28 Ocak 2014 Salı

YARARLI BİR SEBZE TURP



Mutlu bir haftasonumuz olsun.... Malum ortalik grip vakalarindan yıkılıyor.... Hal böyle olunca yediklerimize daha dikkat etmemiz gerekiyor... Pazarda gördüm turp eskiden ne çok tüketirdik salatalarda şimdilerde ara verdik nedense ama turp yerini yine aldi sofralarimizda...



Tam bir C vitamini deposu kalorisi çok düşük özellikle saçlara ve cilde çok ama çok faydali...



Kırmızı ve beyaz olarak mevcut... Ben genelde salatadan ayri olarak yuvarlak şekilde dilimleyip biraz limon tuz ve zeytinyağı ile süslüyorum ki acimsi tadi gitsin... Bu aralar sofranizda bulundurun derim yedirebilyorsaniz cocuklariniza yedirin.... Bol saglikli günler diliyorum..

26 Ocak 2014 Pazar

İLK KARNEMİZ....



Bizde ilk karnemizi aldik... Ve ilk gösterimizi yaptik... Kuzum o gün gribin etkisiyle çok yorgundu ama yinede düzeni bozmadı....



Saygi durusu ve İstiklal Marşı nin okunmasinin ardından ingilizce şarkilar eşliğinde dans ettiler.... O kadar şaşkindi ki anlatamam... Sahne de perde açilinca o kadar kalabalik insani karşinda görünce tuaf oldu benim minik kuzum... Şimdiden seninle büyük gurur duyuyorum benim güzel oğlum....
posted from Bloggeroid

22 Ocak 2014 Çarşamba

BLOG İZLEYİCİLERİNİZ Mİ KAYBOLDU?


Son zamanlarda  sıkça yaşanılan sorunların başında  geliyor... Blog izleyicilerimiz  bir  var  bir  yok... Bu soruna sevgili blog  arkadaşım blog hocam öyle  güzel  ele  almış ki ... Dediklerini harfi harfine  yerine  geitirirseniz izleyecilerinize  hiçbirşey  olmuyor... :)

19 Ocak 2014 Pazar

MUTLU PAZARLAR...



Dün gece amcamiza gittik dünyalar güzeli iran kedileri Tostik yine keyifliydi... Atahan ondan daha da keyifliydi... Tostik in evini sürekli sabote etmek istiyor dunyasini merak ediyordu....



Merakini gidermek icin dayanamadi Tostik in evinin icini ziyaret etmek istedi icerisinden almak cok zor oldu...Atahan hayvanlari cok seviyor kediler kopekler kuslar...Surekli onlara temas etmek sevmek istiyor... Bende buna hic engel olmuyorum... Hayvanlari sevsin ki insanlari daha cok sevsin diye...



Bugun hava harika kis ortasinda bahari yaşıyoruz adeta... Ama yagmur yağmalı zira barajlar dip yapti... Bizde buguzel havanin tadını çıkartalım dedik attık kendimizi dışarıya...Bu minik kedi bile halinden okadar memnun ki değmeyin keyfine....



Minik kuzum parkta doyasıya eğlendi sonrada birguzel baligini yedi... Artik klasik pazar davranisimiz oldu park ve devaminda balik yemek...



Haftasonu uyku saatlerimiz hep değişiyor gec uyudu bugun.... Bizde babamizla kahve keyfi yaptik...Bir yandan kahvemi yudumlarken gider yandan da keyifle posttumu yaziyorum.... Mutlu pazarlar hepinize sağlikla mutlulukla huzurla....
posted from Bloggeroid

