Son 15 gündür kıyafet krizimiz hat safhada... Akşamdan karar veriyoruz ertesi gün giyeceğimiz kıyafete ama sabah olup servis saati yaklaştığında bir kıyamet kopuyor sormayın gitsin.. Bir kaç arkadaşın çocuklarında da aynı problem var ( çalışan çocuklarını kreşe gönderen anneler) Ne dir efendim bu yaştaki çocuklarda kıyafet sendromu anlamadım gitti. Bize ne giydirirseler giyerdik bırakın itiraz edip başkasını tercih etmeyi sadece teşekkür ederdik... Velhasıl güzel bir nesildik... Şimdikiler şımarıklıkta tavan yaptılar... Nerede hata yapıyoruz araştırmıyor da değilim hani.
7 Ocak 2015 Çarşamba
ÖRÜMCEK ADAM AŞKINA
6 Ocak 2015 Salı
CLINIQUE 3 AŞAMA İLE YÜZ TEMİZLİĞİ
Clinique 3 aşamalı yüz temizleme seti indirimdeyken Tekin Acar dan alıverdim...Sonbahar da İstanbul a eğitime gittiğimde sınav sonrası avm lerin birinde stres atarken yüzümde bu ürünleri denemiştim gerçekten de ilk denemede iyi sonuç vermişti ama yine de içim elvermedi ilk denemeden sonra almaya... Geçen bu süre zarfında bir kaç testerdan sonra almaya karar verdim...
Gerçeten tam bir set 1. si yüz yıkama jeli 2. tonik 3. nemlendirici... Gerçekten ilk kullanımda harika bir cildiniz oluyor.. Almadan önce gidin bir yerde deneyin bana hak vereceksiniz....
5 Ocak 2015 Pazartesi
Artık Her Adımınızda Kendinizi Güzel Hissedeceksiniz!
Elektronik ayak törpüsü olarak geçiyor. İnternette araştırmaya başladım ve harika yorumlar okudum. Hatta bu ürün için güzellik ürünleri satan mağazalarda kuyruklar olduğunu gördüm.
Güzelliğime önem veren biri olarak, ayak güzelliği de benim için çok önemli, bu yüzden bu ürün oldukça ilgimi çekti. Scholl Velvet Smooth Express Pedi daha ilk dokunuşta ayaklardaki sertleşmiş deriyi yok ediyormuş.
Kullanımı da bir o kadar kolaymış! Edindiğim bilgilere göre; ucundaki özel döner başlık 360 derece dönebiliyor. Ayağınız kuru iken uyguluyorsunuz ve ayağınızın her noktasına kolayca ulaşıp, ayaklarınızı ve özellikle topuklarınızı, sertleşmiş deriden bir dokunuşta arındırıyor. Üstelik çok da güvenli. Scholl Velvet Smooth Express Pedi fazla bastırıldığında kendisini otomatik olarak durduruyor.
Detaylı bilgi almak için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
ESKİ KAĞIT PARALAR
Eh baba kız bankacı olunca bize de eski kağıt paraları saklamak düşer dedik ve babamın başlattığı geleneği ben devam ettiriyorum... Geçenlerde annemlerdeyken babam bulup getirdi küçükken hatırlıyordum her bir kağıt paradan bir adet zarfımız da biriktiriyorduk. Yıllar geçti üstünden tabi babam da ben de pek ilgilenemedim şimdilerdeki hedefim altı sıfırlı paralardan birer adet küpür tamamlamak....Hatırlamaya çalışıyorum hangi parayla neleri satın alabiliyordum diye... Zaman nasılda geçiyor ekonomi nasılda geçiriyor görebiliyoruz... Musmutlu haftalar olsun...
4 Ocak 2015 Pazar
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ...
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ
Bin dokuz yüz on dört aralık sonu
Allahuekber dağı kar kış dolu
Marş dediler Sarıkamış a doğru
Düşman yenemezdi kar yendi bizi
Sıcacık iklimden yemenden geldik
Kar boran tipiyi biz burada gördük
Üste başta yok ki üşüdük durduk
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Hasan İzzet paşa söyledi sana
Bu kışta yürünmez Sarıkamış a
İhtiraz dinlemez o Enver paşa
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Doksan bin Mehmet’e verdin taarruz
Düşün mesin paşa dağlar tipi buz
Elbiseler yazlık ayakkabısız
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Tipiden borandan ürperdim hepten
San nettim ağlıyor Allahuekber
Dağlarda kara kış başlamış çoktan
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Hava bu aylarda eksi on dokuz
Ayaklar donuyor kaldık çaresiz
Hem açlık susuzluk hem de uykusuz
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Halsiziz yorgunuz çare nereden
El ayak tutmuyor dilim duada
Donup ta kalmışım soğuk havada
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Ellerim tutmuyor soğuk ve ayaz
Kardan kefen giydi ben beyaz
Donan şehitleri tarihlere yaz
Düşman yenemedi kar yendi bizi
Posoflu dayanmaz böyle acıya
Zalim Enver paşa acelen niye
Sabret bahar gelsin Sarıkamış a
Düşman yenemedi kar yendi bizi:
nevrettin uludsg (nevrettin uludağ)
2 Ocak 2015 Cuma
İngiliz hastanın dermanı Vestel!
Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames, Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.
21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
31 Aralık 2014 Çarşamba
Yeni yılda hem her şeyden haberiniz olsun hem de moda ve yeni keşifler sizden sorulsun!
