30 Temmuz 2012 Pazartesi

UYKUYA HASRET...

Benim gibi uykuyu çok sevenler için yaz aylarì tam bir kabus... Hava zaten çok geç kararıyor gece moduna da geç saatlerde adapte olunuyor...Hal boyle olunca da geç saatte yatılıyor... Eh sabah alarmdan önce birde Atahan Pasa uyanınca tam bir şenlik oluyor... Sabah 6:30 da sanki işe gidecekmiş gibi uyaniyor... Uykuyu cok seven ben sabahları agresiflesiyorum... Bu da cok sağliklı bir davranìsa neden olamıyor...Bende başlıyorum`Uykusuz her gece,yorgun ölesiye`şarkısını söylemeye...

29 Temmuz 2012 Pazar

SAÇ BAKIMI...


Sorunlu saçlarım var... Neden mi? Saçlarım ince telli ve röfleden dolayı uçları kuru ama saç derim yağlı.... Nasıl çok karışık değil mi? Yıllardır  şampuan sorunu yaşıyorum... Kuru saçları için olanı kullanamıyorum saç derim yağlı, yağlı saçlar için olanı kullanamıyorum saçlarımın uçları kuru.... Hal böyle olunca bir kaç  bakım şampuanını bir arada kullanmak zorunda kalıyorum... Günlük olarak Kerastase in yağ dengeleyici şampuanın kullanıyorum.... Elbette tek başına yeterli kalmıyor...


15 günde bir de Kanebo arındırıcı şampuanı kullanıyorum...


Ayda bir de Phılıp B şampuanını kullanıyorum... Bol nane aromalı bir şampuan, saçlarımı bununla yıkarken nane buğu terapisi içerisinde buluyorum kendimi...Aman gözlere dikkat... Yıllardır tek bir şampuanım olamadı... Bir gün kozmetik sektörü benim sesimi duyacak mı? Bende bir yere giderken tek bir şişe şampuanla gidebilecek miyim acaba...



26 Temmuz 2012 Perşembe

BAHÇEDE HAVUZ...


 Havalar çok sıcak malum bir de ramazan olunca paşamı serinlemeden mahrum bırakmayalım    dedik... Küçük bir havuz aldık iyi ki de küçük almışız  eşim içine rahatlıkla sığabiliyor ... :)


İçi su dolu havuz küvet farketmez hemen alışamıyoruz... Su yavaş yavaş dolmalı onun seviyesine yavaş yavaş gelmeli yoksa onun gözünde okyanus kadar derinlik arzedebiliyor su birikintileri... 


Bir ara eşim de dayanamayıp sırtını serinletiyordu :)


Oruç ve güneşin etkisini azaltmak için Atahan ın takmadığı şapkayı eşim ıslatıp ıslatıp kendi kullandı...Suya iyice alışan Atahan sonradan da çıkmak istemedi...Çocuklar hep böyle mi?

24 Temmuz 2012 Salı

YENİ YEMEK STİLİMİZ...


Atahan Paşa bu aralar şımarıklığı iyice eline aldı... Artık yürüyor ya beyefendi pek özgür... Kendine bir güven bir güven sormayın... Dün akşam yemek yerken artık şımarıklık ta zirve yaptı... Şu haline bir bakın... Ayakları mama sandalyesinin üstüne çıkartıp keyif yapacakmış... Bunun doğru bir davranış olmadığını anlatıp itiraz edince bana küstü... Suratını asmaya başladı ama ayaklar hala yukarıda...



 Ayaklarını indirmemek için direnirken...



Sonunda bana küstü  ve yemeğini protesto ederek greve başladı... Hatta olayı abartıp mamalı ağazıyla ayak parmaklarını yalamaya başladı... Neyse ki bu akşam böyle bir stilimiz yoktu... Çok şükür ki geçici bir stilmiş...:)  Seni çok seviyorum.... Minik Paşam....

