13 Ekim 2016 Perşembe

Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey


Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

KARNIYARIK MODELİ



Geçenlerde  sosyal medya  üzerinden  bu  kareyi  gördüm  gerçekten bu ne dedim ve inanın resmen karnıyarıktan soğudum. Tamam arkadaşlar mutfakta yaratıcı  olabilirsiniz ama  bu ne  insan bir  kayık modeli gibi  yapar bir iki yelken direği takar  anlarım  bildiğin  ayakkabı  şeklinde... Ben  bu kareyi  paylaştım ertesi  gün  kuzenim işyerinde menüde karnıyarık çıkmış Demet abla senin  resim gözümün  önüne geldi yiyemedim dedi... Ayakkabı  şeklindeki  karnıyarık modeli arama  motorlarında böyle  aratırsınız artık :)Evet  yaratıcılık yapacağız  diye  mide  zevkimizi bozmayın lütfen... çok emek verilmiş belli  ama lütfen rica ediyorum  faklı şeyler  deneyelim...


9 Ekim 2016 Pazar

VENEDİK MASKELERİ



Kimilerine göre, maske 1500'lü yıllardaRoma'da Commedia dell'Arte'nin çıkışıyla birlikte ün topladı. Kimilerine göre ise Venedik'in kanallarının oluştuğu gün yas tutan bir sanatçının işiydi. Ama bilinene göre Maskeler, eski zamanlarda Güney Afrika'da yapılan tavus kuşu tüyünden yapılma maskelerinden esinlenerek yapılmıştır.


Bazı kaynaklara göre maske şöyle gelişmiş. Ortacağ da yaygın bir hastalık olan vebadan dolayı insanların vücutlarında ellerinde yüzlerinde çıkan yaraları kamufle etmek için giyimleri de değişmiş uzun  pelerinler  eldivenler ve maskeler....




 Bir diğer görüşe göre zamanın Venedik dükü önemi bayram tören vs olduğu zaman zengin fakir ayırımı belli olmasın diye maske ile törenlere katilma koşulu getirmiş..
 Bir diğer görüş de hayat kadınlarının o dönemde kendilerini yerel halktan gizli tutmak adına kullanılan kamuflaj..




MASKE..... Güzelliği çirkinliği zenginliği fakirliği asaleti basitliği vicdanı şerefi onuru kibiri yalanı riyakarligi egoyu mütevaziliği kısacası neyi gizlemek istersen tak bir maske ohhh misss...Memlekette karnaval var sanki son yıllarda  maske takan takana...

5 Ekim 2016 Çarşamba

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN



Bir Gün Anlarsın

Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

29 Eylül 2016 Perşembe

YUNANİSTAN GEZİSİ



Yaz izini  az  olunca  değerlendirmek  şart oldu  her  yıl... Yaz tatilinin birinci kısmını burada anlatmıştım.  Kurban bayramını
  ikinci  günü  kendi  aracımızla ve Atahan  kuzuyu da  alarak  Yunanistan  için koyulduk yola... Araç ile Yunanistan a  gitmek  isterseniz araç sahibinin araçda bulunması  şart kuzenimin arabasnı alayım gideyim olmuyor öyle. Birde  eski  ehliyetiniz  varsa  sınırda  450 TL ayrıca yurtdışı  araç kullanım belgesi almak  zorundasınız. Ama  yeni  ehliyetiniz  varsa  birşey  ödemeye  gerek kalmıyor. Aracınıza yurtdışı  için  yeşil  sigorta  yaptıyorsunuz pasaportlar ve yurtdışı çıkış harçlarınız yanınızdaysa ( yeşil pasaportlar için  ) kapıdan geçiveriyorsunuz...(olağanüstü hal  nedeniyle yeşil pasaportlar için  ayrıca  kurum belgesini de eklemeyi unutmayın )... Meriç  nehri  sınır olmuş aramızda  bir  yanda Türk askerleri bir yandaYunan askerleri iki  arada bir derede kalıyo...İpsala sınır kapısını  geçtikten  sonra  otobana  girmedik  Dedeağaç a gitmek  için  geze  geze  küçük yerleşim yerlerini de  görelim diye...

