16 Nisan 2016 Cumartesi

BÜYÜK İTALYA TURU (TORİNO-MİLANO-BERGAMO-VENEDİK) 1


Blog dediğin  günlüktür ama yoğunluktan blog neredeyse amacından uzaklaşır oldu... Ocak şubat mart devre sonu derken eşimle ikimiz beyinleri resetlemek için  bir yurt dışı turu daha  yapalım dedik...Daha  önceki yurtdışı turlarmızı ve  deneyimlerimizi burada , buradaburadahatta burada ve burada anlatmıştım... Tur şirketi olarak  tercihimizi yine prontotour dan yana yaptık ve harika bir rehberle tanışma fırsatını yakaladık...Sabah erkenden ülkeden ayrılıp ilk durak Torino dan başladık tura...

Torino (IPA: [toˈriːno], Piyemonte dilinde: Turin) Kuzey İtalya'da Piyemonte bölgesinin ve kendi ismin taşıyan Torino ili'nin başşehri olup, Alpler ile çevrili olan Po Nehri'nin sol kıyısında konumlanır.
Torino, İtalya'nın kuzey-batısında bulunan bir kentidir. Torino adı Keltcede "dağlar" anlamına gelen Tau sözcüğünden  gelmektedir. İtalyanca'da Torino sözcüğü "küçük Boğa" olarak tercüme edilebildigi için, şehrin flamasında boğa  resmi bulunur.(kaynak wikipedia..



Hani hep bulmacalarda çıkar ya iki harfli İtalya da  bir  nehir işte size Po nehri...


Torino Pallazzo  Madama  arkasinda- ortacağlara  özenti yapilmis  bir şato

12 Nisan 2016 Salı

BAHAR GELMİŞ HOŞ GELMİŞ


Bahar gelmiş hoş gelmiş  gerçi polenlerle aram iyi olmasa da  seviyorum baharı... Gerçi benim favori mevsimim sonbahar olsa da baharı da severim soğuk değil sıcak değil ...Bahar  gelince bizim bahçede işler artar dedemiz çok yoruluyor hal böyle olunca bizim  Atahan kolları sıvadı dedeye yardıma başladı...Bahçede iş çok Atahan ve dedemiz bu bahar çok yorulacak...



