde protez göğüs çok ama çok lükstü ki burada yapılmıyordu bile... Devamında kemoterapi ve geçen sancılı yıllar... Küçüktüm durumun ciddiyetini pek anlamasamda o yıllarda başladı anneyi kaybetme korksu endişesi ve anne kiymetini bilmeyi... Hani diyorlar ya anne olunca annenin kıymetini anlarsın... Ben 11 yaşımdan beri biliyorumdum kıymetini... Yılmadı mücadele etti yendi kanseri şansımıza doktorumuz çok iyiydi... Hatırlıyorum 19 Mayıs üniversitesinde onkoloji bölümünde cerrah Mete Bey hala görevine devam ediyormu bilmiyorum ama moral konusunda annemi hayata bağlayan sayılı kişilerden birisidir...Uzun yıllar süren kemoterapi ve kontroller sonrası çok şükür iyiyiz.... Ama teyzem rahmetli annem kadar şanslı değildi ve göğüs kanserinden dolayı onu kaybettik geç kalınan teşhis yüzünden yani erken tanı çok ama çok önemli...Bunları yazarken o kadar eskilere gittim ki film şeridi gibi geçti o sancılı yıllar... Yazması bile beni hala üzüyor ama başkaları üzülmesin diye... Bayanlar lütfen her yıl düzenli olarak meme ultrasonu çektirin ailede kanser vakası olanların 6 ay da bir çektirmesi gerekiyor... Kanser de ilk ve tek önemli şey erken teşhis ve tanı.... 4 Şubat da tekrar hatırlatmak önem belirtmek adına.... Sağlıklı mutlu günlerimiz olsun...
Neredeyse ikinci yıl bitecek blog dünyasına gireli... Bu zamana kadar bir çok blog arkadaşlarımın çekilişlerine katıldım ama hiç hediye kazanamadım... Çünkü çekiliş piyango kazı kazan vs hiç ama hiç şansım yoktur... Ama biliyorum ki sizler benim gibi şanssız değilsiniz... Buyurun çekiliş hediylerimi yakından inceleyelim...
Malum hello kitty her yerde moda...Bu minik makyaj seti tam çantalarımıza göre içerisinde neler yokki..
İlk kapağı açıyorsunuz birinci katta Tam on farklı renk ve tonlardan oluşan far seti...
İkinci katta iki renkten oluşan allık ve harika bir kapatıcı pudra fondöten krem...
Üçüncü katta üç farklı renkten oluşan ruj iki adet aplikatör ve makyaj süngeri..
Bir adet kırmızı simli pastel oje, sarı ve kırmızı golden rose oje..
Watson dan yumuşacık ve güzel kokulu tenler için vücut nemlendiricisi...
Her cilt tipine uygun salatalık özlü kil maskesi...
Bu soğuk kış günlerinde el çantanızdan ayırmamanız gerekn Arko el kremi...
Seyahate giderken yine yanınızda olması gereken Armani den vücut jeli ve vücut losyonu...
Neutrogena dan yüz yıkama jeli
Avon dan harika bir fondöten...
Acil durumlar için çantanda bulundurulan minik deodarant...
Evinizde dekor için kullanabileceğiniz renki kurutulmuş yapraklar...
Ve son hediyemiz ucunda iki minik zili olan uğur bileziği..
Şimdi tüm bu hediyelere sahip olmanız için yapanız gerek şey oldukça basit...
-Bloğumu takip etmeniz...
-Çekilişimi bloğunuzda paylaşmanız...
-Facebook twiter instagram ve google plus da paylaşırsanız ikinci çekiliş hakkı...
-Paylaşımlarınızın linkini yorum kısmına bırakmanız birde mail adresiniz ...
Çocuğunuz "Ben yapamam ki, kimse beni sevmiyor, matematiği anlayamıyorum, vb." ifadeler kullandığında onun daha fazla üstüne gitmeyip rahatlatmaya çalışabilirsiniz. Oysa bu şekilde davranarak onun bir sorumluktan kaçmasını veya kendini daha da güçsüz ve yetersiz hissetmesini sağlamış olabilirsiniz.Bu nedenle onu teşvik edip desteklerseniz özgüvenini de artırabilirsiniz. Onun buna gereksinimi vardır çünkü; kimse başarısız ve yetersiz olmak istemez. Yetersizlik hisseden birini nasıl anlarsınız?: Onu uyardığınızda yapamayacağını söyler ve ona “acırsınız. Ona acıdığınızı belli etmeyin. Yapacağına inandığınızı hissettirin. Onu teşvik edin.
