29 Kasım 2014 Cumartesi

SON MODA BİLEKLİKLER...




Alışveriş sitelerine gözatarken bu bilekliklere bayıldım ne kadar güzel tasarımlar böyle.








Takı tasarımıyla uğraşanlar için harika modeller...Benim gibi zamanı kısıtlı olanlar için iyiki bu siteler var...
posted from Bloggeroid

27 Kasım 2014 Perşembe

YALOVA DA NE YENİR İLHAM KEBAP A GİDİLİR



Geçen hafta sonu arkadaşım İlkay ve eşi Hamdi harika bir işyeri açtılar...  Et ürünlerine doymak istiyorsanız Yalova ve çevresi bence burayı acilen keşfetmesi gerekir.



Mekanın yeri çok basit Çiflikköye giderken Devlet Hastanesi köprüsünü geçince ilk sağ sokakta... Daha detaylı yer bildirimine  BURADAN ulaşabilirsiniz. Şimdi gelelim işin özüne benim eşim yemek konusunda çok ama çok seçicidir onu yemek konusunda memnun etmek gerçekten çok zordur.Kendisi tamamen etle beslenlendiği için Onun vereceği not önemliydi... Ne tekim İlham Kebap eşimden tam not aldı... Ben zaten  bayıldım benim için önemli olan salatalar :)  İnce detaylar önemlidir... Mesela salataya sumak çok yakışır neredeyse çok az restorant bunu uygular...



Mekan çok geniş ve aydınlık iç dekorasyon muhteşem çok ferah. 100 kişilik kapasitesi var.. Yemek organizasyonları için ideal bir yer...




Zeytinyağlı ve acılı ezmeli mezeleri ve salataları bol... Sunum çok önemli arkadaşımın eşi profesyonel açşı  hep beş yıldızlı otellerde görev aldığı içinde süslemeleri ve sunumları gayet iyi biliyor..



Açılış gününe İstanbulda  hasta ziyaretinde olduğumuz için katılamamıştık ama evlilik yıldönümümüz olan 24 Kasım da  oradaydık... Her yıl benim tercihim olan balık restorantları tercih edilirdi. Eşim güzel bir hediye aldığı aldığı için bende Onun en sevdiği şey kebap ve ete boğmak istedim... :)  Hem de İlkay ve Hamdi ye de hayırlı olsun a gitmiş olduk... Yalova da ne yenir derseniz ve et tarzı severseniz  İLHAM KEBAP a gidin derim... Hayırlı bol kazançlı günler olması dileğiyle...

25 Kasım 2014 Salı

24 KASIM EVLİLİK YIL DÖNÜMÜMÜZ



Yıl 2007 Aylardan Kasım gün 24 olduğunda biz iyi günde kötü günde bir ömürü beraberce yürümek için baskoyduk bu sevdaya...Özel bir gün bizim için... Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitime ve eğitimciler verdiği değerin kat ve kat arttığı özel bir gün... Rabbim sağlık huzur ve mutluluk dolu seneler nasip etsin...
posted from Bloggeroid

23 Kasım 2014 Pazar

BALIKLI RUM HASTANESİ TARİHÇESİ


Eşimin anneannesi geçen hafta kalçasını kırdı ameliyat oldu.Ameliyat riskliydi ve kalbi durdu kan kaybetti hal böyle olunca ameliyattan sonra diğer bir hastane olan  Balıklı Rum Hastanesine geçiş yaptı...Vücudun biraz vitamin ve serumla takviyeye ihtiyacı vardı... Hafta sonu İstanbul a ziyarete gittik... Bu hastaneye 7 yıl öncede gelmiştim bu ikinci gelişimdi. Ziyaret saati uzun olunca (hasta odası dışında ) hastaneyi gezmeye ve incelemeye başladım...Gerçekten ilaç kokusundan çok tarih kokuyordu...


Hastanenin geçmişi; 1454 yılında Karaköy’de "Büyük Balıklı Han"’ın bulunduğu yerde faanliyete geçen hastaneye dayanır[1]. 18. yüzyılda veba salgını nedeniyle hastane surların dışına taşınan hastane; "Yedikule Hastanesi" adıyla bakallar esnafı locası tarafından1753 yılında inşa edildi[2]. Ahşap hastane binaları 1790 yılında çıkan yangında yok olunca Patrik 7. Neofitos’un ve Bab-ı Ali tercümanı Yorgo Humuzi’nin katkısı ile yeniden inşa edildi[2]. 1794 yılında yapılan bir düzenleme ile kurum, kronik hastaları ve sokaklarda yaşayan insanlarla dilencileri kabul eden bir kurum haline geldi;. Balıklı Meryem Ana Kilisesi’nin yönetimi hastaneye verildi. Eğrikapı’daki Meryem Ana Kilisesi, müştemilatında psikiyatri hastalarını kabul ettiği için 1816’da hastaneye bağlandı[2].
Sultan II. Mahmut’un fermanıyla 1836-1838 yılında Yedikule Hastanesi ile birlikte İstanbul’daki diğer iki Rum hastanesinin hastalarının nakledileceği yeni bir hastane inşa edildi. Hastalar, 1839 başında hastaneye nakledildiler.
1894 depreminde hastanenin zarar görmesi üzerine yeni binalar inşa edildi. Bugün hizmet veren binalar, o dönemde inşa edilmiştir[2]. Hastane, 1991 yılında restore edildi. 1994 yılında bünyesinde alkol ve madde bağımlılığı tedavisi için Türkiye’nin ilk özel kliniği kuruldu[1].
(KAYNAK WİKİPEDİA).


Bir vakıf hastanesi burası Rum Türk birçok doktor hemşire memur hizmetli görev alıyor...Son zamanlarda gördüğüm en temiz hastanelerden birtanesi... 




Hastane sağlık hizmetinin dışında huzur evi olarak da kullanılıyormuş...Gerçi o bahçenin diğer bölümünde sonradan  öğrendim yoksa oraya gitmeyi çok isterdim.