25 Eylül 2016 Pazar

YAZ TATİLİNDEN KESİTLER


Bu yıl da her yaz olduğu gibi  yaz tatilimizi Antalya dan yana kullandık. .Her yıl otele giriş yapmadan önce Antalya li dostlarla buluşup hasret giderme faslı yaparız...Eşimin üniversiteden arkadaşı ve ailesi yıllar geçsede dostluklar eskimiyormuş işte size kanıtı....



Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim son üç yıldır otelden yana tercihimiz Limak Lara olarak kullaniyorduk bi yıl Atahan büyüdü biraz daha hareketli bir otel olsun dedik Adalya oteli seçtik... Yahu  adamlar son modern  teknoloji kullanıp hicbir masraftan kacinmadan harika bir otel yapmışlar  (eşim mimar kullanılan malzemelerin kalite ve fiyatlarını ondan biliyorum) ama hizmet sıfır...Bu yaz açılmış bir otel ama personel iptal...Cok komik şeyler geldi başımıza musteri memnuniyeti eksi 10 o derece...Cok ama cok pişmaniz limak a gitmedigimiz içi...Bu arada Adalya otel için tüm şikayetlerimi ve memnuniyetlerimi tek tek tüm tatil sitelerine yazacağım en kisa zamanda...Yahu 5 yıldız in üstünde Otel yapıyorsun Vale hizmetin bile yok ayip ama  birde aracımi otoparkta bulamıyorum  diyorsun bir daha kine kendin parket o zaman diye küstahca bir cevap alıyorsun...Buradan söylüyorum bedava verseler Adalya otele gitmem...Haaa yemekler harika lezzetli temizlik mükemmel olmasada iyi ama hizmet iptal yönetim sorunu olan bir otel benden söylemesi...

Oteli hizmetten dolayi beğenmesek de tatilden keyif almaya baktık sonuçta beyinleri resetlemeye gitmiştik.  Tatilde olmaz sa olmaz şapka ve kahve fotografarim. ...


Yorgunluktan uyuya kalan Atahan dan kareler....




Yemekler tam bana göre hafif Akdeniz mutfağı kebap ve et sevenler pek mutlu değiller orasi da ayrı bir konu tabi...




Anne senin gözlerin güneşte çok mavi oluyor benimkiler ne oluyor Resmimi çek göreyim  fotoğrafı :)

Otel bize kendini affettirmek için meksikasinda italyasına kadar alekarta restaurant da  rezervasyon  yapmalari odaya şampanya göndermeleri ağızlarıyla kuş tutsalar Üzgünüm ...


Bir hafta çabuk geçti gerçi Otelde bol bol Ortadoğulu zengin turistlerle arapça ve Farsçama da yeni kelimeler kattım bir de 2016 2017 haşema modasını öğrendim..BU yaz turistler Avrupa üzerinden değil Ortadoğu üzerindendi çok gelişmiş bir ülke olduk biz  bu yaz bunu gördüm...
Gelmişken ANTALYA EXPO ya gitmeden olmaz tabi ki...Emeği geçen tüm personele sonsuz teşekkürler çok güzel çok beğendim.Botanik bahçeleri çok ama çok güzel keşke biraz daha zaman olsaydı da tamamını gezebilseydik.







Yollar uzun Toros lari arkamizda bırakarak Yalova ya dönme zamanı gelmişti. ..
Dönüş istikametinde olduğumuz için Arife günü yollar bize boştu rahat rahat geldik evimize bulutlar bize eşlik etmişti en guzelinden bayrama yetişip ilk gün vazifelerimizi yerine getirip kalan Tatilin diğer kısmına geçmek lazımdı...Bir sonraki postta Yunanistan bölümü var mutlu  haftalar olsun.....

21 Eylül 2016 Çarşamba

TİMÜS BEZİ NE İŞE YARAR




Tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunan Timüs bezi bağışıklık sistemimizin merkezi. Timüs bezi ne kadar titrerse bağışıklık da o kadar artıyor. Titremesini sağlayan en önemli şeylerden biri ise gülmek.
Genç ve sağlıklı olmak ve kalmak için timüs’ü eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazımmış. Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur. Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.