16 Ocak 2014 Perşembe

KURUYAN HAVAYI DAĞITALIM


Malum  kış ayı evde kalorifer yanıyor ve  ortalığı kasıp kavuran  bir H3N2 virüsü var... Ben 1,5 ay  süren yoğun mücadelelerle atlattım ama  minik kuzum Atahan hala  aksırıp  tıksıyor... Burun tıkanıyor genize akıyor  sonrada  öksürük 2-3 gecedir  geceleri uykumuz çok bölünüyor  uyanıyor  ağlıyor vs... Dün gece  aklıma  geldi bebekken kullandığım buhar  makinasını çıkarttım...Yattığı odaya koydum akşma üstü 1 saat  çalıştırdım.. Umarım etki eder... geceleyinde  aslında  çalıştırmam lazım  10 -15 dk  ama  uyur  kalırım diye cesaret edemedim ...Çocukluğumdan hatırlıyorum  sobalar  vardı evimide ve her  evde sobanın  üstünde  mutlaka bir  çaydanlık yada  güğüm olurdu ki bu da  odadaki kuruyan havaya engel  olurdu  nem  yapardı... Birde cam çerçeveleri plastik  değildi ağaçtandı çerçevelerin arasından  az  da  olsa  hava girer sirkülasyon olurdu... Şimdilerde  biz evi  havalandırmazsak oksijensizlikten  uyuşuk uyuşuk gezer olduk... Evet eskiler  daha  dirençli daha  sağlam...  buhar  makinaları yoktu plastik çerçeveleri  yoktu  pastorize  sütleri  yoktu gdo lu yiyecekleri yoktu  vs  ama sağlıkları  vardı.... Temiz havalı bol sağlıklı H2N3 süz günleriniz olsun...

12 Ocak 2014 Pazar

ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR



Çocuğuna ‘hayır’ diyemeyen, böyle olunca da ‘parmakta oynatılan’ yeni nesil anne-babalara günümüzde hayli sık rastlamak mümkün. Oysa bu tarz çocuk yetiştirme, sadece kendini önemseyen bir nesil yetişmesine neden olabilir!

Yeni nesil anne-babalar çocuğa sınırlarını öğretmekte tutuk davranıyor, özgüven aşılamada abartıya kaçıyor ve net bir ses tonuyla ‘dur’ diyemiyor.
Çocuğun her davranışını büyüteç altına alan, halk arasındaki tabire göre ‘parmakta oynatılmaya’ aday yeni nesil anne-babalar sağlıklı çocuklar yetiştirebiliyor mu? Bu tarz çocuk yetiştirmek, abartılı özgüven şişirmesi ile benmerkezci, sadece kendisini önemseyen, insani duyarlılıkları zayıf kalacak bir nesil yaratır.

Çocuklarımızı büyütürken yaptığımız ‘Psikolojik Hatalar’:

1-Özgüven Her Koşulda İyidir: Bu bilgi, 1980 ve 90’lı yıllarda Amerika/Avrupa’daki ‘yeni çocuk yetiştirme açılımı’na psikoloji biliminin ‘katkısı’ olarak ortaya sürülmüştür. Ancak yıllar, pek çok önemli kuramcının bu konuyu yeniden değerlendirmesine yol açmış, çocuklara özgüven pompalamasının, katkıdan çok zarar getirmeye başladığını göstermiştir. Çocuğa ‘sen çok özelsin, farklısın’ mesajlarının sıklıkla gitmesi, erken yaşta aşırı şişen bir ‘benlik’ duygusuna yol açabilir. Çocuğun her davranışını mercek altına almamak, sürekli ona açıklamalar yapmamak; yani hayatta “sürekli ve sadece” onun merkezde olduğu algısını ortadan kaldırmak, özgüvenden bencilliğe gidebilecek yolu kesebilir.

2-Çocuklara Asla Kızılmaz, Yüksek Sesle Konuşulmaz: Çocukların onurlarını kırmamak, onları ruhsal ve fiziksel olarak korumak sadece anne-babanın değil, hepimizin görevi. Ancak çocuk, kimi zaman net ve sert yönlendirmelere de ihtiyaç duyar. Örneğin; annesine herkesin ortasında tekme atan 3 yaşındaki bir çocuğa, sakince ‘bu yaptığın pek hoş değil’ demek yerine, sert ve net bir ses tonu ile ‘yapma!’ denilerek, sert ve donuk bir yüz ifadesi ile tepki verilebilir. Çünkü şiddet göstermesi neredeyse normal karşılanan bir çocuk, bu davranışı artırarak yineleyecektir.