Her yerde Rumca yazılar  vardı galiba bağış yapanlarla alakalı tam bilmiyorum...Ne den mi Balıklı Rum Hastanesi ne acı ki bu ülkede ya paran olacak ya dayın olacak ya da arkan olacak yoksa Devlet hastaneleri içler acısı... Vakıf hastanesi olup ssk ve bağkur hastalarına da hizmet veren bir hastane...Ötekileştirmek istemiyorum ama Rumlarda insana değer şu an bizim ülkemizde bizden daha iyi bu hastanede din dil ırk ayırımı yapılmadan herkese eşit davranılıyor hemde en güzeliyle...Anneanneye biz oradayken rutin kontroller için  bir hemşire geldi ve bizi ilk defa görüyordu  ve hoş geldiniz dedi ben şoka girmiştim... Ben bu zamana kadar hiçbir devlet hastanesini geçtim en kral özel hastanede bile böyle güzel karşılama görmedim...Hastanede aynı zamanda alkol bağımlılık tedavisi de veriyor dediğim gibi bir çok ayrı binadan  oluşuyor her bir binada  faklı konulara hizmet veriliyor... Balıklı Rum Hastanesinin çalışma şeklinin ülkemdeki tüm sağlık kuruluşlarında da olması dileğiyle... Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin...

20 Kasım 2014 Perşembe

BİR KÜÇÜK CEVİZ AĞACI


Daha  önce    BURADA  ve BURADA  bahsetmiştim evde ceviz nasıl çimlendirilir nasıl büyütülür diye... Annem saksıyı  değişitirmiş bizim cevizler almış başını gitmiş... Bahar geldiğinde kısmetse  bahçeye ekilecek birde Trabzon a  köye gidip oraya transfer olacak... Bakalım yeni yerlerini beğenecekler mi en önemlisi ceviz verecekler mi. Aslında  ceviz vermelerini şu aşamada çok önemsemiyorum  yeşili ürettik ya bir den fazla  küçük ağaç fidesi ürettik  ya  beni en çok sevindiren  bu... Biz gözünün içerisine bakıyoruz filizlensin fide olsun ağaç olsun diye millet  rant  uğruna avm havaalnı köprü yol  uğruna kesiyor ağaçları...Bakın işte görün kolay mı yetişiyor bir ağaç... Doğamızı koruma adına çocuklarımız için  geleceğimiz için lütfen duyarlı olalım...

19 Kasım 2014 Çarşamba

SUYU OTURARAK İÇMENİN FAYDALARI




Bir çoğumuz yok artık diyor oturarak su  içmenin fadaları da mı varmış diyor....Evet  var...Ayakta su içerken su direkt olarak midede dinlenmeden kalınbarsağa geçiyor ve suyun içerisinde  mikrop  bakteri vs varsa filitre görevi yapılmıyor... Ayrıca  suyun içerisindeki yararlı minerallerde  yine ayakta içildiğinde midede dinlenmediği için alınamıyor... Hal  böyle olunca ayakta  su içildiğinde  sadece  susuzluğumuzu gidermiş oluyoruz... Siz siz olun suyunuzu oturarak içmeyi alışkanlık haline  getirin  ve  çocuklarınıza da  bunu öğretin...Hatırlıyorum da rahmetli anneannem kızım ayakta  su içilmez günah  derdi, derdi ama nedenini anlatmazdı belki bilmediği için keşke anlatsaydı da bilseydim 36 yıl hep ayakta  su içtim gitti canım mineraller... Araştırdım oturarak su içmek aynı zamanda  sünnetmiş nedeni de  sağlıklı olması imiş...Sağlıklı bol bol su içmeli günleriniz olsun...

17 Kasım 2014 Pazartesi

YALOVA ZÜMRÜT BAHÇE





Haftasonu pazar iş için İstanbul a geldim hala İstanbuldayim... Haftasonu kısmi olarak aileden ayrı kalacağım için cumartesi günùnü doyasiya ailemle gecirmek istedim... Dogayla icice olalim diye attik kendimizi yollara Yalova ya 10 km uzaklikta Zümrüt Bahce ye gittik tam bir köy kahvaltisi offf mis gibi koy peynirleri doyamadim tadina...




Kuzu okadr hareketliydi ki masa duzeni diye birsey kalmadi tabi... Peynirleri onune cekti hepsini ben yiyecegim dedi..



Hava cok guzeldi malum sonbahar biraz bahcede top oynadik.


Kucuk goletteki kirmizi baliklari sevdik...


Sonra mekanin icerisini gezmeye basladik..








Yolunuz Yalova Samanli yoluna düşerse Akkoy Termal arasindaki Zümrüt Bahceye gidin derim...Kahvalti haricinde dugun toplanti organizasyon gibi etkinlikler icin ideal...En guzeli dogayla basbasa mis gibi bol oksijenle birliktesiniz... Bugun pazartesei ben hala sehir disindayim evimi ailemi cok ozledim aksam olsun kavusma vakti gelsin...
posted from Bloggeroid

13 Kasım 2014 Perşembe

GİZEM İN BLOĞU....


Yengemiz evde minik  bebeğini büyütürken merak salmış harika şeyler  yapmaya  başlamış banada böyle  güzel bir  süpriz yapmış... Tam  mutfağımın tonlarında bayıldım ellerine sağlık Gizem yenge seni çok seviyoruz.... GİZEM İN BLOĞU  nu görmek isterseniz bekleriz...

10 Kasım 2014 Pazartesi

YALOVA DAN ATA YA SAYGI



Yalova heykel meydani bugunlerde pek güzel... Meydanin adi heykel cunku eskiden burada Ata nin heykeli vardi ve resmi torenler burada kutlanirdi...Zamanla trafik yogunlasinca torenlerin yapilmasi sirasinda trafigin kilitlenmesine neden olmaya basladi hal boyle olunca Ata nin heykeli hemen 50 metre ilerideki trafige kapali olan meydana tasindi...Artik resmi torenler burada yapilmaya baslandi...Ama tam dönen bu kavsakdaki Ata nin heykelinin yeri yillarca bos kaldi...Nihayet arti meydan yine Atamiza kavuştu...Bir tarafında Atatürkün harika bir resmi....