28 Mart 2016 Pazartesi

Ve Gün Başlar…

Güneş doğar, mis gibi kızımın kokusu ile uyanırım güne ve gün başlar… İşte öyle bir gün yine, keyifle kahvaltımızı yapıp sonrasında keyifli bir gün geçirmek istediğim bir gün bugün.
Olmazsa olmazlarım vardır ama sabahları, yemekle aram çok yoktur benim, yaşamak için yiyenlerdenim ama kahvaltılar hariç;) Günün her öğününü atlayabilirim ya da atıştırmalıklarla geçiştirebilirim sorun yok ama kahvaltı her zaman özene bezene olmalı benim için. Kendime geleceğim ve güne iyi başlayacağım ilk adımdır o çünkü.
Olmazsa olmazlarım; süte kahve kahvaltımda bana eşlik edecek. Ama sütün içerisine kuru türk kahvesi kastım, sütlü kahve bizim oraların deyişi ile, müthiş oluyor, deneyin derim.
Gelelim diğer olmazsa olmazıma; o sütlü kahve içilirken o gazetem okunacak arkadaş. Gazetenin keyfi bambaşkadır benim için. Dokunacağım gazeteme, hissedeceğim elimde, o gazete kokusunu dahi duyacağım. Haberlerle başlayıp hemen sonra ekine geçmeliyim gazetenin. İşte o zaman ikinci sütlü kahvem de eşlik edecek bana, cibelle-green grass çalacak bir yandan, çünkü gazetenin eki ile günlük hayatın stresinden, kaosundan uzaklaşıp, günümü renklendirmeye başlayacağım. Ne okuyorsunuz derseniz Hürriyet Gazetesi Kelebek Eki favorim derim. Neden mi, her gün iki ek şeklinde ve sadece magazin değil içeriği. Yaşama dair keyifli önerileri ve benim merak ettiklerim var içerisinde. Mesela bugünkü ek te, bebeğinizin dönüm noktaları, yaşa göre oyuncak seçimi vardı ki tam benlikti yani, sonrasında iyi yaşamaya dair ipuçlarını okuyup daha bir motive olmalıyım, hemen Osman Müftüoğlunun sağlık ile ilgili yazılarına göz atmalıyım, 4 farklı kafadan 4 farklı sesin çıktığı ve herkesin farklı bir bakış açısı getirdiği kısma 4’lü Konsey’e ise bayıldımm biz üniversitede çok yapardık üç dört arkadaş biraraya gelip bambaşka noktalardan bir konu üzerinde konuşurduk, müthiiiştir tek kelimeyle. Neyse, kaldığımız yerden devam edelim, biraz burçlar okunacak, o burçlar var ya resmen terapi gibi aslında, çok burçlarla ve astroloji ile alakalı biri değilim ama mutlaka okurum Oğlak burcunu, önemli kararlar alacaksınız, hedeflerinizden vazgeçmeyin, hafta ortasında güzel haberler alacaksınız…Sözün özü bana kendimi iyi hissettirir hatta kendi burcumdan hemen sonra eşimin ve kızımın burcunu da okurum:))) İtiraf edin hepimiz yapıyoruz bunu.
Ama favorilerimden birini sona sakladım. Biz bayanların hiç bitmeyecek kıyafet sevdası. Hani dizilerde, tv de denk gelip “Aaa ne güzelmiş, nerden aldı ki, kaç para ki” diye düşündüklerimiz var ya, Sibel Arna sen çok yaşa, hepsini güzel güzel anlatıyor walla.
Bir sabaha başlangıç, daha doğrusu keyifli bir sabaha başlangıç böyle işte, bir sütlü kahveyi ve gazeteyi ne çok anlattım dimi, seviyorum çünkü yazmayı, yazdıkça yaşıyorum sanki o anları. Şimdiyi anlatayım dilerseniz. Kahvem bitti, gazetemi de ekini de okudum keyifle ve bilgisayarımı açtım ve yazıyorum, en sevdiğim şeyi yapıyorum yazıyorum ama kulağımda hala cibelle-green grass;)
Keyifle kalın….
Kaynak: http://www.mavibebegim.com/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

8 Mart 2016 Salı

SESSİZ OLUN HERŞEY YOLUNDA


Haftasonu  babamızı  iş yerine fazla mesai için gönderince biz de Atahan ile öğleden sonra kendimizi dışarı attık.... Çocuk parkına giderken kaldırımda Atahan bu minik  salyangozu gördü... Kaldırıma oturduk salyangozu incelemeye başladık... Başındaki antenler sırtındaki kabuk tek tek inceledik...Ne işe yaradığını anlattım...Sonra anne fotoğrafini  çekmek istiyorum dedi ve bol bol çekti. ...




Bunlar da benim çektiklerim....Karınlarını doyurmak için denizin nimetlerinden yararlanmaya çalışan martılar...



Bunlarda baharın gelişini kutlama çalışan harika köpekler nasılda güneşleniyor...Dünyamızda ve ülkemizde hersey o kadar yolunda gidiyor ki ben de insanları bıraktım hayvanlarla ilgileniyorum bu aralar... Bir de bugün dünya kadınlar günüydü değil mi... Kadın erkek eşitliğinin olduğu gün dünya kadınlar gününü kutlamaya gerek kalmayacak ben o günü bekliyorum....Yine hayattan çok şey bekliyorum biliyorum....