Haberleri takip etmek için kullanılabilecek en iyi uygulama Hürriyet E-gazete olsa gerek. Hem basılı gazete okuma keyfini yaşarken, hem de güncel haberlere ulaşabilme imkanı sunuyor. Uygulamanın son güncellemeleri ile de; hava durumuna, burcuma, finans haberlerine ve sinema rehberine ulaşabiliyorum. Hürriyet E-Gazete'nin en güzel yanı da (sona sakladım) bir sonraki günün haberlerini 00:00'da alınıyor olması.
Şimdi de sizi Hürriyet E-gazete'nin yılbaşı paketi ile tanıştırmak istiyorum. Bu pakette Hürriyet E-Gazete'nin yanı sıra, Elle ve Atlas dergilerinin dijital kopyası var :)
Haberleri ve gündemi hem gazete okuma keyfini yaşayarak takip etmek isteyenler, hem de ben gazetemi okurken bir yandan da falıma da bakarım, filmlerden de haberim olur diyenler yılbaşı paketini kaçırmasın derim! Hem de kısa bir süre için sunulan bu paketi alıp, gazete keyfini sürerken modayı Elle ile takip de edebilir, Atlas okuyarak da farklı keşifler yaşayabilirsiniz.
Yeni yılda sevdiklerine sevdiğin şeyleri hediye etmek de adettendir. Siz de arkadaşlarınıza ve gazetesiz olmaz diyen aile üyelerinize 6 aylık veya 1 yıllık versiyonları olan Hürriyet E-Gazete paketlerinden birini hediye edebilirsiniz. Her gün kullandıkça sizi hatırlasınlar:)
Daha ayrıntılı bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Şimdi de sizi Hürriyet E-gazete'nin yılbaşı paketi ile tanıştırmak istiyorum. Bu pakette Hürriyet E-Gazete'nin yanı sıra, Elle ve Atlas dergilerinin dijital kopyası var :)
Haberleri ve gündemi hem gazete okuma keyfini yaşayarak takip etmek isteyenler, hem de ben gazetemi okurken bir yandan da falıma da bakarım, filmlerden de haberim olur diyenler yılbaşı paketini kaçırmasın derim! Hem de kısa bir süre için sunulan bu paketi alıp, gazete keyfini sürerken modayı Elle ile takip de edebilir, Atlas okuyarak da farklı keşifler yaşayabilirsiniz.
Yeni yılda sevdiklerine sevdiğin şeyleri hediye etmek de adettendir. Siz de arkadaşlarınıza ve gazetesiz olmaz diyen aile üyelerinize 6 aylık veya 1 yıllık versiyonları olan Hürriyet E-Gazete paketlerinden birini hediye edebilirsiniz. Her gün kullandıkça sizi hatırlasınlar:)
Daha ayrıntılı bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
28 Aralık 2014 Pazar
YAĞLI SAÇ DERSİ NE KESİN ÇÖZÜM BU MU DUR?
Bu gün minik kuzu Atahan ın rutin kontrolü vardı. Burada kulak burun bogazci da hersey yolundaydı. ..iki hafta önce yazmıştım kulağa tüp takma hikayesini en azından bu kontrolde tüp takilmayacagi netleşti. .Bir de fakli bir yerden cildiyeciye randevu almıştık. Orada da hersey yolunda gitti..Doktoru hazır bulmusken yağlı saç derim için bir kaç soru sordum... tavsiye edebileceği ürünlerin isimlerini aldım.
Eczaneden ilaçlarımizi alırken şampuanları hakkında bilgi aldım orada saç Cilt Analizi de yapılıyordu ilgili bayan da doktorla aynı ürünleri tavsiye etti...fiyatları ve özellikleri incelendikten sonra PROZINC e karar verdim.. Ortadaki Lila şampuan günlük kullanım için. Sağ taraftaki haftada 2 defa uygulanan ardıç katrani içeren yoğun arındırıcı şampuan...Sol taraftaki ise onarıcı bakim maskesi...O da haftada 2 kere uygulanıyor...Umarım artık bir çözüm yolu olur zira şampuan degistirmekten yoruldum ... Bana iyi şanslar olsun...
posted from Bloggeroid
23 Aralık 2014 Salı
SINIR TANIMAYAN AİLE BİZE GELMİŞ
Yapı Kredi Bankasının son çıkan reklamlarındaki Kaya ailesi tabiri caizse SINIR TANIMAYAN AİLE bu akşam bize kahvesiyle geldi... Arçelik ten aldığım mini telve kahve makinesiyle misler gibi Türk kahvesini ailecek yudumladik....
Sınır tanımayan ülkenin sınır tanımayan ailesi hosgeldin aramıza...
posted from Bloggeroid
21 Aralık 2014 Pazar
İKTİSATA GİRİŞ DERSİ (VOLUME 1 )
Kreşte sosyal etkinliklerimize ara vermeden devam ediyoruz...
Standimizda manav yapıldı sebze ve meyveler tanıtıldı fiyatlandırildi...
Sırayla alıcı ve satıcı oldular...Hem sebze ve meyveler tanıtıldı hemde iktisat dersine giriş yapıldı :)) Ne demiş ünlü iktisatçı Jean Baptiste Say "Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler"
Musmutlu bir hafta olması dileğiyle. ...
16 Aralık 2014 Salı
SIRADIŞI AHŞAP SEHPALAR...