3-Başkalarının Yanında Çocuğa Kızılmaz: Çocuk, bu bilgiyi kullanarak, başkalarının yanında dizginlenemez davranışlar sergiler. Örneğin; başkalarının yanında sürekli gürültü yapan bir çocuğa da sert bir şekilde ‘hayır’ denilebilmelidir. Çünkü çocuk, çevreye verdiği rahatsızlığın farkında olmaz. Ona sınırlarını öğretecek olan anne-babadır. Çocuk bu sınırları ihlal etiğinde, anne-baba o anda müdahale ederek, net yönlendirmelerle bu ihlallere ‘dur!’ diyen taraf olmalıdır.

4-Başkalarının Çocuğuna Asla Müdahale Edilemez: Eskiden genç annesinin başa çıkmakta zorlandığı bir çocuğu, tatlı sert bir müdahale ile hizaya getiren ‘teyzeler’ vardı. Günümüzde ise bir kafeteryada ortalığı birbirine katan bir çocuğa çoğunluk, ‘başkasının çocuğuna asla müdahale edilmez’ düşüncesi ile sessiz kalabiliyor. Oysa görmezden gelmek, hatta çocuğa gülümsemek yerine; anne-babayı rencide etmeyecek şekilde çocuğa dönerek ‘anneni çok zor durumda bırakıyorsun ve bağırtınla da hepimizi rahatsız ediyorsun’ denilebilir.

5-Çocuğun Her Merakı Giderilmeli: Çocuğun her sorusu ayrıntılarıyla cevaplanırsa, düşünceleri ve hayal gücü yetişkin cevapları ile ‘sınırsızca’ karşılık bulursa; ‘çevrenin onun sorularına ve konuşmalarına yetişemediği ve bir süre sonra rahatsızlık vermeye başlayan’ bir çocuk haline gelebilir. Çocuk, bazı sorularının cevabını kendi hayal gücünden tamamlayabilir. Her şeyi ayrıntısıyla bilmek zorunda değildir. Her sorusunun ayrıntılarıyla yanıtlanması, düşünce hızını ve konuşma miktarını kontrolsüz hale getirebilir; bu da onun kaygı düzeyini artırabilir, ‘yetişkin dili’ ile konuşan (‘büyümüş de küçülmüş’) bir duruma getirebilir.

6-Her Seslenişine Cevap Verilmeli: Her seslenişine (o anda bir yetişkin ile muhabbet halinde iken bile) karşılık alan çocuk da ‘sınır’ problemi yaşar. Bir başkası ile konuşan anne-babasını bölen çocuğa her seferinde cevap vermek; ona ‘diğerlerinin birlikte yaptıkları şeyler değil, sadece senin ne istediğim önemli’ mesajını gönderir. Çocuk, isteğinin anında giderilmesini ister. Bunu ‘normal’ karşılamak ve diğer konuşmayı önemsememek, doğrudan bu mesajı verir.

7-Aile İçi Kararlar Mutlaka Çocuğa Da Sorulmalıdır: Bu bilgi de; 6 yaşında ancak hafta sonunda nereye gidileceğine karar vermesi istenen, 8 yaşında ancak eve alınacak mobilyayı seçen, 4 yaşında ancak akşam mönüsü onun seçimine göre düzenlenen çocuklara işaret eder. Demokratikliğin çocuğu da kapsaması demek, aile içindeki önemli her karara çocuğu da katmak demek değildir. Bazı kararları sadece yetişkinler vermelidir. Karar verme sistemine ‘her zaman’ çocuğu da katmak, hatta onu ‘asıl karar verici’ yapmak çocukta yük yaratır, ego şişmesine yol açar.

8-Yemek Yemeyen Çocuğa Asla Zorlama Yapılmaz: Bu, sadece pediatrinin değil, psikolojinin de kısmen konusudur. Bir bebeğe abartılı şekilde yemek yedirilmeye çalışılması, 7-8 yaşlarındaki çocuğun ağzına yemek tıkılması (bu, bağımlılık açısından riskli bir belirtidir) ne kadar sağlıksız ise; yapısal olarak ‘yememeye yatkın’ çocuklara asla baskı yapmamak da gerçekçi değildir. Bu tür çocuklar, tamamen kendi inisiyatiflerine göre yemek yiyemezler. Özellikle 2 yaş civarı çocuklar, bu konuyu iyice oyuna çevirirler, yemek yerken gezerler. Gezerken ya da masadayken, çocukların ağızlarını açmak istemedikleri zamanlarda da net (ancak şiddet, aşırı öfke göstermeden) yönlendirmelerle yemek yedirilebilir.
Klinik Psikolog Sinem Demir
Sağlık & Yaşam Dergisi —

9 Ocak 2014 Perşembe

YEŞİMCE LEZZETLER E MERHABA DİYELİM...


