2 Mart 2014 Pazar

BAHÇEDE AVOKADO NASIL YETİŞTİRİLİR




Yaklaşık iki yil önceydi annemdeyken avokado salatasi yapmistik... Avokadonun icerisinden çikan çekirdegi merakli olan annem hemen evdeki bir çicek saksısına gömdü tam net hatirlamiyorum ama yaklasik iki ay icerisinde filiz verdi.... Ortalama bir metre boyundaki bu filizi köküyle beraber bu saksidan cikarttik ve bahcenin arka tarafina ektim....İnce ve uzun olan avokado filizini bir sopa yardimiyla sabitledim...İki yaz iki kiş gecti ne öldü ne kendini geliştirdi.... Ta ki gecen haftaya kadar.... Bir de baktim ki yeni yapraklar vermiş bakalim ilerleyen zamanlarda nasil gelişmelere olacak...
posted from Bloggeroid

27 Şubat 2014 Perşembe

YARAMAZLIK SONRASI...


Neredeyse 3 aydır  mola verdirerek devam eden gribimiz kendini orta  kulak iltihabına çevirdi ve anitbiyotik kullanmaya başladık... İlaçların yan etkisinden midir yoksa hastalıktan mıdır bilinmez acayip agresif ve huysuzuz... Hal böyle olunca evde sesler istemeyerek yükseliyor...Sonrasında da üzlüyorum kendime kızıyorum bazen tüm günün acısını O ndan çıkartıyormuşum gibi geliyor ve pişmanlık duyuyorum... Sen nasıl bir annesin diye...Yaramazlık sonra kızmam ve bana küsme hali....Kıyamam minik kuzuma... Şu hastalık  bitsin gitsin artık...

25 Şubat 2014 Salı

YER KAPLAMAYAN UZAYAN HORTUM XHOSE...


Gerçi zamanlama biraz kötü oldu bu susuz günlerde ama geçen seneden beri görüyordum bu uzayan ve  yer kaplamayan hortumları... İlk çıktığına fiyatları oldukça yüksekti şimdilerde internette 50 tl ye  satılıyor... Bir tanıdığım kendi mağzasındaki tüm ürünleri bizzat kendisi Çin e gidip alıyor bu Xhose hortumlardan da getirmiş ben de 10 tl ye aldım  içerisinde 5 ayrı ayarı olan fiskiye tabancası da mevcut...



Atahan ile çektik çektik uzattık hortumu sonrada ip atlamaca oynadık çok keyifliydi... Şimdilik oyun amaçlı bu hortumu evde kullanıyoruz baharda bahçede yerini alır...Çünkü mevcut hortum bahçede hem çok yer kaplıyor hemde kötü bir görüntü sağlıyor...Ve sürekli kırılıp katlanıyor deforme oluyor...


Yer kaplamayan uzayan hortumumuzla şimdilik mutluyuz önce bol yağmur ve su lütfen...
Bu arada çekilişim 10 Marta kadar  devam ediyor katılmak için TIK TIK ..

23 Şubat 2014 Pazar

Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor

Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile  tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.
İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için  www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.
Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları  projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak.  
Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak;  “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git”  kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi.
Katılım koşulları
“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına  www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Şubat 2014 Perşembe

SUSUZ BİR YAZ GEÇİRMEMEK İÇİN LÜTFEN...


Geçen hafta kısa bir yağmur  geçişi oldu ve  tam öğlen paydosunda gökyüzünde harika bir gökkuşağı oluştu... Ömrümde hiç bu kadar net bir  gökkuşağı görmemiştim insan bir tuaf oluyor aslında...Mevsim normallerini üstünde sevreden bir  hava yaşıyoruz baharı yaşıyoruz kış ortasında ve maalesef yağmursuz geçiyor günler ağaçlar çiçek açtı bir çok çiftçi müşterim isyanda haklı olarak ürünlerin bir kısmı filiz vermeye başlamış... Zamansız yetişecek meyve ve sebzeler yada yetişemeyecekler... Doğamızı o kadar çok kirlettik ki dengeyi altüst etmeyi başardık aslında...Çölde bile kar yağıyorsa denilecek bir şey yok aslında... Haberlerde izliyor yada okuyorsunuzdur bir çok büyük illerde sular çok az kalmış... Ülkede almış bir seçim telaşı ama kimse tehlikeyi dikkate almıyor... Bizlerin biraz katkısı olabilir aslında...Evimizde çamaşır ve bulaşık makinalarımız tam doldurmadan çalıştırmayalım balkonlarımız sık sık yıkamak yerine silmeyi tercih edelim... Dişlerimizi fırçalarken yada traş olurken muslukları kapatalım... Arabalarımızı hortumla şarıl şarıl yıkamayalım... Meyve ve sebzeleri musluk altında değil derin bir kap içerisinde biraz sirkeli suda bekleterek yıkayalım...Lütfen arkadaşlar susuz bir ömür geçirmeyelim en azından çocuklarımız için... Bu konuda  aslında belediyeler seçim broşürleri yerine halkımıza su tasarrufunu anlatan el broşürleri dağıtılsa ne güzel olur... Susuz bir yaz susuz bir ömür geçirmek istemiyorsak haydi sevgili ülkem biraz duyarlı olalım....