Diğer tarafta And imiz..



10 Kasım icin bir hazirlik telaşıyla yetistirmeye calişıyorlar dün gecede ışıklandırma ayarlamaları yapılıyordu...








Birde Atatürkün hayatini anlatan barkovizyon koymuşlar fonda da Sarı Zeybek teki müzik... Kuzum hemen beni Ata yla resim çek anne dedi... Sonra eve geldiğimizde de babasina anlatti... Evet bugun 10 Kasım...Tıpkı ilkokuldayken okuduğum şiir gibi ATATÜRK ÖLMEDİ YÜREĞİMDE YAŞIYOR....
posted from Bloggeroid

5 Kasım 2014 Çarşamba

ÖL DAHA İYİ...


 Haftabaşı  iş  nedeniyle İstanbul a gitmek içi   Yalovadan topçular  feribotuna  bindim... Oturuken karşımdaki tabela dikkatimi çekti... CAN YELEKLERİ TAVANDADIR.... Aman yarabbi bu  nasıl bir şey... İDO DO DO DO......


 Üşenmedim kalktım can yeleklerine ulaşmaya çalıştım  1,60 boyla ulaşamadım tabiki  hadi  ulaştım diyelim  yelekleri çıkartmak mümkün değil önlerinde barikatlar  var...Çeke çeke bir  ihtimal çıkabilir... Düşünün  gemi batıyo sen cebelleşiyorsun can yeleği çıkartacağım diye bu  ne  vurdumduymazlık böyle...

Ya kardeşim senin zaten bu  ülkede  yaşam hakkın yok yaşam değerin yok  iş olsun koyduk onları oraya  iş güvenliği istedi bizde yaptık işine  gelirse... Birşeyler  yapılıyor  evet  ama  yapılmış olmak için yapılıyor kurtarma amaçlı değil... Tıp kı hala  18 madenciye ulaşılamadığı gibi. Torba yasası  çıktı  güya  madenci  hakları düzenlendi  yeniden  incelendi yine işveren bildiğini okudu... Bu ülkede  insan için  yapılan herşey  artık göz boyamadan ibaret bir  kez daha  netleşti....

3 Kasım 2014 Pazartesi

BUGÜN AŞK OLSUN...



Bugun gunlerden sevgi olsun aşk olsun...Huzur olsun savaş olmasin cocuklar kaybolmasin ölmesin anneler ağlamasin...Bugün dünyada kötü şeyler olmasin mutluluk olsun barış olsun...Söyle hayat bugun senden cok sey mi istiyorum...
posted from Bloggeroid

29 Ekim 2014 Çarşamba

YALOVA GÜNEY KÖYÜ



Bu pazar da kendimizi attik yollara kuzu Atahan yola ciktiktan sonra 15 dakika icerisinde uykuya dalinca bizde uzun zamandir gitmek istedigimiz ama bir turlu firsatini bulamadigimiz Guney koye gidelim dedik...



Bildigim kadaroyla Dagistanlilar ve Cerkezlerin ikamet ettigi bir koy... Köy demek haksizlik olur aslinda cok duzenli ve temiz bir yerlesim yeri...




Meydandaki koy kahvesinin onune parkettik arabayi Atahan iceride uyudugu icin arabadan ayrilamiyorduk kahveleri caylari aldik arabanin yaninda icmeye basladik...



Bu sevimli kopek kahve boyunca beni tek birakmadi sagolsun... Koydeki herkes guleryuzlu cok tontos dedeler vardi..
Tam organik urunler iste burada kuzum icin polen ve koy yumurtasi aldim..
Yalova Bursa karayolundan giderken caniniz Hinkal manti cekerse Guney koye sapin hemen orjinal Hinkal mantisini Dagistanli hanimlarin elinden yemenizi tavsiye ederim...Trakking yol guzergahi ayni zamanda burasi... Mavi Yesil yolun devami..Doga severler buraya cok geliyor...Sari sonbaharda ayri bir guzel Guney Koy....
posted from Bloggeroid

28 Ekim 2014 Salı

23 Ekim 2014 Perşembe

YAZ-KIŞ SAAT UYGULAMASI



İlk O başlattı:
Benjamin Franklin’i hepimiz Amerikan dolarındaki görseliyle tanıyoruz. Oysa o "Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar" özdeyişinin sahibiydi. Eski ABD Başkanı Benjamin Franklin, Amerika Birleşik Devletleri'nden  Fransa ya elçi olarak yollandığı sırada, Paris halkının mum israfını önlemesi ve gün ışığından daha çok yararlanması için imzasız bir mektup yayımladı. 1784 yılındaki bu vergi, panjurları vergilemek, mumları karneye bağlamak ve insanları gün doğumu sırasında kilise çanları ve top ateşiyle uyandırmak gibi öneriler içermekteydi. Sonradan da saatlerin kışın geri alınmasıyla gün ışığından daha çok faydalanılacağını ispatlayarak bu işin mucidi olarak tarihe geçti.


YAZ SAATİNİN YORULMAZ SAVAŞÇISI

 
İngiltere’den sonra, yaz saati uygulamasına geçen ikinci ülke Almanya oldu. Fransa’nın ise bu uygulamaya geçiş sebebi oldukça ilginç. Fransa, uygulamaya savaştaki askerlerinin daha iyi uyuması ve güç toplaması için kabul etti. İngiltere’de Petts Wood’da avukat William Willett’ın heykelinin altında şu cümle yazar. "Yaz saatinin yorulmaz savaşçısı"
Bakalım  bizim ülkemizde  ne  zaman son  verilecek  bu  uygulamaya ... İleri geri saatlerde dumur oldu  artık :))

Not : bilgiler  hürriyetin sitesinden alınmıştır...