Sevgili arkadaşım Yeşim sonunda kendine bir blog açtı.. Yıllardır yaptığı eşsiz pastalar yemekler ve değişik tariflerle Yalova da akrabağ ve arkadaşlar arasında hamarat Yeşim olarak tabir edilen arkadaşım blog dünyasında yerini aldı...Hatırlıyorum lise yıllarında falan dı... Bir  bayram Yeşim in babaannesine bayram ziyaretine gitmiştik aman Allahım bir dilber dudağı tatlı ikram etmiş bize... Yıllar  geçti  hala  tadı damağımdadır.... Bu işler özen ve sevgi ister yıllardır bilirim Yeşim in bir  Nukhet Duru hayranlığı vardır bir de pasta börek yemek yapma... İlginç ve sıradışı tarifler için yesimcelezzetler blog sayfasından ve  faceebook sayfasından da ziyaret edebilirsiniz... Sıradaşı ve ilginç  tarifler var arkadaşlar vakti bol olan yemeği ve yedirmeyi seven arkdaşlara duyrulur...

7 Ocak 2014 Salı

KÜÇÜK HEDİYELİK EŞYALAR



Bayılıyorum böyle minik süs eşyalarına... Geçen sene 2013 de sanki çok uzakmış gibi , eşimle gittiğimiz Bolu Gölcük de ki burada anlatmıştım bu minik eşyalar dikkatimi çekmişti... Bu minik çanta için ideal olan aynalar can kurtarıcı... Üstündeki işlemeler boncuk süslemelerde  harika...



El emeği göz nuru çantalar hepsi beni al der  gibiydi...








Ben bu  anahtarlıklara  bayıldım... Hem  plastik değil daha sağlıklı... 

Testilere dayanamıyorum çok seviyorum  bana  tarihi geçmişi hatırlatıyor hep..

3 Ocak 2014 Cuma

2014 E KÖTÜ BİR GİRİŞ



Nasıl bir gripmişsin sen yahu... Evcek ilk tanışmamızı burada anlatmıştım... Sonrada burada devam eden gribimizden bahsetmiştim...



Yeni yıl gecesi resmen PTT yaptım... Pijama Terlik Tv ... Aldım bitki çayımı da elime sek içtim iyi geldi... Ama 1 ocak sabahı uyandığımda yataktan kalkamıyordum tüm eklem  yerlerim şiddetli bir biçimde ağrıyordu... Acil iğne serum  rapor vs derken bugun gözümü biraz açtım... Hala daha yataktayım... 1,5 aydır yakamı bırakmayan grip sonunda yatağa düşürdü artık bedenim daha fazla bu yükü kaldırmadı... Bu gribin tek güzel yönü tam bir yıldır uyumadığım tüm uykularımı son 3 günde tamamladım:)... Aldığım ilaçlar müthiş uyku yapıyor yataktan çıkamıyorum izninizle uykum geldi yine...

30 Aralık 2013 Pazartesi

2013 VEDA ZAMANI

Nasıl da geçti koca bir sene anlayamıyor  insan... Zaman sadece akıp  gidiyor ve bizler  sadece arkasından bakakalıyoruz... Üzüntülerimizle, sevinçlerimizle....

27 Aralık 2013 Cuma

KREŞ ZİYARETİMİZ

 Dün dedemiz babannemiz ve yengemiz Atahan ı kreşe ziyarete gittiler...Yengemiz enfes kurabiyeler yapmış minik kuzulara...