19 Şubat 2014 Çarşamba

Gazlı Bebek, Anlatılmaz Yaşanır!



Bebeğiniz gazlıysa, kime ne kadar anlatsanız da sizi en iyi, bebeği gazlı olan bir anne anlar. Paylaşılan çareler, anneanne/babaanne önerileri, doktor kontrolleri… Annelerin geçirdikleri o günlerin tarifi yoktur.
Tıpkı anne olduğunuzda, bebeğinizi kucağınızı aldığınız zamanki duygularınızı tarif edemediğiniz gibi…
Uykusuz geceler, insanın kendine ‘acaba sorun ben de mi’ diye sorduğu zamanlar elbette geride kalacak ve o tatlı varlık bir gün en tatlı gülüşüyle size bakacaktır. Peki ama ne zaman?
Dilerseniz biraz neden bebekler gazlı olur bir bakalım, anlamaya çalışalım.
Bebeklerin 55%‘i yaşamlarının ilk aylarında sindirim problemi yaşayabilir çünkü dünyaya geldiklerinde sindirim sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir.
Bebekler için en uygun besin anne sütüdür ve hayata en iyi başlangıcın yapılmasını sağlar.
Bebeğin anne sütü ile beslenmesi için hazırlık yapılması aşamasında ve emzirme esnasında sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamanız önemlidir.
Sütünüzün az olduğunu hissettiğinizde bebeğinizin beslenmesi konusunda her zaman doktorunuza ya da sağlık profesyoneline/uzmanına danışmanız doğru olacaktır.
Doktorunuzun da görüşüyle, gazlı bir bebek için en doğru seçim,
bebeğinizin sindirimi kolay besinlerle beslenmesidir.
Bebelac Nutrikonfor devam sütü, fermentasyon teknolojisi ile üretilmiştir. Fermantasyon, yoğurt ve benzeri ürünlerin üretiminde kullanılır. Fermente ürünler sindirime yardımcıdır.
Bebelac Nutrikonfor 2, 6. aydan itibaren kullanılabilen devam sütüdür. 6. aydan itibaren her gün en az 500 ml anne sütü veya yetersiz ise doktorunuza danışarak devam sütü vermeniz önerilir.
Bebelac Nutrikonfor 2’yi bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kullanabilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Şubat 2014 Pazartesi

OYUNCAKLARDA SON MODA ...



Oyuncaklar diyarı bambaşka erkek çocuk annesi olunca da gözleriniz otomatik olarak  kepçe  helikopter kamyon arabaya gidiyor... Bir oyuncak mağzasında resimdekileri görünce  bayıldım.... Gerçeklerini hiç aratmayacak kadar yakın... Sadece ebat olark küçültmüşler o kadar :) En ufak ayrıntısına  kadar  herşey  düşünülmüş... Detaylar  arttıkça  güzellikleri dahada fazla  ortaya çıkıyor....




 Evimizin  etrafında son bir  yıldır sürekli inşaatlar var ve Atahan sürekli inşaat araçları görüyor hal  böyle  olunca  nerede bir  kepçe kamyon beton mikseri görse hemen sevinç çığlıkları basıyor... Bu  beton mikseri Atahan için  alındı:)


Ev şu an bu tarz oyuncaklardan dolayı hafriyat alanı  gibi... :) Yaz gelince bahçeye çıkıp gerçek hafriyata başlarız  artık.... Güzel bir  hafta olması  dileğiyle....