21 Ekim 2014 Salı

BAHÇEMDEN SARI SONBAHAR



 Kim  demiş sonbahar kasvetli diye  bak sarının yeşilin  kırmızının  her  tonunu  görebiliyorsun  doğada... Tamam kabul cıvıl cıvıl rengarenk  çiçekler yok ama  mis gibi  kış  meyveleri  var... Bu kıpkırmızı kocaman nar  henüz olmadı  bir  tanesinin  tadına baktım daha ekşi görüntüsü  beni aldattı aslında  narın  olgunlaştığını anlamak için  internette  araştırma  yapmam lazım tahminimce narın sap kısmının tek çevirmede kouyor olması olduğu anlamına  geliyor sadece atıyorum bildiğimden değil hani kolay kopan meyva olmuş derler  ya oradan yola  çıkıyorum... Nar ın arkasındaki korkuluk nasıl  ama :) yoksa  kargalar  gerçekten rahat bırakmıyor meyveleri...


 Bu da Trabzon hurması diye geçiyor gerçi bizimki çikolatalı hurma en sevdiğimden  yaklaşık  6 yıldır  bahçede hurma  ağacımız  var  ilk sene 2 tane  ürün verdi ondan sonraki senelerde  hiçbir  meyve vermedi sonra  dediler ki ağaç cinsi bahçede  tek  olmaz  eşi olması  lazım ki baharda polenleri  birbirini döllesin meyve versin  sonra  ikiledik  ağaçları  bu  sene kocaman kocaman Trabzon hurmamız oldu  gerçi  onunda  olmasanı 15-20 gün  var  az  kaldı  şimdiden sabırsızlanıyorum...


Misler  gibi  mandalinamız komşumuz taşındığımızda  hoşgeldin  hediyesi olarak  mandalina fidesi getirmişti pekde  makbule  geçti hani  mandalinalarımız da  var  onunda  15-20 günü  var  olgunlaşması  için bakalım  bekliyoruz .


Akşam  eve  gelirken bahçemdeki kalan son  güllerden birisini yoğun rüzgara rağmen fotoğraflamayı başardım  gerçi biraz  bulanık  çıktı  ama  rüzgara karşı durulmazmış :)


17 Ekim 2014 Cuma

HERSE SALATASI NASIL YAPILIR


Bugün  günlerden  salata  olsun dedim ama  bu  salatayı  yiyeli oldukça uzun zaman oldu... Geçen ramazan bayramında eşimin dayısının hanımı  sevgili Fatoş  ablamız  yapmıştı gerçi her geldiğinde  yapar çünkü çok seviyoruz... Bazı bölgelerde  herse  diye  geçen  bu  sala nasıl mı  yapılır...Normalde  mangal közünde  kırmızı  yağ biberi  patlıcan yeşil biber közlenir şimdi bunun için  mangal mı  yakıcaz diyorsunuz haklısınız  tabi... Benim gibi  ocağınızı kirleterek  de  yapabilirsiniz:)




Közlenen tüm sebzeler küçük küçük doğranır içierisine  ayrıca  domates kuru soğan taze  maydonoz ilave edilir... Sosu için  zeytinyağ  limon ve sarımsak rendesi ilave edin bir  okadar daha güzel oluyor... Zeytin biraz da  iri  nane  yapraklarıyla  süsleyebilirsiniz. Ben bu satırları  yazarken refleks olarak ağzım sulanmaya başladı  bile...


Fatoş  ablanın gelmesini bekleyemeyeğim haftaonun  bu  olaya  bir  el atmam lazım tabi havamda  olursam: Yeme  içme hazılrama aşamasında biraz  fazlaca  üşengecimdirde... Genelde resmini çekmeyi ve yemeyi  tercih  ederim..Musmutlu bir  haftasonunuz olsun...

Dyson DC62 Digital Slim ile Kablosuz Kolay Temizlik

Teknolojinin öncüsü Dyson, 2014 yılında yeni ürünü Dyson DC62 Digital Slim ile karşınızda. Dolaşan kabloları ve hantal süpürgeleri unutun. Dyson kabloyu kesti. Son teknolojiyle tasarlanmış Dyson Digital Slim™ süpürge kablosuz ve hafiftir. Kablolu bir süpürge kadar güçlüdür. 20 dakika kesintisiz yüksek emiş gücü ile DC62 zemin, tavan ve ulaşılması zor yerlere yüksek manevra kabiliyeti ile kolaylıkla ulaşır. Priz arama ve dolaşan kablolara son. Kolayca şarjdan alın ve kullanın. 
Hızlı ve Güçlü
James Dyson : “Dijital motorlarımız yeni teknolojik olanaklar yaratıyor. Bir önce ki modele göre V6 daha hızlı ve güçlüdür. Yüksek güç yoğunluğu ile DC62 kabloya bağlı olmadan kablolu elektrikli süpürge ile aynı işlemi yapabilmektedir. ”
Entegre Motor Teknolojisi
V6 dijital motor özellikle bu makine için geliştirilmiştir. Bataryadan daha fazla güç aldığı için cihazın emiş gücünü arttırır.
2 Tier Radial™ Siklonlar: Tozu daha iyi ayrıştırabilmek için, 15 siklon iki sıra halinde birbirine paralel olarak çalışır. Siklonlara eşit hava dağılımını sağlayarak, Dyson mühendisleri sabit merkezkaç gücünü ve yüksek toz ayırımını garantilediler.
Toza ve kire karşı 
Yeni yapılandırılmış olan motorlu başlık toz ve kirlerle her yüzeyde başa çıkar. Başlıktaki karbon fiber kıllar, statik elektriği azaltarak ince tozların sert zeminlerden toplanmasını sağlar. Sert naylon kıllar ise halıdan kiri temizler.
Hafif, çok yönlü ve yer kaplama derdi yok
Küçük ve güçlü motorunun ağırlık merkezi bileğe yakın konumlandırıldığından zeminden tavana kadar zorlanmadan ulaşabilirsiniz. Hafif olan alüminyum borusunu çıkarıp merdiven, koltuk döşemeleri, otomobil gibi küçük alanlarda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Duvara monte edilen şarj yuvası sayesinde yer kaplamaz.