26 Aralık 2013 Perşembe

YENİ İNCİ DEN İNDİRİMLİ ÇİZMELER



TRENDYOL da büyük indirim varmış YENİ İNCİ den harika çizmeler fiyatları da % 50 indirimli... Tabi Demet durmadı attı kendini TRENDYOL a ve çizmelerini kaptı... Yeni yılda kendime  hediye alayım dedim ve aldım:)



Bizim ayakkabı kutumuz çok büyük çünkü içerisine  sadece çizme sığdırabiliyoruz :)

24 Aralık 2013 Salı

2-3 YAŞ ÇOCUKLARDA UYKU PROBLEMİ NASIL ÇÖZÜLÜR


Uzun zamandır  ki yaklaşık 1 yıl olacak Atahan paşanın gece uyku problemi vardı  gecede en az 3 en fazla 8 defa uyanmasına  artık bir  çözüm yolu buldum... Anneler  2-3 yaş  çocuklarınızda gece uyku problemimi var bakın ne yapacaksınız... Geceleri Atahan yatarken biberona cici bebe  süt  yapıp  veriyordum bu ateşlenme  dönemimizde  boğazı biraz daha yumuşasın diye nişasta yada  pirinç unundan muhallebi yapmıştım daha az  uyanmaya  başladı... Şimdilerdeki yeni gece mamamız nişasta yada pirinçunu ve sütle  yapılan muhallebi şeker  katmıyorum  1 adet  muzu eziyorum içerisine birazda bal koyuyorum hepsi biberona... Kuzum daha az  uyanır oldu... Hiç aklıma gelmedi bunca zaman cicbebe çok tatlı olduğundan sürekli hararet yapıyor minik  kuzu da  susadığı için zırt pırt  uyanıyor... Şimdi biraz  daha rahatız... Neymiş eskileri dinleyecekmişsiniz annenizi kayınvalidenizi büyüklerinizi eskiden hazır mamamlar mı  varmış muhallebiyle  büyümüşüz hepimiz verin çocuklarınza muhallebiyi rahat uyutun ben çektim siz çekmeyein :))) Minik kuzulara bol bol uykulu geceler  diliyorum....

21 Aralık 2013 Cumartesi

GALİBA HASTALIK BİZİ TERKEDİYOR


Tam bir  ay oldu grip evimize gireli burada anlatmıştım... Geçen hafta üç gün yüksek ateşle mücadelemiz oldu Atahan daha ilk bir ayda 4 gün devamsızlık hakkını kullandı kreşte:)) 2,5 yıldır ilk defa antibiyotikle tanışmamız oldu üç gün iğne oldu minik kuzum...Şimdi kuzum iyi çok şükür kreşe  devam  biraz daha alıştık son zamanlarda sabahları ağlamdan hazırlanıyoruz... Hafif bir burun akıntısı  kaldı sadece... Normalde  geceleri yatarken cicibebe ve süt ile biberon kullanıyorduk bu hastalık döneminde boğazlar tahriş olduğundan nişasta yada pirinç unundan yapılan muhallebi ve biraz tarçınla geçiştirdik geceleri daha rahat uyur oldu... Hastalık geçti ben hala  muhallebi olayına devam ediyorum  hatta içerisine birde muz ezip koyuyorum daha az uyanıyor.... Ateşten sonra 3-4 gün sebepsiz ağlama krizlerimiz oluştu... Eskiler derlermiş ya çocuğumun hasta olduğuna yanmam huy kaptığına yanarım diye işte aynen  öyle oldu biraz daha hırçınlaştı sanki az sinirliymiş gibi :) Zor haftalardı hele birde yıl sonu nedeniyle iş yerinde hummalı bir çalışma tutturulması gereken kayıtlar hedefler vs derken bende yine direnç düştü... Dün ses bende  gitti travestiler gibi bir ses oluştu iyiki sahne falan almıyorum duman olmuştum:) Takviye vitamin hapı alma zamanı geldi galiba... Gripten kurtulunca ilk işim bir grip aşısı olmak bu sene nasıl bir virüsse evi terkedemiyor... Bizi çok sevdi galiba...

13 Aralık 2013 Cuma

VE ATAHAN KREŞE BAŞLAR


Aslında Atahan ı kreşe vermeyi haziran 2014 gibi düşünüyordum yani 3 yaşımızda...Ancak hergeçen gün isteklerine cevap vermede zorlanmalarımız, yemek yememesi, cümle kurmada güçlük çekmesi, geceleri sürekli (en az 3 en fazla 8 defa) uyanması,  tv de çizgi filme düşkün olması nedenleriyle biraz öne aldık... İzin döneminde hazır bu  fırsat dedim ve başladım kreş araştırmalarına... İyi kreş nasıl seçilir ile ilgili sevgili blog arkadaşlarımdan yeterince bilgi sahibi olmuştum...Sadece yerinde görmek yeterli diye düşündüm... Önceden aklımda bir iki kreş vardı aslında Yalova da isim yapmış kreşler ama marka olmuşlar ve talebe yeterince cevap veremedikleri duyumlarını almaya başlayınca o kreşleri hiç ziyaret bile etmedim... Sonunda tercihimi BENİM OKULUM ANAOKULU ndan yana kullandım.... 