12 Şubat 2014 Çarşamba

EN GÜZEL SEVGİLİLER GÜNÜ HEDİYEMİ ALDIM


Minik kuzum 14 Şubat  sevgililer günü için annesi ve babasına çok ama çok güzel bir  hediye yapmış... Yapımda emeği geçen BENİMOKULUM ANAOKULU na sonsuz teşekkürler...Güzel hediyemiz itinayla duvara asılacaktır....Minik oğlum seni çok ama çok seviyorum iyi ki varsın hayatımızda...


Bu arada çekilişim devam ediyor  katılmak için  TIK TIK

10 Şubat 2014 Pazartesi

Anne Sütünün Antibiyotik Kullanımı Gerektiren Hastalıkları Azalttıgını Biliyor Muydunuz?





Sevgili anneler, anne sütü mucizedir, bebeğiniz ilk doğduğu andan itibaren büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içerir. Eşsiz içeriği ile bağışıklık sistemi gelişimini destekler, antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıkları azaltır.
Bebeğinizin bağışıklığını guclendirmek için onu 2 yaşına kadar anne sütü ile besleyin. Anne sütü alımı azaldığındaysa bebeğinizin bağışıklığını Aptamil ile desteklemeye devam edebilirsiniz.
Detaylı bilgi için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Şubat 2014 Cuma

ÖKSÜRÜĞE NE İYİ GELİR ?


Takip edenler bilir H3N2 dene illetle iki ay 18 gündür mücadele halindeyiz...burada ve burada anlatmıştım... Son bir haftadır da öksürük başladı en son geçen hafta tekrar ateşlenince acile gittim serumun içerisine altı faklı çeşit ilaç kattılar süper iyi geldi... Sonra bir müşterimin tavsiyesini dinledim... Ne varsa kocakarı ilaçlarında vardır dedim... Gittim aktardan dövülmüş çörekotunu aldım eve geldim balla karıştırdım  ilaç niyetine bir tatlı kaşığı inanın yarım saatte kestiği öksürüğü bu ikinci günün çok şükür azaldı... Atahan kuzumda da var öksürük O na da çay kaşının ucuyla falan verdim sonuç süper...Öksüreğe nefes yollarına ne iyi gelir derseniz dövülmüş çörekotu derim... Ben ömrümde böyle bir grip görmedim burnumu silmekten içerideki mukozolar artık tahrip oldu şişti sızlamıyor direkt ağrıyor zonkluyor... Sanki palyaçoların burnundaki kocaman ponponlardan burnumda varmış gibi hissediyorum... Allahım şifa versin tüm hastalara... Yinede halimize şükür bizden daha  da kötü durumda olanlar var... Biraz kar  yağsada şu ortalıktaki mikroplar bir gitse...Bunca  hastalığın arasında çekiliş yapmayı da ihmal etmedim... Ne de  olsa ilk çekilişim bakmak isteyenler için TIK TIK

6 Şubat 2014 Perşembe

Faber-Castell ‘Renkli Yönetmenler’ Facebook Uygulaması ile her hafta 10 aktivite bileti kazanma fırsatı!




Çocukların eğlenirken yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olan Faber-Castell yeni Facebook uygulaması ile çocukların sömestr tatillerine renk katıyor!
25 Ocak Cumartesi günü çocuklar Tepe Nautilus CineMaximum fuaye alanında seans öncesi Faber-Castell'in onlar için hazırladığı süpriz ile karşılaştılar. Faber-Castell "Hayal Gücünün Ürünleri" ile yaratıcılıklarını konuşturdular, birbirinden güzel objeler yaptılar.
Çocuklar filmlerini izlemeye salona girdiklerinde, Faber-Castell ekibi çocukların eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri renkli film afişlerine dönüştürdü. Seans çıkışı kendi tasarımlarını film afişlerinde gören çocukların şaşkınlıkları ve sevinçleri görülmeye değer!
Şimdi bu sürprizi Faber-Castell yeni Facebook uygulamasına taşıdı. Çocuklar Faber-Castell eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri uygulamada yer alan film afişi şablonlarına yerleştirerek kendi filmlerinin yönetmeni ve afiş tasarımcısı oluyorlar.