22 Temmuz 2012 Pazar

İLK DÜĞÜNÜMÜZ


Paşamın ilk düğünü dayısına nasip oldu... Gelinle damat çıkmadan mamasını yedirme telaşıyla uğraşıyordum.... Neyse ki etraftaki çocuklar sayesinde mamasını çabuk yedi...



Bütün gece benim kucağımdan inmemek için direndi neyse ki sonradan babasının kucağında uyuya kaldı...

Sevgililerimle dans...


Gecenin sonunda 3. kuşak kuzenler kopmuşlardı artık...Ben ezilme tehlikesi atlattım...:) Çok ama çok yoğun ve yorucu iki hafta geçirdim hala kendime gelemedim...

21 Temmuz 2012 Cumartesi

TUFAG YALOVA



Uluslararası 2. Altın Karanfil Folklor Yarışması  Yalova da yapıldı. Yalovamızın gururu Türkiye Folklor Araştırma Geliştirme Derneği (TUFAG) tarafından organize edilen yarışmaya 9 ülke katıldı ve  tabi ki KKTC birinci oldu... Yarışma öncesi  ülkelerin folklor grupları sahilde küçük bir geçit yaptılar... Biz de oradan tesadüf eseri geçiyorduk manzara çok güzeldi değişik yöresel kıyafetleri ve minik gösterileriyle bile çok ilgi çekiciydiler...





Ben bu minik cimcimiye bayıldım...








Bulgaristan, Romanya, Güney Kore,Polonya, Taiwan, Mekodonya, Abhazya ve KKTC   















19 Temmuz 2012 Perşembe

ALİNDA AYDIN...


Geçen hafta bir günlüğüne düğün için  Aydın'a gittim... Olamaz böyle bir sıcaklık derece 48 i gösterdiğinde yok artık falan dedim kendi kendime... Yol yorgunluğundan bana hava çok sıcak geliyor diye düşündüm ama hayır hava çok ama çok sıcaktı. Odalardaki klimalar  ısıyı sadece 30 dereceye düşürebiliyordu... Akşam 20:30 da sıcaklık 31 dereceydi yılın en sıcak gününde ben Aydın daydım:) ... Akşam serinliği çöktüğünde ( ki 30 derece ) Aydının Karpuzlu ilçesinde Alinda Antik kentini ziyarete gittik...M.Ö. 3.yy. da kurulmuş zamanın en zengin kentiymiş. Büyük İskender her yeri fethetmiş bir tek Alinda  ya dokunmamış. Neden mi çünkü bu kent bir kraliçe tarafından yönetiliyormuş... Ada isminde çok güzel bir kraliçeymiş. Kimi rivayet derki Kraliçe İskenderin sevgilisiydi vallahi ben tarihçilerin yalancısıyım... Adına paralar bile bastırılmış.... Buradan çıkan sonuç her dönem  bir Hürrem Sultan varmış:)...


Koca kentten kala kala bunlar  kalmış...Oraları gezerken sesli düşünüyordum zamanında insanların bu topraklarda nasıl anıları olduğu... 

Bu da lahit mezarmış yanında geçerken duamı da okudum...Bir de oda tipi mezarlar var bölge şuan koruma altında çünkü etraf sikke paralar ve değerleri eşyalar bakımından fazlaca zengin... Yerli halkından aldığım duyumlar...



Kardeşim sürekli fotoğraf çekiyordu eh hep o çekecek değil ya birazda ben O nu çektim...Her zaman neminden şikayetçi olduğum Yalova ya geri döndüğümde Allah a şükrettim çünkü burası gerçekten cennnet....

15 Temmuz 2012 Pazar

KISA BİR AYRLIK...

Bir günlükde olsa ilk defa oğlumdan uzak bir şehire, Aydìn a gidiyorum.Nasil geçecek bu bir gün çok merak ediyorum.Şimdiden onu çok özledim.Kokusu hala burnumda minik kuzumun...Seni çok sheviyorum minik oğlum...