Atahan paşa geçen seneki olduğu gibi bu yıl da bol bol burun akıntısı öksürük hapşurma ve kulak ağrısı ile karşı karşıya bu sene gittiğimiz kkb dokorumuz çok sık yakalanıyor gribe ve kulaği çok etkileniyor tüp takalım dedi... Ben dumur oldum ne tüpü ne nerkozu ne operasyonu... Bildiğim tanıdık aile dostları olan doktor arkadaşlardan biliyorum ki sağlık sektörü artık tamamen prim usulu ile çalışan kar amaçlı bir sektör oldu... Hatırlarmısınız bilmem 5-9 yıl önce bir kalp pili takma modası vardı... Kalp pilleri bilmem kimin firmasından alınıyordu peynir ekmek gibi kalp pilleri takılıyordu hastalara ( o yıllarda 10.000 usd falandı ) bazı piller çalışmıyordu bile... Sosyal medyada birçok arkadaşım çocuklarına doktorlar tüp öneriyiormuş faklı illerde faklı doktorlar ama hep tüp... Dedim kendi kendime acaba şimdi de tüpçüyle mi anlaşıldı... Biraz araştırdım Bursa da Novomed kulak burun boğaz kliniğini buldum... Sehpalarla bağlayacağım konuyu az kaldı:)... Doktorumuz çok güzel muayne etti hikayemizi dinledi ve bir çok isitme testleri yapıldı... Evet kulakta sıvı var anibiyortik kullanıcaz sıvı kaybolursa sorun yok ( ki kullanınca gidiyor ) antibiyortik tedavisine rağmen 3 ay boyunca sıvı eğer kaybolmuyorsa bu aşamada tüp takılıyormuş... Bizimkiler yok efendim zırt pırt sıvı oluşuyo çare tüp diyeveriyorlar beni de geriyorlar... Doktor birde özellikle kreşe giden ve sürekli nezle grip olan bu yaş gurubu için vitamin takviye verdi bağışıklık sistemini güçlendirme adına ( ımunex den 3 şişe bitirdik değişne birşey olmadı bakalım bunda ne olacak )... Konuyu sehpalara bağlıyorum artık...Doktordan iyi haberlerle çıkınca işlemlerin bitmesi için bekleme salonunda beklerken bu sehpa ilgimi çekti...Bildiğiniz ev kapısı eski tip ev ama... Kulbu çıkartılmış işlem görmüş ayaklar monte edilmiş süper harika olmuş...
Kapının diğer kanadından da bu sehpayı yapmışlar ben bayıldım...
Yine bu güzel eski sandıklarda klineğe ayrı bir hava katmış ben zaten eskilere aşık olan biri olarak mekanı çok sevdim personel ve doktorlarda harika... Çocuk hastlar beklerken sıkılmasın diye harika bir etkinlik alanıda yapmışlar ama sistem arızası nedeniyle o resmi ekrana yükleyemedim..... Kuzum 10 gün sonra kontrole gidecek bakalım umarım ilaçlarla kolay atlatırız... Tüp taktırma olayımız yok şükür hemen tüp takalım diyen doktordan uzak durun araştırın inceleyin...Sağlıklı mutlu günlerimiz olsun...
12 Aralık 2014 Cuma
YAĞLI SAÇLAR İÇİN ÇÖZÜM KURU ŞAMPUAN
Bilenler bilir asıl yağlı olan saç değil saç derisidir. Deri yağlanınca saçlara etki ediyor ve saçları söndürüyor... Siz de benim gibi yağlı saç derisine sahipseniz kış demeden hergün duş almak zorundasınız...Her gün saçları yıkamak da saçları fazlasıyla yıpratmaya neden oluyor... Bu olumsuzlukları ortadan kaldıran kısmi çözüm bulan bir ürün çıktı Elidor kuru şampuan 6-8 saat sizi kurtarıyor test esilmiştir:) Sprey şeklinde çalkakılıyorsunuz saçlarınızı havalandırarak sıkıyorsunuz sonra saçlarınızı fırça ile tarayın sonuç yeni yıkanmış saçlar gibi yağdan arınmış saçlar... Sonuç mükemmel benim gibi çabuk yağlanan saç deriniz varsa Elidor kuru şampuan her daim evinizde bulunsun derim... Musmutlu haftasonları...
9 Aralık 2014 Salı
ÇİLEK VE BALIK AŞKINA...
Ah bir de çilek allerjim olmasa nasılda güzel yenirsin sen ama sadece dilimin ucuyla tadabiliyorum...
Bol sebzeli bu ton balıklı salata yemeğe doyamadım zaten denizden babam çıksa yerim misali balığı her şekil severim.. Zaten salataya karşı ayrı bir zaafım var balıkla birleşince tam oluyor... Bir de böyle görsel harika bir sunumla önüme gelince dokunmayın bana... Sağlıklı beslenme adına bol bol sebze balık tüketin çocuklarımıza da bunları tüketmeye özendirelim... Sağlıklı güzel günlerimiz olması dileğiyle...
8 Aralık 2014 Pazartesi
BALIK HAFIZASI NASIL İŞLER
Bu aralar balık olasım var hayatta... hafızaları 5-10 saniyeymiş ya sonra sil baştan... Yaşayıp yaşayıp 5-10 saniye içerisinde unutmak ne güzel şeysin sen öyle... Daimi değil tabiki bu hafıza oyunu... Ya da kötü ve olumsuz şeyler yaşadığımzda balık hafızası girecek devreye ohhh valla 10 saniye sonra unut o şey hiç yaşanmadı... İnsan ne yaşlanır ne çöker... Hafızanda hep güzel olumlu şeyler kalır hiç kötü bir an ın olmaz mesala...Balık olasım var balık...