Dyson Türkiye Youtube sayfasına ulaşmak için tıklayınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Ekim 2014 Salı

SEBZE ŞÖLENİ


Malum  havalar  soğudu  aksırmalar tıksırmalar  grip ortalıktalıkta  kol geziyor... Sağlıklı  beslenme  bu  aşamada  devreye giriyor işte... Sağlıklı beslenmeye  bağlı bağışıklık sistemi ne kadar  kuvettli olursa  grip  vs  o kadar  bizden uzak oluyor...


Tabi  önemli olan şey de  sebze ve  meyveleri mevsiminde  tüketmek... Kışın domates salatalık yemeyelim  serayı  soframızdan uzak tutalım...Bol bol havuç tüketelim lahana karnıbahar özellikle  karalahana içerisinde çok yararlı vitameinler var çocuklar içinde oldukça faydalı...
Sağlıklı günlerimiz olsun...

10 Ekim 2014 Cuma

BAHÇELERDEN BİR KABAK


Bayram ziyaretinde kuzene gittiğimizde bahçesindeki kabak a bayıldım ne de  güzel büyümüş gerçi Adapazarı kabağını  hiç bir  kabak geçemesede bizimkiside oldukça  güzel görünüyor...




Minik kuzum Ali babnın çifliği diye diye dolaştı  tüm gün  bahçede himdilere tavuklara  simit  yedirdi köpekle oynadı keyfine diyecek yoktu... Bayramın son günü hava 24 derece falandı yazdan kalan son günlerden biriydi keyfimiz de yerindeydi gribin etkisini az da olsa atmıştık..

Doğayla çocuklar buluşunca keyiflerine diyecek yok hatırlıyorum  çocukken bahçelerden çıkmazdık tabi bizim zamanımızda bağ  bahçe  çok olduğu için şanslıydık şimdiki çocuklar  için  çok üzülüyorum o yüzden nerede meyva çekirdeği olsa  hemen bir yere gömmeye çalışırım belki  tutar diye  sizde ihmal  etmeyin yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini biriktirin kurutun sonra böyle  şehirlerarası yerlerden arabayla  falan geçerken  boş buşduğunuz  yerlere  gömün bizler gördük kuzularımızda görsün ağaç falan diye... Ha birde birileri rant  sağlasın diye  ağaçların kesilmesine de  izin  vermeyin  haydi bakalım musmutlu  haftasonlarınız olsun...



8 Ekim 2014 Çarşamba

GRİBE MERHABA


Havalar bir iyi bir kötü derken ailecek bayramda  gribe yenik düştük öksürük ve halsizlikle  kendini göstermeye  devam ediyor... Bayramın 1. ve 2.  günü büyüklerin elleri öpülüp bayram ziyaretleri bittikten sonra ailcek pijamalarla evden dışarı  çıkmadık. Malum tatil bitti işe  devam masamda kuruyan boğazım için limonlu su içiyorum kısmen de olsa  gıcıklığı alıyor... Aslında en kötüsü benim ve Atahanın  hasta olması değil babamızın hasta olması çünkü çok zor  geçiyor bir naz bir naz sormayın gitsin... Sağlıcakla barış ve huzur içerisinde kalın...

1 Ekim 2014 Çarşamba

SU ŞEHRİ YALOVA DA SULAR ŞİMDİLK AKIYOR...




Üç hafta önceki  yazımda  BURADA bahsetmiştim. Su  şehri Yalova  Türkiye  de  susuz kalan ilk şehir  olarak  tarihe geçti.... Neredeyse 1 ay a yakın  susuz kaldıktan sonra  yapılan çalışmalarla  suyumuza çok şükür  tekrar  kavuştuk... Aman diyim size  suyunuzun kıymetini bilin  lütfen... Bir kaç kaynağın bağlanması ve  yağan yağmurun da  etkisiyle rahata çıktık ama gelin bunu  birde  Yalova ya sorun... Hala  şaka gibi geliyor bize ama  ciddi bir  susuzluk tehdidiyle  karşı karşıyayız  aslında... Hatırlıyorum  tam 10 yıl önce  medya bangır  bangır  bağırıyordu küresel  ısınmanın etkileri  başlıyor  diye... Ülkemizde  bazı  yerleri kuraklık esir  alacak bazı  yerleride  sel götürecek  diye.... Geçen  hafta  Giresun da ki o  sel neydi  öyle Karadeniz coşmuş tusunami etkisiyle  kıyıyı süprüyordu adeta... Aslında  doğa  bizden intikam alıyor o kadar  hor  kullandık ki çevremizi... Heryeri  kirlettik denizlerimizi göllerimizi ormanlarımızı....Kirlettiğimiz yetmiyormuş gibi biraz  daha  mal  mülk  uğruna  ağaçları katlettik... Adam arsasında kullanım payı açılsın  diye  asırlık çınarını kesebiliyor bende  deli oluyorum... Ya da yağan yağmurun altında  hortumu açıp arabasını yıkamaya çalışan tipler bahçesini sulayanlar örnek o kadar çok ki... Yalova nın susuz  kaldığı dönemde araba yıkamacıya  inatla arabalarının yıkanması için  getiren duyarsızlar vardı...( firmaya birşey diyemem adam ekmek parası diye  işini yapmaya  devam edecek  o ayrı ) velhasıl susuzluk zordu şükür musluktan akan su var...LÜTFEN SUYUNUZUN KIYMETİNİ BİLİN... 

29 Eylül 2014 Pazartesi

FARMASİ ÜRÜNLERİ KULLANANLAR VAR MI


Farmasi bi Türk markası ürünleri hakkuında  biraz internetten araştırma yapmıştım ama hiç kullanmamıştım denemeden olmaz dedim  bir kaç  ürün aldım...Şampuan i vücut  yıkama jeli, çocuk şampuanı ve diş macunu, el sabunu bakalım ürünlerini kullandıkça göreceğiz... Sizlerden bu  markayı kullanan  varmı?