10 Temmuz 2012 Salı

KAHVE DİYARI YALOVA





Önceden hiç sevmezdim Türk kahvesini, sadece fal baktıracaksam içerdim. Atahan'a hamileyken bana o kadar güzel kokmaya başladı ki o gün bugündür içmeye başladım Türk kahvesini. Hafta sonu Yalova'da yeni açılan Kahve Diyarı'na gittik. Tam karşınızda masmavi bir deniz,ve kahvenizi yudumlarken başka bir aleme göçüyor insan.




Çeşit çeşit Türk Kahvesi var... Damla sakızlı,çikolatalı liste uzun da aklımda sadece ikisi kalmış nedense...:)




Devamında da limonlu cheesecake hımmmm tadı da harikaydı...





İç ve dış mekanda dekor çok güzel beğendim... Kahvenizi yudumlarken küçük kitaplıktan seçtiğiniz kitaplarla da vaktinizi geçirebilirsiniz... Gerçi Atahan Paşa bizi pek rahat bırakmasa da Kahve Diyarı'nda kahve keyfi güzeldi...

8 Temmuz 2012 Pazar

KAHVE MOLASI


Kayısı bahane mıncıklamak şahane benim oğlum için... Bir de bunu çok büyük ciddiyetle yapar hiç anlamazsınız... Hazır minik paşam kayısıyla meşgul iken bende kahve molası vereyim dedim... Kahve sunumuna ve fincan takımına bayıldım... En kısa sürede bu fincanlardan almalıyım... Emanetine sahip çıkamıyoruz bari hatıralarını evimizde saklayalım...





6 Temmuz 2012 Cuma

BİSİKLET SEFASI...


Yaz mevsimi bu yıl bizim ailede Atahan'a geldi... Neredeyse günün tamamını evin önünde veranda  da geçiriyor... Birde babaannesiyle dedesinin ektikleri çiçeklere zarar vermese süper olacak...



Her şeyi olduğu gibi bisikletimizi de dişlemezsek tadına bakmazsak olmaz yoksa bize küser...


Ara sıra ciddi bakışlar da atarız etrafımıza...




Bura da Atahan Bey çirkin oluyor ve görevini başarıyla yerine getiriyor....:)





Bu fasıl hemen hemen her gün tekrarlanıyor sonrada ılık bir duş ve ikindi uykusuna geçiş... Son zamanlarda yoğun iş temposundan dolayı akşamları eve çok geç gelir oldum minik oğlumda beni protesto ediyor geceleri çok sık uyanıyor... Şu temmuz ayı çok yoğun, işte  denetim süreci, düğünler, sünnetler lütfen ağustos ayı gelsin oğlumla daha fazla zaman geçirmek istiyorum....

30 Haziran 2012 Cumartesi

LEMAN KÜLTÜR YALOVA

Sonun da Yalova'da LeMan Kültür'üne kavuştu.... Yalova marinada oldukça ferah bir mekanda açılan Leman Kültür gerçekten çok güzel... Servis süper menülerde harika Benim favorim Bayırgülü :)) Köri soslu tavuk,közlenmiş renkli biberler patates salata oldukça da doyurucu...Hem iç hem dış mekan tam bir renk cümbüşü.... Her yerden espriler fırlıyor wc sinden bile :) Hatırlıyorum da üniversitedeyken Leman'ın haftalık dergilerinden alıp okurduk, ev arkadaşlarımdan her hafta birisi alırdı ve dergi elden ele hatta evden eve dolaşırdı :) Teknoloji ilerledikçe galiba hazıra alıştık iyice... Bir çok şeyi web den takip eder olduk... Bazen gazetelerin o mürekkep kokularını özlüyorum... Hele hiç dokunulmamış gazetenin sayfalarını açmak büyük keyif verir... Kupon kesip biriktirip postaladığımız günleri hatırlıyorum, eksik kuponların yerine acaba süper kupan verilecek mi diye beklenen günleri... Nostalji yaptım eskilere gittim.... Ama  yine de ayrı bir güzelliği vardı bizim 70 lerin  80 lerin...Minik paşamdan fırsat buldukça resimledim etrafı...