OJE İLE SÜSLEME


 Son zamankarda yeni bir akım olan oje ile tırnak süsleme olayına ben de dahil oldum...Yaşlılığın belirtileri el üstündeki belirgin damarları görmeyin ama siz emi....

8 Eylül 2016 Perşembe

8 EYLÜL DÜNYA OKUMA YAZMA GÜNÜ

Bugün 8 Eylül Dünya Okuma-Yazma Günü: Türkiye'de 7 milyonu aşkın kişi okuyamıyor...Bu arada migros markette çocukluğumun kitabını buldum nasıl sevindim anlatamam...Belki ileride bulamam diye Atahan için aldım ama yıllar gecti bir ara bende tekrar okumalıyım...




1 Eylül 2016 Perşembe

ANNE BEBEK SALINCAĞI



30Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları için eşimin görev yeri Yalova ili Altınova ilçesindedir biraz erken gidince çay bahçesinde vakit geçirelim dedik hemen icerisinde de çocuk parkı vardı....Biz çaylarımızı yudumlarken Atahan da kaydiraklar arası turnuva yapıyordu... Derken bu salıncak dikkatimi çekti ilk defa biyle bir salıncak görüyordum... Anne bebek salıncağı bir tarafa bebeğinizı oturuyorsunuz ki son derece güvenli derin kemere gereklam kalmıyor yumuşak slikon tarzı bir oturak diğer tarafa anne oturuyor karşılıklı sallaniyorsunuz harika eğlenceli bir alet ve çok da yaratıcı bu güzel davranıştan dolayı Altınova Belediyesi ne teşekkürler...

Bu da aynı günün gecesinden bir kare tam 300 metrelik dev Türk bayrağı...


30 Ağustos 2016 Salı

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN


30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. Başkomutanımız  Atatürk'ü silah arkadaşlarını  gazilerimzi şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz...NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

27 Ağustos 2016 Cumartesi

BİRAZ HUZUR LÜTFEN



Bir ekmeği mi paylaşamaz olduk biz insan olarak... Bu hırs bu öfke bu intikam niye...Oysa ki yaradan ne çok nimetler vermiş bize paylaşalım sukredelim diye...İnsanlığımdan utanır oldum artık ülkemde dünya da olup bitenleri gördükten sonra....Daha kaç eve ateş düşecek kaç ana ağlayacak kaç ocak sönecek...Çocuklarımız için gelcegemiz için daha huzurlu bir dünya için lütfen icimizdeki sevgi ve saygıyı öldürmeyelim... Kardeşçe yaşamayı ogrenelim artık güzel umutlarımız yitirmeyelim...Biraz huzur lütfen. ..

24 Ağustos 2016 Çarşamba

BUGÜNLERDE HİÇ TADIM YOK


Evet  bugünlerde  hiç  tadım yok ülkemizin  son zamanlardaki durumu  hergün ölen  insanlar... Kelimeler  yetmiyor  bazen ifadelere.... Bu sabah  bahçemde yaza  veda  edercesine  solmaya  yüz tutmuş bu  çiçek günaydın der gibiydi... Gülümsemeyi güzel şeyleri paylaşmayı şaka yapmayı insanları  mutlu görmeyi özledim...

15 Ağustos 2016 Pazartesi

BALKONDAKİ ÇEKİRGE


Yaradan ne güzel yaratmış seni geçen gün balkonumun camında duran bu güzel çekirge tepkisiz öylece duruyordu. Atahan ile uzun uzun izledik... Bu kareyi de Atahan çekti kollarını bacaklarını inceledik yakından... Her bir uzvu ne güzel yaratılmış...