Hazırlanan film afişleri içerisinden en çok beğenilen, oy alan tasarımların sahibi olan küçük yönetmenler müze veya sinema bileti kazanma fırsatı yakalıyorlar.
Eğlenceyi yakalamak isteyen çocuklar  https://www.facebook.com/FaberCastellTurkiye/app_291525467663299 sayfasından uygulamaya ulaşabiliyor.


Faber-Castell sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz:
www.facebook.com/FaberCastellTurkiye
@Faber_CastellTR

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Şubat 2014 Çarşamba

CEVİZ ÇİMLENDİRME SONUÇ VERDİ



Galiba bir buçuk ayda ceviz çimlendirmemiz sonuç verdi... Ceviz nasıl çimlendirilir derseniz burada

anlatmıştım... Bu gün anneme gidince gördüm bizim cevizler filiz vermiş,,, Yaprağı olan çikolatalı hurma Trabzon hurması diye de geçiyor onuda çimlendirmiş annem... Ama cevizler iki tane filizler büyüyor bahara kadar bahçeye ekeriz artık... Siz siz olun eğer meyve çekirdeklerini çimlendiremiyorsanız bile bu çekirdekleri biriktirip özellikle bahara girerken boş arazilere ki bulabilseniz serpiştirin belki tutar... Ağaçlarımızı yeterince tüketiyoruz bari biraz doğayı kurtarmaya katkımız olsun... Bu arada ilk  çekilişim  hala  devam  ediyor.. TIK TIK

4 Şubat 2014 Salı

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ


4 Şubat Dünya Kanser Günü... Bilinçli olmak sağlığımızın kıymetini bilmek ve erken tanı için bize uyarı veren bir gün... Yaklaşık  26 yıl önce adını  duymuştum kanserin.... Annem hastaydı ilkokul dördüncü sınıfa gidiyordum annem hastaneden eve  geldiğinde artık sol göğsü yok tabi annem dahil bizlerin kanserden falan haberimiz yoktu... O yıllarda kanser  çok ender  görülen vakalardı bilinmeyecek  kadar azdı...Belki az  değildi de teknoloji çok ileri olmadı için bizler bilmiyorduk... Canım annem o yıllarda 30 unda gencecik bir kadın... Üç çocuk annesi ve bir eş tek göğüsü yok kendini eksik gibi hissetmesi ki o yıllarda ülkemizde protez göğüs çok ama çok lükstü ki burada yapılmıyordu  bile... Devamında kemoterapi ve geçen sancılı yıllar... Küçüktüm durumun ciddiyetini pek anlamasamda o yıllarda başladı anneyi kaybetme korksu endişesi ve anne kiymetini bilmeyi... Hani diyorlar ya anne  olunca annenin kıymetini anlarsın... Ben 11 yaşımdan beri biliyorumdum kıymetini... Yılmadı mücadele etti yendi kanseri şansımıza doktorumuz çok iyiydi... Hatırlıyorum 19 Mayıs üniversitesinde onkoloji bölümünde cerrah Mete Bey hala görevine devam ediyormu bilmiyorum ama  moral konusunda  annemi hayata bağlayan sayılı kişilerden birisidir...Uzun yıllar süren kemoterapi ve kontroller sonrası çok şükür iyiyiz.... Ama  teyzem rahmetli annem kadar  şanslı değildi ve göğüs kanserinden dolayı onu kaybettik geç kalınan teşhis yüzünden yani erken tanı çok ama çok önemli...Bunları yazarken o kadar eskilere gittim ki film şeridi gibi geçti o sancılı yıllar... Yazması bile beni hala üzüyor ama başkaları üzülmesin diye... Bayanlar lütfen her yıl düzenli olarak meme ultrasonu çektirin ailede kanser vakası olanların  6 ay da bir  çektirmesi gerekiyor... Kanser de ilk ve tek önemli şey  erken teşhis ve tanı.... 4 Şubat da tekrar hatırlatmak önem belirtmek adına.... Sağlıklı mutlu günlerimiz olsun...

2 Şubat 2014 Pazar

İLK ÇEKİLİŞİME KATILMAK İSTERMİSİNİZ...