Beceriyi yapmaya motive etme yolu: Teşvik / Yüreklendirme Kişinin bir işi yapmayı istemesi, harekete geçmesi için teşvik olması bir başka deyişle yüreklenmesi gerekir. Teşvik, kişinin o işi yapmaya gücünün yetebileceğine inandırır. Kişi başkalarını olduğu kadar kendi kendini de teşvik edebilir. Ancak “teşvik”, “övgü”yle karıştırılabilir. Oysa bu iki kavram taban tabana zıttır. Övgü “Aferin”, “Çok güzel olmuş”, “İyi bir çocuksun” , “Hep böyle uslu dur”, “En güzel resim seninki”, “Seninle gurur duyuyorum” sözcükleri çok sık kullanılan övgü sözcüklerdir. Ancak sanıldığının tersine, bu ifadelerin kullanılması kişide bir çok olumsuzluklara neden olabilir. Bir şeyi doğru yapıldığında onu övmek yerine teşvik yapılması önerilir. Övgü yerine teşvik… a) “Aferin” yerine…..: Neden dolayı “aferin” dediğinizi açıklayın. “...şu davranışından dolayı çok beğendim”, “Çok eğlenceliydi.” b) “Çok güzel olmuş.” yerine…...:”Güzel” göreceli ve kapalı bir ifade olduğu için neden dolayı beğendiğinizi açıklayın ki güzellik ölçünüzü bilsin ve tekrar yapabilsin.Örneğin; “Resminde kağıdın her tarafını kullanmışsın. Renkleri çok dengeli kullanmışsın. Örneğin, morla sarı birlikte çok çarpıcı görünüyor.” c) “İyi bir çocuksun” yerine ……..: İyi” ifadesi de açık değil. Ne yaptığı için onu “İyi” bulduğunuzu açıklayın. Örneğin “Arkadaşına yardımcı olman çok hoşuma gitti.” d) “Hep böyle uslu dur” yerine….: “Uslu” derken ne demek istediğiniz belirtin. Örneğin; “Babanla biz konuşurken araya girmeden sabırla beklediğin için konuşacaklarımız çabucak bitti ve oyuna daha çok zamanımız kaldı.” Övgü ve teşvik arasındaki farklar Kendinizden büyük veya eşit birine “Aferin, çok güzel giymişsin.” veya çocuğun annesine “Aferin anne, çok güzel bir çorba pişirmişsin.” dediğini düşünün. Komik olur ve ona yüksekten bakar gibi durursunuz. İstediği kadar candan olsun “aferin” kişiye soğuk bir değer yargısı ve üstünlük ifade eder. Oysa “Kıyafetin çok hoşuma gitti. Tam yerine ve mevsimine göre giyinmişsin.” bir teşvik ifadesidir ve eşit insanlar arasında bir mesajdır. Herkese rahatça verilebilir. Çünkü herkesin teşvike gereksinimi vardır. Kendinize ve çocuğa saygı gösterir. Öven kişi “aferin” derken övülen kişi neden beğendiğini açıklamadığı için değerlendirme de göreceli olarak kalır. Oysa teşvik ederken bir şeyi neden beğendiğinizi söylemekle kalmaz, nedenini de açıklarsınız ki beğeni kriterini karşı taraf da öğrensin. Örneğin: Teşekkür ederim, işimiz kolaylaştı. Renkler birbirine çok uyumlu olmuş çok beğendim. Yardıma ihtiyacım vardı, sen de önerdin, sağol. Sen olmasaydın bu kadar çabuk bitiremezdim. Bugün çok mutluyum, benim için bir sürpriz oldu. Övgü, çocuğa (en güzel/iyi, hep, mükemmel, vb.) gerçekçi olmayan standartlar koyar ve kişi mükemmel oldukça değerinin arttığına inanır. “Sınıftaki en güzel resim seninki” yerine “ Her geçen gün daha güzel resim yapıyorsun.” dediğinizde teşvik edilen çocuk, hata yapma ve deneme cesareti edinir. Başkalarıyla kıyaslamayı değil, kendi içindeki gelişmeyi ortaya koyar. Teşvik, çocuğu olduğu gibi kabul eder, şartı yoktur Geçen sefer 10 tane bilmiştin, bu sefer 25 tane. Çok gelişiyorsun. Bu işi halletme tarzını beğendim. Pek kolay bir iş değildi. Sonunda iyi olacak. Yapamadığına ve hatalarına üzülme. Yaptığın