4 Aralık 2014 Perşembe
Keşke Kadın Olsam…
Hangi kadın olsa bayılır bu kitaba.
Neden mi?
Nedeni çok basit.
Bu kitap kadınlara “erkeklerle eşit olmaya çalışma, sen onlardan kat be kat GÜÇLÜSÜN!” diyor.
Aykut Oğut’u okurlar fenomen olmuş kitabı Evrenden Torpilim Var sayesinde yakından tanır. Bir tür “iste, olsun” kitabıydı Evrenden Torpilim Var.
Şimdi uzun bir aradan sonra Aykut Oğut’un "Keşke Kadın Olsam" kitabı gündemde.
Ne mi anlatıyor bu kitap?
Bir kere kadınlara güçlerini yeniden hatırlatıyor.
“Sevgili kadınlar” diyor. Erkekle eşit olmak da neymiş?
Erkeklerle ASLA eşit OLAMAZSINIZ!
En büyük hatanız bizimle eşit olmaya çalışmak!
Çok çabalarsanız eşit olmayı becerebilir misiniz?
Elbette becerebilirsiniz AMA kendinizden, gücünüzden vazgeçerek becerebilirsiniz bunu!
Erkekle EŞİT olmak için VAROLUŞ çıtanızı alçaltmanız, daha aşağı inmeniz gerekiyor.
Eşitlik mi istiyorsunuz?
Siz bilirsiniz!
Neden eşitlik için kadının çıtasını alçaltması gerekirmiş derseniz?
Yazara göre:
KADIN ERKEKTEN 16 KAT DAHA ÜSTÜN!
Kadın daha güçlü, daha duygusal, muhteşem bir içsel rehberlik kapasitesine sahip, seks ve cinselliği yaşamak konusunda içindeki sese kulak verdiğinde önünde kimse duramıyor, evrensel saygıyı ve sevgiyi hissedebiliyor verebiliyor…
Amaaa...
Bu özellikler tek başına yetmez.
Bir KADIN ancak:
DUYGULARINI İFADE EDEBİLDİĞİNDE
ONLARI BASTIRMAYI DEĞİL KUCAKLAMAYI SEÇTİĞİNDE
İÇİNDEKİ DİŞİLİĞİ UYANDIRMAYI BAŞARDIĞINDA
Bu özellikler gerçek kapasitesine ulaşıyor.
Kim için yazılmış bu kitap:
Aşkta, ilişkilerde, profesyonel ve sosyal hayatta kendini eksik ve kaybolmuş hisseden her kadın için…
Aykut Oğut bu kitapla cici kızlar uyur, prensi bekler sözlerine inanarak uyutulan güzelleri; sen otur oturduğun yerde, beyaz atlı prens gelince kurtaracak seni sözlerine inanıp hayatını uzun bir bekleyişe bırakmış bütün prensesleri resmen UYANDIRIYOR!
Bu kitabı okuyan bütün kadınlar VAY BE! GERÇEKTEN GÜÇ BENDEYMİŞ diyecek.
Bir kadın devriminin başlaması an meselesi!
Kitapla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Neden mi?
Nedeni çok basit.
Bu kitap kadınlara “erkeklerle eşit olmaya çalışma, sen onlardan kat be kat GÜÇLÜSÜN!” diyor.
Aykut Oğut’u okurlar fenomen olmuş kitabı Evrenden Torpilim Var sayesinde yakından tanır. Bir tür “iste, olsun” kitabıydı Evrenden Torpilim Var.
Şimdi uzun bir aradan sonra Aykut Oğut’un "Keşke Kadın Olsam" kitabı gündemde.
Ne mi anlatıyor bu kitap?
Bir kere kadınlara güçlerini yeniden hatırlatıyor.
“Sevgili kadınlar” diyor. Erkekle eşit olmak da neymiş?
Erkeklerle ASLA eşit OLAMAZSINIZ!
En büyük hatanız bizimle eşit olmaya çalışmak!
Çok çabalarsanız eşit olmayı becerebilir misiniz?
Elbette becerebilirsiniz AMA kendinizden, gücünüzden vazgeçerek becerebilirsiniz bunu!
Erkekle EŞİT olmak için VAROLUŞ çıtanızı alçaltmanız, daha aşağı inmeniz gerekiyor.
Eşitlik mi istiyorsunuz?
Siz bilirsiniz!
Neden eşitlik için kadının çıtasını alçaltması gerekirmiş derseniz?
Yazara göre:
KADIN ERKEKTEN 16 KAT DAHA ÜSTÜN!
Kadın daha güçlü, daha duygusal, muhteşem bir içsel rehberlik kapasitesine sahip, seks ve cinselliği yaşamak konusunda içindeki sese kulak verdiğinde önünde kimse duramıyor, evrensel saygıyı ve sevgiyi hissedebiliyor verebiliyor…
Amaaa...
Bu özellikler tek başına yetmez.
Bir KADIN ancak:
DUYGULARINI İFADE EDEBİLDİĞİNDE
ONLARI BASTIRMAYI DEĞİL KUCAKLAMAYI SEÇTİĞİNDE
İÇİNDEKİ DİŞİLİĞİ UYANDIRMAYI BAŞARDIĞINDA
Bu özellikler gerçek kapasitesine ulaşıyor.