9 Aralık 2013 Pazartesi

ATRAX EXPO EĞLENCE FUARINA GİDEN VAR MI


Türkiye'de yeni eğlence yaklaşımı 'Temalı Eğlence'! Eğlence sektöründeki boşluğu dolduran ve giderek daha çok ilgi gören Tema Parklar, Türkiye’de eğlence anlayışını değiştirmeye başlıyor. Tüketici odaklı son teknoloji hizmet ve projeler ile eğlence anlayışı, 7’den 70’e herkese hitap edecek şekilde gelişmeye devam ediyor.Geçen haftaki bu fuardan bir kaç kare  görünütlerle sizi başbaşa bırakıyorum  zira bu  modellerin aynısını yakınca  çevrenizdeki parklarda eğlence merkezlerinde görebilirsiniz... Benim hoşuma giden birkaç  model...










7 Aralık 2013 Cumartesi

GRİP TERKET BİZİM AİLEMİZİ...


Pazartesi tam  iki hafta olacak şu grip illetinin evimize girdiği... İlk önce Atahanla başladı sonra babamız ve tüm bunlara daha fazla direnemeyen ben... Biliyorum  ara verdim yazmaya ama hastalıktan başımızı hiç kaldıramadık ki... Havadisler birikti Atahan paşa kreşe başladı mesala ilk haftamızı bitirdik bile detaylar bir sonraki postta.... Gripsiz sağlıklı günler dileğiyle...

İlgili resim şu siteden alınmıştır...

3 Aralık 2013 Salı

03 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ



Asil engel vucudumuzun herhangibir uzvunun olmamasi degil aklı vucudu varken bunlarin kiymetini bilmeyip kullanmamaktir... Gecen gun izledim bilgisayar uzmani engelli bir vatandasimiz gunes enerjisiyle hareket eden tekerli sandalyeyi icat etmis...Hayatta hicbirsey engel degildir yeterki onlarin islerini zorlastirmayalim....
posted from Bloggeroid

29 Kasım 2013 Cuma

CEVİZ ÇİMLENDİRME NASIL YAPILIR




Gecen gun anneme gittim yerde ustu strec filmle kapli bir saksi duruyor... Annem bu ne dedim ceviz cikacak oradan cimlendiriyorum dedi.... Merak ettim sordum bildigimiz cevizi 1-2 gun suda bekletmis sonra islak olmayan ama nemli topraga gommus ustune de stec film sarmis...


Bakalim iki ay sonra filiz vermesi gerekiyor merakla bekliyoruz....Ceviz cimlendirme nasil yapilir derseniz annem usulunun deneyin derim cunku o da teyzemden kopya cekmis...sonuc mu filiz cikmis....
posted from Bloggeroid

25 Kasım 2013 Pazartesi

SONBAHARDA AŞK BAŞKADIR...



En sevdiğim mevsimdir  sarı sonbahar bilenler bilir... Kış izin döneminde kısa kısa tatillere devam dedik... Geçen hafta gezdilklerimi burada ve yine burada anlatmıştım.. Atahan paşa yı bu defa anneme bırakarak  evlilik yıldönümünü kutlamak için kısa bir Bolu Abant turu yapalım dedik... Abant tan ziyade Bolu Gölcük ü çok merak ediyordum... Gezelim görelim tarzı programlara bayılırım ki burayı da tv den gördüm hemen küçük bir organizasyonla kendimi attık yollara... Bolu Gölcük navigasyondan rahat bulunuyor aslında ama eşim tipik Haluk karakteri gibi aracı çekip yurdum insanına sormadan yapamaz:)


Manzaranın büyüsüne çoktan kapılmıştık bile...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...