Neredeyse ikinci yıl bitecek blog dünyasına gireli... Bu zamana kadar bir çok blog arkadaşlarımın çekilişlerine katıldım ama hiç hediye kazanamadım... Çünkü çekiliş piyango kazı kazan vs hiç ama hiç şansım yoktur... Ama biliyorum ki  sizler benim gibi şanssız değilsiniz... Buyurun çekiliş hediylerimi yakından inceleyelim...



Malum hello kitty her yerde moda...Bu minik makyaj seti tam çantalarımıza göre içerisinde neler yokki..

İlk kapağı açıyorsunuz birinci katta Tam on farklı renk ve tonlardan oluşan far seti...



İkinci katta iki renkten oluşan allık ve harika bir kapatıcı pudra fondöten krem...

Üçüncü katta  üç farklı renkten oluşan ruj iki adet aplikatör ve makyaj süngeri..

Bir adet kırmızı simli pastel oje, sarı ve kırmızı golden rose oje..

Watson dan yumuşacık  ve güzel kokulu tenler için vücut nemlendiricisi...

Her cilt tipine uygun salatalık özlü kil maskesi...

Bu soğuk kış günlerinde el çantanızdan ayırmamanız gerekn Arko el kremi...

Seyahate giderken yine yanınızda olması  gereken Armani den vücut jeli ve vücut losyonu...

Neutrogena dan yüz yıkama jeli 

Avon dan  harika bir fondöten...

Acil durumlar için çantanda bulundurulan minik deodarant...

Evinizde dekor için kullanabileceğiniz renki kurutulmuş yapraklar...


Ve son hediyemiz ucunda iki minik zili olan uğur bileziği..

Şimdi tüm bu hediyelere sahip olmanız için yapanız  gerek şey oldukça basit... 
-Bloğumu takip etmeniz...
-Çekilişimi bloğunuzda paylaşmanız...
-Facebook   twiter instagram ve google plus da paylaşırsanız ikinci çekiliş hakkı...
-Paylaşımlarınızın linkini yorum kısmına bırakmanız birde  mail adresiniz ...

-Son katılım 10 Mart saat 23:00

HEPSİ BU KADAR......BOL ŞANS...

30 Ocak 2014 Perşembe

BİR ÇOCUK NASIL MOTİVE EDİLİR?


Çocuğunuz "Ben yapamam ki, kimse beni sevmiyor, matematiği anlayamıyorum, vb." ifadeler kullandığında onun daha fazla üstüne gitmeyip rahatlatmaya çalışabilirsiniz. Oysa bu şekilde davranarak onun bir sorumluktan kaçmasını veya kendini daha da güçsüz ve yetersiz hissetmesini sağlamış olabilirsiniz.Bu nedenle onu teşvik edip desteklerseniz özgüvenini de artırabilirsiniz. Onun buna gereksinimi vardır çünkü; kimse başarısız ve yetersiz olmak istemez.
Yetersizlik hisseden birini nasıl anlarsınız?: Onu uyardığınızda yapamayacağını söyler ve ona “acırsınız. 
Ona acıdığınızı belli etmeyin. Yapacağına inandığınızı hissettirin. Onu teşvik edin. 