işten memnun kaldığına sevindim. Elinden geleni yaptın. Düş kırıklığına uğradığını biliyorum. Biraz konuşmak ister misin? Övgü, bitirilmiş bir iş için verilen ödüldür. Oysa teşvik, hiç başlamamış ve yapmak istemeyen birine bile verilebilir. Çabanın fark edilmesidir ve gelişmeye odaklanır. Teşvik edilen işinde sebat göstermeyi öğrenir. Güven verir, cesur olmasına yardım eder. Kararına güveniyorum. Bildiğim kadarıyla elinden geleni yapacaksın. Bu zor gibi görünüyor ama altından kalkacağına inanıyorum. Yapabilirsin, zaten yarı yola gelmişsin. Övgü, başkalarının isteklerini yerine getirmesini söyler, dıştan kontrol eder. Sadece benim istediğimi yaptığın zaman değerlisin mesajını verir. Kişi, uyum sağladığı sürece değeri olduğunu öğrenir. Teşvik yapılan, gelişmelerini değerlendirmeyi ve kendi başına karar vermeyi öğrenir. Bunun hakkında ne düşünüyorsun? Yaptığından memnun olmadığına göre neresini beğenmedin ve seni memnun edebilecek neler yapmayı düşünüyorsun? Bunu yapmaktan hoşlandığın belli oluyor. Övgü, dıştan değerlendirir. Övdüğünüz kişi başkalarını memnun ederek değer kazandığına inanır. “Seninle gurur duyuyorum” dediğinizde onun omuzlarına yük yüklersiniz. Övgüyü hak edecek şey yapamayan kişi böylece kötü bir şey yaptığı duygusuna kapılır ve beğenilmediği, yetersiz olduğu inancına kapılır. Başarıyı kişilik değeri olarak algılayabilir. Kişi kendini baskı altında hisseder. Başaramadığında “senden utanıyorum, seninle gurur duyma fırsatımı elimden aldın.” anlamına geleceği için kaygı ve utanç yaratabilir. “Bir şey yap ki ben de seninle övüneyim” dediğinizde kişi üzerinden prim kazanmış olursunuz. Teşvik, içten değerlendirme içerir. “Seninle gurur duyuyorum” yerine “Yaptıklarınla ne kadar övünsen, yeridir. Seni takdir ediyorum. Kendinle gurur duyabilirsin. ” diyebilirsiniz. Çünkü başarı karşısında olumlu veya olumsuz etkilenen başkası değil kişinin kendisi olacağı için övünecek, gurur duyacak biri varsa o da kişinin kendisidir. Nitekim eğitim sistemimizde de “övgüname” değil, “takdirname”, “onur belgesi” gibi ifadeler kullanılır. Övgü, yapılan işle öz değerini (uslu, yaramaz, iyi, kötü, vb.)birleştirir. Böylece yenilgi korkusu yaratır. Teşvik, kabul ve saygı demektir. Kişi, yetenek ve çabalarını, yalnız kendisi için değil, başkaları için de kullanmasını öğrenir. Yardımlaşmayı sağlar. Bu hafta bir arkadaşın/ailen için yapmak istediğin bir şey var mı? Bu hafta bir arkadaşın/ailen için ne yaptın? Bu hafta bir arkadaşının/ailen yaptığı bir şey iyi hissetmene yardım etti mi? Yakın zamanlarda ailemiz hangi konuda ilerleme kaydetti? Ailemizle ilgili neleri beğeniyorsun? İyi yaptığın şeylerden hangilerini bizimle paylaşmak istersin? Kendinle ilgili en beğendiğin, iyi yaptığın şeyler hangileri? Övgü yapılmadığı zaman ceza ve yergi gibi anlaşılır, çok yapılırsa ucuzlar. Yergi eksikleri, hataları vurgular. “Hep en sona kalıyorsun.”, “Başında birisi olmadan çalışamıyorsun.”, vb. eksikleri vurgularken teşvik, yapılan işin güçlü yönlerini vurgular. Yeteneklerini fark etmesine ve güvenli hissetmesine yardım eder. Olumlu yönleri vurgular: Çok çaba harcadığını görüyorum. Bu işe gönüllü olmana sevindim. …konusunda ilerleme kaydettiğinin farkında mısın? PÜF NOKTASI AİLE DANIŞMANLIK MERKEZİNDEN ALINTIDIR...