29 Şubat 2016 Pazartesi

ŞEKER KIZ KENDİ


Geçen gün arabada lazim olur diye küçük bir yastik arayışına girmisken    kayinvalidemden bu supriz yastik cikti... Nasil sevindim anlatamam hani altin bulmus gibi oldum derler ya iste aynen ondan... üstündeki resim etkilemisti beni.. çocukluğumuzda çok fazla çizgi film karakteri yoktu daha doğrusu çizgi film yoktu...Şeker kız kendi ne çok severdim yahu masumiyet sevgi ne güzeldi...Ne çok severdim sarı saçlarını birde iri kocaman gözlerini.... Zaman nasıl da hızla geçmiş eskiler meğerse ne de güzelmiş...offf tamam yaşlanıyorum kabul...

28 Şubat 2016 Pazar

Anında Beyazlık: IPANA PERFECTION

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION!
Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime gerçekten harika beyazlık sağlayan, lekelerden eser bırakmayan bir çözüm buldum. Yıllardır bu konuda inanın çok diş macunu denedim, bir çoğunun hiç ama hiç faydasını görmedim.. Fakat bu ürün bambaşka.
Son günlerde market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü Perfection’a denk geliyordum. Biliyorsunuz ben de dişlerimin beyazlığına ve mükemmelliğine çok özen gösteririm ve bunun için sürekli yeni ürünleri deniyorum. Her yerde bu kadar görünce ve 3 günde %100’e kadar lekesiz iddiasını duyunca, bir de üzerine diş hekimim bu ürünü kullanmamı önerince hemen aldım. Performansına gerçekten şok oldum, ilk kullanımdan itibaren diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini fark ediyorsunuz.
Beyaz bir gülümseme de aslında sahip olunması gereken en önemli özellik benim için. Yeni İpana Perfection Mucize gibi. Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım. Üstelik beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş minenize hiç bir zarar vermiyor.
Aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da aldım hemen, o  da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre keskin bir ferahlık sağlıyor.
Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana, Amerika’da Crest markasıyla pazara sürdüğü ürünün birebir aynısı. Zaten sanırım algı olarak kahve alışkanlığımın oradan kalmış olması ve Crest’in de Amerika’da en çok tercih edilen diş macunu olduğunu biliyor olmam bu ürünü itirazsız tercih etme sebebim oldu.
PERFECTION 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın tam 2 Katını iade ediyor. Beyaz gülüşlere önem verenler bu ürünü deneyin, pişman olmayacaksınız.
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!

Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim.
#ipanaperfection #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.melinasmom.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Şubat 2016 Perşembe

MUZ HAKKINDA BİRBİRİNDEN İLGİNÇ 20 BİLGİ

Dünyada en fazla tüketilen bitkilerden biridir muz. Bazı insanlar tadı ve kokusu için tercih etse de aslında vücut için çok önemli bir besindir.

1. Dünyada her yıl yaklaşık 100 milyonun üzerinde muz tüketiliyor.

Dünyada her yıl yaklaşık 100 milyonun üzerinde muz tüketiliyor. Muz Hakkında Birbirinden İlginç 20 Bilgi Muz Hakkında Birbirinden İlginç 20 Bilgi dunyada her yil yaklasik 100 milyonun uzerinde muz tuketiliyor  mt28wdl1tw

24 Şubat 2016 Çarşamba

60 SANİYEDE UYUTAN FORMÜLÜ BULMUŞLAR







Harvard'lı bir doktor olan Andrew Weil uzun zamandır uyku ve nefes alma teknikleri üstünde çalışıyordu.

Geçtiğimiz günlerde "4-7-8" ya da "Rahatlatıcı Nefes" olarak adlandırılan uyuma tekniğini sosyal medyadan paylaştı ve bu yazıyı hazırlayan kişi olarak ben dahil yüzlerce kişiyi telefon ya da bilgisayarı başında uyutmayı başardı. Uyutamadıkları ise ağır şekilde sersemledi ve uzun süre esnemek durumunda kaldı.

 İşte sizi 60 saniyede uyutacak yöntem...