26 Eylül 2014 Cuma

HAMİLELİKTE ÇIKAN VARİSLER



Ailemde annemde abimde erkek kardesimde varis vardı ne guzel bende yok derken Atahan a hamileyken 7. aydan sonra sol bacagimda çıkıverdi... Doğumdan sonra pek ònemsemedim ama son iki aydir agri yapmaya başlayinca dedim doktora gitme zamani geldi aslinda daha onceden gidecektim ama Atahan ın kolu yaninca iyilesmesi falan derken bu zamana kaldi...(Atahanin yanan kolu iki gun doktorun ilaci sonraki 5 gun domuz yagi tedavisiyle gecti cok sukur)... Yoğun bir hafta ve cuma iş çıkışı koşturarak doktora gidilir ve igne yöntemiyle varislere veda edilir acıdımı diyen varsa uyuşturmasini bile istemedim zira iki gündür migrenim devam ettiği icin panzehir olur dedim doktor güldü... Migrenin yaninda bu sivrisinek ısırığı gibi kalır dedi... 20 dk bile sürmedi sonra bandaj....Eve geldik Atahan in eşyalarını hazırlayıp anneanneye evci gönderdik...Şimdide GS maçı izlemek zorunda kaldiğim için bende bu postu yazayım dedim hepinize mutlu haftasonları olsun sağlikla inşallah...
posted from Bloggeroid

25 Eylül 2014 Perşembe

Tuvalet Eğitimi ve Mikroplar

Mira’nın tuvalet eğitimini nerdeyse çözdük. Elveda bebek bezleri derken yeni bir sorunumuz oldu: Tuvalette hijyen.
Neyse ki bu konuda güvendiğim bir marka var: Türkiye'yi hijyenle tanıştıran marka olarak bilinen ,deterjan katkılı yoğun formüllü Domestos.
1999 yılında Türkiye pazarına girmesiyle birlikte Domestos, Türk evlerine yeni bir temizlik anlayışı getirdi. Çamaşır suyu kategorisinde daha önce olmayan bir kategori yaratarak pazara ultra yoğun çamaşır suyunu sunan Domestos, kısa zamanda temizlik dolaplarındaki yerini alarak, yarattığı Ultra Yoğun Çamaşır Suyu pazarını hem büyüttü hem de lideri oldu. Bunda benim annemin de payı büyük hani :)
En son markete Domestos almaya gittiğimde fark ettim ki yeni bir ürün çıkartmışlar:
Domestos 7’li Püskürtme Sistemi

Domestos 7’li püskürtme sistemli ürünün özel olarak dizayn edilmiş bir kapağı var. Bu kapakta bir değil, tam yedi ölümcük delik bulunmakta.
Kapağın 7 delikli püskürtme sistemi sayesinde ürün tazyikli bir biçimde çıkarak hızla geniş bir alana yayılmakta. Bu yeni kapak sayesinde ulaşılması zor yerlere zahmetsizce ulaşır ve mikropları öldürebilirsiniz.
Domestos 7’li püskürtme sistemi ürünü, özellikle tuvalette erişilmesi güç alanlardaki mikropları öldürmek için özel olarak tasarlanmış. Yani anlayacağınız sanki benim tuvalet eğitimine başladığımı biliyorlar da özel olarak çıkardılar gibi.

Üründen ve kapağının verdiği faydadan maksimum yararlanabilmek için ürünü klozet gibi ya da duvar gibi dikey yüzeylere kullanılmasını öneriliyor. Bu şekilde erişimi zor olan yerlere kolayca ulaşılıyor ve gizlenen mikropları da öldürebiliyor.
Ben üründen çok memnun kaldım, umarım siz de beğenirsiniz.
İçerik: www.komirra.com
Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Eylül 2014 Cuma

Yeni Samsung Galaxy K Zoom, kamerayı odak noktasına koyuyor

Günlük hayatınızda, seyahatlerinizde ve en önemli anlarınızda size eşlik edebilecek, hem profesyonel bir kamera, hem de telefon özelliklerini bir arada bulunduran Samsung Galaxy K Zoom ile tanışmaya ne dersiniz?
Samsung Electronics, kamerasıyla öne çıkan yeni akıllı telefonu Galaxy K Zoom, gelişmiş dijital kamera teknolojisi ile Samsung’un Galaxy deneyimini bir araya getiriyor. Profesyonel kalitede görsel içerik üretme yeteneğine sahip, eğlenceli ve kullanımı kolay Galaxy K Zoom; kolay çekim, gerçek ışık özellikleri gerçek optik zum ve şık tasarımıyla kullanıcılara ihtiyaç duydukları mobil çözümleri sunuyor.

Kamerayı odak noktasına alan Galaxy K Zoom’un, profesyonel bir kameranın kontrol özellikleri ve fonksiyonlarını sunan gelişmiş teknik kamera sistemi bulunuyor. Galaxy K Zoom’un göz alıcı incelik ve şıklıktaki gövdesinde bulunan, kasa içinde gizlenebilen lens teknolojisi 10x optik zum yapabiliyor. Ayrıca 20,7 megapiksellik BSİ CMOS sensör, ultra net ve ayrıntılı görüntüler oluşturuyor.
Düşük ışık şartlarında mükemmel sonuçlar sağlayan cihaz, hareketin neden olduğu bulanık görüntüyü önleyen Optik Görüntü Sabitleyici (OIS) özelliğine de sahip. Bu özelliklerle, cihazla optik zoom yapıldığında ve düşük ışık ortamlarında bile canlı ve net fotoğraf ve videolar (Full HD) çekebiliyor. Ayrıca cihazın Xenon flaşı, LED’lerden daha parlak bir ışık vererek görüntü kalitesini artırıyor ve doğal bir parlaklık veriyor. Bu sayede yetersiz ışık olan yerlerde bile Galaxy K zoom ile çok daha net ve kaliteli fotoğraflar çekebileceksiniz.
Bu kadar gelişmiş kamera özelliğinin yanında bir çok fonksiyonu da entegre eden Galaxy K zoom’un en dikkat çekici özelliklerini sizler için derledim;
  • Hassas ışık ve netlik dengesi sağlayan  AF/AE (Otomatik Odak/Otomatik Pozlama) Ayrımı
  • Optimize edilmiş 5 farklı filtre ayarı sunan yeni nesil Pro Suggest moduyla; farklı bir filtre uygulaması kullanmanıza gerek kalmıyor!
  • Kullanıcılara selfie çekimlerini kolaylıkla zaman ayarlı olarak yapabilme imkanı veren Selfie Alarm sayesinde çok daha güzel selfieler çekebilirsiniz.
  • Hareketli bir nesneyi odaklanarak ve net bir şekilde çekmek için geliştirilen nesne izleme özelliği ise, sizin için özel olan her “an”ı yakalayabilirsiniz!
  • Galaxy K zoom, bir Galaxy akıllı telefondan isteyebileceğiniz bütün özelliklere sahip. Bu özelliklerden Ultra Enerji Tasarrufu Modu pil tüketimini asgari düzeye indirerek yoğun bir gün içerisinde yaşayabileceğiniz şarj problemini de çözüyor.
  • S Health Lite kişisel fitness koçluğu yapıyor ve formunuzu korumanızda size yardımcı oluyor.
  • Studio uygulaması ise fotoğraf ve videoların kolaylıkla düzenlenmesini sağlıyor.