14 Temmuz 2016 Perşembe

AĞVA ŞİLE GEZİMİZ


Ramazan  bayramında  dokuz günlük tatilden  yararlanamayanlar  grubunda ben de  vardım  arife  yarım gün  çalışıp bayram  bitişi cuma  günü de  çalışıp isyan edenlerden  yani 3,5 gün  resmi  tatil yaptım babalar  gibi :) Bayramın birinci  günü  büyükleri ziyaret faslından  sonra  ikinci  günü  Ağva ve Şile  yapalım hemde  yeni  açılan Gazi  köprüsünü test  edelim dedik...
Biz İstanbul a giderken  İstanbul bize  geliyordu  karşı taraf  trafik  felç :)

Ağva Şile  yolu çok kalabalıktı  ilk önce  Şile  gideriz diye düşünmüştük  ama  oradaki trafiği görünce direk  Ağva ya  geçtik. Göksu  nehrinde  önce  tekne  turu yaptık sonra  Atahan ın  yüksek ısrarlarıyla  birde  deniz bisikletine  bindik sonra  kano yu  gördü  neyse ki vazgeçirdik :) Ağva gerçekten  güzel bir  yer  özellikle  kafayı  dinlemek  isteyenler  için  gerçi biz  çok kalabalık  bir  zamanda  gitmiş olsak  da  doğanın  kucağına  kendinizi atıp  kuş  ve  su  sesleri  ile  huzuru   bulabilirsiniz.




 Doğanın vermiş olduğu  rehavetle kendimize  zor  gelsekde  hareket zamanıydı  ve Şile  ye  geçtik... Şile  deniz  feneri görkemiyle nizamıyla  harika bir  yapı...

Karadeniz'deki kıyı emniyetini sağlayan iki fenerden biri olan Şile Feneri, diğer fenerler gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında 1859 yılında yaptırılmış. Fener deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerinde 110 cm. kalınlığında kule şeklinde inşa edilmiş. 20 deniz mili görüş mesafesine sahip olan, kurmal sistemli fener, ilk dönemlerde 3 fitilli gaz lambası ile çalışırken, 1968 yılında elektrikle çalışmaya başlamıştır.
Bugün müzeye çevrilen Şile Feneri'nin 150 yıllık bir geçmişi vardır.(kaynak  vikipedi)

Şile Feneri, Kırım Harbi’nde, Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir. Bu amaçla Boğazlar civarında 1856 yapılan Anadolu Feneri’nden sonra Sultan Abdülaziz tarafından 1858-1859 yılları arasında inşa edilmiştir. Taş kısmını Türk Mimarlar tasarlarken, metal aksamı ve mercek kristal sistemi de Paris’ten bir fabrikadan gelmiştir.
Fener kulesi, yapısının orijinal halini günümüzde de koruyabilmiştir. Sekizgen şeklinde ve 110 cm kalınlığında taştan yapılmış olan kule, gündüz iyi görülebilmesi için siyah ve beyaz enlemesine bantlar çizilerek boyanmıştır. Etrafı çiçeklerle süslü olan fenerin tepesine 72 basamakla çıkılır.
İnşa tarihinde ışık kaynağı olarak 3 fitilli gaz lambası kullanılan fener, 1968 yılında elektriğe çevrilmiştir. Bir dönüşünü 120 saniyede tamamlayan fenerin ışığı, sekiz adet göz biçimli mercekten yayılırken, fenerin çalışması duvar saatlerinde kullanılan sarkaç sistemi ile gerçekleşir ve dişli tertibatı bekçisi tarafından iki saatte bir saat gibi kurulur. Zamanında kullanılan, bugün artık antika değerini almış eşyalar ve gaz lambaları kuleyi daha da ilgi çekici kılar.Şimşekli deniz fenerleri grubunda olan Şile Feneri dakikada 4 defa çakar ve 1000 mumluk elektrik lambası ile aydınlanır. Uluslararası standartlarda birinci sınıf deniz feneri olan Şile Feneri, açık gecelerde yaklaşık olarak 35 mil mesafeye ışığını yayabilir ve açık havada İstanbul Boğazı’ndan görülebilir.( kaynak Şile Belediyesi)






Şile  deniz fenerinin karşısında bizi  ihtişamıyla tarihi Şile kalesi  karşılıyor... Günbatımının  tüm güzellikleriyle  bu  kareler  benden  hemde filitresiz... Zaten  çekilen  fotoğraflarda kullanılan filitrelere  karşıyım gerçi bu  benim tercihim doğal  olmalı fotograflar..( gerçi  herne kadar  doğallı savunsam da  zamnında burnuma  yaptırdığım estetiği söylemiyorum bile  ama  o mecburiyettendi  o  diye  hemen  bir  savunma  yapayım :)