Dilinizi yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi üst dişlerinizin arka kısmına değecek pozisyonda tutun.

Ağzınızı kapatıp burnunuzdan 4'e kadar yavaş yavaş sayarak nefes alın.

Nefesinizi tutun ve içinizden 7 kere sayın. Nefesinizi verirken 8'e kadar sayın.

Bu işlemi 3 defa daha yapın. Toplamda 76 saniye geçmiş olacak. Çoğu kişi genelde 60. saniyede uyumuş oluyor!

Bu metodu denerken kesinlikle sadece nefes almaya ve metoddaki sayım işlemlerine odaklananın. Uyuyamazsanız Dr. Weil "Bu işi bırakırım" diyerek garanti veriyor.

Sizler için yaptığımız denemede kesinlikçe bu yöntemin sersemletici bir etkisi olduğunu gördük. Uyku inanılmaz bir şekilde kaçınılmaz hale geliyor. Herkese şimdiden tatlı rüyalar...
KAYNAK :  burada

23 Şubat 2016 Salı

ALAÇATI SOKAKLARINDA İLGİNÇ SÜS EŞYALARI


Eski resimlere bakarken yazın Alaçatı  sokaklarında ki fotoğraflarım gözüme  takıldı... Hediyelik eşya  satan küçük dükkanlardaki bu ilginç süs eşyaları çok ama çok güzel görünüyorlar.. Bir anda insanın hepsini  alıp evine yerleştiresi  geliyor ki hiç  bana  göre  değil... Evimde bu  tarz  şeyleri  pek  sevmiyorum genelde  sadelikten yanadır  tercihim.. Ama renkler insanı cezbediyor bazen...

Aslında bakınca  bu  baykuş ve  çiçek figürlü  süsler  tam kış bahçemdeki duvara  uygunmuş şimdi fotoğrafa  bakınca  birden çağrışım yaptı ama  iş işten geçti  hayrola...



Melek  kanatlı ayna da  hiç  fena  değil kapı girişine hoş olur ama... Gözleriniz canlansın biraz...








Evimde  süs eşyaları  sevmediğim gibi  takı takmayı da  sevmem  nasıl  bir  cinslik varsa  artık bende:) Ama  bakmaya  izlemeye  doyamam alırım hediye ederim bende  böyle  cins  biriyim işte....

Bu arada bunları yazıyorum ama aklım beynim  başka  yerlerde... Bu ülkede dört şey  olmayacaksın... Kadın, çocuk,  ağaç ve  sokak hayvanı... yoksa  katledilmek için çok müsaitsin demektir....

14 Şubat 2016 Pazar

SAĞLIKLI BESLENME...



Sağlıklı beslenebilmek için herşeyi yaparım diyenlerden misiniz.. Ozaman bu yazı ve fotoğraflar size göre... Evet dengeli beslenmek şart oldu hayatımızda.. o kadar çok GDO lu besin var ki  etrafta ayırt edebilmek sebzeye yönelmek ki onun da en tazesini ve organigini bulabilmek çok zor ken... Geçen gün kuzenim kendi tavuklarinin yumurtasi ndan getirmişti kahvaltı da pisirdim sarısini görmeniz lazımdı nasıl canlı bir sarı işte dedim tam köy yumurtası...Eskiden annem mutfakta tavuk pişirirken düdüklü de saatlerce pişiridi suyundan bol şehriyeli çorba yanında da pilav doyamazdik yemeğe... Şimdilerde öylemi bırak düdüklü tencereyi normal tencerede 15 dk da pişiyor...Artik o tavuklari yetiştirirken ne yediriyorlarsa  gerisini siz düşünün...Bizler biraz daha şanslıyiz şimdiki nesile göre....