Beceriyi yapmaya motive etme yolu: Teşvik / Yüreklendirme
Kişinin bir işi yapmayı istemesi, harekete geçmesi için teşvik olması bir başka deyişle yüreklenmesi gerekir. Teşvik, kişinin o işi yapmaya gücünün yetebileceğine inandırır. Kişi başkalarını olduğu kadar kendi kendini de teşvik edebilir. Ancak “teşvik”, “övgü”yle karıştırılabilir. Oysa bu iki kavram taban tabana zıttır.
Övgü
“Aferin”, “Çok güzel olmuş”, “İyi bir çocuksun” , “Hep böyle uslu dur”, “En güzel resim seninki”, “Seninle gurur duyuyorum” sözcükleri çok sık kullanılan övgü sözcüklerdir. Ancak sanıldığının tersine, bu ifadelerin kullanılması kişide bir çok olumsuzluklara neden olabilir. Bir şeyi doğru yapıldığında onu övmek yerine teşvik yapılması önerilir. 
Övgü yerine teşvik… 
a) “Aferin” yerine…..: Neden dolayı “aferin” dediğinizi açıklayın. “...şu davranışından dolayı çok beğendim”, “Çok eğlenceliydi.”
b) “Çok güzel olmuş.” yerine…...:”Güzel” göreceli ve kapalı bir ifade olduğu için neden dolayı beğendiğinizi açıklayın ki güzellik ölçünüzü bilsin ve tekrar yapabilsin.Örneğin; “Resminde kağıdın her tarafını kullanmışsın. Renkleri çok dengeli kullanmışsın. Örneğin, morla sarı birlikte çok çarpıcı görünüyor.”
c) “İyi bir çocuksun” yerine ……..: İyi” ifadesi de açık değil. Ne yaptığı için onu “İyi” bulduğunuzu açıklayın. Örneğin “Arkadaşına yardımcı olman çok hoşuma gitti.”
d) “Hep böyle uslu dur” yerine….: “Uslu” derken ne demek istediğiniz belirtin. Örneğin; “Babanla biz konuşurken araya girmeden sabırla beklediğin için konuşacaklarımız çabucak bitti ve oyuna daha çok zamanımız kaldı.”
Övgü ve teşvik arasındaki farklar
Kendinizden büyük veya eşit birine “Aferin, çok güzel giymişsin.” veya çocuğun annesine “Aferin anne, çok güzel bir çorba pişirmişsin.” dediğini düşünün. Komik olur ve ona yüksekten bakar gibi durursunuz. İstediği kadar candan olsun “aferin” kişiye soğuk bir değer yargısı ve üstünlük ifade eder. Oysa “Kıyafetin çok hoşuma gitti. Tam yerine ve mevsimine göre giyinmişsin.” bir teşvik ifadesidir ve eşit insanlar arasında bir mesajdır. Herkese rahatça verilebilir. Çünkü herkesin teşvike gereksinimi vardır. Kendinize ve çocuğa saygı gösterir. Öven kişi “aferin” derken övülen kişi neden beğendiğini açıklamadığı için değerlendirme de göreceli olarak kalır. Oysa teşvik ederken bir şeyi neden beğendiğinizi söylemekle kalmaz, nedenini de açıklarsınız ki beğeni kriterini karşı taraf da öğrensin. Örneğin:
Teşekkür ederim, işimiz kolaylaştı.
Renkler birbirine çok uyumlu olmuş çok beğendim.
Yardıma ihtiyacım vardı, sen de önerdin, sağol.
Sen olmasaydın bu kadar çabuk bitiremezdim.
Bugün çok mutluyum, benim için bir sürpriz oldu.
Övgü, çocuğa (en güzel/iyi, hep, mükemmel, vb.) gerçekçi olmayan standartlar koyar ve kişi mükemmel oldukça değerinin arttığına inanır.
“Sınıftaki en güzel resim seninki” yerine “ Her geçen gün daha güzel resim yapıyorsun.” dediğinizde teşvik edilen çocuk, hata yapma ve deneme cesareti edinir. Başkalarıyla kıyaslamayı değil, kendi içindeki gelişmeyi ortaya koyar. 
Teşvik, çocuğu olduğu gibi kabul eder, şartı yoktur 
Geçen sefer 10 tane bilmiştin, bu sefer 25 tane. Çok gelişiyorsun.
Bu işi halletme tarzını beğendim. Pek kolay bir iş değildi.
Sonunda iyi olacak. Yapamadığına ve hatalarına üzülme.