En favori  diş kaşıyıcımız arabanın anahtarlığı...  Bayılıyoruz bu tada mikropları çok olduğu için mi acaba bu kadar seviliyor...



Arasıra yorgun düşüp uykuya geçmek çok güzel....


 Çay tabağından  bile komedi fırlıyor....


27 Haziran 2012 Çarşamba

EMEK SİNEMASI VE HİKMET DİKMEN...

Geçen gün çalıştığım şubeme ak sakallı kırmızı yanaklı tonton mu tonton bir büyükbaba geldi... Bir yandan işlemini yapıyorum bir yandan kim olduğunu çıkartmaya çalışıyorum.... Aramızda geçen diyaloglar öylesine güzeldi ki sözleriyle büyülemişti  bu ak sakallı büyükbaba beni... Dayanamadım ve kendisinin çok pozitif olduğunu her cümlesinde insanı etkileyen sihirlerin olduğunu itiraf ettim.... Kırmızı yanakları daha da kızarmıştı mütevazi gülümsemesiyle... Kendisini uğurladıktan sonra hemen internette araştırmaya koyuldum ve karşıma yıllarını Emek Sinemasına adamış ve sanat camiasında çok sevilen Hikmet Dikmen  çıktı... Nasıl sevilmez ki bu tonton büyükbaba...Tam  48 yılını vermiş Emek Sineması na kah bilet kesmiş kah müşterilerini dışarıda karşılamış mesleğine sinemaya aşık bir büyükbaba...Çınarcık'a yerleşip sakin bir hayat sürmeye  çalışan Hikmet Dikmen seni tanıdığım için çok şanslıyım...


31. si kutlanan İstanbul Film Festivalinde açılış konuşmasıyla tüm alkışları alan Hikmet Dikmen den  bir kare...



25 Haziran 2012 Pazartesi

TASARIMLAR


Son zamanlarda çok güzel ilginç tasarımlarla karşılaşır oldum... Gıda dan mobilya ya bahçeden iş yerine kadar çok geniş bir  yelpaze... Sadece düşün ve tasarla... Özel bir yetenek ve çok hoş...İşte sizlere seçtiğim ve gerçekten hoşuma giden bir kaç tasarım...

Atahan Paşa gibi yemek yemeği sevmeyen çocuklar için hazırlanan tabaklara bakar mısınız ne kadar da iştah açıcı duruyorlar sanki çizgi film  sahnelerinden fırlamış gibi rengarenk...


İşten sonra benim gibi yorgun gelenler için tv izlerken şekerleme yapmayı sevenlere göre...


Ben keyif adamıyım diyorsanız.... Buyurun buradan alın...

İşte bu tam bana göre sırma boyumla ulaşamadığım dolaplar için  merdiven aynı zamanda ütü masası, ütüden sıkılanlar için de dinlenme sandalyesi... Sadece tasarım mış fiyatı ve satışı yok çok inceledim inşallah bir gün  üretilir de satışa çıkar :)

Kitabını alıp şuna uzanmak ve sonra da şekerleme yapmak....


Bu da çok tatlı ama değil mi? Evinizin melekleri  için çok şık bir sandalye...


Bu da kayınvalidemin tasarımı... Bir zamanlar haylaz bir köpeğimiz vardı terliğin tekini kaybedince Ayten anne de onu saksıya dönüştürdü....


Bu tasarımcıların köpekleri de belli ki çok haylaz:)


17 Haziran 2012 Pazar

MİNİK ADIMLAR

Atahan paşa yürümekle yürümemek arasında gidip geliyor bu günlerde... Yeni yaşı O na çok gerginlik getirmiş olacak ki bu sıralar sürekli bir isyanda... Uyku düzeni bozuldu geceleri kendi kendine uyuyabileyen minik paşama nazar  değdi kucağımda uykuya dalmadan yatağına yatırmaz oldum... Son üç gündür yalancı emziğini de emmiyor... Ya parmağını ya da battaniyesinin ucunu emerek uyumaya çalışıyor... Sürekli benim kucağıma gelmek istiyor liste uzayıp gidiyor... Umarım bu huysuzlukları geçicidir....