Ülkemizde maalesef yanlış yönetilen tarım ve hayvancılık politikaları nedeniyle sağlıksız bireyler olarak yol almaya çalışıyoruz..Hatırlar mısınız bilmem ama ilkokuldayken sosyal bilgiler dersinde  TÜRKİYE  den şöyle bahsedilirdi... 
Türkiye tarim ve hayvancılık konusunda kendi kendine yetebilen ülkedir...Artik yıllardır böyle bir  ülke olmadığımız için dışa bağımlı bir ülke olarak yol alıyoruz... Ne acı ki samanı bile dışarıdan alan bir ülke olduk... Kırık tohumlar sayesinde üretilen bir üründen  seneye  de devam ettiren bir tarım olusmuyor . Oluşmasın ki seneye yine tohum satın almadan üretim yapamayalim...




Çocuklarımızın geleceği için sizde birseyler yapabilirsiniz aslında yediğiniz her meyve ve Sebzenin çekirdeklerini kurulup saksınıza bahcenize pikniğe gittiğinizde ormana ekin gitsin meyve vermez belki aşılanmadığı için ama en azından doğaya bir katkı sağlamış olursunuz...
Saglikli mutlu haftaniz olsun....

9 Şubat 2016 Salı

GAGOZ İÇEN VAR MI ?


Gagoz ile  ilk tanışmam Bursa da oldu. Waffle  yemek için oturduğumuz  bir  cafe de  masanın  üstüne  ikram  için koymuşlardı... İlgimi  çekti  üzerindekileri okuyunca  da  başladım  gülmeye ....

İçindekiler : Doğala özdeş karizma, renkli menkli bir hayat, cool kızlar dünyayı kurtaran adamlar...Matrak asit içerir. Tek yan etkisi geğirtir... Tikilerin ulaşamayacağı yerlerde saklayınız....  Gagoz bir Feza markasıdır...

Tadı  nasıl  mı ? içmedim ki :)


28 Ocak 2016 Perşembe

EVDE WAFFLE NASIL YAPILIR

 

Dışarıda  yediğimiz harika lezzetli waffle ları istediğimiz zaman evde  nasıl  yapabilir diye  düşüneneler bu  yazı  size  gelsin  yeter ki evde  gerekli malzeme  ve  araç  olsun... Waffle ın marketlerde  satılan  hazır  karışımı var  ondan bir tane edinin üzerindeki tarife  göre süt  ve  yumurta ilave  edin tam kıvamında  waffle hamurunu elde ediyorsunuz. Yok ben evde waffle hamurunu kendim hazırlarım derseniz onun tarifini bilmiyorum (bakınız  google amca )


Sonra  bir adet  waffle makinesine  ihtiyacınız  var  dökümü iyi olanlardan alın yoksa  hamurlar  elinizde  patlar  bizzat  test ettim  Korkmaz lar  a ait  bu  waffle makinesi  harika  yakmıyor  yapıştırmıyor ...


Önce waffle  makinenizi iyice ısıtın  her yerine fırça  yardımıyla  tereyağ sürün  sonra  karışımı dökün....


Waffle ı kimi  kuru  sever  kimi biraz  daha yumuşak arzunuza göre  pişirin  süsleme  için  kivi çilek  muz  nutella ve  çikolata  sosu  kullanabilirsiniz...


Pişen waffle  hamurunun üstüne  imce  bir tabaka şeklinde  nutallayı  sürün  sonra  muz ve  kivi ile  süsleyin en  üste  de  fındık fıstık ooooo sonra  gelsin kaloriler  gitsin egzersizler...

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Ocak 2016 Salı

İNSANLIK KIYIYA VURDU...