Cenevizlilerden kalan limanda Ocaklıada’nın üzerinde yer alan Şile Kalesi ya da Ocaklı Kale’dir. Ocaklı Kale kendisini diğer kalelerden ayrılan silueti ile Şile’yi tanımlayan simgelerin başında gelir.
Beyaz renkli Ahmetli kireç taşları kullanılarak inşa edilmiş olan bu kale 12 metre yüksekliğindedir. Denizden gelebilecek saldırılara karşı koyabilmek amacıyla inşa edilmiş olan kale, bazı araştırmacılara göre Bizans İmparatoru Andronikas tarafından yaptırılmış, zaman içinde Osmanlılar tarafından da kullanılmıştır. Ancak son bulgular ise kalenin 2000 yıl önce Cenevizliler tarafından inşa edildiğini ve Şile’yi egemenliği altına alan diğer uygarlıklarca da kullanıldığını gösterir.
İlk düşünülenin aksine kale bir saldırı değil gözetleme kalesi olarak inşa edilmiştir. 4 katlı yapısı incelendiğinde en altta kilerin bulunduğu, diğer katların da yaklaşık 20 kişilik bir asker grubunu barındırmak için uygun olduğu anlaşılır.Kale çağlar boyunca iki kez tamir görmüştür. Önce Bizanslılar sonra da Osmanlılar kaleyi yine gözetleme amaçlı kullanabilmek için onarımdan geçirmişlerdir. Ancak hazine söylentileri nedeniyle kale definecilerin istilasına uğramış ve bu arada oldukça tahrip edilmiştir.(kaynak Şile Belediyesi )
Tadilat  bitmiş ama  tarih  katledilmiş gittim gördüm  gerçekten  bildiğiniz sünger bob olmuş gerçekten  çok acı  hiçbirşeyin kıymetini bilmiyoruz...Hele  tarihi eserlerimizin hiç...Avrupa  zamanında  bizden  çaldığı tarihi  eserleri  gözü gibi  koruyor biz bizdekileri kırıyor  yok ediyor  hatta  imara açmak için  tamamen  ortadan  kaldırıyoruz...


ilk kez gittiğimiz Şile Ağva da  ne  yenir derseniz bol bol  deniz  ürünü karides özellikle  güveçte  ve  mevsimie göre  balık tabiki ama bunun yanında herçeşit  damak  tadına  hitap  ediyor...Gidilip görülmesi gerekn yerlerden birisi Şile ve Ağva diyorum...

13 Temmuz 2016 Çarşamba

ŞİLE DENİZ FENERİ

Şile Feneri

Mahzun mahzun bakar hep ufuklara, 
İçinde saklayıp gamı, kederi. 
Yine de ısıtır hep gönülleri, 
Çilekeş bir kadın ''Şile Feneri.'' 

Hülyâlar kuruyor girip kuytuya, 
Sırma saçlarını dağıtmış suya. 
Gözünün yaşını karşı kıyıya 
Yolluyor hicranla ''Şile Feneri.'' 

Duyulur Şile'de gündüz ve gece 
Vahşi dalgaların şen kahkahası. 
Kulağa fısıldar usulca hece, 
Hayâllere dalar ''Şile Feneri.'' 

Fesleğen kokusu var perçeminde, 
Bülbüller şakıyor bak lehçesinde. 
Zamanı saklıyor gül bohçasında, 
Bir gize bürünmüş ''Şile Feneri.'' 

Denizinde dimdik yalçın kayalar, 
Yüzünde mehtâbın pembe izleri. 
Rüzgâr suda kıyıları oyalar, 
Gülümsüyor gibi ''Şile Feneri.'' 

Parlıyor tepede o ışık ışık, 
Yedi yabancıyla gönlü barışık. 
Hüzünlü olsa da, sevgiye âşık, 
Huzuru sunuyor ''Şile Feneri.''


Not şairi kim bilmiyorum Bayramda ki 3.5 gunluk Resmi tatilin bir gününde Şile Ağva kaçamaginda Şile deniz feneri yanından birkare fener mi o bir sonraki yazıda. ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...