Yaptığın işten memnun kaldığına sevindim.
Elinden geleni yaptın.
Düş kırıklığına uğradığını biliyorum. Biraz konuşmak ister misin?
Övgü, bitirilmiş bir iş için verilen ödüldür. Oysa teşvik, hiç başlamamış ve yapmak istemeyen birine bile verilebilir. Çabanın fark edilmesidir ve gelişmeye odaklanır. Teşvik edilen işinde sebat göstermeyi öğrenir. Güven verir, cesur olmasına yardım eder.
Kararına güveniyorum.
Bildiğim kadarıyla elinden geleni yapacaksın.
Bu zor gibi görünüyor ama altından kalkacağına inanıyorum.
Yapabilirsin, zaten yarı yola gelmişsin.
Övgü, başkalarının isteklerini yerine getirmesini söyler, dıştan kontrol eder. Sadece benim istediğimi yaptığın zaman değerlisin mesajını verir. Kişi, uyum sağladığı sürece değeri olduğunu öğrenir. Teşvik yapılan, gelişmelerini değerlendirmeyi ve kendi başına karar vermeyi öğrenir. 
Bunun hakkında ne düşünüyorsun?
Yaptığından memnun olmadığına göre neresini beğenmedin ve seni memnun edebilecek neler yapmayı düşünüyorsun?
Bunu yapmaktan hoşlandığın belli oluyor.
Övgü, dıştan değerlendirir. Övdüğünüz kişi başkalarını memnun ederek değer kazandığına inanır. “Seninle gurur duyuyorum” dediğinizde onun omuzlarına yük yüklersiniz. Övgüyü hak edecek şey yapamayan kişi böylece kötü bir şey yaptığı duygusuna kapılır ve beğenilmediği, yetersiz olduğu inancına kapılır. Başarıyı kişilik değeri olarak algılayabilir. Kişi kendini baskı altında hisseder. 
Başaramadığında “senden utanıyorum, seninle gurur duyma fırsatımı elimden aldın.” anlamına geleceği için kaygı ve utanç yaratabilir. “Bir şey yap ki ben de seninle övüneyim” dediğinizde kişi üzerinden prim kazanmış olursunuz. Teşvik, içten değerlendirme içerir. “Seninle gurur duyuyorum” yerine “Yaptıklarınla ne kadar övünsen, yeridir. Seni takdir ediyorum. Kendinle gurur duyabilirsin. ” diyebilirsiniz. Çünkü başarı karşısında olumlu veya olumsuz etkilenen başkası değil kişinin kendisi olacağı için övünecek, gurur duyacak biri varsa o da kişinin kendisidir. Nitekim eğitim sistemimizde de “övgüname” değil, “takdirname”, “onur belgesi” gibi ifadeler kullanılır.
Övgü, yapılan işle öz değerini (uslu, yaramaz, iyi, kötü, vb.)birleştirir. Böylece yenilgi korkusu yaratır. Teşvik, kabul ve saygı demektir. Kişi, yetenek ve çabalarını, yalnız kendisi için değil, başkaları için de kullanmasını öğrenir. Yardımlaşmayı sağlar.
Bu hafta bir arkadaşın/ailen için yapmak istediğin bir şey var mı?
Bu hafta bir arkadaşın/ailen için ne yaptın?
Bu hafta bir arkadaşının/ailen yaptığı bir şey iyi hissetmene yardım etti mi?
Yakın zamanlarda ailemiz hangi konuda ilerleme kaydetti?
Ailemizle ilgili neleri beğeniyorsun?
İyi yaptığın şeylerden hangilerini bizimle paylaşmak istersin?
Kendinle ilgili en beğendiğin, iyi yaptığın şeyler hangileri? 
Övgü yapılmadığı zaman ceza ve yergi gibi anlaşılır, çok yapılırsa ucuzlar. Yergi eksikleri, hataları vurgular. “Hep en sona kalıyorsun.”, “Başında birisi olmadan çalışamıyorsun.”, vb. eksikleri vurgularken teşvik, yapılan işin güçlü yönlerini vurgular. Yeteneklerini fark etmesine ve güvenli hissetmesine yardım eder. Olumlu yönleri vurgular:
Çok çaba harcadığını görüyorum.
Bu işe gönüllü olmana sevindim.
…konusunda ilerleme kaydettiğinin farkında mısın?