Dün akşam eşimle ben harıl harıl pano hazırladık... Kreş de haftanın çocuğu seçildi Atahan...Resimlerle kısa bir özgeçmiş hazırladık panoda.. Hayat işte biz çocuğumuz için bu mutlu aile tablosunu hazırlarken aynı saatlerde özgürlükleri için savaştan kaçan mülteci ailelerin Ayvalık açıklarında  hayatta kalma savaşı vardı.... Ya da Batman da on günlük bebeğin donarak ölmesi... Güneydoğuda devam eden çatışmalarda  halasinin kucağindayken gelen kurşunla ölen masum bebek,bebekler çocuklar. .. Gündüz haberlerde okudum kıyıya vuran insanlığımdan utandım... Hangi anne baba istemez ki çocukları için güzel bir hayat...  Kimi özgeçmiş panosu hazırlar kimisi bebeği donmasın diye yakacak birşeyleri kalmadığı için kıyafetlerinden yakacak yapar , kimi de kaçtıkları botta daha fazla ağırlık olmasın diye melik melik örülü uzun saçları keser atar...




1 Ocak 2016 Cuma

Çekiliş sonucu...





Çekilişe katılan tüm arkadaşlara çok teşekkür ederim...Kazanan instagram dan paylaşımda bulunan @tugbakaradagg isimle katılımcı... Sevgilerimle. ..2016 süper bir yıl olması Dilegiyle. ...

30 Aralık 2015 Çarşamba

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Aralık 2015 Cuma

ÇİM ADAM NASIL YAPILIR


Valla  bizim çim  adamımız pek  bir bilgili  eğlenceli... Kuzumun kreşinden  vermişler  erkeklere kepli ellerinde  kitapları  olan çim adamlar  kızlara  prenses  şeklinde  olanlardan...Bizim çimler  şekilsiz  uzamış  ama  harika eğlenceli  görünüyor 2 günde  bir  kesiyoruz...Bu aralar  çimlerimizin şekli  şemali  kaydı :) Bazen unutuyoruz  tabi  böyle  uzayıp gidiyor çimler sağlıklı musmutlu  haftasonlarınız  olsun ...

21 Aralık 2015 Pazartesi

Yeni Yıl İçin Alınabilecek En Güzel Hediye

Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz.
Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime.
Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları ile mükemmel bir temizlik deneyimi sunuyor. Diş plaklarını temizlemekte manuel fırçalardan çok daha etkili bir sonuç veriyor, ilk kullanımdan sonra bile daha önce sanki hiç bu kadar iyi dişlerimi fırçalamamışım gibi hissettim. Üç boyutlu oynar başlık sayesindeyse normal bir fırçanın yapamayacağı kadar hareket edip, normalde ihmal ettiğimiz ulaşamadığımız yerlere bile ulaşıyor. Fırça başlıkları dişleri tamamen sararak birçok noktaya temas ediyor ve muhteşem sonuçlar almamı sağlıyor.
Ağız bakımına çok önem veren birisi olarak bu benim için en iyi yılbaşı hediyesi oldu. Siz de yeni yılda sevdiklerinize Oral-B şarjlı diş fırçası hediye ederek onları mutlu edebilirsiniz.
Ürünleri incelemek ve yılbaşı indiriminden yararlanmak için tıklayınızBu arada, Burcu Esmersoy'lu videosunu da paylaşmadan duramadım :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Aralık 2015 Salı

ÇEKİLİŞ ZAMANI



Yeni yıl yaklaşıyor çekiliş zamanı geldi demek ki...Neler mi var bu harika makyaj fırça setinden mutlaka olmalı diyorum makyaj çantanizda. ..


Naked3  den harika renklerden oluşan far seti de çekilişimizde var.



Yapmanız gerekenler blogumu takip etmeniz çekilişi duyurmaniz. Yorumlar kısmına paylaştığınız linki kopyalamayi unutmayın canlar..
Blogunuz yoksa Instagram da #atahanilehayat  hastang ile çekilişi duyurmaniz katıldım diye yorum yapmaniz +1 çekilis hakkı facebook da paylaşıp linki yoruma yazarsaniz +1 çekiliş hakkı daha... mail adreslerinizi eklemeyi unutmayın. ...HAYDİ BOL ŞANS

10 Aralık 2015 Perşembe

Bomonti’de yepyeni bir yaşama çok az kaldı… Bu çok özel yatırım fırsatını kaçırmayın!