Kim için yazılmış bu kitap:
Aşkta, ilişkilerde, profesyonel ve sosyal hayatta kendini eksik ve kaybolmuş hisseden her kadın için…
Aykut Oğut bu kitapla cici kızlar uyur, prensi bekler sözlerine inanarak uyutulan güzelleri; sen otur oturduğun yerde, beyaz atlı prens gelince kurtaracak seni sözlerine inanıp hayatını uzun bir bekleyişe bırakmış bütün prensesleri resmen UYANDIRIYOR!
Bu kitabı okuyan bütün kadınlar VAY BE! GERÇEKTEN GÜÇ BENDEYMİŞ diyecek.
Bir kadın devriminin başlaması an meselesi!
Kitapla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
3 Aralık 2014 Çarşamba
2 Aralık 2014 Salı
80 LERDE ÇOCUK OLMAK
Yıl 1985 Adapazarında oturuyorduk.Yan komşumuz Safiye teyzenin oğlu sürekli iş nedeniyle yurtdışına gidip geliyordu ailecek çok iyi görüşüyorduk... Bekar büyük kızları vardı Hayriye abla... Yurtdışına gidip gelen büyük oğullarını hatırlamıyorum ama bir gün Safiye teyze bu prensesle bize geldi Aman allahım ne büyük bir mutluluk anlatamam çünkü o yıllarda et bebek Türkiye de yok sadece dışarıdan geliyordu ülkemizde plastik yada bez bebekler vardı ne tekim benimde öyleydi... Bebeğimin adı BEBEĞİM di gece gündüz onunla birlikteydim üzerindeki orjinal kıyafeti değil anneme sürekli birşeyler diktiridim... Zamanında makyaj bile yapmışım :) Kaşlarını boyamışım dudaklarını da galiba oje den ruj yapmışım:) Geçenlerde annem bulmuş evde bana verdi o yıllar birden canlandı gözümde... 29 yıllık bebek olunca üzerindeki malzeme deforme olmuş tabi rengi kötü olmuş yıkadım pakladım ama değişen birşey olmadı...
Güzeldi 80 lerde çocuk olmak azla yetinmeyi bilir en küçücük şeylerden mutlu oldurduk... Belki çok oyuncağımız yoktu çeşidimiz de ama hayal dünyamızı genişletirdik bezden bebekler tavşanlar yapmaya çalışırdık içerisine pamuklar doldururdu...Bilgisayarlarımız ıpad lerimiz yoktu 2-3 arkadaş bir araya gelip dünya atlasını yere serer ( dünya atlasını da o zamanın gazetelerinden kupon biriktirilerek alınırdı ) ülkeleri bulmaya çalışırdık... İsim -şehir -hayvan -bitki oynardık üretirdik tüketmezdik... 80 ler çocuk olmak güzeldi yani....
30 Kasım 2014 Pazar
TELEFON KÜPESİ MODELLERİ

Dün telefon kılıfı almak için mağazaya girdiğimde hersey normaldir. Rengarenk çeşit çeşit kılıflar... çeşit bol olunca da insan seçmekte zorlanıyor haliyle ücret ödemek için kasaya geldiğimde bu kupeleri gördüm önce anlam veremedim telefon aksesuarları satan biyerde takılarını ne işi var dedim.Sonra kupeleri hep tek olarak sergileniyor eşleri yoktu buna da anlam veremedim...Dayanamadım kasada görevlileri sordum bunlar ne dedim...Telefon kupeleriymis...Nasıl yani dedim....Kulaklığın oldugu yere takiliyormus....kendi kendime ne çok kokoş bayan varmış dedim...Ama hakvermemek de mümkün değil hani çünkü çok güzeller...18-24 yaş arası için gayet normal...
posted from Bloggeroid
29 Kasım 2014 Cumartesi
SON MODA BİLEKLİKLER...
Alışveriş sitelerine gözatarken bu bilekliklere bayıldım ne kadar güzel tasarımlar böyle.
Takı tasarımıyla uğraşanlar için harika modeller...Benim gibi zamanı kısıtlı olanlar için iyiki bu siteler var...
posted from Bloggeroid
27 Kasım 2014 Perşembe
YALOVA DA NE YENİR İLHAM KEBAP A GİDİLİR
Geçen hafta sonu arkadaşım İlkay ve eşi Hamdi harika bir işyeri açtılar... Et ürünlerine doymak istiyorsanız Yalova ve çevresi bence burayı acilen keşfetmesi gerekir.
Mekanın yeri çok basit Çiflikköye giderken Devlet Hastanesi köprüsünü geçince ilk sağ sokakta... Daha detaylı yer bildirimine BURADAN ulaşabilirsiniz. Şimdi gelelim işin özüne benim eşim yemek konusunda çok ama çok seçicidir onu yemek konusunda memnun etmek gerçekten çok zordur.Kendisi tamamen etle beslenlendiği için Onun vereceği not önemliydi... Ne tekim İlham Kebap eşimden tam not aldı... Ben zaten bayıldım benim için önemli olan salatalar :) İnce detaylar önemlidir... Mesela salataya sumak çok yakışır neredeyse çok az restorant bunu uygular...
Mekan çok geniş ve aydınlık iç dekorasyon muhteşem çok ferah. 100 kişilik kapasitesi var.. Yemek organizasyonları için ideal bir yer...
Zeytinyağlı ve acılı ezmeli mezeleri ve salataları bol... Sunum çok önemli arkadaşımın eşi profesyonel açşı hep beş yıldızlı otellerde görev aldığı içinde süslemeleri ve sunumları gayet iyi biliyor..