Bu teknik özelliklerin yanı sıra Galaxy K zoom’un tasarımı da oldukça güzel. Kompakt tasarımı sayesinde, üst düzey taşınabilirlik sunan Galaxy K zoom’un ergonomik kavrama özelliğinin yanı sıra şık ve özgün hatları, yumuşak ve rahat bir kullanım hissi veriyor.

Galaxy K zoom hakkında detaylı bilgi almak için http://www.samsung.com/tr/consumer/mobile-phone/galaxy-camera/galaxy-camera/SM-C1110ZKATUR adresini ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Eylül 2014 Çarşamba

BU ARALAR HAYAT KARIŞIK SALATA...


Gerçekten bu aralar hayatım resimdeki karışık salata misali... Üstüne bir de Yalova da susuzluk eklenince ki  burada anlatmıştım iyice altüst oldu... Sular sadece sabah 7 akşam 6 arası veriliyor ( o da çamurlu ) sabah duş için suya bazen yetişiyor bazen yetişemiyoruz akşamı saymıyorum bile çamaşır bulaşık makinalarının Allahtan erteleme programları  var da  hayat kurtarıyor yoksa halimiz duman biz yine şanslıyız Yalova nın bazı bölgelerinde 2 haftadır hiç su akmayan yerleri var suya endeksli bir hayatımız oldu...Yalova piyasasında en çok işlem gören değerler altın döviz TL hisse senedi değil su deposu damacana ıslak mendil... Su şehri Yalova bile susuz kalıyor sa UYAN TÜRKİYE SUYUNA SAHİP ÇIK TASARRUF ET SUYUNUN KIYMETİNİ BİL:::

16 Eylül 2014 Salı

Sizi en çok çocuğunuz şaşırtır!

Biz anneler, çocuklarımız ile ilgili endişelerimizden dolayı onların potansiyelini bazen göremeyebiliyoruz. Oysa hayata bir de onların gözünden bakmayı denesek.... Hayata çocuklarınızın gözlerinden bakıp, gülümsemeye ne dersiniz? Endişeleriniz onların yaşayarak öğrenmesinin önüne geçmesin…

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Eylül 2014 Cumartesi

TÜRKİYE DE SUYU BİTEN İLK ŞEHİR YALOVA



Turkiye de suyu biten ilk sehir Yalova olarak tarihe gectik...demekki su kenti olmak onemli degilmis onemli olan suyunun kiymetini bilip baskalarina satmamak onlemini almak israf etmemekmis...Bir haftadi araliklarla su kesilmiyor araliklarla su verilebiliyor merak ediyorum bu nasil bir yonetim ve idare seklidir.... Gecen seneden basladi su alarmi cevre il ve ilceler onlemlerini aldilar su sehri Yalova dimdizlak ortada kaldi...Bir cok il ve ilce civarlarindaki kaynaklari barajlarina bagladi Yalova gecen yil tanker tanker suyunu satti bunu duyan ve kaynagini Yalovaya aktaran cevre il hakli olarak kaynagini devre dışı birakti eh yagmurda yagmayinca su bitti... Yumurta kapiya dayaninca baslandi calismalara bir kaynak baglandi ama o da yeterli seviyeye gelemedigi icin aritmadan ve pompalamadan gecip bize ulasamiyor... Sonuc dag gibi bulasik camasir offf ki ne offff. Bu sabaha karsi 5:30 da su kisim kisim gelecek denildi itinayla alarm kurulur ezanla berababer Demet ayakta camasir ve bulasik makinalari calistirilir ev bol camasir sulariyla silinir banyolar tuvaletler lavabolar temizlenir tam yattim ki kuzu Atahan gunaydin annemmmmm cis geldi aciktim dedi:)) baktim sular devam ediyor kuzuya hemem bir dus aldirdim keza cocuklar daha cabuk kirleniyorlar.. Bu susuzluk doneminde en cok satis yapan urunler su depolari islak mendiller birde bahcelere artezyen acan ustalarin sattiklari motorlar...Sonuc neydim demeyeceksin ne oldun diyeceksin... Yazlikcilar ve heryeri isgal eden Araplar lutfen donun evlerinize zira su bize bile yetmiyor...Şu kisacik donemde gorduklerim su icin tum cevre il ve ilceler su savasi yapiyor ileriki yillarda varin Turkiyenin halini siz dusununu... Lutfen suyunuzun kiymetini bilin cevrenizi daha az kirletin yoksa tuvalette sifon amacli olarak dislerinizi fircaladiktan ve ellerinizi yikadiktan sonra kullandiginiz suyu biriktirmek zorunda kalirsiniz benden soylemesi:))
posted from Bloggeroid

11 Eylül 2014 Perşembe

İSTANBUL DA KÜÇÜK BİR TUR


Geçen haftasonu  istanbul a  kuzenlere gitmiştik...Cumartesi  günü hava  çok güzeldi  soluğu Florya da  Akvaryum da aldık çünkü Atahan balıkları çok seviyor hem izlemeyi hemde  yemeyi :) Adeta  kendini  kaybetti ...