155 apart daireli The House Residence ve 51 odalı The House Hotel, 2016 yaz döneminde Bomonti’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. 
Yenigün İnşaat yatırımı, The House Collection markası ve FYP’nin dizayn, marka ve konsept planlaması ile Bomonti’de hayat bulan The House Residence’da ince işler hızlı bir şekilde devam ediyor. Özel dizayn tasarımları ile hazırlanan örnek daireler, bugünden The House Residence tasarım anlayışını ve Bomonti’deki yaşamı keşfetmeniz için sizi bekliyor…
Modern yaşam, sanat ve dizayn ile zenginleşen The House Residence’ta yaşam stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerde çok özel ödeme planları ile yatırım fiyatı 230 Bin Dolar’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Dairelerin yatırım planlama ve uzun/kısa dönem kiralama hizmetlerini ise daha ilk günden FYP sizin için yapıyor… 
Dinamik, sosyalleşmeye açık ve konforlu bir yaşamın kodlarıyla şekillenen The House Residence Bomonti’de, 1+0’dan 2+1 ve penthouse’lara kadar 44 m2 ile 199 m2 arasında değişen, özel tasarıma sahip 155 adet apart daire seçenekleri sunuluyor. Yaşama renk katan detaylar ise projenin lounge, dining room, spor kulübü, club ofisi, kafeleri, peyzaj alanları ve teras gibi alanlarında odaklanmış durumda. Yaşamı ortak alanlara taşıyan The House Residence, servis zenginliğini ve kalitesini aynı binada bulunan 51 odalı The House Hotel’den alacak.
The House Residence’da dairenin yatırım planlaması daha ilk günden senin adına yapılıyor, detaylar seni yormuyor. Bütün dairelerin kısa, uzun dönem kiralama hizmetleri The House Residence yönetimi ve FYP tarafından, uluslararası zincirlerin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. The House Residence, her detayı özenle planlamaya dayanan modern tasarım anlayışını evinize de taşıyor. Dilerseniz tüm yaşam alanlarınızı sizin seçimlerinizle güzelleştiriyor. Taşınmaya hazır, zevkle döşenmiş, titizlikle hazırlanmış bir otele gelir gibi bavulunuzu alın, gelin ve yaşamaya başlayın.
Bomonti’ye tasarım dokununca
Piramit Mimarlık Turgut Toydemir tarafından projelendirilen The House Residence’ın yaşam konsepti ve iç mimari planlaması FYP Proje Geliştirme’den Tony Phillipson’ın İngiliz Conran  + Partners ile gerçekleştirdiği özel işbirliğiyle hayat buldu. Peyzaj ve cevre düzenlemesinde ise Hyland Edgar Driver imzası var. Geleneksel ve modern endüstriyel alanların yansımaları, modern mimari ve yaşam tarzı kodlarını harmanlayan tasarım New York Soho, Londra Covent Garden ve Paris L’es Halles gibi örneklerle de organik bağa sahip. Ortaya çıkan sonuç ise, ana yaklaşım olarak modern mimari, life style konsept ile geleneksel ve modern endüstriyel tasarımı birleştiren yepyeni bir konsept.
7/24 hayat, hizmet, mutluluk
The House Residence Bomonti, The House Hotel, The Residence Lounge, The Dining Room, The Cafe, The Club Fitness, The Club Office, The Garden Terrace ve The Services gibi mekan ve hizmetleri aynı binada, aynı çatı altında bir araya getiriyor. The House Residence’da kişiye özel servisler, Bomonti’nin ilk dizayn oteli The House Hotel işletmesi ile sunuluyor. The Services olarak tanımlanan sınırsız hizmetler ile, iki farklı noktada 2 farklı resepsiyon ve özel asistan, housekeeeping, vale, teknik servis, güvenlik ve ev sahibi kullanımına hazır laundry alanı, apart daire sahiplerine ev ortamında da otel konforu sunmayı hedefliyor.
Evler sakin, ortak alanlar yaşamla dolu
Konut, hotel, sosyal yaşam alanları, spor kulübü ve service ofis alanı ile bir yaşam merkezi olarak hayata geçen The House Residence, eğlence, yaşam, iş ve spor keyfini birlikte sunuyor. 2016 yazında tüm sosyal alanları ile hayata geçecek olan The House Residence sakinleri The Dining Room’da dilerlerse hazırladıkları yemeklerle dilerlerse özel asistanın yardımıyla davetlerini verebilecekler. Sabah 7:00 – gece 24:00 saatleri arasında kişiye özel hizmet veren The Residence Lounge, size özel bir mekan olarak tasarlandı. The Club Fitness sağlıklı bir yaşam sunarken, giriş terasında yer alan The Cafe’ler de ise Nişantaşı, Galata ve Karaköy’ün gözde mekanlarını sizlerle buluşturacak.
Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Aralık 2015 Pazartesi