Açılış gününe İstanbulda hasta ziyaretinde olduğumuz için katılamamıştık ama evlilik yıldönümümüz olan 24 Kasım da oradaydık... Her yıl benim tercihim olan balık restorantları tercih edilirdi. Eşim güzel bir hediye aldığı aldığı için bende Onun en sevdiği şey kebap ve ete boğmak istedim... :) Hem de İlkay ve Hamdi ye de hayırlı olsun a gitmiş olduk... Yalova da ne yenir derseniz ve et tarzı severseniz İLHAM KEBAP a gidin derim... Hayırlı bol kazançlı günler olması dileğiyle...
25 Kasım 2014 Salı
24 KASIM EVLİLİK YIL DÖNÜMÜMÜZ
Yıl 2007 Aylardan Kasım gün 24 olduğunda biz iyi günde kötü günde bir ömürü beraberce yürümek için baskoyduk bu sevdaya...Özel bir gün bizim için... Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitime ve eğitimciler verdiği değerin kat ve kat arttığı özel bir gün... Rabbim sağlık huzur ve mutluluk dolu seneler nasip etsin...
posted from Bloggeroid
23 Kasım 2014 Pazar
BALIKLI RUM HASTANESİ TARİHÇESİ
Eşimin anneannesi geçen hafta kalçasını kırdı ameliyat oldu.Ameliyat riskliydi ve kalbi durdu kan kaybetti hal böyle olunca ameliyattan sonra diğer bir hastane olan Balıklı Rum Hastanesine geçiş yaptı...Vücudun biraz vitamin ve serumla takviyeye ihtiyacı vardı... Hafta sonu İstanbul a ziyarete gittik... Bu hastaneye 7 yıl öncede gelmiştim bu ikinci gelişimdi. Ziyaret saati uzun olunca (hasta odası dışında ) hastaneyi gezmeye ve incelemeye başladım...Gerçekten ilaç kokusundan çok tarih kokuyordu...
Hastanenin geçmişi; 1454 yılında Karaköy’de "Büyük Balıklı Han"’ın bulunduğu yerde faanliyete geçen hastaneye dayanır[1]. 18. yüzyılda veba salgını nedeniyle hastane surların dışına taşınan hastane; "Yedikule Hastanesi" adıyla bakallar esnafı locası tarafından1753 yılında inşa edildi[2]. Ahşap hastane binaları 1790 yılında çıkan yangında yok olunca Patrik 7. Neofitos’un ve Bab-ı Ali tercümanı Yorgo Humuzi’nin katkısı ile yeniden inşa edildi[2]. 1794 yılında yapılan bir düzenleme ile kurum, kronik hastaları ve sokaklarda yaşayan insanlarla dilencileri kabul eden bir kurum haline geldi;. Balıklı Meryem Ana Kilisesi’nin yönetimi hastaneye verildi. Eğrikapı’daki Meryem Ana Kilisesi, müştemilatında psikiyatri hastalarını kabul ettiği için 1816’da hastaneye bağlandı[2].
Sultan II. Mahmut’un fermanıyla 1836-1838 yılında Yedikule Hastanesi ile birlikte İstanbul’daki diğer iki Rum hastanesinin hastalarının nakledileceği yeni bir hastane inşa edildi. Hastalar, 1839 başında hastaneye nakledildiler.
1894 depreminde hastanenin zarar görmesi üzerine yeni binalar inşa edildi. Bugün hizmet veren binalar, o dönemde inşa edilmiştir[2]. Hastane, 1991 yılında restore edildi. 1994 yılında bünyesinde alkol ve madde bağımlılığı tedavisi için Türkiye’nin ilk özel kliniği kuruldu[1].
(KAYNAK WİKİPEDİA).
Bir vakıf hastanesi burası Rum Türk birçok doktor hemşire memur hizmetli görev alıyor...Son zamanlarda gördüğüm en temiz hastanelerden birtanesi...
Hastane sağlık hizmetinin dışında huzur evi olarak da kullanılıyormuş...Gerçi o bahçenin diğer bölümünde sonradan öğrendim yoksa oraya gitmeyi çok isterdim.
Her yerde Rumca yazılar vardı galiba bağış yapanlarla alakalı tam bilmiyorum...Ne den mi Balıklı Rum Hastanesi ne acı ki bu ülkede ya paran olacak ya dayın olacak ya da arkan olacak yoksa Devlet hastaneleri içler acısı... Vakıf hastanesi olup ssk ve bağkur hastalarına da hizmet veren bir hastane...Ötekileştirmek istemiyorum ama Rumlarda insana değer şu an bizim ülkemizde bizden daha iyi bu hastanede din dil ırk ayırımı yapılmadan herkese eşit davranılıyor hemde en güzeliyle...Anneanneye biz oradayken rutin kontroller için bir hemşire geldi ve bizi ilk defa görüyordu ve hoş geldiniz dedi ben şoka girmiştim... Ben bu zamana kadar hiçbir devlet hastanesini geçtim en kral özel hastanede bile böyle güzel karşılama görmedim...Hastanede aynı zamanda alkol bağımlılık tedavisi de veriyor dediğim gibi bir çok ayrı binadan oluşuyor her bir binada faklı konulara hizmet veriliyor... Balıklı Rum Hastanesinin çalışma şeklinin ülkemdeki tüm sağlık kuruluşlarında da olması dileğiyle... Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin...