Bacaklar düşe kalka yürümekten morluk ve çizik içinde:(



Huysuz böceğim benim en sevdiği duş almak olmasına rağmen sonrasında bile mızır mızır...


İkimizinde bittiği anlar... Bu mızmız günler çabuk geçsin lütfen...


16 Haziran 2012 Cumartesi

GÜVEÇTE ALABALIK...


Yoğun çalışma temposu içerisinde vücudun proteine çok ihtiyacı var dengeli beslenelim diyoruz ya işte aynen ondan.... Dün gece rüyamda balık ekmek yiyordum kokusu hala burnumda nasıl bir etki ise biraz da tesadüfen öğle yemeğinde balık vardı.... Hemde ne balık güveçte bol kaşarlı mantarlı alabalık... Yanında bol salata  biraz da abartıp lahmacunda ilave ettik:))



Benim balık biraz büyüktü güvece sığmamış...






Öğle arası biraz şekerleme  yapacaktım ki imdadıma bol köpüklü bol şekerli Türk kahvesi yetişti...


11 Haziran 2012 Pazartesi

BİR YAŞINDAYIZ...

Nasıl da hızlı geçti bir yıl... 10 Haziran da minik paşam tam 1 yaşına girdi... Dün gibi hatırlıyorum ilk doğduğunda kucağıma alıp koklayıp sevinç gözyaşları döktüğümü... Altıncı aydan sonraki aylar çok çabuk geçti paşa hareketlenince zamanın aktığını anlamadım... Bir yaşına girerken aile arasında minik  bir kutlama yapalım dedik... Bir gün önceden pastanın siparişini vermek yeterli oldu....



Pasta Atahan' ın çok ilgisini çekti bitene kadar gözlerini ondan alamadı hatta bir ara pastaya saldırdı H harfi kazaya uğradı :)

Anneanne, babaanne ve dedeler...



Amcamız yengemiz ve vekil hala Ceren...


Dayılar yengeler....


Ve Atahan dayanamaz başlar ağlamaya... Neyse ki çabuk sustu ve kendini gecenin akışına bıraktı...





Saat 23.00 de Atahan Paşa' nın artık pili bitmişti bir an önce kendini yatağına atmak istiyordu...



Canım oğlum iyi ki varsın... Seni çok ama çok seviyorum... Yeni yaşın sağlık huzur  ve mutluluk getirsin sana...

9 Haziran 2012 Cumartesi

İLGİNÇ OJE

Geçenlerde kozmetik mağazasına gittiğimde dikkatimi magnetic kartıyla birlikte satılan Golden Rose oje dikkatimi çekti... Deniz dalgası gibi tırnaklar çok güzeldi. Hemen aldım tabi ki... Gece Atahan Paşa yı uyuttuktan sonra başladım işe... 


Kolay olmadı ama...  ilk üç parmaktaki operasyon  on beş dakika sürdü neyse ki diğerleri daha seri devam etti. Oje yi tek kat sürüyorsunuz sonra hemen magnetic kartı tırnağınıza 5 cm mesafeden üzerine tutuyorsunuz oje tırnağınızda dalga dalga bir açık bir koyu renk alıyor...


Magnetic kartı faklı açılardan tırnağınaza tutup değişik çizgilerde oluşturabiliyorsunuz... Denemenizi tavsiye ederim 

6 Haziran 2012 Çarşamba

ÖĞLE TATİLİ....

Son altı yıldır öğlen açık banka uygulamasıyla çalışmaya devam ederken sendikamız sağolsun  artık öğlenleri kapalıyız.... İşimle ilgili hiçbir olaya bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum... Her sabah başlıyoruz bu öğlen ne yapalım diye:) Bugün Çınarcık' a 4 km mesafe uzaklıkta  Teşvikiye Köyünde  Elif Aile Çay Bahçesi ne gittik... İsmi aile çay bahçesi ama köy kahvaltısından tutunda çeşit çeşit pideler güveçte alabalık, çorbalar, Karadeniz yöresine ait karalahana dolması muhlama liste uzun herşey var...