Annelerin Akıllı Seçimi: TODİZOO Oyuncakları

Bebekler için oyuncak seçme işi anne babalara düşüyor. Minikler, hem gerçek dünyayı hem de kendi yetenek ve becerilerini önce oyuncaklarla keşfetmeye başlar. Doğal olarak oyuncakların onların gelişiminde rolü çok önemlidir. Oyuncak alırken aradığımız özellikler aslında çok net. Eğitici, eğlendirici ve onlar için tamamıyla güvenli olmaları en önemli özellikler.
Bebekler için oyuncak alırken en önemli kriter, güvenilir markaların oyuncaklarını almak olmalıdır. Sık sık ağzına götüreceği, birlikte uyuyup yemeklerini hatta banyosunu paylaşmak isteyeceği oyuncaklarının ona zararlı olabilecek bir materyal, boya ya da aksesuar içermediğinden emin olmanın tek yolu tercihlerinizi güvenilir markalardan yana yapmak. Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da seçtiğiniz oyuncakların onların gelişimine de katkıda bulunması. Yapacağınız doğru oyuncak seçimlerinizle her gün hayat ve kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenen bebeğinize büyüme macerasında yardımcı olabilirsiniz.
Tüm bu özellikleri bir arada bulabileceğiniz Todizoo oyuncaklarını inceleyerek, bebeğinizin yaş ve ihtiyaçlarına en uygun olanları tercih edebilirsiniz.
TODİZOO MÜZİKLİ ÇINGIRAKLAR: Bu sevimli arı ve kelebek çok marifetli. Minik parmakların kolayca basabildiği düğmesi eğlenceli melodiler çalıyor. Ses efektli kanatları ve boncukları ile hem bir çıngırak hem de dişlik olan kanatları tam kaşınan dişlere göre. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler için tercih edilebilir.
TODİZOO EMEKLEME BÖCEĞİ VE TOSBAĞA: Emekleme nasıl da heyecan verici bir dönem değil mi? Şimdi emekleme çalışmalarına yardımcı olacak iki sevimli arkadaş var. Todizoo’dan Emekleme Böceği ve Tosbağa üstüne basınca ilerliyor, bebeğiniz de onları hevesle takip ediyor. 12 ay ve üzeri bebekler için tam bir emekleme yardımcısıdır.
TODİZOO ARKADAŞIM SERİSİ: Todizoo’nun bu şirin oyuncakları basıldığında ışıklı düğmeleri ile melodiler çalıyor, “ABC” ve “123” ve birbirinden sevimli kısa cümleler söylüyor. Minikler bu arkadaşları onları çok eğlendirdiği için seviyor, biz de onların el-göz koordinasyonlarını güçlendirip sebep-sonuç ilişkisini öğrenmelerine yardımcı oldukları için seviyoruz. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler içindir.


Bir boomads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...