20 Kasım 2014 Perşembe
BİR KÜÇÜK CEVİZ AĞACI
Daha önce BURADA ve BURADA bahsetmiştim evde ceviz nasıl çimlendirilir nasıl büyütülür diye... Annem saksıyı değişitirmiş bizim cevizler almış başını gitmiş... Bahar geldiğinde kısmetse bahçeye ekilecek birde Trabzon a köye gidip oraya transfer olacak... Bakalım yeni yerlerini beğenecekler mi en önemlisi ceviz verecekler mi. Aslında ceviz vermelerini şu aşamada çok önemsemiyorum yeşili ürettik ya bir den fazla küçük ağaç fidesi ürettik ya beni en çok sevindiren bu... Biz gözünün içerisine bakıyoruz filizlensin fide olsun ağaç olsun diye millet rant uğruna avm havaalnı köprü yol uğruna kesiyor ağaçları...Bakın işte görün kolay mı yetişiyor bir ağaç... Doğamızı koruma adına çocuklarımız için geleceğimiz için lütfen duyarlı olalım...
19 Kasım 2014 Çarşamba
SUYU OTURARAK İÇMENİN FAYDALARI
Bir çoğumuz yok artık diyor oturarak su içmenin fadaları da mı varmış diyor....Evet var...Ayakta su içerken su direkt olarak midede dinlenmeden kalınbarsağa geçiyor ve suyun içerisinde mikrop bakteri vs varsa filitre görevi yapılmıyor... Ayrıca suyun içerisindeki yararlı minerallerde yine ayakta içildiğinde midede dinlenmediği için alınamıyor... Hal böyle olunca ayakta su içildiğinde sadece susuzluğumuzu gidermiş oluyoruz... Siz siz olun suyunuzu oturarak içmeyi alışkanlık haline getirin ve çocuklarınıza da bunu öğretin...Hatırlıyorum da rahmetli anneannem kızım ayakta su içilmez günah derdi, derdi ama nedenini anlatmazdı belki bilmediği için keşke anlatsaydı da bilseydim 36 yıl hep ayakta su içtim gitti canım mineraller... Araştırdım oturarak su içmek aynı zamanda sünnetmiş nedeni de sağlıklı olması imiş...Sağlıklı bol bol su içmeli günleriniz olsun...
17 Kasım 2014 Pazartesi
YALOVA ZÜMRÜT BAHÇE
Haftasonu pazar iş için İstanbul a geldim hala İstanbuldayim... Haftasonu kısmi olarak aileden ayrı kalacağım için cumartesi günùnü doyasiya ailemle gecirmek istedim... Dogayla icice olalim diye attik kendimizi yollara Yalova ya 10 km uzaklikta Zümrüt Bahce ye gittik tam bir köy kahvaltisi offf mis gibi koy peynirleri doyamadim tadina...
Kuzu okadr hareketliydi ki masa duzeni diye birsey kalmadi tabi... Peynirleri onune cekti hepsini ben yiyecegim dedi..
Hava cok guzeldi malum sonbahar biraz bahcede top oynadik.
Kucuk goletteki kirmizi baliklari sevdik...
Sonra mekanin icerisini gezmeye basladik..
Yolunuz Yalova Samanli yoluna düşerse Akkoy Termal arasindaki Zümrüt Bahceye gidin derim...Kahvalti haricinde dugun toplanti organizasyon gibi etkinlikler icin ideal...En guzeli dogayla basbasa mis gibi bol oksijenle birliktesiniz... Bugun pazartesei ben hala sehir disindayim evimi ailemi cok ozledim aksam olsun kavusma vakti gelsin...
posted from Bloggeroid
13 Kasım 2014 Perşembe
GİZEM İN BLOĞU....
Yengemiz evde minik bebeğini büyütürken merak salmış harika şeyler yapmaya başlamış banada böyle güzel bir süpriz yapmış... Tam mutfağımın tonlarında bayıldım ellerine sağlık Gizem yenge seni çok seviyoruz.... GİZEM İN BLOĞU nu görmek isterseniz bekleriz...
10 Kasım 2014 Pazartesi
YALOVA DAN ATA YA SAYGI
Yalova heykel meydani bugunlerde pek güzel... Meydanin adi heykel cunku eskiden burada Ata nin heykeli vardi ve resmi torenler burada kutlanirdi...Zamanla trafik yogunlasinca torenlerin yapilmasi sirasinda trafigin kilitlenmesine neden olmaya basladi hal boyle olunca Ata nin heykeli hemen 50 metre ilerideki trafige kapali olan meydana tasindi...Artik resmi torenler burada yapilmaya baslandi...Ama tam dönen bu kavsakdaki Ata nin heykelinin yeri yillarca bos kaldi...Nihayet arti meydan yine Atamiza kavuştu...Bir tarafında Atatürkün harika bir resmi....
Diğer tarafta And imiz..
10 Kasım icin bir hazirlik telaşıyla yetistirmeye calişıyorlar dün gecede ışıklandırma ayarlamaları yapılıyordu...
Birde Atatürkün hayatini anlatan barkovizyon koymuşlar fonda da Sarı Zeybek teki müzik... Kuzum hemen beni Ata yla resim çek anne dedi... Sonra eve geldiğimizde de babasina anlatti... Evet bugun 10 Kasım...Tıpkı ilkokuldayken okuduğum şiir gibi ATATÜRK ÖLMEDİ YÜREĞİMDE YAŞIYOR....
posted from Bloggeroid
5 Kasım 2014 Çarşamba
ÖL DAHA İYİ...