Mutlu bir haftasonumuz olsun.... Malum ortalik grip vakalarindan yıkılıyor.... Hal böyle olunca yediklerimize daha dikkat etmemiz gerekiyor... Pazarda gördüm turp eskiden ne çok tüketirdik salatalarda şimdilerde ara verdik nedense ama turp yerini yine aldi sofralarimizda...
Tam bir C vitamini deposu kalorisi çok düşük özellikle saçlara ve cilde çok ama çok faydali...
Kırmızı ve beyaz olarak mevcut... Ben genelde salatadan ayri olarak yuvarlak şekilde dilimleyip biraz limon tuz ve zeytinyağı ile süslüyorum ki acimsi tadi gitsin... Bu aralar sofranizda bulundurun derim yedirebilyorsaniz cocuklariniza yedirin.... Bol saglikli günler diliyorum..
Bizde ilk karnemizi aldik... Ve ilk gösterimizi yaptik... Kuzum o gün gribin etkisiyle çok yorgundu ama yinede düzeni bozmadı....
Saygi durusu ve İstiklal Marşı nin okunmasinin ardından ingilizce şarkilar eşliğinde dans ettiler.... O kadar şaşkindi ki anlatamam... Sahne de perde açilinca o kadar kalabalik insani karşinda görünce tuaf oldu benim minik kuzum... Şimdiden seninle büyük gurur duyuyorum benim güzel oğlum....
Son zamanlarda sıkça yaşanılan sorunların başında geliyor... Blog izleyicilerimiz bir var bir yok... Bu soruna sevgili blog arkadaşım blog hocam öyle güzel ele almış ki ... Dediklerini harfi harfine yerine geitirirseniz izleyecilerinize hiçbirşey olmuyor... :)
Dün gece amcamiza gittik dünyalar güzeli iran kedileri Tostik yine keyifliydi... Atahan ondan daha da keyifliydi... Tostik in evini sürekli sabote etmek istiyor dunyasini merak ediyordu....
Merakini gidermek icin dayanamadi Tostik in evinin icini ziyaret etmek istedi icerisinden almak cok zor oldu...Atahan hayvanlari cok seviyor kediler kopekler kuslar...Surekli onlara temas etmek sevmek istiyor... Bende buna hic engel olmuyorum... Hayvanlari sevsin ki insanlari daha cok sevsin diye...
Bugun hava harika kis ortasinda bahari yaşıyoruz adeta... Ama yagmur yağmalı zira barajlar dip yapti... Bizde buguzel havanin tadını çıkartalım dedik attık kendimizi dışarıya...Bu minik kedi bile halinden okadar memnun ki değmeyin keyfine....
Minik kuzum parkta doyasıya eğlendi sonrada birguzel baligini yedi... Artik klasik pazar davranisimiz oldu park ve devaminda balik yemek...
Haftasonu uyku saatlerimiz hep değişiyor gec uyudu bugun.... Bizde babamizla kahve keyfi yaptik...Bir yandan kahvemi yudumlarken gider yandan da keyifle posttumu yaziyorum.... Mutlu pazarlar hepinize sağlikla mutlulukla huzurla....
Malum kış ayı evde kalorifer yanıyor ve ortalığı kasıp kavuran bir H3N2 virüsü var... Ben 1,5 ay süren yoğun mücadelelerle atlattım ama minik kuzum Atahan hala aksırıp tıksıyor... Burun tıkanıyor genize akıyor sonrada öksürük 2-3 gecedir geceleri uykumuz çok bölünüyor uyanıyor ağlıyor vs... Dün gece aklıma geldi bebekken kullandığım buhar makinasını çıkarttım...Yattığı odaya koydum akşma üstü 1 saat çalıştırdım.. Umarım etki eder... geceleyinde aslında çalıştırmam lazım 10 -15 dk ama uyur kalırım diye cesaret edemedim ...Çocukluğumdan hatırlıyorum sobalar vardı evimide ve her evde sobanın üstünde mutlaka bir çaydanlık yada güğüm olurdu ki bu da odadaki kuruyan havaya engel olurdu nem yapardı... Birde cam çerçeveleri plastik değildi ağaçtandı çerçevelerin arasından az da olsa hava girer sirkülasyon olurdu... Şimdilerde biz evi havalandırmazsak oksijensizlikten uyuşuk uyuşuk gezer olduk... Evet eskiler daha dirençli daha sağlam... buhar makinaları yoktu plastik çerçeveleri yoktu pastorize sütleri yoktu gdo lu yiyecekleri yoktu vs ama sağlıkları vardı.... Temiz havalı bol sağlıklı H2N3 süz günleriniz olsun...