PÜF NOKTASI AİLE DANIŞMANLIK MERKEZİNDEN ALINTIDIR...

28 Ocak 2014 Salı

YARARLI BİR SEBZE TURP



Mutlu bir haftasonumuz olsun.... Malum ortalik grip vakalarindan yıkılıyor.... Hal böyle olunca yediklerimize daha dikkat etmemiz gerekiyor... Pazarda gördüm turp eskiden ne çok tüketirdik salatalarda şimdilerde ara verdik nedense ama turp yerini yine aldi sofralarimizda...



Tam bir C vitamini deposu kalorisi çok düşük özellikle saçlara ve cilde çok ama çok faydali...



Kırmızı ve beyaz olarak mevcut... Ben genelde salatadan ayri olarak yuvarlak şekilde dilimleyip biraz limon tuz ve zeytinyağı ile süslüyorum ki acimsi tadi gitsin... Bu aralar sofranizda bulundurun derim yedirebilyorsaniz cocuklariniza yedirin.... Bol saglikli günler diliyorum..

26 Ocak 2014 Pazar

İLK KARNEMİZ....



Bizde ilk karnemizi aldik... Ve ilk gösterimizi yaptik... Kuzum o gün gribin etkisiyle çok yorgundu ama yinede düzeni bozmadı....



Saygi durusu ve İstiklal Marşı nin okunmasinin ardından ingilizce şarkilar eşliğinde dans ettiler.... O kadar şaşkindi ki anlatamam... Sahne de perde açilinca o kadar kalabalik insani karşinda görünce tuaf oldu benim minik kuzum... Şimdiden seninle büyük gurur duyuyorum benim güzel oğlum....
posted from Bloggeroid

22 Ocak 2014 Çarşamba

BLOG İZLEYİCİLERİNİZ Mİ KAYBOLDU?


Son zamanlarda  sıkça yaşanılan sorunların başında  geliyor... Blog izleyicilerimiz  bir  var  bir  yok... Bu soruna sevgili blog  arkadaşım blog hocam öyle  güzel  ele  almış ki ... Dediklerini harfi harfine  yerine  geitirirseniz izleyecilerinize  hiçbirşey  olmuyor... :)

19 Ocak 2014 Pazar

MUTLU PAZARLAR...



Dün gece amcamiza gittik dünyalar güzeli iran kedileri Tostik yine keyifliydi... Atahan ondan daha da keyifliydi... Tostik in evini sürekli sabote etmek istiyor dunyasini merak ediyordu....



Merakini gidermek icin dayanamadi Tostik in evinin icini ziyaret etmek istedi icerisinden almak cok zor oldu...Atahan hayvanlari cok seviyor kediler kopekler kuslar...Surekli onlara temas etmek sevmek istiyor... Bende buna hic engel olmuyorum... Hayvanlari sevsin ki insanlari daha cok sevsin diye...



Bugun hava harika kis ortasinda bahari yaşıyoruz adeta... Ama yagmur yağmalı zira barajlar dip yapti... Bizde buguzel havanin tadını çıkartalım dedik attık kendimizi dışarıya...Bu minik kedi bile halinden okadar memnun ki değmeyin keyfine....



Minik kuzum parkta doyasıya eğlendi sonrada birguzel baligini yedi... Artik klasik pazar davranisimiz oldu park ve devaminda balik yemek...



Haftasonu uyku saatlerimiz hep değişiyor gec uyudu bugun.... Bizde babamizla kahve keyfi yaptik...Bir yandan kahvemi yudumlarken gider yandan da keyifle posttumu yaziyorum.... Mutlu pazarlar hepinize sağlikla mutlulukla huzurla....
posted from Bloggeroid

16 Ocak 2014 Perşembe

KURUYAN HAVAYI DAĞITALIM


Malum  kış ayı evde kalorifer yanıyor ve  ortalığı kasıp kavuran  bir H3N2 virüsü var... Ben 1,5 ay  süren yoğun mücadelelerle atlattım ama  minik kuzum Atahan hala  aksırıp  tıksıyor... Burun tıkanıyor genize akıyor  sonrada  öksürük 2-3 gecedir  geceleri uykumuz çok bölünüyor  uyanıyor  ağlıyor vs... Dün gece  aklıma  geldi bebekken kullandığım buhar  makinasını çıkarttım...Yattığı odaya koydum akşma üstü 1 saat  çalıştırdım.. Umarım etki eder... geceleyinde  aslında  çalıştırmam lazım  10 -15 dk  ama  uyur  kalırım diye cesaret edemedim ...Çocukluğumdan hatırlıyorum  sobalar  vardı evimide ve her  evde sobanın  üstünde  mutlaka bir  çaydanlık yada  güğüm olurdu ki bu da  odadaki kuruyan havaya engel  olurdu  nem  yapardı... Birde cam çerçeveleri plastik  değildi ağaçtandı çerçevelerin arasından  az  da  olsa  hava girer sirkülasyon olurdu... Şimdilerde  biz evi  havalandırmazsak oksijensizlikten  uyuşuk uyuşuk gezer olduk... Evet eskiler  daha  dirençli daha  sağlam...  buhar  makinaları yoktu plastik çerçeveleri  yoktu  pastorize  sütleri  yoktu gdo lu yiyecekleri yoktu  vs  ama sağlıkları  vardı.... Temiz havalı bol sağlıklı H2N3 süz günleriniz olsun...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...