Siparişler geldiğinde sağnak bir yağmur başladı güneş ve yağmur biraradaydı... İki dağın arasında kalmış bu yer bana hemen Karadenizi Maçka yı hatırlattı... Yağmurun sayesinde ortalığı mis gibi toprak kokusu ve çim kokusu sardı,  eh böyle olunca da beyine fazla oksijen gider mide daha çabuk acıkır bizde yeriz:)


Önce salatamız lavaş teryağ ve kaşar peyniri geldi masaya derken....


Mis gibi köy tereyağsı mısırunu ve telli minsi peyniriyle yapılmış muhlama elbette bakır tavada yapılanı makbuldür... Tavanın dibi gözükmeden güveç içerisinde fokur fokur  kaynayan kaşarlı köfteler geldi...


Yanında da mis gibi köy yoğurdu enfes özlemişim inanın bu tadı...


İçtiğimiz sular bile dağ suyu...Birçok ürün hemen yan bahçede yetişiyor gözlerinizle görüyorsunuz zaten...  Herşey çok güzeldi.... İşletme sahibi Mustafa Bey ve personeline çok teşekkürler... Şehir hayatından kaçmak isteyenler için güzel bir yer Elif Aile Çay Bahçesi... Gitmenizi tavsiye ederim...Gitmişken ev yapımı tarhana, erişte, tereyağ, peynir, bal, zeytin satın almayı da unutmayın... Lakin vakit kısa olunca çok fazla keyfini çıkartamadık... En kısa sürede haftasonu tekrar gitmek üzere...




4 Haziran 2012 Pazartesi

MİNİK BAHÇEMİZ...

Bahar bir türlü gelemiyor  derken sıcaklar aniden bastırdı... Şiddetli yağmurlar biraz ara verince bizim de bahçe düzenlemesi ancak bitti... Gerçi benim emeğim hiç yok,  çalışma hayatından ve Atahan paşadan bu işlere pek fırsat kalmıyor... Biraz da hobi meselesi aslında... Sağolsunlar kayınvalidemle kayınpederim bu konuda çok başarılar ellerine sağlık çok da güzel oldular... Koca bir kışın ardından bahçe gerçekten küçük bir cennet köşesi  gibi oldu....  Haydi resimlerle bizim minik bahçemizi turlayalım...






Güneş tam batmak üzereydi resimleri çekerken gün ışığını ayarlamak oldukça zordu...


Verandadan sallanan bu çiçekler rengarenk...


Bu da çocukluktan beri sevdiğim bir çiçek küpeli.... İsmi çok değişik geldiğinden seviyorum:))


Çitlerin arkasında  neredeyse kaldırıma sıfır  mesafede kendi kendine çıkan bir çiçek her yaz mutlaka bir şekilde kendini gösterir...





 Elmalarımız da var....


Mutfağımdan sallan bu çiçekler içinde ayrıca teşekkürler...


Atahan Paşa bu çimlerde dolaşmayı çok seviyor...


İşte benim favori ağacım evin arkasında köşede onu   çok seviyorum... Üç yıl önce boyu bir metreyken şimdi aldı başını gidiyor.... Biraz kırpıldı yoksa yıkılacaktı ağırlığını taşıyamıyordu neredeyse...







Hercai menekşeleri,  sanki bakan suratlar var karşımda...


Bahçenin arka duvarını sarmaşık gibi dolamış bu minik çiçekler çok güzel kokuyor ismini bilmiyorum...


 Kaya bahçemiz...



Burası da organik tarım bahçemiz... Neler yok ki domates, salatalık, biber (sivri, dolmalık, kırmızı), yeşil soğan, taze fasulye, nane, maydanoz, çilek, böğürtlen, limon, elma, kiraz, Trabzon hurması... Şimdilik aklıma gelenler bunlar...


Bizim kedi Cadı... Takiptedir kendisi her zaman...  


İşte bizim minik bahçemiz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...