Ya kardeşim senin zaten bu ülkede yaşam hakkın yok yaşam değerin yok iş olsun koyduk onları oraya iş güvenliği istedi bizde yaptık işine gelirse... Birşeyler yapılıyor evet ama yapılmış olmak için yapılıyor kurtarma amaçlı değil... Tıp kı hala 18 madenciye ulaşılamadığı gibi. Torba yasası çıktı güya madenci hakları düzenlendi yeniden incelendi yine işveren bildiğini okudu... Bu ülkede insan için yapılan herşey artık göz boyamadan ibaret bir kez daha netleşti....
3 Kasım 2014 Pazartesi
BUGÜN AŞK OLSUN...
Bugun gunlerden sevgi olsun aşk olsun...Huzur olsun savaş olmasin cocuklar kaybolmasin ölmesin anneler ağlamasin...Bugün dünyada kötü şeyler olmasin mutluluk olsun barış olsun...Söyle hayat bugun senden cok sey mi istiyorum...
posted from Bloggeroid
29 Ekim 2014 Çarşamba
YALOVA GÜNEY KÖYÜ
Bu pazar da kendimizi attik yollara kuzu Atahan yola ciktiktan sonra 15 dakika icerisinde uykuya dalinca bizde uzun zamandir gitmek istedigimiz ama bir turlu firsatini bulamadigimiz Guney koye gidelim dedik...
Bildigim kadaroyla Dagistanlilar ve Cerkezlerin ikamet ettigi bir koy... Köy demek haksizlik olur aslinda cok duzenli ve temiz bir yerlesim yeri...
Meydandaki koy kahvesinin onune parkettik arabayi Atahan iceride uyudugu icin arabadan ayrilamiyorduk kahveleri caylari aldik arabanin yaninda icmeye basladik...
Bu sevimli kopek kahve boyunca beni tek birakmadi sagolsun... Koydeki herkes guleryuzlu cok tontos dedeler vardi..
Tam organik urunler iste burada kuzum icin polen ve koy yumurtasi aldim..
Yalova Bursa karayolundan giderken caniniz Hinkal manti cekerse Guney koye sapin hemen orjinal Hinkal mantisini Dagistanli hanimlarin elinden yemenizi tavsiye ederim...Trakking yol guzergahi ayni zamanda burasi... Mavi Yesil yolun devami..Doga severler buraya cok geliyor...Sari sonbaharda ayri bir guzel Guney Koy....
posted from Bloggeroid
28 Ekim 2014 Salı
23 Ekim 2014 Perşembe
YAZ-KIŞ SAAT UYGULAMASI
İlk O başlattı:
Benjamin Franklin’i hepimiz Amerikan dolarındaki görseliyle tanıyoruz. Oysa o "Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar" özdeyişinin sahibiydi. Eski ABD Başkanı Benjamin Franklin, Amerika Birleşik Devletleri'nden Fransa ya elçi olarak yollandığı sırada, Paris halkının mum israfını önlemesi ve gün ışığından daha çok yararlanması için imzasız bir mektup yayımladı. 1784 yılındaki bu vergi, panjurları vergilemek, mumları karneye bağlamak ve insanları gün doğumu sırasında kilise çanları ve top ateşiyle uyandırmak gibi öneriler içermekteydi. Sonradan da saatlerin kışın geri alınmasıyla gün ışığından daha çok faydalanılacağını ispatlayarak bu işin mucidi olarak tarihe geçti.
YAZ SAATİNİN YORULMAZ SAVAŞÇISI
Bakalım bizim ülkemizde ne zaman son verilecek bu uygulamaya ... İleri geri saatlerde dumur oldu artık :))İngiltere’den sonra, yaz saati uygulamasına geçen ikinci ülke Almanya oldu. Fransa’nın ise bu uygulamaya geçiş sebebi oldukça ilginç. Fransa, uygulamaya savaştaki askerlerinin daha iyi uyuması ve güç toplaması için kabul etti. İngiltere’de Petts Wood’da avukat William Willett’ın heykelinin altında şu cümle yazar. "Yaz saatinin yorulmaz savaşçısı"
Not : bilgiler hürriyetin sitesinden alınmıştır...
21 Ekim 2014 Salı
BAHÇEMDEN SARI SONBAHAR
Kim demiş sonbahar kasvetli diye bak sarının yeşilin kırmızının her tonunu görebiliyorsun doğada... Tamam kabul cıvıl cıvıl rengarenk çiçekler yok ama mis gibi kış meyveleri var... Bu kıpkırmızı kocaman nar henüz olmadı bir tanesinin tadına baktım daha ekşi görüntüsü beni aldattı aslında narın olgunlaştığını anlamak için internette araştırma yapmam lazım tahminimce narın sap kısmının tek çevirmede kouyor olması olduğu anlamına geliyor sadece atıyorum bildiğimden değil hani kolay kopan meyva olmuş derler ya oradan yola çıkıyorum... Nar ın arkasındaki korkuluk nasıl ama :) yoksa kargalar gerçekten rahat bırakmıyor meyveleri...
Misler gibi mandalinamız komşumuz taşındığımızda hoşgeldin hediyesi olarak mandalina fidesi getirmişti pekde makbule geçti hani mandalinalarımız da var onunda 15-20 günü var olgunlaşması için bakalım bekliyoruz .
Akşam eve gelirken bahçemdeki kalan son güllerden birisini yoğun rüzgara rağmen fotoğraflamayı başardım gerçi biraz bulanık çıktı ama rüzgara karşı durulmazmış :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








