Kuzum  bir  akvaryumdan diğerine koşturmaktan helak oldu... Büyük bir  hayranlıkla izledi onlara  dokunmak için  kıvrandı  adeta özellikle de kaplumbağa:)



Buradan ayrılmak  zor  olsada  bir  sonraki  durak Fetih 1453 müzesiydi üç boyutlu bir müze güzel bir  tasarım ve etkileyici...





Güzel ve  keyifli bir  gündü  devamında feribotla Yalova ya evimize dönmek daha da  güzel tabi.. Bir de mustuklardan gelen  tısss tesimiz olmasa daha da güzel olacak... Lütfen doğaya sahip çıkalalım  lütfen... Tarihte su şehri olarak geçen Yalova da son  15 gündür musluklardan tıslı mıslı sesler  geliyor yakında  umarım diğer illere sıçramaz... Tüm ilçelerde neredeyse su savaşları başladı Allah sonumuzu hayır etsin bakalım...



9 Eylül 2014 Salı

ŞEKERLEMELER ZEHİR Mİ SAÇIYOR


Şu renk cümbüşüne bir bakarmısınız ne  kadar da albenisi var  koca  koca biz insamların bile ağzı sulanırken  küçücük çocuklar hiç istemezmi... Geçen  hafta  İstanbul a kuzene gittiğimizde Atahanı  Akvaryum a götürdük  çıkıştada  bu  şekerlemeciye uğradık mecburen ... Atahan şöyle bir baktı  baktı sonra bir tanesini beğendi ve aldı... Hepsinde  gıda boyası var  ve içersinde  bilmediğimiz daha nice zararlı  madde... Normal  hayatta şekerlemelerden ve çikolatadan oğlumu uzak tutsamda  markete gittiğimizde illahi reyondan  bir  tane alma gibi bir durumumuz oluyor... Hepsi suni  tatlandırıcılardan  yapılmış şekerlemeler nasıl da  zararlı aslında ama hep  hayatımızda sizler çocuklarınızı nasıl uzak tutuyorsunuz bunlardan ger.i bizimki çok yemiyor görmese aklına bile gelmez ama  onlar  heryerde...Sağlıklı gğzel günlerimiz olsun...

8 Eylül 2014 Pazartesi

SONBAHAR AŞKINA



Yalova su şehri... Artık değil son bir haftadır bòlüm bölüm mahallelerde 12 saatlik su kesintileri başladi... Susuzluk birbaşka insanin dünyasi altüst oluyor... Neyse ki bir iki gündür yağmurlar başladi... Hani hep derdim ya  yaz  ayını sevmiyorum benim  mevsimimi sarı  sonbahar bak  bereketiyle  geliyor yağmurlar başladı umarım barajlarımız  en kısa  sürede  yeterli seviyeye gelir... Lütfen çamaşır ve bulaşık makinelerimiz tam doldurmadan çalıştırmayalım balkonlarımız hergün  yıkamak  yerine ıslak bezle silelim, duş, traş ,diş fırçalarken suları boşa akıtmayalım....Çevremizi daha az kirletelim daha az plastik poşet kullanalım daha az kağıt tüketelim... Yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini  boş arazi ( tabi bulabilirsek ) ye serpelim... Daha az rezidans yapalım ülkeye, daha az ağaç keselim daha çok ağaç dikelim.... Bu günlerde  mustuktan gelen tısssss sesi kadar ürkütücü birşey  yok hayatımızda....
...posted from Bloggeroid

5 Eylül 2014 Cuma

EN İLGİNÇ NİKAH ŞEKERİ



Malum Ramazandan sonra düğünler sünnetler hızlandı hatta okullar acilana kadar neredeyse hergun bir kutlama var...Geçenlerde kayinvalidemlerin katildigi bir düğünden getirdiği nikah şekeri bu zamana kadar gördüğüm en ilginç nikah şekeriydi...



Bu güzel kutuyu görünce acaba içerisinde ne var diye merak ettim..



İki küçük kavonoz birisinde Türk kahvesi diğerinde minik şekerler bayildim...Bana göre çok ama çok
anlam taşıyan bir nikah şekeri... Bir kahvenin kırk yil hatırı varmış cümlesinden yola çıkarsak nikah şekeri epey bir anlam taşıyor... Çiftin hatirlari kalmasın diye henUz kahveleri pişirip içmedik:)
Güzel sağlıklı huzur dolu bir hafta sonu olması dileğiyle
posted from Bloggeroid

2 Eylül 2014 Salı

TIRNAK KIRILMALARINA SON



Canim oğlumun kolu hızla iyileşiyor... Ancak doktorun verdigi koluna sürdüğümüz ampul solusyon tentürdiyot gibi turucu kırmızi bir renk ve heryere bulaşıyor üstüne birde yağlar sürüyorum nevresimler sabaha rengarenk oluyor...Bu sürecte hep beyaz nevresim kullandim zira bu ilac ve yaglar onceden camasirsuyunda bekletmeden asla cikmiyor.Hal böyle olunca eller tirnaklar bitti tabi....Aman canim oglum iyileşsinde varsin eller tirnaklar gitsin... Geçen ay aldiğim ama kullanma fırsatı bulamadığım Kalyon Tırnak ve Tırnak Eti Bakım Yağı ni dolaptan çıkarma zamanı geldi dedim.



Harika bir tırnak koruyucu bakim yağiymiş gercekten ben neden daha önce bunu kullanmamişim bilmem İş yerinden arkadaşim Tuğba önermişti...Bende artık kesinlikle tavsiye ediyorum... Tırnak kırılmalarına engel olmak istiyorsanız Kalyon un bu ürünü tam bize göre...Atahan in kolumu soyuluyor deri döküyor yenileri çıkıyor...
posted from Bloggeroid
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...